Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,36 / Satış: 6,38
€ EURO → Alış: 7,43 / Satış: 7,46

Saîd-î Kurdî: “Ben Kürdistan Dağlarında Büyüdüm”

Saîd-î Kurdî: “Ben Kürdistan Dağlarında Büyüdüm”
  • 17.11.2015
  • 28.219 kez okundu

 

Said-i Kurdi, Üniversite için Padişah’ın kapısını çalıyor. Said-i Kurdi’nin bu talebini ”ayrılık-bölücülük” olarak gören Zaptiye Nazırı ve Said-i Kurdi arasında son derece sert bir tartışma yaşanıyor. Nazır, Said-i Kurdi’ye ”Maaş al, Kürtler için Üniversite talebinden vazgeç ” çıkısı yapıyor. Said-i Kurdi’nin cevabı aşağıdaki gibidir.

 

 

 

 

 

Zaptiye Nâzın: “Pâdişâh sana selâm etmiş, bin kuruş da maaş bağla­mış. Sonra da yirmi-otuz lira yapacak” dedi.

Cevaben: “Ben maaş dilencisi değilim, bin lira da olsa kabul edemem. Kendim için gelmedim, milletim için geldim. Hem de bu bana vermek istedi­ğiniz rüşvet ve hakk-ı sükûttur.”

 

Nazır: “İrade’yi reddediyorsun, trade reddolunmaz.”

 

Cevaben dedim: “Reddediyorum. Tâ ki Pâdişâh darılsın, beni çağırsın, ben de doğrusunu söyleyeyim.”

 

Nazır: “Neticesi vahimdir.”

Cevaben: “Neticesi deniz olsa geniş bir kabirdir. İdam olunsam bir mil­letin kalbinde yatacağım. Hem de İstanbul’a geldiğim vakit hayatımı rüşvet getirmişim, ne ederseniz ediniz.

Bunu da ciddî söylüyorum; Ben isterim ki, ebnâ-yı cinsimi bil-fiil ikaz edeyim ki, devlete intisâb hizmet etmek içindir, maaş kapmak için değildir. Hem de benim gibi bir adamın millete ve devlete hizmeti nasihatladır. O da hüsn-ü tesirledir. O da hasbîlikledir. Bu da garazsızlık, o da ivazsızlık, o da terk-i menâfi-i şahsiye iledir. Binâenaleyh, ben maaşın kabulünde mazurum.”

Nazır: “Senin, Kürdistan’da neşr-i maarif olan maksadın Meclis-i Vü-kelâ’da derdest-i tezekkürdür.”

Cevaben: “Acaba maârifi te’hir, maaşı ta’çil edersiniz, ne kaide iledir? Menfaat-ı şahsiyemi menfaat-ı umumiye-i millete tercih ediyorsunuz.”

Nazır hiddet etti. Ben dedim: “Ben hür yaşamışım. Hürriyet-i mutlakanın meydanı olan Kürdistan dağlarında büyümüşüm. Bana hiddet fayda vermez, nafile yorulmayınız. Beni nefy edin, Fizan olsun, Yemen olsun ra­zıyım. Siz de pînedûzluktan ve yamacılıktan kurtulursunuz. Ben de yük­sekten düşmekle incinmekten kurtulurum.”

Nazır: “Ne demek istiyorsun?”

Cevaben dedim: “Sigara kâğıdı kadar ince ve nizam namıyla bir perde­yi bu kadar feverân-ı efkâr ve hissiyata karşı herkesin üstüne örtmüşsünüz. Herkes altında, sizin tazyikınızla meyyit-i müteharrik gibi inliyor. Ben ace­mi idim, altına girmedim, üstüne düştüm. Suret-i telebbüsüm gibi ahlâkım da sakîl idi. Bir kere Mâbeyn’de yırtıldı. Şişli’de bir ermeninin evine düş­tüm, orada yırtıldı. Şekerci Hanı’na düştüm, orada da yırtıldı. Tımarhane­ye düştüm, şimdi de tarassuthâneye düşmüşüm. Hâsılı, siz de o kadar ya­macılık yapamazsınız. Ben de incinirim.

 

Hem de Kürdistan’da iken sizi iyi bilirdim. Bu ahval sizin serâirinizi bana iyi öğretti. Bahusus, tımarhane bu metinleri bana iyi şerh etti. Hem de bu hallere teşekkür ederim. Zira su-i zan makamında hüsn-ü zan eder idim.”

Bedîüzzaman Molla Said-i Kurdî

 

Etiketler: / / / /

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ