Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,71 / Satış: 5,73
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

Said-i Kurdi Kürt Milliyetçiliği

Said-i Kurdi Kürt Milliyetçiliği
  • 17.11.2015

 

“Ben hür yaşamışım. Hürriyet-i mutla-kanın meydanı olan Kürdistan dağlarında büyümüşüm. Bana hiddet fayda vermez, nafile yorulmayınız. Beni nefy edin, Fizan olsun, Yemen olsun ra­zıyım. Siz de pînedûzluktan ve yamacılıktan kurtulursunuz. Ben de yük­sekten düşmekle incinmekten kurtulurum.”

 

 

 

 

N.A.Rojki

Said-i Kurdi’nin Hizan’a bağlı Nurs köyünde başlayan macerası özel olarak Kürtlerin şiar edinmesi gereken bir hakikattir. Nurs’ta başlayan bu yolculuk zamanla kendisini Kurdistan, Türkiye ve Dünya’da tanılınan ve saygı duygulan bir isim haline getirecekti. Zamanın çetrefilli yollarını bir bir geçerken başına türlü belalar açılmış, aklına yetişemeyenler kendisini ’’akıl hastası’’ olarak suçlamış cezalandırmıştır. Said-i Kurdi’nin küçük bir kasaba da başlayan macerası zamanla Kürtler’den koparılmış bu macera hakikatten yoksun bir şekilde başkalaştırılmıştır. Başkalaştırılan bu mücadele farklı milletlerin gelişmesinde rehber olurken Kürtler bu öğretiden ve tecrübeden bilinçli bir şekilde uzak tutulmuştur. Kürtler, öğreticiler ve yol göstericilerden arındırılarak bir şekilde boşluğa ve bilinmezliğe itilmiştir. Yol göstericilerin çoğu dönemin hükümetleri tarafından idam edilmiş veya Said-i Kurdi gibi sürgünlere gönderilerek halktan uzak tutulmuştur. Bir milleti öldürmenin ve geri bırakmanın en etkili yolu kendi içerisinde yetiştirdiği beyin takımını uzaklaştırmak veyahut idam etmektir.

Said-i Kurdi’nin etkisini minimize etmek için Kürt kimliği asimile edilerek yerine Türk-Ümmet kimliği yerleştirilmiştir. Bir çok risalesinin tahribata uğraması yeniden kurgulanması bunun apaçık ispatıdır. Yapılan tahribatlar sonucu risalelerin bir çoğu yeniden düzenlenerek Kürt ve Kürdistan içeren kısımlar kaldırılmıştır. Yıllar süren bu oyun bir kaç Kürt aydını tarafından açığa çıkarılmıştır. Kürtler’in bu durumdan yeni yeni haberdar olmaları ”Said-i Kurdi’nin Kürt milletinden uzaklaştırılması’’ çıkışımın ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.

Said-i Kurdi’nin Türkleştirilmesi yetmezmiş gibi bir üst versiyona geçişide gündeme getirilmiş kendisinin Kürt değil ’’Seyyid’’ olduğu tezi ortaya atılmıştır. Kürtler art niyetli insanların önüne set çekmek için Said-i Kurdi’yi sahiplenmeli öğretisini kavramalıdır. Bitlis’ten Kurdistan’a yayılan bu öğreti Kürtler tarafından yeniden tartışılmalıdır. Said-i Kurdi’nin öğretisi ve sabrı Türkiye’de köksalmış ’’Kemalizm’’ gibi bir ideolojinin belini kırmıştır. Bugün ’’Kemalizm’’ alt edilmişse bunun mimarı şüphesiz Said-i Kurdi’dir.

Said-i Kurdi’nin Kürt milletine bela olarak tanımladığı üç husus vardır; 1-Fakirlik  2- Cehalet  3- Ihtilaf

Fakirliğin Kürt milletini heba edeceğini vurgulayan Said-i Kurdi, fakirliği aşmanın yolunun üretmek olduğunun altını çizmektedir. Fakir bir toplum zengin olan toplumlara göre gelişimini tamamlayamaz ve iç sorunlarla boğuşmaktan sağlam bir geleceğe millet olarak ilerleyemezler.  Yardımlaşmanın olmadığı toplumlarda bireysel zenginliklerin artar. Bireysel zenginlikler artınca fakir olan kitleler başkasının maddi destekleri ile köleleştirilirler.

Fakirliğin yol açtığı durum üçüncü hususu getirir; İhtiaf…

İç birliğin olmadığı toplumlarda ihtilaflar sıklıkla yaşanır. Bu yaşanan iç huzursuzluklar egemen güçler tarafından kullanılarak Kürt milletini içten parçalamak için kullanılan bir arguman haline getirilmiştir. Said-i Kurdi bugün Kürtlerin yaşadığı iç huzursuzluğu 105 yıl önce dile getirmiştir. 105 yıl önce Said-i Kurdi tarafından verilen bu öğüt Kürt milletince tecrübe olarak görülmemiş ve değerlendirilmemiştir. Millet olarak ortak geliştirdiğimiz henüz bir vizyonumuz bulunmamakla beraber millet olmanın uzağında kitleler şeklinde yaşamaya devam etmekteyiz.

Cehalet diğer iki hususu beslemektedir. Cehaletin olduğu toplumlarda İhtilaf ve Fakirlik daha fazladır. Özellikle bağımsız düşünememenin getirdiği vahim durumlar millet olarak parçalanmamızın büyük ölçüde sebebi olmuştur.

Kürt milleti ve Kurdistan değerleri üzerine pratik bir örnek vereceksek bugün bu değerler üzerinden sunulan bilgilerden ziyade sömürgeci güçlerin sunduğu Kitap, TV, Gazeteler daha ilgi çekmekte daha fazla satılmaktadır. Cehalet’in getirdiği bu vahim durum ihtilafların artmasına yol açıyor. Bu üç hususu atlatamış bir millet yeni bir kimlik inşaasını gerçekleştirmekte zorlanır. Said-i Kurdi’nin bu üç husus üzerinde ciddiyetle durması milletine olan düşkünlüğünün apaçık ispatıdır. Kürtlerin sadece güncel siyasi konuları tartışması bilim, sanat alanında ciddi işler gerçekleştirmemesinin nedeni inşaa edemediği kimlikten kaynaklanmaktadır. Bir milletin siyaset üzerinde yoğunlaşması ciddi bir bilincinin olduğunu göstermemekle beraber 105 yıl önce gösterilen hedefin hala gerçekleştirilememiş olması kısır bir döngüde olduğumuzu gösterir.

Said-i  Kurdi’nin 105 yıl önce Kürt Milletine hitaben yapmış olduğu konuşmayı tekrar hatırlamakla beraber bugün bu konuşmanın neresindeyiz oturup bunu düşünelim;

Ey Kürt Milleti!

İttifakta kuvvet, ittihatta hayat, kardeşlikte saadet, hükümette selâmet vardır.
İttihat bağını ve muhabbet ipini güçlü tutun. Ta ki sizi beladan kurtarsın.
Bana iyi kulak verin, size bir sey söyleyeceğim;
Biliniz ki, korumamız gereken üç cevherimiz vardır:
Birincisi: Islamiyettir ki, binlerce şehidimizin kanı pahasına olmuştur.
Ikincisi: Insaniyettir ki, halkın nazarında akla uygun hizmetle yiğitliğimizi ve insanlığımızı bütün dünyaya göstermeliyiz.
Üçüncüsü: Milliyetimizdir ki, bize meziyet vermiştir. Bizden öncekiler iyilikleriyle yaşıyorlar. Kendine yetebilen, milliyetini koruyup onların ruhlarını kabirlerinde sad eder.
Bundan sonra bizi perişan eden üç düşmanımız vardır:
Birincisi: Fakirliktir ki, Istanbul’daki kırk bin hammal buna delildir.
Ikincisi: Cehalettir ki, binimizin bir gazete okuyamaması bunun delilidir.
Üçüncüsü: Ihtilaftir ki, kuvvetimizi kaybettiriyor bizi terbiyeye müstehak kiliyor ve hükümet de kendi insafsızlığından bize zulmediyor.
Eğer bana kulak verdiyseniz iyi bilin ki, bizim çaremiz sudur:
Biz üç elmas kilici elimize alalım ve düşmanı üstümüzden kaldıralım.
Birincisi: Adalet, maarif ve okuma kılıcıdır.
İkincisi: İttifak ve milli muhabbet kılıcıdır.
Üçüncüsü: Kendine güven kılıcıdır.
Böylece herkes kendi işini yapsın. Sefiller gibi kimsenin gücünden ümit beklemesin ve sırtını ona dayamasın.
Son vasiyetim:
Okumak! Okumak! Okumak!
El ele vermek! El ele vermek! El ele vermek!
Molla Said-i Kürdî (Kürd Teavün ve Terakki Gazetesi,1908)

Said-i Kurdi Hizan’dan çıkarak İstanbul’a kadar uzanan bu yolda cübbesini hiç değiştirmemiştir. Kendisini böyle kabul ettirerek Kürtleri idamlara, sürgünlere götüren ideolojiyi yerle bir etmiştir. Millet olarak bizlere düşen bu Said’in dünyasını yeniden anlamaktır.

Nimetullah Atal
nimetullahatal@gmail.com

Etiketler: / / / /

Li ser Betlîsê û tarîxa Kurdan kitêbeke pir hêja
Baran Zeydanlıoğlu 11 roj berê, di 5ê mehê da kitêba xwe ” Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ” ji min ra...
Bitlis’te Kitap Tanıtımı, İmza ve Söyleşi Günü Düzenlendi
Yeni çıkan ‘Seyyahların anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi’ adlı kitabın ilk tanıtım ve imza günü Bitlis’te gerçekleşti. Bitlis Düşünce ve Akademik...
Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
Prenses Tamta – Ahlat’ın Kürd – Ermeni – Gürcü Melikesi
18 Mayıs 2019 tarihinde Tel Aviv’de gerçekleşen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Tamta adlı bayan bir şarkıcı temsil etti. Bu...
Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
1914 Tarihli Bitlis İsyanının Osmanlı Arşiv Belgelerindeki Yansımaları – Cezalar, Mükâfatlar
1914 yılının ilk aylarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı Bitlis’te bir isyan meydana gelmişti. Ayaklanmanın liderleri, Hizan bölgesinin tanınmış dini...
Kürt Şarkılarında Ermeni Dostluğu / Gülizar’ın Feryadı
Kürt ve Ermeni ilişkileri tarihinde dikkat çeken önemli olaylardan birisi de 1889 yılında Ermeni kızı Gülizar’ın Kürt aşiret lideri Hacı...
Nivîskarno! Zarokên Me Heyf in
Ji ber ku min çîrokeke zarokan a sosret xwend, mecbûr mam ku vê gotarê binivîsim. Lewra zarokên me heyf in,...
Malazgirt savaşı ve Kürtler
Bu Savaş, Türklere Anadolu’nun kapılarını açmak için değil, amacı Malazgirt ve Ahlat’tan Rey ve Hemedan’a kadar olan İslam topraklarını ele...
1510’ların Bitlis’ini, Van Gölü çevresini ve Van’ı anlatan İtalyan tüccar
İtalyan bir tüccarın 16. yüzyılda kaleme aldığı anlatımından, kendisinin 1507 yılında Şah İsmail’in ordusu ile birlikte Erzincan’a geldiğini öğreniyoruz. Kırk...
Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı...
Şerefxanê Bedlîsî – Yaşamı ve Eserleri
Şerefxanê Bedlîsî, 25 Şubat 1543 yılında Mir Şemseddin’in oğlu olarak İran’ın Kerehrud şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Safevi devletinde geçti....
Selahaddin Eyyubi’nin kendi kaleminden Kürdler ve hayatı
İskenderiye Kütüphanesinde bulunan Selahattin Eyyubi’nin el yazması günlüğü, Fransız kadın yazar Genevieve Chauvel tarafından romanlaştırılmış. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. bende kürdüm bu siteye kayt edınız fazla internet kulanamiyorum güzel yorumlar yazarım fecemede bakınız saygılarımla

YORUM YAZ