Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,28 / Satış: 5,30
€ EURO → Alış: 6,02 / Satış: 6,05

Şerefname – Bölüm 3

Şerefname – Bölüm 3
  • 17.11.2015
  • 6.564 kez okundu

DINBİLİLER (DINBİLİ AŞİRETİ/AŞİRETLERİ)

Şerefname, başlangıçta “Yezidi dini”nden olan “Dınbıli beyleri ve aşiretleri”nden bir bölümünün sonraları “Ehl-i sünnet mezhebine” döndüklerini, geri kalanlarının ise kendi zamanında hâlâ orijinal dinleri “Yezidi”likte ısrar ettiklerini kayddeder. “Dınbili aşiretleri” kavramını kullanan Şerefname, bununla bir grup aşireti veya bir aşiret konfederasyonunu kasteder gibi görünürse de, bunların adlarını vermez.

 

Dınbıliler’in orijinal yurdunun bir rivayete göre Bohtan (Boxtan) olduğuna işaret eden Şeref Han, bu nedenle “Kürtler arasında” onlara “Dınbili Boht” dendiğini söyler. Böylece Dınbıliler (Minorsky, “Dumbuli” diye yazar), Şerefname’de bir Bohtan aşireti olarak görülür. Ama çeşitli sebeplerle buradan Hakkari, Muş, Van, Hoy, Sekmanabad, Nahçıvan, Ardahan ve başka yerlere genişçe dağılmışlardır. Minorsky, Zain al-Abidin Şirwani’nin “Bustan al-Siyahat” adlı kitabında 19’uncu yüzyıldan başlayarak tüm Dınbililer’in Şii oldukları ve artık Türkçe konuştukları iddiasının yeraldığına işaret etmektedir (Bkz. Minorsky, EI, Kürtler).

 

GORAN AŞİRETLERİ

Şerefname’nin yazıldığı tarihte Irak ve Suriye devletleri henüz yoktu. “Kürt aşiretleri”nin bir bölümü Osmanlı, diğer bölümü İran (Safevi devleti) hudutları içinde yaşıyordu. Şerefname, İran/Safevi hudutları içinde kalan bütün aşiretlerin “Goran” adıyla bilindiklerini, kendi zamanında Goranlar dendiğinde tüm “İran Kürtleri”nin anlaşıldığını yazmakta, bunların sadece bir kısmının (hepsinin değil) adlarını aşağıdaki gibi vermektedir:

 

Siyah Mansur

Çegni

Zengine (Zengene)

Pazuki

Lek

Zend

Rozbahan

Metilec

Hasıri

Şehrezoli

Mezyar (Arapça çevirmen M.A.A.’ya göre Remziyar)

Gelani

Aminlu

Memeloyi

Keç

Kurani

Zıkti

Kelegır

Hey

Çemişkezek

Arapkerlu (Arapkirlu)

ve adları verilmeyen diğerleri

 

İran’daki bu “Kürt aşiretleri”nin hepsinin Goran olarak bilindiklerini söyleyen Şerefname, hernasılsa Goranlar’ın ve Goran beylerinin dört kolu (“Dört dalı”) olarak sadece yukarıdaki listenin en başındaki dört aşiretin (veya aşiret grubunun) adlarını verir:

 

Siyah Mansur

Çegni (Minorsky’de Cigani)

Zengine (Zengene)

Pazuki

 

Şerefname’de bu dörtlünün ayırt edilmesi, geri kalanları da içerdikleri veya onlar üzerindeki yönetici konumlarından ileri gelebilir.

Safevi Devleti hudutları ve Goran aşiretleri içinde Çemişkezek aşiretinden sözedilmesi, Safeviler’e yardım için İran ve Irak’a yerleştirilen Çemişgezek aşiretlerinin çoğunluğu Çaldıran yenilgisinden sonra kendi emirleri Şah Hasan öncülüğünde geri döndükleri halde, bir kesiminin orada kalmış olmasıdır. Çaldıran sonrasında geri dönen Çemişgezek aşiretleri arasında da Goran adıyla bilinen ve yukarıda adları verilen İran aşiretlerinin bulunması oldukça olasıdır.

 

KELHUR AŞİRETLERİ

Şerefname, Kelhur aşireti (Minorsky’de Kalhur/Kalhurr) veya aşiret grubuna da Goran dendiğini yazmaktadır. Arapça çevirmen M.A.A., aşiretin Goran grubundan, beylerinin ise Kelhur kolundan/aşiretinden olduğuna yorumlar bunu.

 

Kelhur aşiretleri denenler, Kelhur Beyliği’ndeki aşiretlerdir. Bu beylik; Pılıngan (Minorsky’de Palangan), Derteng/Dartang (Minorsky’de Zohab) ve Mahi-deşt (Minorsky’de Kirmanşah) adındaki yerleşmeleri kapsıyordu.

 

Pılıngan denen bölge Dewdiz (Diwdiz), Nudiz, Dizman, Kıwah-ı Kur, Mur, Kelane, Nişur, Merewidimen ve bazı diğer kale ve kentleri içeriyordu. Kelhur beylerinin bir kolu olan bu bölgenin yöneticileri/beyleri Pılınganlar diye bilinirdi.

 

Daha eskiden Hılwan (Hılvan) olarak bilindiği söylenen Derteng ise, Bawe (Bave), Baske, Elani, Qel’ae Zincir, Zıvanser, Dıwan (Durman) ve Zermaniki adlı yerleşmelerden bileşiyordu. Şerefname’ye göre bu bölge beylerinden bir bölümünün nüfuzu Dinewer’den Bağdat’a kadar uzanmıştır.

Şerefname’de adı verilen tek Kelhur grubu aşireti “Tilawer” aşiretidir. Şerefname’yi Arapça’ya çeviren M.A.A, bu aşiretin adını “Bilawer (Bilaver)” olarak yazar.

 

GELBAĞİ AŞİRETLERİ

Gelbaği, Ustaclu aşiretinden Abbas Aka’nın lakabıdır. “Türk” olduğu söylenen Abbas Aka, ilkin Erdelan yöneticisi Beyke Bey’e, daha sonra da “Bilawer vilayeti”ne sığınmıştır.

 

Şerefname’nin “Gelbaği Beyleri” bölümünde “Bilawer” vilayetinde yaşayan şu aşiretlerden sözedilir:

Lek

Süleymani

Madıki

Kelhur

 

Gelbaği lakaplı Abbas Aka, bu aşiretler arasına yerleşerek onlarla dostluklar kurmuş, Şah Tahmasp zamanında ise kendisine Bilawer nahiyesi ile buradaki 12 kabilenin yöneticiliği/beyliği verilmiştir. Bunun üzerine O’nun etrafında toplanan aşağıdaki aşiretlerin topuna birden Gelbaği adı verilmiştir:

Süleymani

Barki

Kelhur

Remziyar

 

Gelbaği Beyliği içindeki aşiretler bunlardır. Ustajlu (Ustaclu) aşireti de bu beyliktedir.

Şerefname’nin bu bölümünde “Rengeroj” (Erdelan’da), Dêri/Diri (Hakkari Beyliği’nde) ve Eko adında birkaç aşiretin daha adı geçmektedir.

 

BANE AŞİRETLERİ

Bane beyliği ya da vilayeti Şerefname’nin aktardığına göre Erdelan, Baban ve Mekri arasında bulunuyor ve iki kale (Biroz/Piroz ve Şiwe) ile bir nahiyeden (Bane) oluşuyordu. Şerefname’de Bane adının bu nahiyenin isminden geldiğine ilişkin bir rivayet aktarılmaktadır. Bu beylikteki aşiretler sayılmıyor. Yalnızca Bane beylerinin “İhtiyareddin” diye bilindikleri kayddediliyor.

 

BIRADOST AŞİRETLERİ

Bıradost Beyliği, Urmiye Gölü batısındaki topraklara tekabül ediyordu. Bıradost beyleri de Şerefname’deki bir rivayete göre orijin olarak “Goran aşireti”ndendirler. Bu beylerin üç şubesi sayılmaktadır: Somay, Terkewer ve Davud Kalesi. Bu beylikte yerleşik başka aşiret sayılmaz.

 

SOHRAN AŞİRETLERİ

“Sohran aşireti”nin adı, Kırmızılar (Kızıllar) anlamına gelmektedir. Bu aşiret Sohran bölgesinde Revanduz (Rewan, Ewan/Awan) merkezli bir beylik kurmuş, Safeviler’den Musul, Erbil ve Kerkük yörelerinin kontrolünü de aldığı olmuştur. Şerefname’de Sohran aşireti ile “Yezidi” Dasni aşireti (“Dasnililer”), ve “Zerza aşireti” arasında bu bölgede cereyan eden üstünlük mücadelelerine değinilir. Şerefname’nin yazım planında “Zerza Beyleri” başlıklı bir bölüm olmakla birlikte, kitapta hernasılsa işlenmemiştir. Zerza aşireti ve vilayetinden ilk defa Sohranlar’la ilgili bu bölümde sözedilir. Ama “Zerza vilayeti” neresidir, Zerzalılar kimdir, anlatılmaz. EI’ın “Kürtler” maddesinde bu aşiretin adını “Zarza (Zerzai)” şeklinde yazan Minorsky, Şihab el-Din Umari’nin bu adı “Zar-Zari” olarak kayddettiğine işaret eder. Hudud el-Alam adlı kitapta Zarza ve Zarzariya adlarının bir ve aynı aşirete ait olduğunu söyleyen Minorsky, bir başka kaynaktan bu sözcüğün “Altının çocukları” anlamına geldiğini aktarır.

Şerefname’de Sohran bölgesinde başka aşiretlerden sözedilmez.

 

BABAN AŞİRETLERİ

Şeref Han, “Baban aşireti”nden sözeder. “Baban” adının çeşitli beylikler için kullanıldığı uyarısında bulunan Minorsky, Babanlar’ın esas yerlerinin Küçük Zap’ın güneyindeki Şar-i Bazer başkentli bölge olduğuna işaret eder. Ama 1784’te Babanlar, yeni başkentleri olarak Süleymaniye’yi inşa etmişlerdir (Bkz. Minorsky, Kürtler, EI). Şerefname’ye göre Baban adının doğru şekli “Babani”dir. Şerefname’nin bu bölümündeki bilgilerden “Larcan vilayeti”nin daha önce Zerza aşiretine ait olup, sonraları Babanlar tarafından ele geçirildiğini öğreniyoruz. Arapça çevirmen Larcan’ın İran’da daha sonraları Lahican diye bilinen Eşnu ile Urmiye arasındaki bölge olduğunu tahmin eder. Babanlar, kendi beylerinden Pir Budak zamanında Mekri ve Bane aşiretlerine de boyun eğdirmiştir. Onların Erdelan, Sohran bölgesi ve Kerkük’te de ilhaklar yaptığı kayddediliyor.

 

 

 

MEKRİ AŞİRETLERİ

Mekri; hem bir aşiretin, hem de bir aşiretler grubunun adıdır. Şerefname’nin bu bölümünde Deryas Nahiyesi”nde oturduğu anlaşılan “Çabıklu” adında bir aşiret ile Erbil’e bağlı Şaklava yöresinde “Hoşnav aşireti”nden sözedilmektedir.

 

 

LOR VE LORİSTAN AŞİRETLERİ

Şerefname, “Lorlar”ı Kürtler’in dört şubesinden birisi olarak tanımlar. Kitabını Farsça yazdığı için Lur adının Farsça telafuzu olan “Lor” şeklini kullanır. Bunun bir kavim adı olduğuna işaret eder. Bu kavim, O’nun aktardığı bir rivayete göre, başlangıçta Manrud bölgesindeki Lor adlı mıntıkada yaşadığı için bu adla bilinmiştir. Ama buradan göçeden bu kavme mensup aşiretler, bu tarihten sonra daha çok yerleştikleri yerlerin adıyla bilinmişlerdir.

 

“Lor” adı veya “Lor aşiretleri” kavramı Şerefname’de ve diğer ortaçağ kaynaklarında ikili bir anlamda kullanılır. Bazen yalnızca Lor çıkışlı aşiretleri (Asıl Lorlar’ı) tanımlarken, bazen de etnik kökenleri veya milliyetleri ne olursa olsun Huzistan’dan Isfahan’a kadar uzanan Loristan diye bilinen coğrafyada yaşayan bütün aşiretlerin ortak ve genel adı olarak kullanılır.

 

I) KÜÇÜK LORİSTAN AŞİRETLERİ (KÜÇÜK LORLAR, ASIL LORLAR)

 

Minorsky, geleneğin sadece Manrud/Lor çıkışlı aşiretleri Asıl Lurlar (Gerçek Lurlar) saydığına dikkat çekmektedir. Bu “Asıl Lur“ grubuna “Küçük Lur” da denmektedir. Bunlar Küçük Loristan’da veya aynı adı taşıyan beylikte yaşayan aşiretlerdir.

 

Şerefname, bir yerde Lor çıkışlı aşiretlerden bir bölümünün adlarını aşağıdaki gibi verir:

Cengrewi

Otri

Şadili

Kerıski

Leniki

Rozbahani

Şaki

Davuderani

Mehmedkemari

ve diğer

 

Şerefname yukarıdaki aşiretlerden Cengrewi hariç, gerisini Otri aşiretinin birer kolu/kabilesi olarak tanıtır.

Loristan, 10’uncu yüzyıldan itibaren iki parçalı bir ülkedir. Bir parçası Küçük Loristan, diğeri Büyük Loristan diye bilinmektedir. Lor çıkışlı aşiretlerin adları Şerefname’nin Küçük Loristan Beyleri bölümünde (Küçük Lorlar, Asıl Lorlar) aşağıdaki gibi sayılırlar:

Şelburi (Salguri)

 

Cengrevi: Bu aşiret Şelburi koluna mensuptur. Küçük Loristan beyleri Cengrevi aşiretindendir.

Şerefname Şelburi veya Cengrevi aşiretinin kollarını/kabilelerini şöyle sayar:

 

Karane

Zırhnekıri (Zırcnekıri)

Fadli

Stond

Alani

Kahkahi

Rexwarki (Dexwarki)

Deri

Bırarınd

Mankredar

Inarki

Ebu’l Abbasi

Ali Mamasi (Alimamayi)

Keycayi

Seleki

Huvedki (Xwedki)

Nederi

vd.

Şerefname, hemen yukarıda adları sayılan aşiretleri “Lor aşiretleri” olarak tanımlamaktadır. Bunlara Asıl Lor olmasalar da Lor dilini konuştuklarına işaret ettiği şu aşiretleri de ekler:

Sami

Esban

Şehi

Erki

 

Şerefname’ye göre Küçük Loristan’ın bu aşiretleri 1156 yılına kadar Abbasi Hanedanlığı’nın doğrudan yönetimi altındadırlar. Bağımsız beylikleri yoktur. Sonraları “Cengrewi aşireti”den Şücaeddin Hurşit (ölm. 1225), Küçük Loristan’ın bağımsız yöneticisi haline gelir. Bu evden gelenler ilkin Selçuklu, daha sonraları ise Moğol, Timuri ve Safeviler’e bağlanarak beyliklerini sürdürürler.seref3

Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
Osmanlı Söylemi ve Bir Hegemonyayı Aklama – Kürdistan Sorunu
‘Tarihi, işlemediği biçimde yargılamak hakkına sahip değiliz ve böyle bir tavır bizi fazla bir yere ulaştırmaz. Ancak “olguların” oluş biçimleri...
Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
Çin Seddi’nden Bitlis Kalesi’ni görmek
  Tarihine ve kültürüne değer vermeyen toplumların hallerini düşündüm.                 ‘Bitlis’in sembolü kalesidir’...
Kaniya Beqa
  Çend roj heye di êvar de heta sibê dengê beqan li kaniya beqan de dihat. Ji ber tîrsa ku...
Atatürk’e Gönderilen Raporlarda Alişer’in (Koçgiri) Şiirleri – BELGE
  Alişer, 1900-1937 yılları arasında önemli roller üstlenmiştir. Lider kişiliği yanı sıra Dersim bölgesinde halk tarafından çok sevilen bir kişi...
Bitlis’in sembolü (beş) minare değil, kalesidir
Bitlis’te beş minare olmadığı gibi, şehrin sembolü de kaledir.   Şehirlerin ya insan eliyle yapılmış yada doğal güzellikleri sayılan, bir...
Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ