Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,38 / Satış: 8,41
€ EURO → Alış: 9,96 / Satış: 10,00

Türk Kürdolog Evliya Çelebi

Türk Kürdolog Evliya Çelebi
  • 17.11.2015

evy

Evliya Çelebi, elli yıla yakın bir süre zarfında Orta Avrupa, Balkanlar, Anadolu, Kürdistan, Kafkasya, Kırım, Arabistan ve Mısır’ı dolaşan dünyaca ünlü bir Osmanlı seyyahıdır. Elli yılı bulan gezileri sırasında ve sonrasında kaleme aldığı Seyahatname’si Osmanlı ve sonradan Türk gezi edebiyatının başyapıtı olarak kabül gördü. Çelebi, tüm yaşamını öykülerde, söylencelerde adı geçen gezginler gibi gezip gördüklerini, yaşadıklarını yazarak geçirdi. Medreselerde özel bir eğitim gören Evliya Çelebi’nin babası, Osmanlı sarayında kuyumcubaşı olarak çalışıyordu. Evliya’nın çocukluğu, Osmanlı sarayında babasından tezhip18, hat19, nakış sanatlarını öğrenerek geçti. Müziğe olan ilgisi küçük yaşta başladı. Evliya’nın yaşamını verdiği seyyahlık ise, onun küçük yaşlarda büyüklerinden dinlediği öyküler, söylenceler ve masallarla başlar. Büyüklerinden dinlediği söylencelerden öylesine etkilenen Evliya, kaleme aldığı Seyahatname’nin önsözünde kendisinin bu gezilere küçük yaşta geceleri gördüğü düşlerde başladığını söyler.

Elli yıla yakın bir süre zarfında Orta Avrupa,Balkanlar, Anadolu, Kürdistan, Kafkasya, Kırım,Arabistan ve Mısır’ı dolaşan dünyaca ünlü Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi (Ministerium fürFremdenverkehr und Information Türkei, “EvliyaÇelebi”)
Rüyalarında çıktığı gezileri ilk olarak İstanbul ve çevresini gezerek gerçekleştiren Çelebi’nin gezginlik serüveni böylece başlamış oldu. İstanbul’dan başlayan bu uzun soluklu serüvenle birlikte Evliya Çelebi’nin 17. yüzyıl Osmanlı dünyası için değil, Kafkasya, Orta Avrupa, Arap ülkeleri, Balkanlar ve Kürdistan bakımından da önemli olan bir tarihsel coğrafya ve kültür atlasına imzasını attı.

18 Yıldızlama, yıldızlanma; süsleme bezeme sanatı 19 Çizgi, yazı

Evliya Çelebi’nin, Kürdistan ve Kürtler`le olan ilişkisi ve bizim de konumuz olan Evliya Çelebi’nin Kürdoljiye katkıları 1640’da başlar. Evliya Çelebi, 1658 yılında öldüğünde geziler sırasında aldığı notları on ciltten oluşan ünlü Seyahatname adlı kitabında toplamıştı. Evliya, Kürdistan’daki gezi ve maceralarına Seyahatname’nin dördüncü ve beşinci ciltlerinde yer vermiştir. Evliya’nın Kürdistan’a yaptığı gezi sırasında not aldığı yazılar kuşkusuz günümüzde Kürdologlar için önemli bir kaynaktır. Çünkü bu notlarda Kürdistan’ın 17. yüzyıldaki durumu hakkında çarpıcı bilgiler bulmak mümkündür.

Evliya’nın Kürdistan Seyahatı

Evliya Çelebi’nin Kürdistan’a yaptığı ilk gezi 1640 yıllarına rastlar. Bu gezisinde Evliya Çelebi, yukarı Fırat’dan Erzurum’a, sonra da Maku ve Tebriz üzerinden Kafkaslar’a yönelir. 1649-50 yılları arasındaki ikinci Kürdistan ziyaretinde durak yerleri Halep, Nizip, Urfa, Adıyaman, Elbistan’dır. Uğradığı bu şehirler hakkında verdiği bilgiler dışında, bir kaç haneli köyde yaşayan Kürtler’in yaşamları hakkında da detaylı bilgiler verir. Evliya’nın Kürdistan’a yaptığı ikinci gezisi Şam valiliği yapan Murtaza Paşa’dan aldığı bir görev üzerinedir. Evliya, bu gezisi sırasında Pertek, Sagman, Palu, Bingöl, Genç, Lice, Kulp ve Mihrani’nin ileri gelen Kürt beyleriyle görüşmeler yapar. Evliya bu görüşmelerinin içeriği hakkında Seyahatname’de geniş yer verir.

 

Evliya Çelebi’nin akrabası Melik Ahmet Paşa’nın 1655 yılında beylerbeyi olarak atandığı Van’ın 19. yüzyıl daki panoroması (Globus, 1876 Braunschweig, Band XXX)

Evliya Çelebi’nin 1655’deki üçüncü Kürdistan ziyareti ise akrabası olan ve Van’a beylerbeyi olarak atanan Melik Ahmet Paşa’ya eşlik etmek içindir. İstanbul, Sivas, Malatya ve Palu üzerinden büyük bir kervanla Kürdistan’a giden Evliya Çelebi, yol üzerinde akrabası Van beylerbeyi Melik Ahmet’den bir görev alır.

Aldığı bu görev üzerine yanına bir kaç güvenilir silahlı adam alarak kervandan ayrılır ve Diyarbakır’a gider. Mardin ve Sincan’a da uğrayarak burada isyan halinde bulunan Yezidi Kürtler`le ilişki kurar ve onlar hakında detaylı bilgiler toplar. Bu ziyaretlerinden sonra tekrar kervana katılıp Melik Ahmet Paşay’la birlikte Bitlis’e gider. Bitlis’de verdikleri konaklama da Evliya, tüm gezileri sırasında en çarpıcı ve ilginç olan bir Kürt beyiyle de tanışma fırsatı bulur. Bu bey o dönemde bölgenin en güçlü yöneticisi olan Abdal Han’dır. Evliya, Abdal Han’ın derin bilgisine hayran kalır. Bu çok kültürlü Bitlis beyinden ve onun çok zengin kütüphanesinden bölgenin tarihi ve kültürü üzerine detaylı bilgiler edinir. Evliya, Abdal Han’ı Seyahatname’sinde çok yönlü ve fevkalade yetişmiş, mükemmel bir insan olarak tanımlar. O dönemde Bitlis beyi Abdal Han’ın medreselerinde görev yapan bilim adamlarına ve sanatçılarına onun değer verdiğini yazar. Evliya, ayrıca bu kişillerin Bitlis’te kalmaları için Abdal Han’ın onları önemsediğini, onlara çeşitli değerli hediyeler verdiğini vurgular.

Evliya Çelebi’nin Kürtler Hakkındaki Görüşleri  

Evliya Çelebi  Kürt dili hakkında kaleme aldığı Seyahatnamesin’de yorumlarda bulunur. Kürtçe bilmediği halde Kürtler’in konuştuğu çeşitli dil ve lehçeler arasındaki farklılıkları inceler ve onlar arasındaki farklılıkları ortaya koyar. Çelebi yapıtında Kürt dilinin kökenleriyle ilgili de bir bir efsaneyi anlatır. Evliya’nın anlatımına göre Kürtçe’nin kökenleri Tufan’dan hemen sonraki döneme kadar uzanmaktadır. Evliya yapıtında onaltı lehçeden bahseder ve bunların tümü kendisinin konuşurken duyduğu Kürtçe lehçelerdir. Buna çarpıcı bir örnek vermek gerekirse; Cizrevi lehçesiyle not ettiği ve belki de Kürt foklorünün ilk kaydedilmiş örneği olabilecek; muhtemelen ırmak üzerinde kullanılan kelekler üzerinde söylenmiş bir şarkıdır.

 

19. yüzyıl da Bitlis (Globus, 1876 Braunschweig, Band XXX)
Çüme Cizirê, kelek berdanê çü Xaburê, xiet vedane ayayaya oyoyoyo yoyooy eman muruwet ezizim, bo çi kelendü

O dönemde Kürdistan’ı bu kadar dolaşmış ve gözlemlerini objektif olarak aktarmış gezginci yoktur. Bu nedenle Evliya Çelebi’nin Kürdistan ve Kürtler üzerine söylediklerini ciddiye alıp eserlerinin tekrar incelenmesi gereklidir. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Kürtler ve Kürdistan üzerine geçen bilgilerin bir an önce toparlanıp Kürdolojiye kazandırılması Kürdologların ilk görevlerinden biri olmalıdır.

İlhami Yazgan / Yazar

Bilgiler link verilmeden yazarın adı belirtilmeden yayınlanamaz.

İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ