Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,36 / Satış: 6,38
€ EURO → Alış: 7,43 / Satış: 7,46

Türk Kürdolog Evliya Çelebi

Türk Kürdolog Evliya Çelebi
  • 17.11.2015
  • 1.744 kez okundu

evy

Evliya Çelebi, elli yıla yakın bir süre zarfında Orta Avrupa, Balkanlar, Anadolu, Kürdistan, Kafkasya, Kırım, Arabistan ve Mısır’ı dolaşan dünyaca ünlü bir Osmanlı seyyahıdır. Elli yılı bulan gezileri sırasında ve sonrasında kaleme aldığı Seyahatname’si Osmanlı ve sonradan Türk gezi edebiyatının başyapıtı olarak kabül gördü. Çelebi, tüm yaşamını öykülerde, söylencelerde adı geçen gezginler gibi gezip gördüklerini, yaşadıklarını yazarak geçirdi. Medreselerde özel bir eğitim gören Evliya Çelebi’nin babası, Osmanlı sarayında kuyumcubaşı olarak çalışıyordu. Evliya’nın çocukluğu, Osmanlı sarayında babasından tezhip18, hat19, nakış sanatlarını öğrenerek geçti. Müziğe olan ilgisi küçük yaşta başladı. Evliya’nın yaşamını verdiği seyyahlık ise, onun küçük yaşlarda büyüklerinden dinlediği öyküler, söylenceler ve masallarla başlar. Büyüklerinden dinlediği söylencelerden öylesine etkilenen Evliya, kaleme aldığı Seyahatname’nin önsözünde kendisinin bu gezilere küçük yaşta geceleri gördüğü düşlerde başladığını söyler.

Elli yıla yakın bir süre zarfında Orta Avrupa,Balkanlar, Anadolu, Kürdistan, Kafkasya, Kırım,Arabistan ve Mısır’ı dolaşan dünyaca ünlü Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi (Ministerium fürFremdenverkehr und Information Türkei, “EvliyaÇelebi”)
Rüyalarında çıktığı gezileri ilk olarak İstanbul ve çevresini gezerek gerçekleştiren Çelebi’nin gezginlik serüveni böylece başlamış oldu. İstanbul’dan başlayan bu uzun soluklu serüvenle birlikte Evliya Çelebi’nin 17. yüzyıl Osmanlı dünyası için değil, Kafkasya, Orta Avrupa, Arap ülkeleri, Balkanlar ve Kürdistan bakımından da önemli olan bir tarihsel coğrafya ve kültür atlasına imzasını attı.

18 Yıldızlama, yıldızlanma; süsleme bezeme sanatı 19 Çizgi, yazı

Evliya Çelebi’nin, Kürdistan ve Kürtler`le olan ilişkisi ve bizim de konumuz olan Evliya Çelebi’nin Kürdoljiye katkıları 1640’da başlar. Evliya Çelebi, 1658 yılında öldüğünde geziler sırasında aldığı notları on ciltten oluşan ünlü Seyahatname adlı kitabında toplamıştı. Evliya, Kürdistan’daki gezi ve maceralarına Seyahatname’nin dördüncü ve beşinci ciltlerinde yer vermiştir. Evliya’nın Kürdistan’a yaptığı gezi sırasında not aldığı yazılar kuşkusuz günümüzde Kürdologlar için önemli bir kaynaktır. Çünkü bu notlarda Kürdistan’ın 17. yüzyıldaki durumu hakkında çarpıcı bilgiler bulmak mümkündür.

Evliya’nın Kürdistan Seyahatı

Evliya Çelebi’nin Kürdistan’a yaptığı ilk gezi 1640 yıllarına rastlar. Bu gezisinde Evliya Çelebi, yukarı Fırat’dan Erzurum’a, sonra da Maku ve Tebriz üzerinden Kafkaslar’a yönelir. 1649-50 yılları arasındaki ikinci Kürdistan ziyaretinde durak yerleri Halep, Nizip, Urfa, Adıyaman, Elbistan’dır. Uğradığı bu şehirler hakkında verdiği bilgiler dışında, bir kaç haneli köyde yaşayan Kürtler’in yaşamları hakkında da detaylı bilgiler verir. Evliya’nın Kürdistan’a yaptığı ikinci gezisi Şam valiliği yapan Murtaza Paşa’dan aldığı bir görev üzerinedir. Evliya, bu gezisi sırasında Pertek, Sagman, Palu, Bingöl, Genç, Lice, Kulp ve Mihrani’nin ileri gelen Kürt beyleriyle görüşmeler yapar. Evliya bu görüşmelerinin içeriği hakkında Seyahatname’de geniş yer verir.

 

Evliya Çelebi’nin akrabası Melik Ahmet Paşa’nın 1655 yılında beylerbeyi olarak atandığı Van’ın 19. yüzyıl daki panoroması (Globus, 1876 Braunschweig, Band XXX)

Evliya Çelebi’nin 1655’deki üçüncü Kürdistan ziyareti ise akrabası olan ve Van’a beylerbeyi olarak atanan Melik Ahmet Paşa’ya eşlik etmek içindir. İstanbul, Sivas, Malatya ve Palu üzerinden büyük bir kervanla Kürdistan’a giden Evliya Çelebi, yol üzerinde akrabası Van beylerbeyi Melik Ahmet’den bir görev alır.

Aldığı bu görev üzerine yanına bir kaç güvenilir silahlı adam alarak kervandan ayrılır ve Diyarbakır’a gider. Mardin ve Sincan’a da uğrayarak burada isyan halinde bulunan Yezidi Kürtler`le ilişki kurar ve onlar hakında detaylı bilgiler toplar. Bu ziyaretlerinden sonra tekrar kervana katılıp Melik Ahmet Paşay’la birlikte Bitlis’e gider. Bitlis’de verdikleri konaklama da Evliya, tüm gezileri sırasında en çarpıcı ve ilginç olan bir Kürt beyiyle de tanışma fırsatı bulur. Bu bey o dönemde bölgenin en güçlü yöneticisi olan Abdal Han’dır. Evliya, Abdal Han’ın derin bilgisine hayran kalır. Bu çok kültürlü Bitlis beyinden ve onun çok zengin kütüphanesinden bölgenin tarihi ve kültürü üzerine detaylı bilgiler edinir. Evliya, Abdal Han’ı Seyahatname’sinde çok yönlü ve fevkalade yetişmiş, mükemmel bir insan olarak tanımlar. O dönemde Bitlis beyi Abdal Han’ın medreselerinde görev yapan bilim adamlarına ve sanatçılarına onun değer verdiğini yazar. Evliya, ayrıca bu kişillerin Bitlis’te kalmaları için Abdal Han’ın onları önemsediğini, onlara çeşitli değerli hediyeler verdiğini vurgular.

Evliya Çelebi’nin Kürtler Hakkındaki Görüşleri  

Evliya Çelebi  Kürt dili hakkında kaleme aldığı Seyahatnamesin’de yorumlarda bulunur. Kürtçe bilmediği halde Kürtler’in konuştuğu çeşitli dil ve lehçeler arasındaki farklılıkları inceler ve onlar arasındaki farklılıkları ortaya koyar. Çelebi yapıtında Kürt dilinin kökenleriyle ilgili de bir bir efsaneyi anlatır. Evliya’nın anlatımına göre Kürtçe’nin kökenleri Tufan’dan hemen sonraki döneme kadar uzanmaktadır. Evliya yapıtında onaltı lehçeden bahseder ve bunların tümü kendisinin konuşurken duyduğu Kürtçe lehçelerdir. Buna çarpıcı bir örnek vermek gerekirse; Cizrevi lehçesiyle not ettiği ve belki de Kürt foklorünün ilk kaydedilmiş örneği olabilecek; muhtemelen ırmak üzerinde kullanılan kelekler üzerinde söylenmiş bir şarkıdır.

 

19. yüzyıl da Bitlis (Globus, 1876 Braunschweig, Band XXX)
Çüme Cizirê, kelek berdanê çü Xaburê, xiet vedane ayayaya oyoyoyo yoyooy eman muruwet ezizim, bo çi kelendü

O dönemde Kürdistan’ı bu kadar dolaşmış ve gözlemlerini objektif olarak aktarmış gezginci yoktur. Bu nedenle Evliya Çelebi’nin Kürdistan ve Kürtler üzerine söylediklerini ciddiye alıp eserlerinin tekrar incelenmesi gereklidir. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde Kürtler ve Kürdistan üzerine geçen bilgilerin bir an önce toparlanıp Kürdolojiye kazandırılması Kürdologların ilk görevlerinden biri olmalıdır.

İlhami Yazgan / Yazar

Bilgiler link verilmeden yazarın adı belirtilmeden yayınlanamaz.

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ