Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 9,58 / Satış: 9,62
€ EURO → Alış: 11,15 / Satış: 11,19

Bitlis’te Hüzün ve Gurur Yılları

Bitlis’te Hüzün ve Gurur Yılları
  • 18.11.2015

 

1914 yılında Bitlis’in Hizan ilçesinde Molla Selim, Seyyid Ali ve Şeyh Şahabettin’in önderliğindeki bir başkaldırı şeklinde kendini gösterdi.

 

 

 

 

 

 

Mela Selim genç bölgesi zaza kürtlerindendi 55-60 yaşlarında, güzel arapça bilen bir din adamıydı. inançlarına sıkı sıkıya bağlıydı. kendine özgü kişiliği vardı, şeyh şahabettin’e hocalık edip onun yetişmesinde etkin oldu. kurtarıcı ve yenilikçi bir anlayışta olduğunu etrafındakiler söylüyordu. şeyh şahabettin ise, 30 yaşlarında beyaz sarıklı, güleç yüzlü, saygın ve şişmanca bir kişiydi. dünya işlerinden çok kendini dine veren, iyi huylu birisiydi. amcası oğlu seyit ali’nin dünya işlerine yakın ilgili duymasından ve gösterişi sevmesinden ötürü, sıcak ilişkileri yoktu. seyit ali, 30 yaşlarında, esmer siyah gözlü, çatık kaşlı, orta boylu, babayiğit ve kibar bir kişiydi. kürtler ona “hutê gewr-boz ejder” diyorlardı. giyim ve kuşamı göz alıcıydı. geniş bir dini etkinliği vardı.

B.nikitin, Mela Selim ve Seyit Ali’nin 1909 yılında kürt teavün ve terakki cemiyetinin üyeleri olduklarını ve başkaldırı hazırlıklarında bulunduğunu işaret ediyor.

İttihat ve terakki hükümeti bu başkaldırıyı kanlı bir şekilde bastırdı ve önderlerin çoğunu idam etti. istanbul’daki sabah, tanin ve ikdam gazeteleri, isyancıları suçlayan yazılar yayınladılar.

Erzurum ve trabzon’daki almanya konsoloslukları da, kürtler konusunda türk hükümetinin elini çabuk tutmasını istediler. ittihatçı yönetim özellikler sert davrandı, diğer halklara böylelikle gözdağı verilmek istendi. dahiliye nazırı, talat paşa’nın akrabası, yine bitlis valisi mustafa halil bey ve başkaldırıyı ezmekle görevli sınır bölgesi kumandanı ihsan paşa, çok acımasız davrandılar. yıllar önce ermenilere karşı kullandıkları biçimde, bu kez de, ermenileri kürtlerle vuruşmak üzere, onları, orduya yardıma çağırdı bitlis valisi ve sınır kumandanı. bu yoldaki baskılar ve tehditler yoğundu.

İçişleri bakanı talat paşa van ve bitlis valilerine gönderdiği telgrafta kürtlere karşı en sert önlemleri almalarını istiyor, “askeri hal” ilan edebilme yetkilerini de veriyordu.

Celilê Celil, 1914 hizan isyanında idam edilen önderlerinden mela resul’un, idam edilirken “kürt milleti çok geçmeden zor ve zulmünden kurtulacağı için bahtiyarım” dediğini, o günün ermeni kaynaklarına dayanarak söylüyor. yine aynı kaynaklara göre şeriat istemi bu hareketin dış görünümüdür; içerik, kürt ulusal istemleridir.

Ankara’da millet meclisi ve hükümeti kurulduktan sonra, mecliste koçgiri olayları tartışılırken, hizan’daki olaylara yeniden değinen milletvekilleri, bu başkaldırının kökünde yöneticilerin ve memurların “kötü idaresi” ve “zulmü” bulunduğunu dile getireceklerdi.

Ancak uzak olmayan bir tarihte, kürtlerin ermenileri öldürdüğü 1894-1896 yıllarının hıristiyan avrupalıları büyük ölçüde etkilediği, başkaldırı önderlerinin din adamı ve derebeyi oluşları, osmanlıların, kürtlerin ermeni kırımları yaptıkları şeklindeki propagandaları ve kürtlerin örgütsüz oluşları, ilkel yöntemlerle yetinmeleri, avrupalıların bu eylemlere ilgi göstermesini önlüyordu. üstelik times gibi ünlü bir ingiliz gazetesinin ittihatçıların kürtleri ezme eylemlerine alkış tutuyor ve kürt eylemcilerini, “gerici ve ermeni düşmanı” eylemler olarak görüyordu.

Avrupa basını hareketi gerici olarak gösterdi. ermeni kaynaklarının türk karşıtlığı, olayların objektif bir biçimde yansıtılıp yansıtılmadıklarında dikkatli olmayı gerektiriyor. kaldı ki, bu başkaldırıda ermenilerin osmanlı ordusunun yanında, kürtleri vurdukları da biliniyor.

Yakalanmayan molla selim ve arkadaşlarından bazıları, bitlis’teki rus konsolosluğuna sığındılar. 1914 yılında 1. dünya savaşı başladığında, iktidardaki ittihat ve terakki hükümeti, rusya’ya karşı almanya’nın yanında yer aldı. bu arada konsolosluğa sığınmış olanlarda alınarak idam edildiler. arkadaşlarıyla birlikte idam edilen mela selim ve beraberindekilerin cesetleri, ibret olsun diye sehpadan indirilmedi.

Anlatılanlar bakılırsa hizan isyanı önderleri idam edilirken Seyyid Ali’nin ipi iki kez kopuor ve üçüncüde idam ediliyor. halk arasındaki anlayışa göre, böyle durumlarda idam hükmü yerine getirilmez. bu nedenle “zalimên con tırkan- jön türk zalimleri” yasa dinlemezler, anlayışı yörede egemendir.

Başkaldırı bastırıldıktan sonra, halka baskı ve işkence yapıldı. bugün de halk halk arasında söylenen “yas” ve “anma” ağıtlarına konu oldu yapılanlar. osmanlı yönetiminde rüşvetin her şeyi çözebileceği, isyan önderlerini idamdan kurtarabileceği anlayışını ve baskıları dile getiren halk ağıtlarından birini veriyoruz. 1943 yılında beyrut’ta çıkan “roja nû” gazetesinde yayınlanmıştı.

hey felekê, sed car hawar felekê,
hawar dikim tu dey nakî
hay felekê sed car hawar felekê.
ehlê rom êli hev civîyane
xwendin fermana seyidane.
dayika sêxa tu bilezîne
xurca zêra bi xwe r’ hilîne
her stembolê li têla xîne;
têla li ser têla tu bisîne
hedîkê ji waliyê re bisîne;
belki hefwa mala xewis bîne;
van seyida neseniqîne;
ez çum bedlisê gelî bi gelî
jê derxistin cotik welî
girtin sêx sahabedîn seyid elî
avêt bi darê de.
serît qetîya ji alî xwedê de
xîret ne ma di islamê de.
hey felekê sed car hawar felekê

Etiketler: / / / / / / /

Selçukluların Malazgirt’e ilk saldırısı ve Bitlis’ten getirtilen mancınık
Malazgirt denince akla hep Selçuklular, 1071 tarihi ve Alparslan gelir. Ancak Alparslan’ın amcası Tuğrul Bey (Sultan Tuğrul) liderliğinde, Müslümanların Malazgirt’e...
Dersim makalesinde Kürd kelimesini ‘adi’ diye çevirdiler
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik ve Doç. Dr. Sevim Erdem’in birlikte yazdıkları makalede yaptıkları bir alıntıda Kürd kelimesini ‘adi’ olarak çevirdikleri...
Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ