Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,86
€ EURO → Alış: 4,54 / Satış: 4,55

Devlet Olmayan Devlet : Kurdistan’ın Güneyi

Devlet Olmayan Devlet : Kurdistan’ın Güneyi
  • 18.11.2015

 

devlet1

Burhan Ekinci

Erbil, Kürtlerin kalbi. Irak Kürdistan’ın başkenti, en büyük şehri.

 

Kürtler buraya Hewlêr diyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bakanlıkları, yasama, yargı ve yürütme kurumları bu şehirde.

Buraya ilk kez 2006’da Şırnak’ın Silopi İlçesi’nden Habur Sınır Kapısı’ndan girmiştim. Zaho’dan Erbil’e bozuk yollardan geçip sekiz saatte ulaşabilmiştik. Yeni yollar mesafeyi dört saate indirmiş.

O zaman yollar bozuk, caddeler, kaldırımlar, sokaklar düzensiz ve bakımsızdı. Yol üstünde bidonlarla satılan mazot kokusu her yere yayılıyordu. Şehir temiz değildi. Trafik karmakarışıktı, ışık yoktu, trafik polisine rastlanmıyordu.

Aradan geçen sekiz yıl çok şey değiştirmiş. Artık mazot kokusu da yol kenarındaki bidonlar da yok. Şehir temiz, düzenli, caddeler genişlemiş, trafik yine var ama daha düzenli akıyor. Sonunda trafik polisleri de görünür olmuş.

Devasa alışveriş merkezleri, plazalar, gökdelenler, lüks restoranlar, hiç durmayan konut, yol çalışmalarıyla şehir çok hareketli. Her yerde, yabancı firma isimlerinin yazılı olduğu tabelalar, reklam panoları ışıldıyor.

Başkent, dairesel merkezden çevreye doğru yayılmasıyla farklı bir şehir mimarisine sahip. Erbil Kalesi örnek alınarak, genişleyen şehir 40, 60, 120 ve 150 metrelik cadde ve yollarıyla büyümüş. Bakımsız Erbil Kalesi restore ediliyor, önündeki düzensiz çarşı yıkılmış yenisi yapılmış. Meydandaki park özellikle akşam saatlerinde şehrin en kalabalık yerlerinden.

Kentteki bütün harekete rağmen yüzlerde bir endişe var. Endişenin sebebi Irak Şam İslam Devleti (IŞİD).

İki hafta kaldığım bölgede, herkesin en önemli gündemi Irak Şam İslam Devleti örgütünün kendilerini hedef alan saldırılarıydı. Bölgedekilere ne sorarsanız sorun cevap hemen savaşa bağlanıyor. Son durum bağımsızlık isteyenleri daha da ateşlemiş:

“Biz yıllardır çok acılar çektik, baskılar gördük, ölümler yaşadık. Bağımsız devlet artık hakkımız.” diyor Zeyto Mustafa Zirari. KDP bürosunda tanıştığımız, partili Zirari gibi düşünen onlarca kişiyle günlerce sohbet ettik. Kahvelerde, meydanlarda, restoranlarda karşılaştığımız, yanına yaklaşıp konuştuğumuz hemen herkesin ağzından benzer cümle çıkıyor; “Artık bağımsızlık gerek.”

Erbil Devlet Hastanesi önünde karşılaşıp konuştuğumuz Hacı Yasin Mustafa’ya “Hastanelerde sıkıntı yaşıyor musunuz?” diye sorduğumda “Sorun yok. Allah’a şükür her şeyi hükümet karşılıyor. Tek eksiğimiz bağımsız Kürdistan devleti. Her yerde petrolümüz var. Bize yeter. Kimseye muhtaç olmayız.” diyor.

Taksici Rewas “Barzani’nin devletimizi kuracağına inanıyorum.” diye konuşuyor. Erbil’de bir marketin önünde konuştuğumuz Ali Hamet “Bizim dünyaya ihtiyacımız var. Avrupa’ya, Amerika’ya ama Irak’a hiç yok.” dedikten sonra hiddetle Irak’la yaşamak istemediklerini söylüyor.

Irak’ın Kürtleri, 20 yıldır Kürt Bölgesi’ni fiilen yönetiyor. Kerkük’ün de bu yıl peşmerge kontrolüne girmesiyle, Kürtler şimdi bin 65 kilometre karelik bir alanı yönetmeye başladı.

Irak Özerk Kürdistan Bölgesi’nde sosyal devlet anlayışı var. Vatandaşın, ev, arsa, arabasından vergi alınmıyor. Ancak bir şirket sahibiyseniz yıllık olarak gelirinize göre bir vergi ödüyorsunuz.

Durumu iyi olmayana aylık gıda yardımı yapılıyor. Su faturası gönderilmiyor. Sadece birkaç ayda bir su kullanımı karşılığı bir iki dolar (2-5 TL) para ödeniyor.Elektrik sıkıntısı neredeyse yok. Bölgede kesinti olduğunda dev jeneratörler devreye giriyor.

 

Sağlık ve eğitim 

Son bir yıldır memur ve işçilere emeklilik sigortası yapılıyor. Ancak özel sigorta yok.

Eğitim ücretsiz. Sağlık içinse sembolik bir bedel var. Muayene olmak, ilaç almak, ameliyat olmak gibi sağlık sorunlarıyla hastaneye gidenler sadece 500 Irak Dinarı ödüyor. (Yaklaşık 1 TL)

Reçeteli ilaçları eczanelerden ücretsiz alıyorlar.

Bölgede, özel hastanelerde de son yıllarda artış var. Orada her şey ücretli. Acil bir durumda hastaneye gittiğinizde, 100 doları[1] (220 TL) gözden çıkarmanız gerekiyor.

Özel bir hastanede sohbet ettiğim Suriye Kürtlerinden isminin yazılmasını istemeyen bir doktor, “Cihazlarımız var ama donanımlı kullanacakların sayısı az.” diyor.

Daha fazla bilgiyi eski Erbil İl Sağlık Müdürü ve aynı zamanda Irak Kürdistan Sağlık Bakanlığı Genel Müdürlüğü de yapmış Dr. Lezgin Abdurrahman’dan alıyoruz.

Doktorlar hem özellerde hem de devlette çalışabiliyor. Doktor Abdurrahman’ın düşüncesi, Türkiye’deki gibi doktorların ya devlette ya da özelde çalışması gerektiği yönünde. Eski Sağlık Müdürü, “Ben isterdim ki, Türkiye, ABD ve İran gibi sağlıkta sigorta sistemi olsun.” diyor.

Bölgesi’nin hemen her kasabasında hastane, köylerde sağlık ocakları var. Bölgede, birkaç yıldır açık kalp ameliyatı yapılıyor. Diğer tüm kurumlardaki memurlar gibi sağlık personellerin maaşlarını da merkezi hükümet ödüyor. Hastanelerdeki atamalar Bölgesel Hükümet’in Sağlık Bakanlığı’nın tasarrufunda. Doktorların çoğu Erbil ve Süleymaniye’deki tıp fakültelerinden mezun ama yurtdışında okuyanlar da var. Lezgin Abdurrahman, Kürt Bölgesi’nde kadro yetersizlikleri olduğunu söylüyor.

Peki, sağlık personellerin hepsi Kürt mü? Eski sağlık müdürü “Hayır” diyor. Irak’ın farklı bölgelerinden mülteci olarak gelen sağlık personelleri olduğunu anlatıyor. Suriye’den İran’dan, Türkiye’den buraya çalışmaya gelen doktor ve sağlıkçıların olduğunu söylüyor. Asuri, Keldani ve Türkmen sağlıkçılar da var.

Kürt Bölgesi’ndeki resmi hastanelere ilaç ve tıbbi malzemeler KİMADYA adlı kurum tarafından dağıtılıyor. İlaç ve teknik malzemelerin yüzde 30 ila 40’ı Bağdat’tan geliyor.

Doktor Abdurrahman, ilaç ve tıbbi malzemelerin geç ve eksik geldiğini söylüyor. Kürt Hükümeti açığı özel şirketler aracılığıyla Türkiye, Ürdün, Hindistan ve Avrupa ülkelerinden alıyor.

İki yıldan beri gelen ilaçlar Bölgesel Sağlık Bakanlığı heyeti denetiminden geçiyor. Irak Kürdistanı’nda iki Kürt şirket kendi ilaçlarını üretmeye başlamış. Tansiyon, mide, antibiyotik, baş ağrısı ilaçları üretiyorlar. İsimleri de Kürtçe. Mesela ‘Parazar’ (Türkçesi koruma) adlı bir baş ağrısı ilaçları var.

Eğitimde durum

Irak’ın Kürt Bölgesi’nde eğitimin tüm aşamaları ücretsiz. İlkokul altı, ortaokul ve lise üçer yıl. Kitaplar ücretsiz.

Öğretmen ve müdürler Eğitim Bakanlığı’nca atanıyor. Okullarda Kürtlerin ulusal marşı okutuluyor. Eğitim Kürtçe’nin Sorani lehçesinde yapılıyor.

Kürtçe öğretmenlerinin mezun olduğu Selahaddin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mizgin Abdurrahman Ahmed, eğitimin sadece Sorani lehçesinde yapılmasını, bölgesel hükümetin diğer lehçelerle ilgili politikasının olmamasını eleştiriyor. Ahmed, Kürtçe öğretmen sayısında fazlalık olduğunu Kürtçe ders kitaplarınınsa eksik olduğunu söylüyor. “İlkokul ve ortaokul gramer kitapları Arapça dil bilgisi taklit edilerek Kürtçe’ye çevrilmiş. Üniversitelerde kitaplar 1960-1970’li yıllardan kalmış. Hükümet de bu konuda gerekli çalışmayı yapmıyor. Dil ve eğitimde birçok eksiğimiz var ama bunlar bağımsız bir devlet olmamamızdan kaynaklı.”

Bölgenin bir Yüksek Öğretim Bakanlığı bulunuyor.

Bölgesel Hükümet’e bağlı yedi üniversite var. Selahaddin, Erbil, Kürdistan, Koye, Süleymaniye, Duhok, Soran… Bölgede aynı zamanda dokuz özel üniversite var.

Hukuk sistemi

 

Irak Kürdistanı’nda yargıçlar, savcılar Kürt Hükümeti tarafından atanıyor. Federe Kürdistan Anayasası çalışmaları ise sürüyor. Ceza, miras, askeri, medeni, iş hukuku kendine özgü.

Kürdistan Adalet Bakanlığı Sözcüsü ve Yargıtay hâkimi Umet Muhsin’in verdiği bilgiye göre, yabancılar Irak yasalarına göre yargılanıyor. Ama Kürt Bölgesi’nde ikamet edenlerle ilgili kendi kanunlarını uyguluyorlar.

Kürt Bölgesi’nde gözaltı süresi üç gün. Zanlı mahkeme tarafından tutuklanıp cezaevine konulmuşsa, zanlının tutukluluk durumu 15 günde bir değerlendiriliyor. Duruşmalarda, Türkiye’deki gibi savcılar hâkimlerle aynı seviyede oturmuyor. Savcılar avukatlarla aynı seviyede. Davaların ağır ve hafifliğine göre, yargıç sayısı azalıyor ya da artırıyor. Hafif suçlarda zanlılar kefaletle serbest bırakılabiliyor.

Birçok ceza kanunu Irak’tan alınma ama 2003’ten beri Federe Kürdistan Bölge Parlamentosu’nun çıkardığı kanunlar da var. Hâkim Muhsin, “Biz daha çok kendi kanunlarımızı uyguluyoruz.” diyor.

Kürt Bölgesi’nde idam cezası var. Son 20 yılda 20’den fazla idam olmuş. İdama çarptırılmış suçlunun cezası taraflar anlaşırsa hapis cezasına dönüştürülebiliyor.

Kürt Bölgesi’nin Medeni Kanunu’na göre 18 yaş altı evlilik yasak.

Yargıtay hâkiminin verdiği bilgiye göre, şehirde, en fazla suç dosyasını trafik ve pazar kavgaları oluşturuyor.

Kürdistan Parlamentosu çok dilli, dinli ve kültürlü

Irak Kürdistan Bölgesi’nde yönetim şekli karma. Hem başkanlık hem de parlamenter sistem var. Bölge, şu an koalisyon hükümetiyle yönetiliyor. Parlamentodaki tüm partiler hükümet ortağı. Başbakan Neçirvan Barzani, Başkan Barzani’nin ağabeyi İdris Barzani’nin oğlu. Başbakan, aynı zamanda Barzani’nin damadı. Neçirvan Barzani’den sonra hükümette en yetkili isim Kubat Talabani. Başbakan Yardımcısı. İkinci büyük parti KYB’nin (Kürdistan Yurtseverler Birliği) lideri eski Irak Cumhurbaşkanı Celâl Talabani’nin oğlu.

Kürt Bölgesi’yle ilgili gerek genel, gerekse özel tüm kanunlar, kararlar Kürdistan Parlamentosu’nda alınıyor. Ama bunların yürütmeye konulması için Devlet Başkanı sıfatıyla Barzani’nin imzası şart. Son söz Barzani’nin. Parlamento 111 vekilden oluşuyor. Mecliste KDP, YNK, Goran Hareketi, Yekgirtu İslâmi  ve Komela İslâmi  partileri yer alıyor. Azınlıklar kontenjandan faydalanıyor. Türkmen, Keldani, Asuri, Süryani, Ezidi ve Kakailerin vekilleri var. Türkmenler bir bakanlığa sahip. Yerel ve genel seçimler dört yılda bir yapılıyor.

Başkan ve valileri halk seçiyor

Kürt Bölgesi dört yılda bir valisini de seçiyor. 2013’e kadar devlet başkanı da halk tarafından seçiliyordu ama 2013’teki son seçimlerden sonra parlamento seçti; Yine Barzani oldu.

Kürtler 20 yılda bölgelerinde bir düzen ve istikrar kurmuş ama hâlâ pek çok açıdan çevre ülkelere bağımlılar.

Uçsuz bucaksız araziler boş, topraklar ekinsiz. Bölgenin, tarımda çevre ülkelerine bağlılığı sürüyor.

Gıda, teknoloji, beyaz eşya, inşaat malzemesi ihtiyaçları çevre ülkelerden geliyor.

Kürt bölgesi, Irak anayasası gereği, doğrudan silah alamıyor, hava sahasını kullanamıyor, resmi petrol satışı yapamıyor.

Bankacılık, para transferleri de Irak Merkezi Hükümet iznine bağlı. Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlığı yok. Bunların yerine Peşmerge Bakanlığı ve Dış İlişkiler Bürosu var.

Kendi paraları yok. Irak dinarı kullanıyorlar.

Ordu, asayiş, ulusal güvenlik

Ve bağımsızlık isteyen Kürtlerin önündeki en büyük sınavlardan biri; güvenlik.

Nuri Mahmut Ramazan, 75 yaşında eski bir peşmerge. Molla Mustafa Barzani’nin başlattığı ‘11 Eylül Devrimi’[2] olarak bilinen isyanda savaşmış. Eski peşmerge kıyafetleri, silahı, hançeriyle tam teçhizatlı geliyor buluşmaya. Irak ordusunda askerlik yapmadığını gururla söylüyor. Boynundaki silahı gösterip, “Bununla düşmana (Irak) karşı savaştım. Kürtler hariç herkesin toprağı adıyla var. Kendi adımızla toprağımızı istiyoruz.” diyor

 

Sohbetimize yeni peşmergeler de katılıyor. Eski peşmerge Ramazan’a, gençleri nasıl bulduğunu soruyoruz. Gülerek, “Bu çocuklara karşı savaşmadım. Nasıl savaştıklarını nasıl bileyim?” diyor. Genç bir peşmerge tepkili ses tonuyla, “Bugün cephede (IŞİD ile) biz savaşıyoruz, bizi nasıl görmüyorsun?” deyince Ramazan sinirleniyor: Amerika uçaklarıyla size yardım etmeseydi şimdi hepiniz İran’daydınız. Sizdeki modern silahlar bizde olsa, o zamanlar İngiltere ordusunu bile teslim alırdık. Bir IŞİD ile savaşamadınız.”

IŞİD saldırıları sonrası peşmergeler geri çekildiği için ‘korktular, kaçtılar’ eleştirilerinin yaygın olduğu ortamda gelen bu eleştiriden rahatsız oluyor genç peşmerge yanımızdan ayrılıyor. Ramazan ise bana dönerek, “Bunlar IŞİD ile savaşamazsa ben bu silahımla cepheye gidip savaşırım.” diyor.

Devlet olabilmenin en önemli faktörlerinden biri güçlü ordu. Kürtlerin silahlı güçleri henüz tek çatı altında değil. Partilerin kendilerine ait güçleri var. KDP ve KYB peşmergeleri deniyor. Parti peşmergelerinin operasyonel yetkileri yok. Bu yetki hükümete bağlı peşmergelerde. Sadece olağanüstü durumlarda partilerin çağrılarıyla, üniforma giyip silahlanan gönüllüler cepheye gidiyor.

Bölgenin düzenli ordusu da var. Kürtçesi ‘Fermandeyi Leşkerin Kürdistan’. Yani Kürdistan Kara Kuvvetleri Komutanlığı. ‘Leşkerin Taybetin Kürdistan’ adı altında Kürdistan Özel Kuvvetleri var. Bu iki komutanlıktaki askerler, partilere bağlı peşmergeler değil, Kürt Hükümeti’ne bağlı. Bu komutanlık Peşmerge Bakanlığı’na bağlı. Başında yeni hükümetle birlikte Goran Hareketi’nden bir isim var. Hükümete bağlı peşmergelerin tüm maaşları Irak Merkezi Hükümeti tarafından ödeniyor.

IŞİD tehlikesi ve tehdidi sonrası ABD, İran ve Avrupa devletlerinin yaptığı silah yardımlarıyla ordu daha modern silahlara sahip olmaya başladı. Iraklı Kürtler de son dönemde savaş uçağı, helikopter alabilmeyi ve Kürt bölgesinin hava sahasını Bağdat’tan bağımsız kullanabilme özgürlüğü istiyor.

Karaya hapsolmuş bölge

Kürtlerin bağımsızlık yolunda en güvendikleri avantajları topraklarındaki gaz ve petrol. IŞİD’in Musul’u yaz başında ele geçirmesinden sonra Kürtler, Kerkük, Ninova, Selahaddin, Diyala vilayetlerinde Araplar’la aralarında sorun yaratan, ihtilaflı topraklar denen yerlerde kontrolü ele geçirdi.

Kürtler için Kerkük neredeyse kutsal bir şehir ve Irak petrolünün yüzde 40’ı buradan çıkıyor. Kerkük’ü kontrol etmek Kürtlerin elini güçlendiriyor ama iş bununla bitmiyor.

Irak’ta 2003 işgalinden beri Bağdat ve Erbil arasında petrol meselesi yüzünden sürekli gerilim var.

Kürtler Bağdat’ın onayı olmadan çıkardıkları petrolü satmak istiyor.

Bağdat’ın buna tepkisi sert. Irak halkının tamamına ait olan doğal kaynakların tek bir bölge tarafından kullanılmaya başlanmasının savaş sebebi olacağını söylüyor.

Bağdat’ın tepkisine rağmen petrolünü satmaya çalışan Kürtlerin komşularına özellikle de Türkiye’ye bağımlılığı artıyor. Çünkü bölgenin denize çıkışı yok. İran Kürtlerin bağımsızlığına karşı olduğunu açıkça ilan etti. Türkiye ise yıllarca “Kırmızı çizgimiz” dediği bağımsız Kürt devleti çıkışlarına da Kerkük’ün Kürt denetimine geçmesine de güçlü tepki vermedi. Ankara Bağdat tarafından kontrol edilmeyen boru hattı ile petrol ihracına da olanak sağladı.

IŞİD’in son dönemde saldırılarını artırıp Erbil’e kadar dayanması ise dengeleri Kürtler aleyhine etkiledi. Irak’ın bütünlüğünü isteyen ve bağımsız Kürdistan’a karşı çıkan Washington’ın yardımıyla IŞİD’i sınırlarından uzaklaştırabilen Erbil, Bağdat’la diyalog yoluna girdi. Iraklı Kürt liderlerin özellikle de Barzani’nin en yüksek perdeden ile getirdiği bağımsızlık taleplerinin tonu da şimdilik düştü.

[1] Kürt bölgesinde dolar dinar gibi günlük hayatta kullanılıyor. Birçok şeyin etiket fiyatı dolar olarak yazılıyor

[2] Molla Mustafa Barzani, 11 Eylül 1961’de Bağdat hükümeti özerklik taleplerini reddedince bütün Kürtleri isyana çağırdı. 1970’te Bağdat Barzani ile Kürtlerin özerklik taleplerini kabul eden bir anlaşma imzaladı.

Kaynak ;  AlJazeera Turk

İsmet İnönü’nün Kürt Raporu
Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım. Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş ovasında tedricen ve Elazığ ovasında kuvvetli Türk...
Ah Tamara…
Van’daki Akdamar Adası’na da ismini verdiği rivayet edilen Akdamar efsanesi, zamanında bu adada yaşayan baş keşişin güzelliği dillere destan kızı...
Xelil Xeyali’nin Kürt Dili Üzerine Görüşleri
“Yayın yöntemi”ne ilişkin görüşü ikinci yazıya bırakmıştım. Fakat bu yönteme ilişkin ayrıntılı bilgiler vermeden önce onun temelini oluşturan bazı işlerden...
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kürt Şehri Bitlis
  Wilhelm Köhler/Kitap  17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan geniş coğrafyada sürüp giden yaşamla ilgili bugün elimizdeki en önemli...
Bitlis Beyliği’nin Statüsü,Rolü ve Önemi – Araştırma
Mela Mahmud Beyazidi; “Yabancı devletler, Kurdistan’ı işgal edebilmek için, herşeyden önce, Bitlis Beyliği’ni zapt etmeye yeltenmişlerdir.”        ...
1838’in Bitlis’i ve Southgate’in Kürd Şerif Bey ile tanışması
Bu çeviri, Amerikalı Misyoner rahip Horatio Southgate’in 1838 – 1839 yılları arasında Bitlis’ten geçerken tuttuğu notların İngilizce aslına sadık kalınarak...
Said Nursi’de Özgürlük Söylemi
  Gençken içine girdiği ilim dünyasında özgürlüğü bir hayat biçimi olarak benimsemiştir. İlk hayatı hocaları ile olan serüvende onun düşüncelerini...
Kırd,Kırmanc, Dımıli veya Zaza Kürtleri
Bazı illerde ise denebilir ki sadece birer ilçenin sınırları içinde Dımıli lehçesi konuşulur. Semsûr’un Alduş (Gerger), Ruha’nın Sêwreg (Siverek), Bedlis’in...
Kerkük Kan Ağlıyormuş
“Kerkük, Kürdistan´ın bir parçasıdır. Oradaki Türkmenler, Kürtlere sığınmış muhacir ve sığınmacılardır. Kerkük, Azerbeycan´da bir kent değil ki Türk´ü kan ağlasın....
Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası
  Bediüzzaman Saidê Kurdî Henüz 30 yaşlarında Van’dan İstanbul’a gidip Fatih’te bulunan Şekirci Hanı’na yerleşiyor. Ve odasının kapısına bu yazıyı...
Pîyesa ‘Bîdlîs’ ya Wîllîam Saroyan
Ehmed Kurd nîne, ji hindikayî (kêmhejmaran) ye, ango ji tirkan. Lê ferqa wî ew e ku xwediye loqonteyek e. Ji...
Vasa’yı kurtarmak, Hasankeyf’i öldürmek
On milyonluk nüfusu ile bir İskandinav ülkesi olan İsveç’te 1700’e yakın müze bulunmaktadır. Bu müzelerden dünyanın ilk açık hava müzesi...
Tarihte Kerkük ve Kürtler
  Kerkük tarihine kısaca bir bakalım; Arkeolojik kazılar sonucunda Kerkük’te 28 bin yıl önce Neandertallerin yaşadığı kanıtlanmıştır. Şehir bir çok...
Yol Ayrımı; Askeri Uçak ve Milletin Özgür İradesi
  Irak, denilen devlet 1926 yılında Gertrude Bell’in Kral Faysal ile misterik aşkının imkansız çocuğu olarak dünyaya geldi. Irak bir...
Lozan, Ankara ve Sevr Antlaşması
    Türkiye Lozan ve Ankara kartını Uluslararası topluma ve Kürtlere gösterirken, Sevr antlaşmasından neden söz etmez? İşte, Lozan, Ankara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ