Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,31 / Satış: 6,33
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

Kemal Fevzi: ”Aslanlar gibi Ölürüz”

Kemal Fevzi: ”Aslanlar gibi Ölürüz”
  • 18.11.2015
  • 1.777 kez okundu

Bitlis Tarihi FotoğraflarıSimko’nun Kemal Fevzi aracılıgıyla Sovyet Konsolosluguna gönderdigı mektup: „Gururla degerli şahsiyetinize teşekkürlerimi bildiriyorum.. Ben bir buçuk ay önce temsilcim Muhamed Emin Bey aracılıgıyla şifreli bir mektup size ulaştırmıştım.. Bu mektupta sizin ile görüşme talebinde bulunmuştum. Bundan dolayı gelişmeleri detaylarına kadar sizin ile görüşmek amacıyla ve benim istegim üzerine gelen Merkez Komitesi üyesi olan Kemal Fevzi Beyi size gönderiyorum.. Ben insanlıgın kurtuluşu için büyük bir görevi omuzlayan büyük Sovyet devletine büyük bir önem veriyorum. Sizin büyük devletinizin deklere edilmiş amaçlarından biri: ezilen halkları özgürleştirmek istiyor. Eger dünyada kahraman bir halk varsa, bagımsızlıgını, ulusal gururunu ve saygınlıgı elde etmemişse ne yazık ki tarihi komşunuz olan Kürd halkıdır.. Kürd halkının gerçekten sizin yardımınıza ihtiyacı vardır. Ben de bu halkın evlatlarından biriyim.. Ben ve tüm Kürdistan o inançtayız ki yalnızca büyük Sovyetler Devleti bize gerçek yardım ve dayanışma elini uzatabilir, bizi himayesi ve kanatları altına alabilir. Ben canı gönülden şerefli ve insani devletinizin tüm talimatlarını yerine getirmeye hazır oldugumu bildiriyorum.Sizin kara bahtlı ve bölgenin en eski halkının özgürlügü için insaniyet adına bize yapacagınız büyük yardımdan dolayı Kürd halkı büyük Sovyet devletine her zaman muteşekkir olacaktır, tarihe gururla bırakılacak bu düşünceyi boynunun borcu bilerek ilan edecektir. Sizden rıcam bu yalnızca benim ve benim çevremdeki bölgelerin talepleri degil, tüm Kürdistan’ın arzu ve umududur..“ Teşekkür ile Rustem (Simko) Kemal Fevzi ile yapılan aynı görüşmede , o şöyle dedi: „bunlar Simko’nun kelimesi kelimesine söylediklerinin içerigidır“… Daha önce Kürd Komitesiyoldaş Aralov ile görüşmeler yapmış ve kendisine Kürd Komitesinin, Yunanlarla girdigi savaştan dolayı Kemalistlerin içinde bulundugu uygun olmayan koşullardan yararlanarak Kürd sorununu çözmek için işe girişeceklerini bildirmişlerdi.. Fakat, Kürd Komitesinin niyeti yoldaş Aralov’un verdigi vaatlerden dolayı gerçekleşmedi.. Kürdlerde degerlendirebilecekleri bu uygun koşulları elden kaçırdılar..

Şimdi Batı cephesi sorunun çözülmesinden sonra Türkler Kürdistan’da güçlerini artırmaya ve yerleşmeye ve eski siyasetlerini yenilemeye çalışıyorlar. Fakat siyasetleri başka bir biçim almış, Kürdleri Türkiye içinde dagıtmak amacıyla Van ve Bitlis Kürdlerinin büyük bir kesimini Türkiye’nin batı vilayetlerine göndermek istiyorlar.(Bu söylenenlerden Kemal Fevzi sorumludur). Bu koşullardan Kürd halkının kendi vatanında kalması amacıyla Kürd Komitesi durum degerlendirmesi yaparak bu meseleye ilişkin tam karar aldı.. Bundan dolayı şimdi ilkbahar da ayaklanmak için hazırlıklara başlamıştır.. Kürd Komitesi, amaçlarına varmak için, yani bahtı kara Kürd halkını özgürleştirmek için gözü Sovyetler Birligi devletinin yardım ve destegine dikmiştir.

Bunların hepsi abartılmaksızın, büyütülmeksizin konuşuldu. Kemal Fevzi son bölümünde ise : Bana sonuç olarak Sovyet Rusyası gerçekten Kürdlere yardım eder mi etmez mi söyeleyiniz?… Eger bize yardım etmesenizde biz mücadelemize devam edecegiz.. Eger biz Türkler tarafından yenilgiye ugratılsak ve bastırılsak da , ama biz koyun gibi degil aslanlar gibi ölürüz“ dedi Yoldaş Dubson’un Kemal Fevzi’ye karşı tavrı şöyle idi: Kürd Komitesinin Van’da ve Simko aracılıgıyla Fars sınırlarında çalışan Kemal Fevzi’yi bizden uzaklaştırmayın.. Aynı zamanda bizim verdigimiz sözler konusunda ise korkutmayin..Çünkü, biz o vaatleri yerine getiremeyiz.. O yardımlarda bu yakınlarda olmaz.. Bunun dışında yoldaş Dubson Kemal Fevzi ile olan görüşmede ilişkilerin korunması için çaba sarfetti… Gelişmelerden haberdar olmak, devamlı olarak Simko ve Kemal Beyin tavırları hakkında bilgi sahibi olmak ve dolaylı olarakta Erzurum’a ilişkin bilgi sahibi olmak için bu ilişki gerekiyor. Kemal Fevzi Beyin tüm söylediklerinden bir şey açıktır. Erzurum Komitee‘sinin faaliyetleri diger aylara göre kasım ayında daha yogunlaşmıştı. Kuşkusuz bu faaliyetler ise örgütlenme ve Kuzey Kürdistan’da tüm güçlerin birleştirilmesi içindi.. Öyle görünüyor ki Ismail Aga ve Türklerin ikili ilişkileri devam ediyor. Ekim ayında Simko’nun tavrı Türklerin istemleri dogrultusunda şöyledir: Kemalistler Simko’nun sahip oldugu rolden yararlanıp, onun aracılıgıyla Asurilerin Urmiye bölgesine yerleşmesini engellemek istiyorlar.

Fars sınırında Simko’yu Türk siyasetinin aleti haline getirmek için mecbur etmeye çalışıyorlar. Ayrıca Türkler kasım ayında Simko’nun hareketini kontrol edebildiler ve Mar Şemhun’un öldürülmesi düşüncesini için çaba sarf ediyorlar.. Türkiye devleti, Al Beg kazasının 8 köyünü Simko’ya verdi. Bu köyler, Derwiş Beyin yönetimindeki Mezdeki aşiretine aittir. Daha önceleri Türkler zorla onları o köylerden uzaklaştırmış ve Fars sınırlarındaki bölgelere göndermişlerdi.. Sürgün edilen ailelerin sayısı 120 dir… Onların Urmiye bölgesine gelip yerleşme niyetleri var.. Türkler, Simko’nun oglu Xusrewi serbest bıraktılar, babasının yanına döndü. 20 kasım günü Xusrew 10 subay ve 10 Türk askeriyle Van’a gönderildi ve oradan da Simko’nun bulundugu Qeretu köyüne gittiler. Bu şekilde Türkler Simko ile ilişkilerin iyileştirdiler. Simko’ya demişler ki Asurilerin kendi bölgeleri olan Urmiye’ye dönüşleri Ingilizlerin işidir. Bu amaçla Türkiye’nın sınır bölgelerinde büyük bir propaganda yapılmıştır. Bu propagandalara göre Asuriler Simko’ya ve Kürdlere karşılar. Bu siyaset ile birlikte Türkler, Müslümanlarla Hristiyanları birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Bunun için ise ellerinde çok fakt var.. Örnek olarak: Urmiye’nin Wizey köyünden gelen bir Kürd ile yapılan görüşmede diyor ki: Oranın askeri güçlerinin komutanı Xelil efendi Asuriler ilgili konuşmuş ve bu „gavurların“ başını kesmesini önermiştir. O, Türk devletine bu kutsal göreve başlanılmasıyla birlikte yardım edecegine dair söz vermiştir. Bu ise Türkiye siyasetinin sonucudur: Güvenilir kaynaklardan alınan haberlere göre Ismail Aga Hıristiyanların Urmiye ve Selmas bölgelerine yerleştirilmesinden korkuyor. Türklerin yürütügü propagandanın Kürdlerin üzerindeki etkisi yoldaş Dubson’un Kemal Fevzi ile yaptıgı görüşmede genel olarak ortaya çıkmıştı. Kemal Fevzi yoldaş Dubson’a başarısız bir dizi soru ile Asurilerin sorununu kapatmaya çalıştı… Örnegin Kemal Fevzi şöyle diyor: Niçin Ermeniler Kürdistan’da bizim arazi ve evlerimizi işgal etsinler? Onların bu işte amaçları nedir? Sonra bizim bu konudaki tavrımızın ortaya çıkması için dedi ki: „ eger siz izin verirseniz Simko kendilerine saldıracak ve Kürdistan’dan onları çıkaracak“…. Kemal Fevzi’nin bu söyledikleri gösteriyor ki kendisi Türklerin sınır bölgelerinde yarattıkları durumun tamamen etkisi altına girmiştir. Ayrıca Türkler ve Simko Asuriler sorununa ilişkin ortaklar.(açıktır ki yalnızca bu meseleye ilişkin) Bu ise Köylülerin Fars sınırlarına geliş ve gidişlerinde görünüyor..

Aris Arda

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ