Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,28 / Satış: 5,30
€ EURO → Alış: 6,02 / Satış: 6,05

Welat

Welat
  • 19.11.2015
  • 2.073 kez okundu

Sınırsız bir sıcaklık ve yakınlık, “kadim zaman izleri”. İçiçe birbiriyle bağımlı, naziklik, kibarlık, kökler, dostluk, sevgili ölüler, mezar taşları ve geleceğimiz: Welat… İmgeler, melodiler, tatlar, … tümü de çok uzaklıklardan geliyor, binlerce yılların işaretleri…

 

 

 

 

 

Yaşar Abdülselamoğlu

 

Kadim asaleti vahşetle sakat bırakılmış, rüzgar yerine hüznün estiği bir şehirde dünyaya gelmeliymişim. Yüce dağların, binlerce yılın kalesinde güvercin uçurmalar, nehir ve göllerinde yüzme ve sonra çelikten soğuk ürkütücü heykelin gölgesinde okula gidiş gelişlerle geçti çocukluğum. Asırların melodisini sessizliğinde çınlayan bilgelik; soğuk ürkütücü heykellere değerek cam kırıklarına dönüşüyordu, yüreğim gibi…

Dile gelmez bir mahsunluk, ve insanı yiyen bitiren sükünet. Diller kırık-dökük ve diller lal… Her kış uzun ve yüksek karlı olur, Welat Kurdistan’ın suskun ve yorgun şar’ı Bidlis’te.. İnsanları tarih konuşmak istemezler, tarih cilit gibi kesen keskin bir hançerdir; burada…

Asaletin bir bedeli olur, bilgeliğin bir bedeli olur, iki büyük cihan imparatorluğu arasında bin yıl direnmiş olmanın bir bedeli olur, bu bedeli ödemeye devam ediyor…

Dar sokaklar, dört yanı mircatlox, tepesinde Dideban; anlat sen nelere Didebanlık yaptın, diye sorarım, ben sorarım, O karşıda, sedasız bakar, heybetiyle, soranı küçümseyen bir edayla…

Welat; bana bağışlanan değil, yüce sevgiyle elde ettiğim mahrem yakınlığımdır. Her yeri, hayatımı anlamlandıran izdir, her yeri geçmişin derin izlerini kıskançlıkla, sessizce ve suskunca saklayan; sırrını sadece Onu kutsal bir sevgiyle sevene açmaya yeminlidir…

Silinmez hatıralar meydanlarını ölçüyor. Her adım toğrağını sevdiğim insanların simalarını canlandırıyor.

Welate Kurdisan’ın bilgelik ve fazilet diyarı, yaşantımın İrem Bahçesi…

Sende gördüğüm insan nerede olursa olsun gözümde bir fazilet sembolüne dönüşür. “Çünkü, Sana bir kez bakmış olan, bin yıl ilerisi için senden hikmet kapmıştır”.

Yalnızlığımda, şimdi hayal gücümle sokaklarında yürüyorum; her adım başı bir merhaba, ve içten gülümsemeler, içimi ısıtan sıcaklıklar, kibarlık ve nezaket…

 

welat2

Hayal gücümle Bitlis’mde geziyorum… Dört dağ arasına sıkışmış mahsun kent değil O, artık. Şimdi İrem bahçesi kadar geniş ve güllük gülistanlık… Doğup büyüdüğüm topraklar şimdi ensiz bucaksız genişliyor, büyüyorsun, büyüyorsun gözlerimin önünde; İşte, Sen! Yüzdüğüm göller şimdi Şirin Tatvan’ına açılıyor, Tatvan Gölü denizlere, yüzdüğüm her yer bende tekrar Altınxelbir’e dönüşüyor, Çırax Gölü’ne, Komüs Gölü’ne…

Şeri Beg’den yükselen güneşin gözkamaştırıcı ışıkları her sabah gözlerimin önünde… akşamları eve, Şerefhan Han’ın yanıbaşından geçerim. Ve Alemdar köprünün altından akan çayın şırıltısıyla uyuyurum her akşam…

Memleket ve vatan, devlet demek değildir. Vatan, “resmi sınırlarla” telörgülenmiş topraklar değildir. Asker zoruyla “resmi” ama meşru olmayan bayrakların utanmazca sallandığı yerler de değildir; Korunaksız ve dergahları sonuna kadar yabancı askere açık da olsa; yürekte ve hep yürekte saklı olan ve yücelen ensiz boysuz diyarın izdüşümüdür memleket…

Dilin vücudunda, binlerce yılın bilgelik ve tecrübeliğinde, olgunlaştırılan tarih bilinciyle, birlikte büyümekle oluşan yaşamın derin anlamındaki Öz’dür Welat…

Çocukluk yıllarında doğup büyüdüğün ev, anne kucağı, yakın çevredir seni welat’la soydaşlaştıran… Şimdi, bir damla su, küçüçük bir çakıl taşı, yüzümü yalayan bir Bitlis rüzgarı, kışın kızaklı ayaklarımın buz kesmesi, binlerce kişi önüne çıkıp konuşacağım bir gün öncesi tutulup saçların sıfıra vurdurulmuş olması “utancını” binlerce kişi önünde taşımış olmanın kutsal bir duyguya dönüşmesidir, welat…

Welat’ı salt “fikirle”, menfaat ve mutlulukla arayan acayip ucubeler gördüm… Welat “fikirle” elde edilmez, fikirle ancak zenginleşebilir; çünkü, O herşeyden önce duyguların toplandığı imgeler toplamıdır…

Bazen hiç bir zaman sırrını çözmeyeceğin şifredir welat.. Bir tılsımdır.

Bazen, Muş meydanında mezata çıkarılmış Cibranlı Xalıd’ın hançeri…

Bazen, kayıplara karışmış Siyahpoş’un bir divan’ı, yada yakılan Şerefname’nin Dideban’ın üzerinde ince bir duman olarak göklere, havaya katılarak bir rüzgar yaprağı olarak esmesidir; welat…

Çarçira Meydanı’nda Qazi Mihemmed’in Vasiyetnamesi, Agri Dağı’nda İhsan Nuri’nin ağzında “Hilbe, hilbe…” nidaları, Bitlis’te Xelile Xeyali’nin sözleridir; Welat… Sadece Munzur Dağı değil; Munzur Dağı eteklerinde Seyid Rıza emrindeki Kürd savaşçılarının Alişer komutasında; “Aslanlar yurdudur tilkiler girmez/ Gerçekler sırrıdır akıllar ermez/ Kürdistan gülüdür zalimler dermez/ Onlara bağlıdır yolu Dersim’in” marşları’nda sedalanan bir kadim ruhtur welat; Kurdistan…

Bir Ezidi’nin sabah şafağında Güneş’i selamlayışında korunması ve yücelmesi istenen kutsal tapınaktır welat…

welat1

Bazen, “Hırslı ve hüzünlü bir kürt gencinin dudaklarında; “Dibejin, Kurd nizanın, way li min” sözlerinin yarattığı dağları deviren bir öfke; bazen de boynunda mavi nazar boncuklar, rengarenk çiçekli yırtık, eski ve kirli elbiseleriyle, kafasında tas modası tıraşıyla bir Motkili çocuğun şehre inerken ki ilk hüznüdür; welat…

Ve çoğu kez; “Ey Düşman”, Kürt Ölmez, Yaşayacak ve Hep Yükselecek, diye haykırmaktır, welat..

Sadece yaşanılan değil, hayali kuralan ve daha onlarca, yüzlerce, binlerce ve ilellebet üzerinde, Onda, kendisiyle yaşanılacak olan hayattır welat…

Binlerce kilometre uzaklarda, hergün herzaman, heryerde hayali kurulan, cennettir; welat..

Sabah ezanı değil, ama onu okuyan müeezinin, minareden indikten sonra camiinin bir tenha köşesinde, Aziz Xani’nin sözlerini mırıldarken, içeri hasbelkader giren bıyıkları daha terlememiş gence, tehlikeli Cigerxwin’in sınırlar aşmış “Kime Ez”ini verirken yaratmış olduğu o yüce ve tılsımlı andır welat…

Her yıkımdan, her felaketten, onlarca yüzlerce yıl geçse de, küller içinden parıldayan küçük bir közün küçüçük bir ışını gibi; sönmedim, yanıyorum, diyerek yükselen ve dört bir yana sarılan alev alev ataştır welat…

Küçücük yaşlarda kılıç-kalkan oyunu oynarken zorla ismini Barzani olması gerektiğini ve her “savaştan” sonra mutlaka düşmaları yıkıma uğratan çocuğun bıyıkları terlemeden “Hernepeş, hernepeş!” diyerek, yarattığı yürüyüş ve direnişlerdeki yücelen değerdir; welat…

Mirari Nene’nin; “Qene”, demeden konuşmaya başlamaması ve torunlarının isminin anlamını bilmeden çekip gidişinde yaşanılan hüzündür; İsmi gibi inci inci kürtçesiyle Motki isyanlarını anlatırken; hamile kadını öldürmeden önce, oğlan mı kız mı, diyerek askerlerin kendi aralarında ladest kurmuş olduklarını söylerken, güzelim gözlerinden damlayan gözyaşlarıdır; Welat…

Gurursuzluk ve asaletsizlikten değil, aşırı gurur ve asaletten dolayı birbirlerinin minnetini çekemedikleri için birleşemeyen evlatları yüzünden, başkaları tarafından talan edilen yuvadır; welat..

Unutturulan, ama inadını peşine düşdüğüm ve yakaladığım ve parça parça toparladığım inci inci duru sözlerdir welat.

Bütün sakinleriyle birlikte seve seve kardeş kardeşe yürek yüreğe yaşadığım evimdir welat. Dünya değil, ama tüm dünyada bana yeter artar olan; bax u bostanımdır; Welat…

***

Herşey gönlünüze ve aklınıza göre olsun!

1981, Bitlis’ten çok uzakta bir Yerde

Etiketler: / / /

Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
Osmanlı Söylemi ve Bir Hegemonyayı Aklama – Kürdistan Sorunu
‘Tarihi, işlemediği biçimde yargılamak hakkına sahip değiliz ve böyle bir tavır bizi fazla bir yere ulaştırmaz. Ancak “olguların” oluş biçimleri...
Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
Çin Seddi’nden Bitlis Kalesi’ni görmek
  Tarihine ve kültürüne değer vermeyen toplumların hallerini düşündüm.                 ‘Bitlis’in sembolü kalesidir’...
Kaniya Beqa
  Çend roj heye di êvar de heta sibê dengê beqan li kaniya beqan de dihat. Ji ber tîrsa ku...
Atatürk’e Gönderilen Raporlarda Alişer’in (Koçgiri) Şiirleri – BELGE
  Alişer, 1900-1937 yılları arasında önemli roller üstlenmiştir. Lider kişiliği yanı sıra Dersim bölgesinde halk tarafından çok sevilen bir kişi...
Bitlis’in sembolü (beş) minare değil, kalesidir
Bitlis’te beş minare olmadığı gibi, şehrin sembolü de kaledir.   Şehirlerin ya insan eliyle yapılmış yada doğal güzellikleri sayılan, bir...
Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ