Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,36 / Satış: 6,38
€ EURO → Alış: 7,43 / Satış: 7,46

Amed Katliamı’nı Atlatacağız Unutmayacağız!

Amed Katliamı’nı Atlatacağız Unutmayacağız!
  • 19.11.2015
  • 4.575 kez okundu

 

 

“Diyarbakır mitinglerinde bir iki bomba patlatırız, bunlar 6-7-8 Ekim Kobani eylemlerine başlarlar, ya seçim iptal olunur, ya da bu HDP’yi barajın altına çeker.”

 

 

 

 

 

 

 

Diyarbakır’daki katliam planı açık ve aleni bir şekilde Seçim Kampanyası içinde alenen kurgulandı.

Diyarbakır Katliam girişimi geliyorum, diyordu. Seçimleri iptal etmek isteyen ya da HDP’nin Barajı geçişine engel olmak isteyen şebekenin merkezi Diyarbakır patlamasını adeta bir saat gibi kurguladı. HDP’ye karşı eylemlerin hiç birine karşı tedbir alınmadı. En son Bingöl ve Erzurum’da HDP’ye saldıranlar açık bir şekilde motive ve azmettirdi.

Erzurum saldırsının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan “milli iradeyi sahiplenmekten” ve bu “ülkeyi böldürmeyeceklerinden” bahsetti. HDP’ye karşı eylemler aleni olarak kamusal alanda inşa edildi. Eskinin devlet Jitemciliği şimdi adeta toplumsal jitemciliğe dönüştürülerek HDP’nin Seçim Barajı’nı aşması önlenmek istendi.

Bu saldırılar, anlaşılan HDP’nin seçim barajı’nı aştığını gösteriyor. Eskiden %10’luk Baraj için Evren’e dua edenler, şimdi, bunu daha yüksek tutmadığı için beddua okumaya başlamışlardır.

Peki, HDP kendisini “Türkiye Partisi” olarak kurmaya çalışırken, tamamen “demokratik siyasetin” sınırları içinde kalarak siyaset yapacağının vaatlerini verirken, ve Kürt siyasi harketinden bugüne kadar istenilenin de bu olması durumu ortadayken, bugün neden HDP’nin ve destekleyenlerinin “radikalize” ve yeniden “terörize edilmesi” için bunca çaba ve inat yapılıyor?

Çünkü, söylemi ne olursa olsun, HDP bir “Kürt Partisi” olarak görülüyor. Çünkü, %10 barajının aşılmasıyla Kürtlerin Ulusal eğilimlerinin meşru temsil hakkı kazanacağından korkuluyor. Zira, o baraj Kürtleri terörize etmek, gayri-meşru olarak kurgulamak için konmuştu. Kürtlerden herhangi bir siyasal öznenin “demokratik siyaseti” temsil etmemesi için getirilmişti.

Sizler, seçimleri demokrasinin şöleni olarak düşünebilirsiniz. Demokrasi’nin toplumsal karşılığı olanının temsil gücüne göre iradesinin meşru siyasal alana yansıması olduğuna inanabilirsiniz, ancak, varlığını Kürt ulusunun hiçleştirilmesi üzerine kurmuş Türkün devleti “milletin iradesinin sahibinin” kendisi dışında kimsenin olamayacağı “hikmet-i siyasası’na” sahiptir.  “Türk kimliği” dışında başka bir temsilin olamayacağını mutlak temel prensip olarak kutsamıştır.

İsmine ne derseniz deyin, Kürtler bu şekilde kutsanmış ve ancak zorbalıkla ayakta kalan bu yapının altında daha fazla kalmayacaktırlar.

Diyarbakır’da Kürtlerin acısı büyüktür. Kürtleri yücelten en büyük basiret acılarını bilgeliğe, metanete ve sevgiye dönüştürmeleri olacaktır. Esaret altındaki Ulus’un en büyük düşmanı, onun düşmanına benzemesi durumudur. Onlara benzemek istemediğimiz için kendimize KÜRT demeye devam ediyoruz. Onları hakikatin, hikmetin ve aklın ve yürekliliğin meydanında yeneceğimize inandığımız için onlardan ayrılarak kendimize KÜRT demeye devam edeceğiz.

Sonunda, hile ile, entrika, insanlık-dışılık, ölüm ve terör, tehdit ve susturma değil, insan olmayı, bütün erdemleriyle insan olma hamiyetini gösterme gayretinden vazgeçmeyenler kazanacaktır.

Diyarbakır’da, Kürt şehirlerinde, ve Türkiye’de Çılgınlık çetesinin oyunlarına gelmeyen Kürt ulusu’nu kutluyoruz. Bizim yolumuz insanlık ve aklın yoludur.

Demokrasi’yi, medeniyeti onlara öğretebilir miyiz bilmiyoruz, ama yolumuzdan ayrılmayacağımızı iyi biliyoruz.

Ağlama Diyarbakır, dertli, hüzünlü Diyarbakır, bu acıyı da atlatacağız. Bu yarayı da sağaltacağız. Büyük insanlığımız için, yarınımız ve çocuklarımız için, inşa etmeyi gayret ve hasretle gösterdiğimiz o erdemli hayat için, dayanmak ve gayret etmek ve başarmak zorundayız.

Kürt Olmak Kolay değil, çünkü insan olmak kolay değil, burada…

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ