Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,46 / Satış: 5,48
€ EURO → Alış: 6,20 / Satış: 6,22

Amed Katliamı’nı Atlatacağız Unutmayacağız!

Amed Katliamı’nı Atlatacağız Unutmayacağız!
  • 19.11.2015

 

 

“Diyarbakır mitinglerinde bir iki bomba patlatırız, bunlar 6-7-8 Ekim Kobani eylemlerine başlarlar, ya seçim iptal olunur, ya da bu HDP’yi barajın altına çeker.”

 

 

 

 

 

 

 

Diyarbakır’daki katliam planı açık ve aleni bir şekilde Seçim Kampanyası içinde alenen kurgulandı.

Diyarbakır Katliam girişimi geliyorum, diyordu. Seçimleri iptal etmek isteyen ya da HDP’nin Barajı geçişine engel olmak isteyen şebekenin merkezi Diyarbakır patlamasını adeta bir saat gibi kurguladı. HDP’ye karşı eylemlerin hiç birine karşı tedbir alınmadı. En son Bingöl ve Erzurum’da HDP’ye saldıranlar açık bir şekilde motive ve azmettirdi.

Erzurum saldırsının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan “milli iradeyi sahiplenmekten” ve bu “ülkeyi böldürmeyeceklerinden” bahsetti. HDP’ye karşı eylemler aleni olarak kamusal alanda inşa edildi. Eskinin devlet Jitemciliği şimdi adeta toplumsal jitemciliğe dönüştürülerek HDP’nin Seçim Barajı’nı aşması önlenmek istendi.

Bu saldırılar, anlaşılan HDP’nin seçim barajı’nı aştığını gösteriyor. Eskiden %10’luk Baraj için Evren’e dua edenler, şimdi, bunu daha yüksek tutmadığı için beddua okumaya başlamışlardır.

Peki, HDP kendisini “Türkiye Partisi” olarak kurmaya çalışırken, tamamen “demokratik siyasetin” sınırları içinde kalarak siyaset yapacağının vaatlerini verirken, ve Kürt siyasi harketinden bugüne kadar istenilenin de bu olması durumu ortadayken, bugün neden HDP’nin ve destekleyenlerinin “radikalize” ve yeniden “terörize edilmesi” için bunca çaba ve inat yapılıyor?

Çünkü, söylemi ne olursa olsun, HDP bir “Kürt Partisi” olarak görülüyor. Çünkü, %10 barajının aşılmasıyla Kürtlerin Ulusal eğilimlerinin meşru temsil hakkı kazanacağından korkuluyor. Zira, o baraj Kürtleri terörize etmek, gayri-meşru olarak kurgulamak için konmuştu. Kürtlerden herhangi bir siyasal öznenin “demokratik siyaseti” temsil etmemesi için getirilmişti.

Sizler, seçimleri demokrasinin şöleni olarak düşünebilirsiniz. Demokrasi’nin toplumsal karşılığı olanının temsil gücüne göre iradesinin meşru siyasal alana yansıması olduğuna inanabilirsiniz, ancak, varlığını Kürt ulusunun hiçleştirilmesi üzerine kurmuş Türkün devleti “milletin iradesinin sahibinin” kendisi dışında kimsenin olamayacağı “hikmet-i siyasası’na” sahiptir.  “Türk kimliği” dışında başka bir temsilin olamayacağını mutlak temel prensip olarak kutsamıştır.

İsmine ne derseniz deyin, Kürtler bu şekilde kutsanmış ve ancak zorbalıkla ayakta kalan bu yapının altında daha fazla kalmayacaktırlar.

Diyarbakır’da Kürtlerin acısı büyüktür. Kürtleri yücelten en büyük basiret acılarını bilgeliğe, metanete ve sevgiye dönüştürmeleri olacaktır. Esaret altındaki Ulus’un en büyük düşmanı, onun düşmanına benzemesi durumudur. Onlara benzemek istemediğimiz için kendimize KÜRT demeye devam ediyoruz. Onları hakikatin, hikmetin ve aklın ve yürekliliğin meydanında yeneceğimize inandığımız için onlardan ayrılarak kendimize KÜRT demeye devam edeceğiz.

Sonunda, hile ile, entrika, insanlık-dışılık, ölüm ve terör, tehdit ve susturma değil, insan olmayı, bütün erdemleriyle insan olma hamiyetini gösterme gayretinden vazgeçmeyenler kazanacaktır.

Diyarbakır’da, Kürt şehirlerinde, ve Türkiye’de Çılgınlık çetesinin oyunlarına gelmeyen Kürt ulusu’nu kutluyoruz. Bizim yolumuz insanlık ve aklın yoludur.

Demokrasi’yi, medeniyeti onlara öğretebilir miyiz bilmiyoruz, ama yolumuzdan ayrılmayacağımızı iyi biliyoruz.

Ağlama Diyarbakır, dertli, hüzünlü Diyarbakır, bu acıyı da atlatacağız. Bu yarayı da sağaltacağız. Büyük insanlığımız için, yarınımız ve çocuklarımız için, inşa etmeyi gayret ve hasretle gösterdiğimiz o erdemli hayat için, dayanmak ve gayret etmek ve başarmak zorundayız.

Kürt Olmak Kolay değil, çünkü insan olmak kolay değil, burada…

1510’ların Bitlis’ini, Van Gölü çevresini ve Van’ı anlatan İtalyan tüccar
İtalyan bir tüccarın 16. yüzyılda kaleme aldığı anlatımından, kendisinin 1507 yılında Şah İsmail’in ordusu ile birlikte Erzincan’a geldiğini öğreniyoruz. Kırk...
Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı...
Şerefxanê Bedlîsî – Yaşamı ve Eserleri
Şerefxanê Bedlîsî, 25 Şubat 1543 yılında Mir Şemseddin’in oğlu olarak İran’ın Kerehrud şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Safevi devletinde geçti....
Selahaddin Eyyubi’nin kendi kaleminden Kürdler ve hayatı
İskenderiye Kütüphanesinde bulunan Selahattin Eyyubi’nin el yazması günlüğü, Fransız kadın yazar Genevieve Chauvel tarafından romanlaştırılmış. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin...
Bitlis’te konuşulan dillerin tarihçesi, inkar ve asimilasyon
Bir çok kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Bitlis, hem mimari hem de kültürel olarak muazzam bir geçmişe sahiptir....
Antik Çağ’da Kürdler
Kürtler, Ortadoğu’nun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve Hint-avrupa dil grubuna ait bir...
Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
Bitlis Hizanlı Law Reşid ve Kemal Fevzi
Minarelerden yükselen ezan sesi, Bitlis Çarşısı’nda tatlı bir telaşın başlamasına neden olmuştu. Orucun son günüydü. Son iftar açılmış, son şerbetler...
Zorqlu Kürd? Zorq neresi ola?
1850 sonrası Bitlis ve civarından geçmiş bazı seyyahların anlatımları ile birlikte yayımlanmış bir gravürün altında Fransızca olarak ’guerrier Kurde de...
Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ