Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,36 / Satış: 5,38
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

Ankara Katliamı Üzerine Açıklamamız

Ankara Katliamı Üzerine Açıklamamız
  • 19.11.2015
  • 1.062 kez okundu

Ankara1

Savaş sürekli katliam üreten bir “fail’dir”

Ankara’da Barış Mitingi’ne Bomba atıldı, 70’in üzerinde insanımız öldürüldü, yüzlerce ağır yaralı var. Savaş ortamında çok normal bir katliam… Savaş, sizi bütün ölümlere alıştırır. Vatandaş, siyasilerin yüzünde herhangi bir gerilim, sahi üzüntü sezilmiyor, diyor.

 

 

 

Evet, siyasiler acı duyma duygularını kaybettiler. Seçim ve kazanma hırsına kapılmışlar. Katliam, ölüm, kan herşeyi seçim için ne getirir ne götürür hesabı ile değerlendiriyorlar. Katliamı seçime bağımlı olarak rasyonalize ediyorlar. Türkiye basiretini kaybediyor. Ölümle, kanla, savaşla “Kürtlere demokrasi getireceğiz” diyen bir Başbakan iktidarı ile karşı karşıyayız. Seçim Hükümeti değil, Savaş Hükümeti gibi davranan bir hükümet, seçime giden partiler değil, savaşan partilerle karşı karşıyız. Oysa seçimler demokrasi şöleni idi, Demokrasi de siyasi yaşamın Çağdaş medeniyet sistemi.

Katliamı yapan suçluların bulunmasından bahsediyorlar mevcut siyasiler, söz veriyorlar, açığa çıkarın, açığa çıkaracağız diye yeminler ediyorlar.

“Bombacının” bulunması ile sorun çözülmüyor ki, bununla bir sonraki bombanın önü alınmaz ki… Çünkü, o bombayı koyanlar sizin savaş dilinizden, sizin kin ve nefretinizden, sizin demokrasiyi bertaraf etmenizden başkası değil ki…

Basiretsizliğe devam edin, yarın, onbinlerce bombacı yaratacaksınız. Çılgınlık Türkiye’de çoktan normal bir şeydi, şimdi kontrolden çıkmak üzere… Hakikat siyasetçi ve medyalarının gece-gündüz söz bombalama sanayisi ile sürekli olarak bertaraf edilmektedir.. Böyle devam ederse, bu gidişatla, Türkiye’nin nasıl olacağını merak edenler, ya da bu tahayyüle sahip olamayanlar Suriye’ye baksınlar. Suriye’den beter olursun, sen Türkiye…

Demokrasi diyen savaşı, savaş diyen demokrasiyi unutmak zorundadır.

İnsanlar, kürtler, türkler, vatandaşlar, toplum artık sahi “Çaremiz nedir” diye sormak zorundadır. Çare vatandaşların siyasilerin söylediklerini “kutsal buyruk” gibi kabul etmemeleridir. Siyasi kendi çıkarını düşünüyor, kendi durumunu düşünüyor. Toplumun çıkarı ile siyasinin çıkarı arasında çoğu kez büyük bir farklılık vardır. Toplumun çıkarını sahi bir şekilde düşünecek olan vatandaşın kendisidir. Vatandaş kendisi ve toplum açısından düşünme kültürünü, basiretini öğrenmek zorundadır. “Emir kulu” olmamalıdır.

Bugünkü siyaset Türkiye’yi yönetme meşruiyetini kaybetmiş bir siyasettir. Toplumu kötü günlere götüren bir siyasettir. Siyaset kendi içinde bunu önleme imkanına sahip değilse, Vatandaşlık Toplumu siyasi inançlarının kölesi olmadan duruma el koymak zorundadır, uyanmak zorundadır.

İnsanlar siyasi, toplumsal yaşam için özgür bir şekilde müdahale etmezlerse, siyasi yalanları değil, hakikati aramak için uğraşmazlarsa, Ankara’daki bombalama saldırısını kınamasının, katilleri lanetlemesinin hiç bir etkisi olmayacak, insanlarımız, canlarımız ölmeye devam edecektir. Bugün Ankara’daki kardeşlerimiz, yarın sıra sana gelecektir. Çocuklarımıza gelecektir.

Bugünkü Seçim (Savaş) Hükümeti hükmünü tamamen kaybetmiştir. Bu Hükümetin idaresi altında sağlıklı, meşru, normal seçimlerin yapılması da mümkün değildir.

Vatandaş, demokrasi’ye, barış’a, insanlığa sahiden bağlı arayışlar içine girmeli, mevcut siyasetin kölesi gibi durmamalıdır.

Ankara Katliamını lanetliyor, katledilen insanlarımızın yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu

Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
Osmanlı Söylemi ve Bir Hegemonyayı Aklama – Kürdistan Sorunu
‘Tarihi, işlemediği biçimde yargılamak hakkına sahip değiliz ve böyle bir tavır bizi fazla bir yere ulaştırmaz. Ancak “olguların” oluş biçimleri...
Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
Çin Seddi’nden Bitlis Kalesi’ni görmek
  Tarihine ve kültürüne değer vermeyen toplumların hallerini düşündüm.                 ‘Bitlis’in sembolü kalesidir’...
Kaniya Beqa
  Çend roj heye di êvar de heta sibê dengê beqan li kaniya beqan de dihat. Ji ber tîrsa ku...
Atatürk’e Gönderilen Raporlarda Alişer’in (Koçgiri) Şiirleri – BELGE
  Alişer, 1900-1937 yılları arasında önemli roller üstlenmiştir. Lider kişiliği yanı sıra Dersim bölgesinde halk tarafından çok sevilen bir kişi...
Bitlis’in sembolü (beş) minare değil, kalesidir
Bitlis’te beş minare olmadığı gibi, şehrin sembolü de kaledir.   Şehirlerin ya insan eliyle yapılmış yada doğal güzellikleri sayılan, bir...
Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ