Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,31 / Satış: 5,33
€ EURO → Alış: 6,03 / Satış: 6,05

Ankara Katliamı Üzerine Açıklamamız

Ankara Katliamı Üzerine Açıklamamız
  • 19.11.2015

Ankara1

Savaş sürekli katliam üreten bir “fail’dir”

Ankara’da Barış Mitingi’ne Bomba atıldı, 70’in üzerinde insanımız öldürüldü, yüzlerce ağır yaralı var. Savaş ortamında çok normal bir katliam… Savaş, sizi bütün ölümlere alıştırır. Vatandaş, siyasilerin yüzünde herhangi bir gerilim, sahi üzüntü sezilmiyor, diyor.

 

 

 

Evet, siyasiler acı duyma duygularını kaybettiler. Seçim ve kazanma hırsına kapılmışlar. Katliam, ölüm, kan herşeyi seçim için ne getirir ne götürür hesabı ile değerlendiriyorlar. Katliamı seçime bağımlı olarak rasyonalize ediyorlar. Türkiye basiretini kaybediyor. Ölümle, kanla, savaşla “Kürtlere demokrasi getireceğiz” diyen bir Başbakan iktidarı ile karşı karşıyayız. Seçim Hükümeti değil, Savaş Hükümeti gibi davranan bir hükümet, seçime giden partiler değil, savaşan partilerle karşı karşıyız. Oysa seçimler demokrasi şöleni idi, Demokrasi de siyasi yaşamın Çağdaş medeniyet sistemi.

Katliamı yapan suçluların bulunmasından bahsediyorlar mevcut siyasiler, söz veriyorlar, açığa çıkarın, açığa çıkaracağız diye yeminler ediyorlar.

“Bombacının” bulunması ile sorun çözülmüyor ki, bununla bir sonraki bombanın önü alınmaz ki… Çünkü, o bombayı koyanlar sizin savaş dilinizden, sizin kin ve nefretinizden, sizin demokrasiyi bertaraf etmenizden başkası değil ki…

Basiretsizliğe devam edin, yarın, onbinlerce bombacı yaratacaksınız. Çılgınlık Türkiye’de çoktan normal bir şeydi, şimdi kontrolden çıkmak üzere… Hakikat siyasetçi ve medyalarının gece-gündüz söz bombalama sanayisi ile sürekli olarak bertaraf edilmektedir.. Böyle devam ederse, bu gidişatla, Türkiye’nin nasıl olacağını merak edenler, ya da bu tahayyüle sahip olamayanlar Suriye’ye baksınlar. Suriye’den beter olursun, sen Türkiye…

Demokrasi diyen savaşı, savaş diyen demokrasiyi unutmak zorundadır.

İnsanlar, kürtler, türkler, vatandaşlar, toplum artık sahi “Çaremiz nedir” diye sormak zorundadır. Çare vatandaşların siyasilerin söylediklerini “kutsal buyruk” gibi kabul etmemeleridir. Siyasi kendi çıkarını düşünüyor, kendi durumunu düşünüyor. Toplumun çıkarı ile siyasinin çıkarı arasında çoğu kez büyük bir farklılık vardır. Toplumun çıkarını sahi bir şekilde düşünecek olan vatandaşın kendisidir. Vatandaş kendisi ve toplum açısından düşünme kültürünü, basiretini öğrenmek zorundadır. “Emir kulu” olmamalıdır.

Bugünkü siyaset Türkiye’yi yönetme meşruiyetini kaybetmiş bir siyasettir. Toplumu kötü günlere götüren bir siyasettir. Siyaset kendi içinde bunu önleme imkanına sahip değilse, Vatandaşlık Toplumu siyasi inançlarının kölesi olmadan duruma el koymak zorundadır, uyanmak zorundadır.

İnsanlar siyasi, toplumsal yaşam için özgür bir şekilde müdahale etmezlerse, siyasi yalanları değil, hakikati aramak için uğraşmazlarsa, Ankara’daki bombalama saldırısını kınamasının, katilleri lanetlemesinin hiç bir etkisi olmayacak, insanlarımız, canlarımız ölmeye devam edecektir. Bugün Ankara’daki kardeşlerimiz, yarın sıra sana gelecektir. Çocuklarımıza gelecektir.

Bugünkü Seçim (Savaş) Hükümeti hükmünü tamamen kaybetmiştir. Bu Hükümetin idaresi altında sağlıklı, meşru, normal seçimlerin yapılması da mümkün değildir.

Vatandaş, demokrasi’ye, barış’a, insanlığa sahiden bağlı arayışlar içine girmeli, mevcut siyasetin kölesi gibi durmamalıdır.

Ankara Katliamını lanetliyor, katledilen insanlarımızın yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu

Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
Bitlis Hizanlı Law Reşid ve Kemal Fevzi
Minarelerden yükselen ezan sesi, Bitlis Çarşısı’nda tatlı bir telaşın başlamasına neden olmuştu. Orucun son günüydü. Son iftar açılmış, son şerbetler...
Zorqlu Kürd? Zorq neresi ola?
1850 sonrası Bitlis ve civarından geçmiş bazı seyyahların anlatımları ile birlikte yayımlanmış bir gravürün altında Fransızca olarak ’guerrier Kurde de...
Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
Dersimli Kürd kızı Emê  ve  Harput Misyoner Okulu
Bu çeviri, Harput Amerikan İlahiyat Okulu’nda 1857 – 1893 yılları arasında idarecilik yapmış, Amerikalı misyoner çift Bay ve Bayan Crosby...
Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ