Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,57 / Satış: 6,59
€ EURO → Alış: 7,21 / Satış: 7,23

Ankara Katliamı Üzerine Açıklamamız

Ankara Katliamı Üzerine Açıklamamız
  • 19.11.2015

Ankara1

Savaş sürekli katliam üreten bir “fail’dir”

Ankara’da Barış Mitingi’ne Bomba atıldı, 70’in üzerinde insanımız öldürüldü, yüzlerce ağır yaralı var. Savaş ortamında çok normal bir katliam… Savaş, sizi bütün ölümlere alıştırır. Vatandaş, siyasilerin yüzünde herhangi bir gerilim, sahi üzüntü sezilmiyor, diyor.

 

 

 

Evet, siyasiler acı duyma duygularını kaybettiler. Seçim ve kazanma hırsına kapılmışlar. Katliam, ölüm, kan herşeyi seçim için ne getirir ne götürür hesabı ile değerlendiriyorlar. Katliamı seçime bağımlı olarak rasyonalize ediyorlar. Türkiye basiretini kaybediyor. Ölümle, kanla, savaşla “Kürtlere demokrasi getireceğiz” diyen bir Başbakan iktidarı ile karşı karşıyayız. Seçim Hükümeti değil, Savaş Hükümeti gibi davranan bir hükümet, seçime giden partiler değil, savaşan partilerle karşı karşıyız. Oysa seçimler demokrasi şöleni idi, Demokrasi de siyasi yaşamın Çağdaş medeniyet sistemi.

Katliamı yapan suçluların bulunmasından bahsediyorlar mevcut siyasiler, söz veriyorlar, açığa çıkarın, açığa çıkaracağız diye yeminler ediyorlar.

“Bombacının” bulunması ile sorun çözülmüyor ki, bununla bir sonraki bombanın önü alınmaz ki… Çünkü, o bombayı koyanlar sizin savaş dilinizden, sizin kin ve nefretinizden, sizin demokrasiyi bertaraf etmenizden başkası değil ki…

Basiretsizliğe devam edin, yarın, onbinlerce bombacı yaratacaksınız. Çılgınlık Türkiye’de çoktan normal bir şeydi, şimdi kontrolden çıkmak üzere… Hakikat siyasetçi ve medyalarının gece-gündüz söz bombalama sanayisi ile sürekli olarak bertaraf edilmektedir.. Böyle devam ederse, bu gidişatla, Türkiye’nin nasıl olacağını merak edenler, ya da bu tahayyüle sahip olamayanlar Suriye’ye baksınlar. Suriye’den beter olursun, sen Türkiye…

Demokrasi diyen savaşı, savaş diyen demokrasiyi unutmak zorundadır.

İnsanlar, kürtler, türkler, vatandaşlar, toplum artık sahi “Çaremiz nedir” diye sormak zorundadır. Çare vatandaşların siyasilerin söylediklerini “kutsal buyruk” gibi kabul etmemeleridir. Siyasi kendi çıkarını düşünüyor, kendi durumunu düşünüyor. Toplumun çıkarı ile siyasinin çıkarı arasında çoğu kez büyük bir farklılık vardır. Toplumun çıkarını sahi bir şekilde düşünecek olan vatandaşın kendisidir. Vatandaş kendisi ve toplum açısından düşünme kültürünü, basiretini öğrenmek zorundadır. “Emir kulu” olmamalıdır.

Bugünkü siyaset Türkiye’yi yönetme meşruiyetini kaybetmiş bir siyasettir. Toplumu kötü günlere götüren bir siyasettir. Siyaset kendi içinde bunu önleme imkanına sahip değilse, Vatandaşlık Toplumu siyasi inançlarının kölesi olmadan duruma el koymak zorundadır, uyanmak zorundadır.

İnsanlar siyasi, toplumsal yaşam için özgür bir şekilde müdahale etmezlerse, siyasi yalanları değil, hakikati aramak için uğraşmazlarsa, Ankara’daki bombalama saldırısını kınamasının, katilleri lanetlemesinin hiç bir etkisi olmayacak, insanlarımız, canlarımız ölmeye devam edecektir. Bugün Ankara’daki kardeşlerimiz, yarın sıra sana gelecektir. Çocuklarımıza gelecektir.

Bugünkü Seçim (Savaş) Hükümeti hükmünü tamamen kaybetmiştir. Bu Hükümetin idaresi altında sağlıklı, meşru, normal seçimlerin yapılması da mümkün değildir.

Vatandaş, demokrasi’ye, barış’a, insanlığa sahiden bağlı arayışlar içine girmeli, mevcut siyasetin kölesi gibi durmamalıdır.

Ankara Katliamını lanetliyor, katledilen insanlarımızın yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu

Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
Fransızca Çizgi Anlatımda Bitlis ve Kürdler  
Bitlis’in tarihteki konumu ve önemi üzerine yüzlerce makale, anlatım ve arşive denk gelmişimdir. Hepsinde de özellikle iki önemli siyaset adamının...
Bir Askerin Günlüğü ‘Dersim Soykırımı’
Çalışmalarını Almanya’da sürdüren tarihçi Zeynep Türkyılmaz Dersim’de 1938’te devlet eliyle yaşatılan vahşete dair önemli bir belgeyi paylaşıyor. Harekata katılan bir...
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ – El-Hediyyetü’l-Ḥamîdiyye fi’l-luġati’l-Kürdiyye
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ, ilk meclisin her iki devre çalışmalarına aktif biçimde katıldı ve Kānûn-ı Esâsî taraftarı ve istibdat karşıtı yönelimiyle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ