Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,31 / Satış: 6,33
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

Ankara Katliamı Üzerine Açıklamamız

Ankara Katliamı Üzerine Açıklamamız
  • 19.11.2015
  • 930 kez okundu

Ankara1

Savaş sürekli katliam üreten bir “fail’dir”

Ankara’da Barış Mitingi’ne Bomba atıldı, 70’in üzerinde insanımız öldürüldü, yüzlerce ağır yaralı var. Savaş ortamında çok normal bir katliam… Savaş, sizi bütün ölümlere alıştırır. Vatandaş, siyasilerin yüzünde herhangi bir gerilim, sahi üzüntü sezilmiyor, diyor.

 

 

 

Evet, siyasiler acı duyma duygularını kaybettiler. Seçim ve kazanma hırsına kapılmışlar. Katliam, ölüm, kan herşeyi seçim için ne getirir ne götürür hesabı ile değerlendiriyorlar. Katliamı seçime bağımlı olarak rasyonalize ediyorlar. Türkiye basiretini kaybediyor. Ölümle, kanla, savaşla “Kürtlere demokrasi getireceğiz” diyen bir Başbakan iktidarı ile karşı karşıyayız. Seçim Hükümeti değil, Savaş Hükümeti gibi davranan bir hükümet, seçime giden partiler değil, savaşan partilerle karşı karşıyız. Oysa seçimler demokrasi şöleni idi, Demokrasi de siyasi yaşamın Çağdaş medeniyet sistemi.

Katliamı yapan suçluların bulunmasından bahsediyorlar mevcut siyasiler, söz veriyorlar, açığa çıkarın, açığa çıkaracağız diye yeminler ediyorlar.

“Bombacının” bulunması ile sorun çözülmüyor ki, bununla bir sonraki bombanın önü alınmaz ki… Çünkü, o bombayı koyanlar sizin savaş dilinizden, sizin kin ve nefretinizden, sizin demokrasiyi bertaraf etmenizden başkası değil ki…

Basiretsizliğe devam edin, yarın, onbinlerce bombacı yaratacaksınız. Çılgınlık Türkiye’de çoktan normal bir şeydi, şimdi kontrolden çıkmak üzere… Hakikat siyasetçi ve medyalarının gece-gündüz söz bombalama sanayisi ile sürekli olarak bertaraf edilmektedir.. Böyle devam ederse, bu gidişatla, Türkiye’nin nasıl olacağını merak edenler, ya da bu tahayyüle sahip olamayanlar Suriye’ye baksınlar. Suriye’den beter olursun, sen Türkiye…

Demokrasi diyen savaşı, savaş diyen demokrasiyi unutmak zorundadır.

İnsanlar, kürtler, türkler, vatandaşlar, toplum artık sahi “Çaremiz nedir” diye sormak zorundadır. Çare vatandaşların siyasilerin söylediklerini “kutsal buyruk” gibi kabul etmemeleridir. Siyasi kendi çıkarını düşünüyor, kendi durumunu düşünüyor. Toplumun çıkarı ile siyasinin çıkarı arasında çoğu kez büyük bir farklılık vardır. Toplumun çıkarını sahi bir şekilde düşünecek olan vatandaşın kendisidir. Vatandaş kendisi ve toplum açısından düşünme kültürünü, basiretini öğrenmek zorundadır. “Emir kulu” olmamalıdır.

Bugünkü siyaset Türkiye’yi yönetme meşruiyetini kaybetmiş bir siyasettir. Toplumu kötü günlere götüren bir siyasettir. Siyaset kendi içinde bunu önleme imkanına sahip değilse, Vatandaşlık Toplumu siyasi inançlarının kölesi olmadan duruma el koymak zorundadır, uyanmak zorundadır.

İnsanlar siyasi, toplumsal yaşam için özgür bir şekilde müdahale etmezlerse, siyasi yalanları değil, hakikati aramak için uğraşmazlarsa, Ankara’daki bombalama saldırısını kınamasının, katilleri lanetlemesinin hiç bir etkisi olmayacak, insanlarımız, canlarımız ölmeye devam edecektir. Bugün Ankara’daki kardeşlerimiz, yarın sıra sana gelecektir. Çocuklarımıza gelecektir.

Bugünkü Seçim (Savaş) Hükümeti hükmünü tamamen kaybetmiştir. Bu Hükümetin idaresi altında sağlıklı, meşru, normal seçimlerin yapılması da mümkün değildir.

Vatandaş, demokrasi’ye, barış’a, insanlığa sahiden bağlı arayışlar içine girmeli, mevcut siyasetin kölesi gibi durmamalıdır.

Ankara Katliamını lanetliyor, katledilen insanlarımızın yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ