Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 7,44 / Satış: 7,47
€ EURO → Alış: 9,02 / Satış: 9,05

Asimilasyon Aracı Soyadı Kanunu!

Asimilasyon Aracı Soyadı Kanunu!
  • 19.11.2015

soyadi1

 

 

21 Haziran 1934: Bir asimilasyon aracı olarak Soyadı Kanunu

 

 

 

 

 

İttihat ve Terakki’den devraldıkları yöntem, kadro ve usullerle bir ulus-devlet inşa etmeye çalışan Kemalistler, projelerinin önünde engel olarak gördükleri “Türk-olmayan” unsurları asimile etmek için çeşitli teknik ve taktikler geliştirdiler. Bunların en önemli ve ağırlarından biri, “Soyadı Kanunu” adı verilen uygulamaydı. Kürtler ve Anadolu’nun katliamlardan kurtulabilen Hristiyan halkları bu şekilde zorla Türkleştirilmeye çalışıldı.

İttihat ve Terakki’yle birlikte başlayan ulus-devlet kurma projesi, Mustafa Kemal liderliğindeki Kemalistler tarafından kararlılıkla sürdürüldü. İttihatçı kadrolardan oluşan Kemalistler, dünya savaşı esnasında uyguladıkları politikaları uygulamaya devam ederek, cumhuriyetin içinde “ulusal birliğe” zarar vereceklerini düşündükleri bütün unsurları çeşitli şekillerde tasfiye ettiler. Fiziksel olarak ortadan kaldırmadıklarını ise asimile etmek için ellerinden geleni yaptılar. Soyadı Kanunu, bu çabaların en etkileyicilerinden biridir.
1934 yılında çıkarılan kanun ile herkese zorla bir soyadı verildi. Türk adı dışındaki etnik çağrışım yaptıracak bütün isimlerin soyadı olarak kullanılması yasaklandı. “Medenileşmenin” bir nişanesi olarak gündeme getirilen kanun, Bakanlar Kurulunca hazırlanan “soyadı nizamnamesiyle” uygulamaya sokuldu. Buna göre Kürtoğlu, Arnavutoğlu vb. gibi milliyete vurgu yapan isimler soyadı olarak alınamayacak; “yan, of, viç, pulos, zade, mahdumu” gibi takılar kullanılamayacak, soyadları mutlaka Türkçe olacaktı. Bireyin kendi tarihi ve kimliğiyle bağlantısını koparmayı hedefleyen bu uygulamaya, benzer politikaların uygulandığı birçok yerde rastlamak mümkündü.

soyadi2
Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde seçkinlerin istedikleri soyadını almalarına izin verilirken, özellikle Kürtlerin yaşadığı bölgelerde nüfus memurluklarına isim listeleri gönderildi. Nüfus memurları, fikirlerini sormaya bile gerek görmeden Kürt ailelere uygun buldukları “Türkçe” isimleri verdiler. Bunlar Kürtlerin ulusal kimliğiyle, kültürüyle, yaşam tarzıyla, geçmişiyle ve gelenekleriyle en küçük bir ilgisi olmayan isimlerdi. Pek çok Kürt, “Türk” gibi abes soyadlarını kullanmak zorunda kaldılar. Birçok aileye aynı soyadı verildiği için, kayıtlarda ciddi karışıklılar yaşandı.

Kemalistler bu şekilde Kürtleri Türkleştirdiklerini sandılar, ancak bunun böyle olmadığı çok açık bir şekilde ortaya çıktı. Kürtler tüm baskılara, işkencelere, katliamlara rağmen ayağa kalkarak direndiler, direnmeye devam ediyorlar.

Manuscute neresidir? Bitlis’ten üç, Diyarbekir’den beş günlük mesafededir
1600 yılının temmuz ayında, beraberindeki altı yüz kişilik bir kervan eşliğinde Halep üzeri Diyarbekir ve Bitlis yaparak yolculuğuna devam eden...
Aşkın ve İmanın Şairi: Fethi
Kalemin ve kelamın gücünü simgeleyen, ona hayat katan, yüreğinin çığlıklarını korkusuzca bütün renkleriyle ortaya koyabilen Kürt coğrafyasının edebi hafızasında unutulmuş,...
İsveç kralı Demirbaş Şarl’ın (1709) Osmanlı’ya borçları  ve alacaklıların İsveç macerası
Osmanlı tarihinde Kral Demirbaş Şarl’ın askerleriyle birlikte İstanbul’daki Sultan’a sığındığı ve yıllarca padişahın misafiri olduğu anlatılır. Peki kimdi bu kral?...
Kurdîyê Bidlîsî Kimdi?
  1918-1919 yılarında Kürt basınında yazılarına rastladığımız Kurdîyê Bidlîsî kimdi?                 M.MALMÎSANIJ  ...
Geleneksel Kürt Mezar Taşları – Filîtê Quto Örneği
Hançer, Kürtler arasında sıklıkla kullanılan ve taşınan bıçak çeşididir. Kürt erkekleri 1900’lerin başlarına kadar hançerleri günlük hayatında taşımış ve kullanmıştır....
160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ