Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,31 / Satış: 6,33
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

Asimilasyon Aracı Soyadı Kanunu!

Asimilasyon Aracı Soyadı Kanunu!
  • 19.11.2015
  • 3.463 kez okundu

soyadi1

 

 

21 Haziran 1934: Bir asimilasyon aracı olarak Soyadı Kanunu

 

 

 

 

 

İttihat ve Terakki’den devraldıkları yöntem, kadro ve usullerle bir ulus-devlet inşa etmeye çalışan Kemalistler, projelerinin önünde engel olarak gördükleri “Türk-olmayan” unsurları asimile etmek için çeşitli teknik ve taktikler geliştirdiler. Bunların en önemli ve ağırlarından biri, “Soyadı Kanunu” adı verilen uygulamaydı. Kürtler ve Anadolu’nun katliamlardan kurtulabilen Hristiyan halkları bu şekilde zorla Türkleştirilmeye çalışıldı.

İttihat ve Terakki’yle birlikte başlayan ulus-devlet kurma projesi, Mustafa Kemal liderliğindeki Kemalistler tarafından kararlılıkla sürdürüldü. İttihatçı kadrolardan oluşan Kemalistler, dünya savaşı esnasında uyguladıkları politikaları uygulamaya devam ederek, cumhuriyetin içinde “ulusal birliğe” zarar vereceklerini düşündükleri bütün unsurları çeşitli şekillerde tasfiye ettiler. Fiziksel olarak ortadan kaldırmadıklarını ise asimile etmek için ellerinden geleni yaptılar. Soyadı Kanunu, bu çabaların en etkileyicilerinden biridir.
1934 yılında çıkarılan kanun ile herkese zorla bir soyadı verildi. Türk adı dışındaki etnik çağrışım yaptıracak bütün isimlerin soyadı olarak kullanılması yasaklandı. “Medenileşmenin” bir nişanesi olarak gündeme getirilen kanun, Bakanlar Kurulunca hazırlanan “soyadı nizamnamesiyle” uygulamaya sokuldu. Buna göre Kürtoğlu, Arnavutoğlu vb. gibi milliyete vurgu yapan isimler soyadı olarak alınamayacak; “yan, of, viç, pulos, zade, mahdumu” gibi takılar kullanılamayacak, soyadları mutlaka Türkçe olacaktı. Bireyin kendi tarihi ve kimliğiyle bağlantısını koparmayı hedefleyen bu uygulamaya, benzer politikaların uygulandığı birçok yerde rastlamak mümkündü.

soyadi2
Türklerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde seçkinlerin istedikleri soyadını almalarına izin verilirken, özellikle Kürtlerin yaşadığı bölgelerde nüfus memurluklarına isim listeleri gönderildi. Nüfus memurları, fikirlerini sormaya bile gerek görmeden Kürt ailelere uygun buldukları “Türkçe” isimleri verdiler. Bunlar Kürtlerin ulusal kimliğiyle, kültürüyle, yaşam tarzıyla, geçmişiyle ve gelenekleriyle en küçük bir ilgisi olmayan isimlerdi. Pek çok Kürt, “Türk” gibi abes soyadlarını kullanmak zorunda kaldılar. Birçok aileye aynı soyadı verildiği için, kayıtlarda ciddi karışıklılar yaşandı.

Kemalistler bu şekilde Kürtleri Türkleştirdiklerini sandılar, ancak bunun böyle olmadığı çok açık bir şekilde ortaya çıktı. Kürtler tüm baskılara, işkencelere, katliamlara rağmen ayağa kalkarak direndiler, direnmeye devam ediyorlar.

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ