Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,84 / Satış: 6,87
€ EURO → Alış: 7,67 / Satış: 7,70

Ermeniler Fiziki Azeriler Beyaz Soykırım Uyguladılar Kürtlere

Ermeniler Fiziki Azeriler Beyaz Soykırım Uyguladılar Kürtlere
  • 19.11.2015

Anavatan dışına savrulan, dünyanın farklı farklı bölgelerine göçmüş/göçertilmiş diaspora Kürdleri asimilasyon ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Beşinci parça olarak bilenen Kızıl Kürdistan’dan göç ederek Azerbaycan kentlerine dağılan veya öteden beri Azarbaycan’da yaşayan Kürdler de büyük oranda asimile edilmiş durumda.

 

 

 

 

 

 

Dünyanın neredeyse her kıtasına göçmüş Kürdlerle karşılaşmak mümkün. Kafkasya, Uzakdoğu, Afrika ve dünyanın birçok yerine dağılan milyonlarca Kürd uzun yıllardır varlıklarını koruyor. Kafkas Kürdleri ile Azerbaycan Kürdleri, Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan Karabağ Savaşı’ndan sonra Kızıl Kürdistan’dan tamamen göç etmek zorunda bırakıldı. Kürdsüzleştirilen Kızıl Kürdistan’ın, Kelbecer, Laçin, Kubatlı ve Zengilan adında dört şehri bulunmakta. Özerk Karabağ Bölgesi’nin 1991-92’de Ermenistan’ın eline geçmesinin ardından Kızıl Kürdistan ilhak edildi. Ermenistan’ın önce Laçin ve devamında Kelbecer, Kubatlı ve Zengilan gibi Kürd yerleşimler 1993 yılının sonuna doğru ilhak edildi. Burada 1992 yılında kurulan Kızıl Kürdistan bölgesi Ermeniler tarafından yıkılarak bölgede yaşayan yaklaşık 300 bin Kürd göç etmek zorunda bırakıldı ve bölge tamamen Kürdsüzleştirildi. Göçen suni Müslüman Kürdlerin bir kısmı Azarbaycan’a sığındı.

Azerbaycan’da yaşayan Kürdlerin yüzde 90’ı 1920’lerde Sovyet döneminde kurulan Azarbaycan Sosyalist Cumhuriyeti’nde başlayan asimilasyonun etkisiyle Kürdçeyi unutmuş durumda. Azarbaycan Kürdleri zaman zaman kimi folklorik çalışmalar yapıp, gazete ve dergiler yayınlasa da bunun sınırlı kaldığı ifade edilebilir. Azerbaycan’da yaşayan neredeyse 1 milyonu aşkın Kürd dilini konuşamadığı gibi ya Kürd olduğundan habersiz yaşıyor ya da kökenini inkar ediyor.

Kafkas Kürdlerinin rüyası: Kızıl Kürdistan

1923 yılında Sovyetlerle birlikte o bölgede kurulan Kürdistan kazası, tam özerk bir bölge olmasa da Kürdistan ismi resmen kullanıldı. 1923 yılında kurulan Kürdistan kazası, 1929 yılında illeştirme adı altında Kürdistan Bölgesi adını aldı. Stalin tarafından varlığına son verilen Kızıl Kürdistan bölgesi varlığımı sadece 50 gün sürdürebildi. 1930’lu yılların başında ise tamamen iptal edilerek yerine Kürd illeri Kelbecer, Kubatlı, Laçin, Zengilan oluşturuldu.
ermenilerbitlis

 

1990’da Sovyetlerin dağılması ardından, Laçin bölgesinde yaşayan Kürdler tekrar biraraya gelerek 1992’de Kızıl Kürdistan Cumhuriyetini yeniden canlandırmak istedi. Azerilere karşı bir tampon bölge olması itibarı ile ilk zamanlar Ermenistan yönetimi tarafından desteklenen ve liderliğini Vekil Mustafa’nın yaptığı Kızıl Kürdistan bölgesi kısa bir süre sonra Erivan yönetimi tarafından dağıtıldı. Silah ve ekonomik yardımdan yoksun olan Kızıl Kürdistan Kürdleri Rusya, Ermenistan ve Azarbaycan’a dağıldı.

Laçin Kürdleri pasaportlarına Kürd yazdırdı

1978’de Sovyetlerin çökmesinden önce Laçin Kürdleri, pasaportlarının milliyet kısmına Kürd yazılması için küçük bir isyan başlattılar. Azerbaycan’ın çok uluslu bir devlet olması ve pasaportlara Azerbaycanlı yazılmasına karşı başlatılan bu isyan uzun soluklu bir mücadele sonrasında başarıyla sonuçlandı. Bu mücadele sonucunda sadece mücadele eden 12 bin Laçin Kürdün pasaportlarına Kürd yazıldı. Sovyetlerin çöküşünün ardından Azerbaycan’da bir Kürd derneği kuruldu ve Dengê Kurd adında Kürdçe, Rusça ve Azerice yayın yapın bir gazete çıkarıldı. Kürd dilinin korunmasına yönelik çabaların çok sınırlı olması nedeniyle asimilasyonun önüne geçme konusunda ise başarılı olamadı.

‘Kürdistan’daki gelişmelere bağlı olarak bir kıpırdanma var’

Kürdlere yönelik asimilasyonun başarılı olduğunun altını çizen Yazar Hejarê Şamil, “Azerbaycan’da Kürd kültürünün korunup geliştirilmesi için ciddi bir çalışma yok” diyerek Kürdlerin içinde bulundukları durumu açıkça gözler önüne seriyor. Azerbaycan’da Kürdi gelişmelerin yaşanmasının tamamen Kürdistan’ın diğer parçalarındaki gelişmelere bağlı olacağına vurgu yapan Şamil, “Eğer bağımsız bir Kürdistan olursa şimdi kendisine Kürd demeyenlerin yüzde 90’nının kendisine Kürd diyeceğine inanıyorum. Bu güç olmak ile güce yaslanmaya bağlı bir meseledir” dedi. Azerbaycan’ın geçmiş dönemlerdeki neredeyse bütün dışişleri bakanlarının Kürd kökenli olduğunu belirten Şamil, parlamentoya da her dönem 50-60 Kürd parlamenterin girdiğine işaret ederek, “Onların hiçbiri Kürdleri savunmaz. Türkiye ile kıyaslarsak, Özal ve Ecevit gibiler. Asimile olmuş Kürde kimse baskı yapmaz. Azerileşmiş Kürdlere de baskı yoktur. Kürdler içerisinde yurtsever, dilini bilen Kürd kültürünün geliştirilmesini, Kürdistan’la ilişki kurulmasını isteyenler var. Güney ve Kuzey Kürdistan’daki gelişmelerle ilgili bir kıpırdanma söz konusu. Ama devlet onlara ciddi müdahalelerde bulunuyor. Siyasi talepler ileri sürmezsen, yani sadece dergi, gazete, dil kursları ve folklorik çalışmaları istersen, destek vermediği gibi müdahale de etmiyor. Ama siyasileştiği gibi her türlü baskıya başvuruyor” şeklinde devam etti.

Kürdlere, Ermeniler fiziki, Azeriler beyaz soykırım uyguladı

Bağımsız Kürdistan’ın kurulmasıyla birlikte Azerbaycan Kürdlerine dair öngörülerini sorduğumuz Şamil, “Kürdler Ermeniler tarafından fiziki, Azeriler tarafından da beyaz soykırıma maruz kaldılar. Kürdlerin kendi imkanları ve iradeleriyle durumu değiştirmeleri söz konusu değil. Asimilasyondan dolayı öyle bir şansları yok. Ancak Kürdistan’daki gelişmeler manevi olarak etkiliyor. Yarın kurulacak bir bağımsız Kürdistan ile Azerbaycan devleti arasındaki ilişkilerde oradaki Kürdlerin durumunu olumlu etkiler” dedi.

Kızıl Kürdistan’ı Kürdsüzleştirdiler

Azerbaycan’da yayın yapan Diplomat Gazetesi’nin Başyazarı Tahir Sileman ise, Karabağ’ın işgalinden sonra Kızıl Kürdistan’daki tüm Kürdlerin göç ettirildiğine dikkat çekerek, “Kızıl Kürdistan tamamen göç ettirildi ve dağıtılarak Kürdsüzleştirildi” dedi. Azerbaycan’daki Kürdlere yönelik kültürel ve basın çalışmalarının çok sınırlı olduğunu ve arttırılması gerektiğinin altını çizen Sileman, 4 dilde yayın yapan Diplomat Gazetesi’nin Kürd ve Kürdistan gündemleri ile okurlarını haberdar etmek adına önemli bir misyona sahip olduğunu belirtti.

Güney Kürdistan, Azerbaycan’da temsilcilik açmalı

Kürdistan’ın diğer parçalarının kendilerine destek vermediğini ve ilgilenmediğini kaydeden Sileman, Azerbaycan’daki Kürdlerle ilgili, festival, konser gibi çeşitli etkinliklerin yapılarak etkileşimin sağlanması gerektiğini söyledi. Sileman şöyle devam etti: “Azerbaycan Kürdleri ile ilgilenerek tanımaya çalışın. Kendi etkinliklerinize çağırın. Güney Kürdistan ve Kuzey Kürdistan’dan defalarca talepte bulundum. Bunun dışında Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin Azerbaycan’da bir temsilcilik açmasını istiyoruz. Asimile oluyoruz ve böyle giderse 10-20 yıl sonra Azerbaycan’da Kürdçe konuşan hiç kimse kalmayacak. Şu anda Azerbaycan’da binlerle ifade edilen Kürdün varlığından bahsediliyor ama iyi araştırılırsa buradaki Kürd nüfusunun ne kadar çok olduğu görülecek. Ama maalesef ne Kuzey ne de Güney Kürdleri bize sahip çıkmadı. Kürdçe eğitim veren bir okul yok. Ve maalesef buradaki aydınlarımız, yazarlarımız ve bilim insanlarımızın da böyle bir derdi yok.” Son resmi rakamlara göre Azerbaycan’da 13 bin Kürd olduğunu ifade eden Sileman, bunun gerçeği yansıtmadığını ve şu anda 1 milyonu aşkın Kürdün olduğunu kaydetti. Azerbaycan’da yaşayan Kürdlerin dağınık bir şekilde yaşadığını aktaran Sileman, Kürd kurumlarına büyük ihtiyaç olduğunu da sözlerine ekledi.

Etiketler: / / / / / /

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ