Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,36 / Satış: 6,38
€ EURO → Alış: 7,43 / Satış: 7,46

Ermeniler Fiziki Azeriler Beyaz Soykırım Uyguladılar Kürtlere

Ermeniler Fiziki Azeriler Beyaz Soykırım Uyguladılar Kürtlere
  • 19.11.2015
  • 5.161 kez okundu

Anavatan dışına savrulan, dünyanın farklı farklı bölgelerine göçmüş/göçertilmiş diaspora Kürdleri asimilasyon ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Beşinci parça olarak bilenen Kızıl Kürdistan’dan göç ederek Azerbaycan kentlerine dağılan veya öteden beri Azarbaycan’da yaşayan Kürdler de büyük oranda asimile edilmiş durumda.

 

 

 

 

 

 

Dünyanın neredeyse her kıtasına göçmüş Kürdlerle karşılaşmak mümkün. Kafkasya, Uzakdoğu, Afrika ve dünyanın birçok yerine dağılan milyonlarca Kürd uzun yıllardır varlıklarını koruyor. Kafkas Kürdleri ile Azerbaycan Kürdleri, Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan Karabağ Savaşı’ndan sonra Kızıl Kürdistan’dan tamamen göç etmek zorunda bırakıldı. Kürdsüzleştirilen Kızıl Kürdistan’ın, Kelbecer, Laçin, Kubatlı ve Zengilan adında dört şehri bulunmakta. Özerk Karabağ Bölgesi’nin 1991-92’de Ermenistan’ın eline geçmesinin ardından Kızıl Kürdistan ilhak edildi. Ermenistan’ın önce Laçin ve devamında Kelbecer, Kubatlı ve Zengilan gibi Kürd yerleşimler 1993 yılının sonuna doğru ilhak edildi. Burada 1992 yılında kurulan Kızıl Kürdistan bölgesi Ermeniler tarafından yıkılarak bölgede yaşayan yaklaşık 300 bin Kürd göç etmek zorunda bırakıldı ve bölge tamamen Kürdsüzleştirildi. Göçen suni Müslüman Kürdlerin bir kısmı Azarbaycan’a sığındı.

Azerbaycan’da yaşayan Kürdlerin yüzde 90’ı 1920’lerde Sovyet döneminde kurulan Azarbaycan Sosyalist Cumhuriyeti’nde başlayan asimilasyonun etkisiyle Kürdçeyi unutmuş durumda. Azarbaycan Kürdleri zaman zaman kimi folklorik çalışmalar yapıp, gazete ve dergiler yayınlasa da bunun sınırlı kaldığı ifade edilebilir. Azerbaycan’da yaşayan neredeyse 1 milyonu aşkın Kürd dilini konuşamadığı gibi ya Kürd olduğundan habersiz yaşıyor ya da kökenini inkar ediyor.

Kafkas Kürdlerinin rüyası: Kızıl Kürdistan

1923 yılında Sovyetlerle birlikte o bölgede kurulan Kürdistan kazası, tam özerk bir bölge olmasa da Kürdistan ismi resmen kullanıldı. 1923 yılında kurulan Kürdistan kazası, 1929 yılında illeştirme adı altında Kürdistan Bölgesi adını aldı. Stalin tarafından varlığına son verilen Kızıl Kürdistan bölgesi varlığımı sadece 50 gün sürdürebildi. 1930’lu yılların başında ise tamamen iptal edilerek yerine Kürd illeri Kelbecer, Kubatlı, Laçin, Zengilan oluşturuldu.
ermenilerbitlis

 

1990’da Sovyetlerin dağılması ardından, Laçin bölgesinde yaşayan Kürdler tekrar biraraya gelerek 1992’de Kızıl Kürdistan Cumhuriyetini yeniden canlandırmak istedi. Azerilere karşı bir tampon bölge olması itibarı ile ilk zamanlar Ermenistan yönetimi tarafından desteklenen ve liderliğini Vekil Mustafa’nın yaptığı Kızıl Kürdistan bölgesi kısa bir süre sonra Erivan yönetimi tarafından dağıtıldı. Silah ve ekonomik yardımdan yoksun olan Kızıl Kürdistan Kürdleri Rusya, Ermenistan ve Azarbaycan’a dağıldı.

Laçin Kürdleri pasaportlarına Kürd yazdırdı

1978’de Sovyetlerin çökmesinden önce Laçin Kürdleri, pasaportlarının milliyet kısmına Kürd yazılması için küçük bir isyan başlattılar. Azerbaycan’ın çok uluslu bir devlet olması ve pasaportlara Azerbaycanlı yazılmasına karşı başlatılan bu isyan uzun soluklu bir mücadele sonrasında başarıyla sonuçlandı. Bu mücadele sonucunda sadece mücadele eden 12 bin Laçin Kürdün pasaportlarına Kürd yazıldı. Sovyetlerin çöküşünün ardından Azerbaycan’da bir Kürd derneği kuruldu ve Dengê Kurd adında Kürdçe, Rusça ve Azerice yayın yapın bir gazete çıkarıldı. Kürd dilinin korunmasına yönelik çabaların çok sınırlı olması nedeniyle asimilasyonun önüne geçme konusunda ise başarılı olamadı.

‘Kürdistan’daki gelişmelere bağlı olarak bir kıpırdanma var’

Kürdlere yönelik asimilasyonun başarılı olduğunun altını çizen Yazar Hejarê Şamil, “Azerbaycan’da Kürd kültürünün korunup geliştirilmesi için ciddi bir çalışma yok” diyerek Kürdlerin içinde bulundukları durumu açıkça gözler önüne seriyor. Azerbaycan’da Kürdi gelişmelerin yaşanmasının tamamen Kürdistan’ın diğer parçalarındaki gelişmelere bağlı olacağına vurgu yapan Şamil, “Eğer bağımsız bir Kürdistan olursa şimdi kendisine Kürd demeyenlerin yüzde 90’nının kendisine Kürd diyeceğine inanıyorum. Bu güç olmak ile güce yaslanmaya bağlı bir meseledir” dedi. Azerbaycan’ın geçmiş dönemlerdeki neredeyse bütün dışişleri bakanlarının Kürd kökenli olduğunu belirten Şamil, parlamentoya da her dönem 50-60 Kürd parlamenterin girdiğine işaret ederek, “Onların hiçbiri Kürdleri savunmaz. Türkiye ile kıyaslarsak, Özal ve Ecevit gibiler. Asimile olmuş Kürde kimse baskı yapmaz. Azerileşmiş Kürdlere de baskı yoktur. Kürdler içerisinde yurtsever, dilini bilen Kürd kültürünün geliştirilmesini, Kürdistan’la ilişki kurulmasını isteyenler var. Güney ve Kuzey Kürdistan’daki gelişmelerle ilgili bir kıpırdanma söz konusu. Ama devlet onlara ciddi müdahalelerde bulunuyor. Siyasi talepler ileri sürmezsen, yani sadece dergi, gazete, dil kursları ve folklorik çalışmaları istersen, destek vermediği gibi müdahale de etmiyor. Ama siyasileştiği gibi her türlü baskıya başvuruyor” şeklinde devam etti.

Kürdlere, Ermeniler fiziki, Azeriler beyaz soykırım uyguladı

Bağımsız Kürdistan’ın kurulmasıyla birlikte Azerbaycan Kürdlerine dair öngörülerini sorduğumuz Şamil, “Kürdler Ermeniler tarafından fiziki, Azeriler tarafından da beyaz soykırıma maruz kaldılar. Kürdlerin kendi imkanları ve iradeleriyle durumu değiştirmeleri söz konusu değil. Asimilasyondan dolayı öyle bir şansları yok. Ancak Kürdistan’daki gelişmeler manevi olarak etkiliyor. Yarın kurulacak bir bağımsız Kürdistan ile Azerbaycan devleti arasındaki ilişkilerde oradaki Kürdlerin durumunu olumlu etkiler” dedi.

Kızıl Kürdistan’ı Kürdsüzleştirdiler

Azerbaycan’da yayın yapan Diplomat Gazetesi’nin Başyazarı Tahir Sileman ise, Karabağ’ın işgalinden sonra Kızıl Kürdistan’daki tüm Kürdlerin göç ettirildiğine dikkat çekerek, “Kızıl Kürdistan tamamen göç ettirildi ve dağıtılarak Kürdsüzleştirildi” dedi. Azerbaycan’daki Kürdlere yönelik kültürel ve basın çalışmalarının çok sınırlı olduğunu ve arttırılması gerektiğinin altını çizen Sileman, 4 dilde yayın yapan Diplomat Gazetesi’nin Kürd ve Kürdistan gündemleri ile okurlarını haberdar etmek adına önemli bir misyona sahip olduğunu belirtti.

Güney Kürdistan, Azerbaycan’da temsilcilik açmalı

Kürdistan’ın diğer parçalarının kendilerine destek vermediğini ve ilgilenmediğini kaydeden Sileman, Azerbaycan’daki Kürdlerle ilgili, festival, konser gibi çeşitli etkinliklerin yapılarak etkileşimin sağlanması gerektiğini söyledi. Sileman şöyle devam etti: “Azerbaycan Kürdleri ile ilgilenerek tanımaya çalışın. Kendi etkinliklerinize çağırın. Güney Kürdistan ve Kuzey Kürdistan’dan defalarca talepte bulundum. Bunun dışında Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin Azerbaycan’da bir temsilcilik açmasını istiyoruz. Asimile oluyoruz ve böyle giderse 10-20 yıl sonra Azerbaycan’da Kürdçe konuşan hiç kimse kalmayacak. Şu anda Azerbaycan’da binlerle ifade edilen Kürdün varlığından bahsediliyor ama iyi araştırılırsa buradaki Kürd nüfusunun ne kadar çok olduğu görülecek. Ama maalesef ne Kuzey ne de Güney Kürdleri bize sahip çıkmadı. Kürdçe eğitim veren bir okul yok. Ve maalesef buradaki aydınlarımız, yazarlarımız ve bilim insanlarımızın da böyle bir derdi yok.” Son resmi rakamlara göre Azerbaycan’da 13 bin Kürd olduğunu ifade eden Sileman, bunun gerçeği yansıtmadığını ve şu anda 1 milyonu aşkın Kürdün olduğunu kaydetti. Azerbaycan’da yaşayan Kürdlerin dağınık bir şekilde yaşadığını aktaran Sileman, Kürd kurumlarına büyük ihtiyaç olduğunu da sözlerine ekledi.

Etiketler: / / / / / /

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ