Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,05 / Satış: 6,08
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,56

Ezidi Katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi

Ezidi Katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi
  • 19.11.2015

ezidi2Herşeye rağmen, gene de Ezidi’yiz!

Ezidi katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi

 

 

 

 

 

İslami ve özellikle de Osmanlı döneminde, ezidilere hiç müsamaha gösterilmemiş, ezidiliğe inananların “katli helal” olarak görülmüştür. Osmanlı idaresi tarafından çoğu durumda, cezalandırılması gereken Kürdün ezidi sayılması yeterli gerekçe sayılmakta; “sapıkların cehenneme gönderilmeleri” için “meşru” görülür.

Evliya Çelebi’den, 1600’lı yıllarda, Rojkan Beyliği’nin ( Bitlis Hükümdarlığı) dağının-taşının “uzun saçlı, ezidi inançlılarla” dolu olduğunu ve bunların, Beyliğin silahlı kuvvetlerinin başlıca gücünü oluşturmaya devam ettiğini öğreniyoruz.

Melek Ahmed Paşa, Bitlis Bey’i Abdal Han üzerine yürümeden önce kendisine göndermiş olduğu mektupta, Onu, önce “fitne ve fesaddan olan ezidi kürtleriyle anlaşarak harici mezhepli bir adam” olmakla suçlar. Ve şeyhülislam Qazisinden de buna dayanarak savaş seferinin “hak” olduğuna dair fetva çıkarır.

***

Osmanlı döneminde Ezidi kürtlerin imha ve katledilmelerinin ne ölçüde “meşru” ve “haktan olduğuna” işaret eden bir Osmanlı belgesini veriyoruz.

***

“Yüce Hazretleri Efendimize ileteceğimiz aşağıdadır.

Sultan Hazretlerinin bundan beş-altı yıl öncesi yüce iradeleri ve Büyük Vezir Hazretlerinin emri üzerine “pencik” sistemine göre Cebel-î Sincar ve dolaylarındaki şeytana tapanlardan köle ve köle kadınlar toplandı.

Bunlar arasında dört tane kardeş olan küçük çocuklar da vardı. İki yaşındaki küçük olanıyla büyük kardeşini birlikte sadık hizmetçileriniz durumunda bulunan bizler alıkoyduk. Diğer kardeşlerinden biri Diyarbakır’da köledir. Dördüncü kardeşleri şu anda Birinci Süvari Alayı Komutanı olan Mustafa Bey’in yanında bulunuyor. Bu kardeşlerin annesi rahmetli Mirza Paşa’nın yanında cariye olarak bulunduğu dönemde, Diyarbakır’da bulunan oğlunun serbest bırakılması için uğraşmış ve başarmıştır.

Özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz, islam dininden vazgeçerek şeytana tapanların yuvasına geri dönmüştür. O, Diyarbakır’da bulunan çocuklarını da kaçırmış, onları kendisiyle birlikte alarak, şeytana tapmalarını sağlamıştır.

Yanımızda bulunan diğer kardeşlerine ara sıra soruyoruz: “Anneniz nerede?”.
Onlar cevap veriyorlardı: “Annemiz ve kardeşimiz Diyarbakır’da yaşıyorlar.”

Sizin emriniz üzere oraya gittiğimizde, yol üstünde, Beşiri Sancağı’nda bulunan bir köye ulaştık. Orada, ismi geçen kölenin önceki iyi tavrını bırakıp imana ihanet etmiş olduğu ve hatta bu köydeki insanları islamdan vazgeçirmeye çalışmış olduğu anlaşıldı.

Köyde bulunduğumuz müddet içinde, sinsice kaçmak için bir gece atlarımızdan birini ahırdan çıkararak yola düşmek için hazırlamış, fakat bekçiler farkına vararak onu yakalamışlar. Kendisini yanımıza getirdiler. Xerzan İdari Amiri Derviş Bey, Beşiri Sancağı Komutanı Selim Ağa ve Bizim Sancak Amirimiz de yanımızda bulunuyorlardı.

Kendisine sorduk: “Neden kaçıyorsun –askeri hizmetten mi yoksa başka bir sebebi mi var?”
O, bize şu cevabı verdi:

“Bu değil (askeri hizmet). Babam ve Annem buraya geldiler. Beni doğup büyüdüğüm yerimize, halkımın yanına götürmek niyetindedirler.”

Babası ve annesini çağırdık ve sorduk:

“Senin, rahmetli Mirza Paşa’dan, serbest olduğuna dair belgen var. Bir kez, islami kabul etmiş olan biri yeniden şeytana tapan biri olur mu?”

Üçü de katti surette şu cevabı verdiler:

“Ne olursak olalım, gene de kendi halkımızdanız. Bizlerin, islamı can-i gönülle kabul etmesi mümkün değildir.”

İşte bu şekilde, onlar Hz. Muhammed inancına karşı geldiler. Bölgemizde buna benzer çok durumlar olduğundan, yüce hayırlı amaç uğruna, onlara, ruhlarını temizlemek için layık oldukları cezayı vererek sabıkları cehenneme yolladık.

Öldürüldüklerini Size bildirirken, sadakatimizi tekrar etme cesaretini gösteriyoruz.

Daima Emrinizdeyiz.

17 Muharrem 1256 (21. III. 1840) Senesi, Sadık Hizmetçileriniz Ali ve Ali Rıza

Çev. Yaşar Abdulselamoglu
Kürt Milletini ortadan kaldırmak isteyen emirkulu “Sadık Hizmetçiler” işe ezidilerden başlardı, hala aynen öyle devam ediyorlar…

Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
Fransızca Çizgi Anlatımda Bitlis ve Kürdler  
Bitlis’in tarihteki konumu ve önemi üzerine yüzlerce makale, anlatım ve arşive denk gelmişimdir. Hepsinde de özellikle iki önemli siyaset adamının...
Bir Askerin Günlüğü ‘Dersim Soykırımı’
Çalışmalarını Almanya’da sürdüren tarihçi Zeynep Türkyılmaz Dersim’de 1938’te devlet eliyle yaşatılan vahşete dair önemli bir belgeyi paylaşıyor. Harekata katılan bir...
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ – El-Hediyyetü’l-Ḥamîdiyye fi’l-luġati’l-Kürdiyye
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ, ilk meclisin her iki devre çalışmalarına aktif biçimde katıldı ve Kānûn-ı Esâsî taraftarı ve istibdat karşıtı yönelimiyle...
Nasuh Paşa Bitlislilerin damadı idi
Bitlislilerin damadı olan Nasuh Paşa’nın adının verildiği ‘Nasuh Paşa Camii, 1920’ler, Amid (Kara-Amid) Diyarbekir. Nasuh Paşa da, diğer bir çok...
İsmail Beşikçi Vakfı’nda Bitlis tarihi üzerine panel
Di vê panelê de bi riya nivîsên Baran Zeydanlıoğlu yên di derbarê bajarê Bêdlîsê û paşeroja hikumdarên wê de dê...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ