Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,06 / Satış: 6,09
€ EURO → Alış: 6,78 / Satış: 6,81

Ezidi Katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi

Ezidi Katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi
  • 19.11.2015

ezidi2Herşeye rağmen, gene de Ezidi’yiz!

Ezidi katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi

 

 

 

 

 

İslami ve özellikle de Osmanlı döneminde, ezidilere hiç müsamaha gösterilmemiş, ezidiliğe inananların “katli helal” olarak görülmüştür. Osmanlı idaresi tarafından çoğu durumda, cezalandırılması gereken Kürdün ezidi sayılması yeterli gerekçe sayılmakta; “sapıkların cehenneme gönderilmeleri” için “meşru” görülür.

Evliya Çelebi’den, 1600’lı yıllarda, Rojkan Beyliği’nin ( Bitlis Hükümdarlığı) dağının-taşının “uzun saçlı, ezidi inançlılarla” dolu olduğunu ve bunların, Beyliğin silahlı kuvvetlerinin başlıca gücünü oluşturmaya devam ettiğini öğreniyoruz.

Melek Ahmed Paşa, Bitlis Bey’i Abdal Han üzerine yürümeden önce kendisine göndermiş olduğu mektupta, Onu, önce “fitne ve fesaddan olan ezidi kürtleriyle anlaşarak harici mezhepli bir adam” olmakla suçlar. Ve şeyhülislam Qazisinden de buna dayanarak savaş seferinin “hak” olduğuna dair fetva çıkarır.

***

Osmanlı döneminde Ezidi kürtlerin imha ve katledilmelerinin ne ölçüde “meşru” ve “haktan olduğuna” işaret eden bir Osmanlı belgesini veriyoruz.

***

“Yüce Hazretleri Efendimize ileteceğimiz aşağıdadır.

Sultan Hazretlerinin bundan beş-altı yıl öncesi yüce iradeleri ve Büyük Vezir Hazretlerinin emri üzerine “pencik” sistemine göre Cebel-î Sincar ve dolaylarındaki şeytana tapanlardan köle ve köle kadınlar toplandı.

Bunlar arasında dört tane kardeş olan küçük çocuklar da vardı. İki yaşındaki küçük olanıyla büyük kardeşini birlikte sadık hizmetçileriniz durumunda bulunan bizler alıkoyduk. Diğer kardeşlerinden biri Diyarbakır’da köledir. Dördüncü kardeşleri şu anda Birinci Süvari Alayı Komutanı olan Mustafa Bey’in yanında bulunuyor. Bu kardeşlerin annesi rahmetli Mirza Paşa’nın yanında cariye olarak bulunduğu dönemde, Diyarbakır’da bulunan oğlunun serbest bırakılması için uğraşmış ve başarmıştır.

Özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz, islam dininden vazgeçerek şeytana tapanların yuvasına geri dönmüştür. O, Diyarbakır’da bulunan çocuklarını da kaçırmış, onları kendisiyle birlikte alarak, şeytana tapmalarını sağlamıştır.

Yanımızda bulunan diğer kardeşlerine ara sıra soruyoruz: “Anneniz nerede?”.
Onlar cevap veriyorlardı: “Annemiz ve kardeşimiz Diyarbakır’da yaşıyorlar.”

Sizin emriniz üzere oraya gittiğimizde, yol üstünde, Beşiri Sancağı’nda bulunan bir köye ulaştık. Orada, ismi geçen kölenin önceki iyi tavrını bırakıp imana ihanet etmiş olduğu ve hatta bu köydeki insanları islamdan vazgeçirmeye çalışmış olduğu anlaşıldı.

Köyde bulunduğumuz müddet içinde, sinsice kaçmak için bir gece atlarımızdan birini ahırdan çıkararak yola düşmek için hazırlamış, fakat bekçiler farkına vararak onu yakalamışlar. Kendisini yanımıza getirdiler. Xerzan İdari Amiri Derviş Bey, Beşiri Sancağı Komutanı Selim Ağa ve Bizim Sancak Amirimiz de yanımızda bulunuyorlardı.

Kendisine sorduk: “Neden kaçıyorsun –askeri hizmetten mi yoksa başka bir sebebi mi var?”
O, bize şu cevabı verdi:

“Bu değil (askeri hizmet). Babam ve Annem buraya geldiler. Beni doğup büyüdüğüm yerimize, halkımın yanına götürmek niyetindedirler.”

Babası ve annesini çağırdık ve sorduk:

“Senin, rahmetli Mirza Paşa’dan, serbest olduğuna dair belgen var. Bir kez, islami kabul etmiş olan biri yeniden şeytana tapan biri olur mu?”

Üçü de katti surette şu cevabı verdiler:

“Ne olursak olalım, gene de kendi halkımızdanız. Bizlerin, islamı can-i gönülle kabul etmesi mümkün değildir.”

İşte bu şekilde, onlar Hz. Muhammed inancına karşı geldiler. Bölgemizde buna benzer çok durumlar olduğundan, yüce hayırlı amaç uğruna, onlara, ruhlarını temizlemek için layık oldukları cezayı vererek sabıkları cehenneme yolladık.

Öldürüldüklerini Size bildirirken, sadakatimizi tekrar etme cesaretini gösteriyoruz.

Daima Emrinizdeyiz.

17 Muharrem 1256 (21. III. 1840) Senesi, Sadık Hizmetçileriniz Ali ve Ali Rıza

Çev. Yaşar Abdulselamoglu
Kürt Milletini ortadan kaldırmak isteyen emirkulu “Sadık Hizmetçiler” işe ezidilerden başlardı, hala aynen öyle devam ediyorlar…

Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
1914 Tarihli Bitlis İsyanının Osmanlı Arşiv Belgelerindeki Yansımaları – Cezalar, Mükâfatlar
1914 yılının ilk aylarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı Bitlis’te bir isyan meydana gelmişti. Ayaklanmanın liderleri, Hizan bölgesinin tanınmış dini...
Kürt Şarkılarında Ermeni Dostluğu / Gülizar’ın Feryadı
Kürt ve Ermeni ilişkileri tarihinde dikkat çeken önemli olaylardan birisi de 1889 yılında Ermeni kızı Gülizar’ın Kürt aşiret lideri Hacı...
Nivîskarno! Zarokên Me Heyf in
Ji ber ku min çîrokeke zarokan a sosret xwend, mecbûr mam ku vê gotarê binivîsim. Lewra zarokên me heyf in,...
Malazgirt savaşı ve Kürtler
Bu Savaş, Türklere Anadolu’nun kapılarını açmak için değil, amacı Malazgirt ve Ahlat’tan Rey ve Hemedan’a kadar olan İslam topraklarını ele...
1510’ların Bitlis’ini, Van Gölü çevresini ve Van’ı anlatan İtalyan tüccar
İtalyan bir tüccarın 16. yüzyılda kaleme aldığı anlatımından, kendisinin 1507 yılında Şah İsmail’in ordusu ile birlikte Erzincan’a geldiğini öğreniyoruz. Kırk...
Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı...
Şerefxanê Bedlîsî – Yaşamı ve Eserleri
Şerefxanê Bedlîsî, 25 Şubat 1543 yılında Mir Şemseddin’in oğlu olarak İran’ın Kerehrud şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Safevi devletinde geçti....
Selahaddin Eyyubi’nin kendi kaleminden Kürdler ve hayatı
İskenderiye Kütüphanesinde bulunan Selahattin Eyyubi’nin el yazması günlüğü, Fransız kadın yazar Genevieve Chauvel tarafından romanlaştırılmış. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin...
Bitlis’te konuşulan dillerin tarihçesi, inkar ve asimilasyon
Bir çok kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Bitlis, hem mimari hem de kültürel olarak muazzam bir geçmişe sahiptir....
Antik Çağ’da Kürdler
Kürtler, Ortadoğu’nun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve Hint-avrupa dil grubuna ait bir...
Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ