Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 3,86 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,55 / Satış: 4,57

Ezidi Katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi

Ezidi Katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi
  • 19.11.2015

ezidi2Herşeye rağmen, gene de Ezidi’yiz!

Ezidi katline ilişkin 21. III. 1840 tarihli bir Osmanlı Belgesi

 

 

 

 

 

İslami ve özellikle de Osmanlı döneminde, ezidilere hiç müsamaha gösterilmemiş, ezidiliğe inananların “katli helal” olarak görülmüştür. Osmanlı idaresi tarafından çoğu durumda, cezalandırılması gereken Kürdün ezidi sayılması yeterli gerekçe sayılmakta; “sapıkların cehenneme gönderilmeleri” için “meşru” görülür.

Evliya Çelebi’den, 1600’lı yıllarda, Rojkan Beyliği’nin ( Bitlis Hükümdarlığı) dağının-taşının “uzun saçlı, ezidi inançlılarla” dolu olduğunu ve bunların, Beyliğin silahlı kuvvetlerinin başlıca gücünü oluşturmaya devam ettiğini öğreniyoruz.

Melek Ahmed Paşa, Bitlis Bey’i Abdal Han üzerine yürümeden önce kendisine göndermiş olduğu mektupta, Onu, önce “fitne ve fesaddan olan ezidi kürtleriyle anlaşarak harici mezhepli bir adam” olmakla suçlar. Ve şeyhülislam Qazisinden de buna dayanarak savaş seferinin “hak” olduğuna dair fetva çıkarır.

***

Osmanlı döneminde Ezidi kürtlerin imha ve katledilmelerinin ne ölçüde “meşru” ve “haktan olduğuna” işaret eden bir Osmanlı belgesini veriyoruz.

***

“Yüce Hazretleri Efendimize ileteceğimiz aşağıdadır.

Sultan Hazretlerinin bundan beş-altı yıl öncesi yüce iradeleri ve Büyük Vezir Hazretlerinin emri üzerine “pencik” sistemine göre Cebel-î Sincar ve dolaylarındaki şeytana tapanlardan köle ve köle kadınlar toplandı.

Bunlar arasında dört tane kardeş olan küçük çocuklar da vardı. İki yaşındaki küçük olanıyla büyük kardeşini birlikte sadık hizmetçileriniz durumunda bulunan bizler alıkoyduk. Diğer kardeşlerinden biri Diyarbakır’da köledir. Dördüncü kardeşleri şu anda Birinci Süvari Alayı Komutanı olan Mustafa Bey’in yanında bulunuyor. Bu kardeşlerin annesi rahmetli Mirza Paşa’nın yanında cariye olarak bulunduğu dönemde, Diyarbakır’da bulunan oğlunun serbest bırakılması için uğraşmış ve başarmıştır.

Özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz, islam dininden vazgeçerek şeytana tapanların yuvasına geri dönmüştür. O, Diyarbakır’da bulunan çocuklarını da kaçırmış, onları kendisiyle birlikte alarak, şeytana tapmalarını sağlamıştır.

Yanımızda bulunan diğer kardeşlerine ara sıra soruyoruz: “Anneniz nerede?”.
Onlar cevap veriyorlardı: “Annemiz ve kardeşimiz Diyarbakır’da yaşıyorlar.”

Sizin emriniz üzere oraya gittiğimizde, yol üstünde, Beşiri Sancağı’nda bulunan bir köye ulaştık. Orada, ismi geçen kölenin önceki iyi tavrını bırakıp imana ihanet etmiş olduğu ve hatta bu köydeki insanları islamdan vazgeçirmeye çalışmış olduğu anlaşıldı.

Köyde bulunduğumuz müddet içinde, sinsice kaçmak için bir gece atlarımızdan birini ahırdan çıkararak yola düşmek için hazırlamış, fakat bekçiler farkına vararak onu yakalamışlar. Kendisini yanımıza getirdiler. Xerzan İdari Amiri Derviş Bey, Beşiri Sancağı Komutanı Selim Ağa ve Bizim Sancak Amirimiz de yanımızda bulunuyorlardı.

Kendisine sorduk: “Neden kaçıyorsun –askeri hizmetten mi yoksa başka bir sebebi mi var?”
O, bize şu cevabı verdi:

“Bu değil (askeri hizmet). Babam ve Annem buraya geldiler. Beni doğup büyüdüğüm yerimize, halkımın yanına götürmek niyetindedirler.”

Babası ve annesini çağırdık ve sorduk:

“Senin, rahmetli Mirza Paşa’dan, serbest olduğuna dair belgen var. Bir kez, islami kabul etmiş olan biri yeniden şeytana tapan biri olur mu?”

Üçü de katti surette şu cevabı verdiler:

“Ne olursak olalım, gene de kendi halkımızdanız. Bizlerin, islamı can-i gönülle kabul etmesi mümkün değildir.”

İşte bu şekilde, onlar Hz. Muhammed inancına karşı geldiler. Bölgemizde buna benzer çok durumlar olduğundan, yüce hayırlı amaç uğruna, onlara, ruhlarını temizlemek için layık oldukları cezayı vererek sabıkları cehenneme yolladık.

Öldürüldüklerini Size bildirirken, sadakatimizi tekrar etme cesaretini gösteriyoruz.

Daima Emrinizdeyiz.

17 Muharrem 1256 (21. III. 1840) Senesi, Sadık Hizmetçileriniz Ali ve Ali Rıza

Çev. Yaşar Abdulselamoglu
Kürt Milletini ortadan kaldırmak isteyen emirkulu “Sadık Hizmetçiler” işe ezidilerden başlardı, hala aynen öyle devam ediyorlar…

İsmet İnönü’nün Kürt Raporu
Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım. Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş ovasında tedricen ve Elazığ ovasında kuvvetli Türk...
Ah Tamara…
Van’daki Akdamar Adası’na da ismini verdiği rivayet edilen Akdamar efsanesi, zamanında bu adada yaşayan baş keşişin güzelliği dillere destan kızı...
Xelil Xeyali’nin Kürt Dili Üzerine Görüşleri
“Yayın yöntemi”ne ilişkin görüşü ikinci yazıya bırakmıştım. Fakat bu yönteme ilişkin ayrıntılı bilgiler vermeden önce onun temelini oluşturan bazı işlerden...
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kürt Şehri Bitlis
  Wilhelm Köhler/Kitap  17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan geniş coğrafyada sürüp giden yaşamla ilgili bugün elimizdeki en önemli...
Bitlis Beyliği’nin Statüsü,Rolü ve Önemi – Araştırma
Mela Mahmud Beyazidi; “Yabancı devletler, Kurdistan’ı işgal edebilmek için, herşeyden önce, Bitlis Beyliği’ni zapt etmeye yeltenmişlerdir.”        ...
1838’in Bitlis’i ve Southgate’in Kürd Şerif Bey ile tanışması
Bu çeviri, Amerikalı Misyoner rahip Horatio Southgate’in 1838 – 1839 yılları arasında Bitlis’ten geçerken tuttuğu notların İngilizce aslına sadık kalınarak...
Said Nursi’de Özgürlük Söylemi
  Gençken içine girdiği ilim dünyasında özgürlüğü bir hayat biçimi olarak benimsemiştir. İlk hayatı hocaları ile olan serüvende onun düşüncelerini...
Kırd,Kırmanc, Dımıli veya Zaza Kürtleri
Bazı illerde ise denebilir ki sadece birer ilçenin sınırları içinde Dımıli lehçesi konuşulur. Semsûr’un Alduş (Gerger), Ruha’nın Sêwreg (Siverek), Bedlis’in...
Kerkük Kan Ağlıyormuş
“Kerkük, Kürdistan´ın bir parçasıdır. Oradaki Türkmenler, Kürtlere sığınmış muhacir ve sığınmacılardır. Kerkük, Azerbeycan´da bir kent değil ki Türk´ü kan ağlasın....
Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası
  Bediüzzaman Saidê Kurdî Henüz 30 yaşlarında Van’dan İstanbul’a gidip Fatih’te bulunan Şekirci Hanı’na yerleşiyor. Ve odasının kapısına bu yazıyı...
Pîyesa ‘Bîdlîs’ ya Wîllîam Saroyan
Ehmed Kurd nîne, ji hindikayî (kêmhejmaran) ye, ango ji tirkan. Lê ferqa wî ew e ku xwediye loqonteyek e. Ji...
Vasa’yı kurtarmak, Hasankeyf’i öldürmek
On milyonluk nüfusu ile bir İskandinav ülkesi olan İsveç’te 1700’e yakın müze bulunmaktadır. Bu müzelerden dünyanın ilk açık hava müzesi...
Tarihte Kerkük ve Kürtler
  Kerkük tarihine kısaca bir bakalım; Arkeolojik kazılar sonucunda Kerkük’te 28 bin yıl önce Neandertallerin yaşadığı kanıtlanmıştır. Şehir bir çok...
Yol Ayrımı; Askeri Uçak ve Milletin Özgür İradesi
  Irak, denilen devlet 1926 yılında Gertrude Bell’in Kral Faysal ile misterik aşkının imkansız çocuğu olarak dünyaya geldi. Irak bir...
Lozan, Ankara ve Sevr Antlaşması
    Türkiye Lozan ve Ankara kartını Uluslararası topluma ve Kürtlere gösterirken, Sevr antlaşmasından neden söz etmez? İşte, Lozan, Ankara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ