Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,73 / Satış: 6,76
€ EURO → Alış: 7,32 / Satış: 7,35

IŞİD’in Askeri Stratejisi

IŞİD’in Askeri Stratejisi
  • 19.11.2015

daisbitlis1

 

 

Ebubekir El Bağdadi’nin halifeliğini ilan etmesinden bir yıl sonra IŞİD (Irak Şam İslam Devleti), ABD ve müttefiklerinin gerçekleştirdiği binlerce hava saldırısına rağmen, sahada önemli bir güç olmaya devam ediyor.

 

 

 

Bill Law Orta Doğu uzmanı BBC
ABD Başkanı Barack Obama’nın sözleriyle aktarılacak olursa, koalisyon güçlerinin hava saldırılarının amacı, IŞİD’i ‘geriletmek ve nihayetinde de yok etmekti’.

Ancak tersine IŞİD, sürpriz bir direnç gösterdi ve muharebelerde daha etkili bir şekilde ortaya çıktı.

IŞİD’in askeri stratejisiyle ilgili bir analiz bunun nedenini açıklamaya yardımcı oluyor.

Analizin merkezinde ‘kalma ve genişleme’ kavramı bulunuyor.

Bu, örgütün propaganda dergisi Dabık’ın 2014 Kasım sayısında açıkça ifade edilmiş.

IŞİD, teoriyi pratiğe çevirerek, başkent ilan ettiği Suriye kenti Rakka ve Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’da kalmayı sürdürdü.
Geçen aysa Irak’ın Anbar Eyaleti’nin parçası olan Ramadi kentini ve stratejik bir kasaba olan Palmira’yı ele geçirerek elinde tuttuğu alanları genişletti.
Üç halka

IŞİD’in nihai amacı küresel hâkimiyet.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Çalışmaları Enstitüsü’ne (ISW) göre IŞİD, bu amaç doğrultusunda dünyayı üç ayrı coğrafi halkaya ayırdı.

İç Halka, Irak ve el-Şam (Suriye).

Bunun çevresindeki halka geniş anlamıyla Orta Doğu ve Kuzey Afrika.

Uzak Halka ise Avrupa, Asya ve ABD.

Her halka ayrı askeri stratejilere sahip: Geleneksel savaş, gerilla savaşı ve terör saldırıları.

Bu stratejilerin üçü birden İç Halka’da etkili bir şekilde kullanılıyor.

Yakın Çevre’de, IŞİD’e bağlı gruplar tarafından yürütülen geleneksel savaş ve gerilla savaşının etkisi hissediliyor.

Mısır’daki Sina’da asker ve polise yönelik birçok saldırı ve Libya’da, Muammer Kaddafi’nin bir dönem kalelerinden olan Sirte dahil birkaç kentin ele geçirilmesi bu etkinin en önemli göstergeleri.

Bu arada sözde ‘yalnız kurtlar’ ise üçüncü halkada terör taktiklerini uyguluyor ve Avustralya, ABD ve Kanada’daki saldırılarıyla IŞİD’den övgü alıyor.
‘Kemer Stratejisi’

Irak ve Suriye’de, bomba yüklü araçların, birçoğu kaçan Irak güçlerinden ele geçirilen ABD yapımı Humveeler olmak üzere tekerlekli araçlar üzerine yerleştirilen bombaların, son derece başarılı muharebe silahları oldukları tescil edildi.Buna ilaveten bireysel intihar bombacısı kümeleri hem saldırırlarken hem de saldırı altında sahaya yerleştiriliyor.

Nispeten küçük kentsel alanlar, iki taraftan yapılan bomba yüklü araçlı saldırıları içeren ‘çimdik manevrasıyla’ istila ediliyor, daha sonra intihar bombası yeleği taşıyan cihatçılar yerleşime giriyor ve sonrasında da hafif silahlı ve hareketli araçlar ile savaşçılar geliyor.

Daha büyük kentler ise sızma (özellikle de Irak’taki haklarından mahrum olmuş Sünni topluluklara yönelik olarak geçerli) ve ISW’nin ‘Kemer Stratejisi’ olarak tanımladığı yöntemin bileşimiyle ele geçiriliyor.

Dağıtılmış birimler, enformel taktikler ve manevra özgürlüğünün söz konusu olduğu bu stratejide önce, geniş şehir merkezlerini çevreleyen kasaba ve köyler alınıyor. Yollar kapatılıyor ve bir kuşatma kemeri yaratılıyor.

IŞİD yaklaştıkça kemer daraltılıyor ve dış mahalleler ele geçiriliyor.

Çölleri kullanmak

IŞİD Suriye ve Irak’taki uçsuz bucaksız çöl bölgelerini kendi avantajı için kullanıyor.

Böylece, bazı savaşçılar stratejik bir kasaba, bir askeri üs veya bir baraj veya petrol rafinerisi gibi kilit önemdeki bir tesise saldırırken, göreceli olarak daha az sayıdaki cihatçılarsa çok daha büyük bir gücü meşgul ediyor.

Bu uygun ortama karşı, Suriye’nin Kobani kentinin savunması ve Irak’taki Tikrit kentinin geri alınması savaştaki alçakgönüllü başarılar olarak duruyor.
IŞİD, heybetli, yüksek motivasyonlu ve disiplinli bir savaş gücü.
Dahası IŞİD, iyi düşünülmüş, sistematik olarak yapılandırılmış ve kesin olarak kanıtlanmış bir muharebe alanı stratejisine sahip bir örgüt.
Bunu ABD Başkanı Barack Obama’nın yakın zamanda söylediği “IŞİD’i yenmek için henüz bir stratejimiz yok” sözlerindeki itirafıyla kıyaslayacak olursak, ortada bulunan zorlu görevin ağırlığı kaygı verici hale geliyor.

Çöllerin içine doğru çekiliyor ve hemen hemen istediği zaman buralardan çıkıyor.

Her ne kadar koalisyon güçlerinin hava saldırıları, IŞİD’in savaşçı birliklerinin ve araçların çöldeki geniş çaplı hareketliliğini aksatmış olsa da, örgüt buna, güçlerini daha küçük ve daha az algılanabilir birimlere ayırarak yanıt verdi.

Çöller ayrıca, zaten birçok cephede birden savaşan hükümet güçlerinin çok fazla sayıda asker konuşlandırmasını gerektiyor.

Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
Fransızca Çizgi Anlatımda Bitlis ve Kürdler  
Bitlis’in tarihteki konumu ve önemi üzerine yüzlerce makale, anlatım ve arşive denk gelmişimdir. Hepsinde de özellikle iki önemli siyaset adamının...
Bir Askerin Günlüğü ‘Dersim Soykırımı’
Çalışmalarını Almanya’da sürdüren tarihçi Zeynep Türkyılmaz Dersim’de 1938’te devlet eliyle yaşatılan vahşete dair önemli bir belgeyi paylaşıyor. Harekata katılan bir...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ