Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,26 / Satış: 6,29
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

IŞİD’in Askeri Stratejisi

IŞİD’in Askeri Stratejisi
  • 19.11.2015
  • 941 kez okundu

daisbitlis1

 

 

Ebubekir El Bağdadi’nin halifeliğini ilan etmesinden bir yıl sonra IŞİD (Irak Şam İslam Devleti), ABD ve müttefiklerinin gerçekleştirdiği binlerce hava saldırısına rağmen, sahada önemli bir güç olmaya devam ediyor.

 

 

 

Bill Law Orta Doğu uzmanı BBC
ABD Başkanı Barack Obama’nın sözleriyle aktarılacak olursa, koalisyon güçlerinin hava saldırılarının amacı, IŞİD’i ‘geriletmek ve nihayetinde de yok etmekti’.

Ancak tersine IŞİD, sürpriz bir direnç gösterdi ve muharebelerde daha etkili bir şekilde ortaya çıktı.

IŞİD’in askeri stratejisiyle ilgili bir analiz bunun nedenini açıklamaya yardımcı oluyor.

Analizin merkezinde ‘kalma ve genişleme’ kavramı bulunuyor.

Bu, örgütün propaganda dergisi Dabık’ın 2014 Kasım sayısında açıkça ifade edilmiş.

IŞİD, teoriyi pratiğe çevirerek, başkent ilan ettiği Suriye kenti Rakka ve Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’da kalmayı sürdürdü.
Geçen aysa Irak’ın Anbar Eyaleti’nin parçası olan Ramadi kentini ve stratejik bir kasaba olan Palmira’yı ele geçirerek elinde tuttuğu alanları genişletti.
Üç halka

IŞİD’in nihai amacı küresel hâkimiyet.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Çalışmaları Enstitüsü’ne (ISW) göre IŞİD, bu amaç doğrultusunda dünyayı üç ayrı coğrafi halkaya ayırdı.

İç Halka, Irak ve el-Şam (Suriye).

Bunun çevresindeki halka geniş anlamıyla Orta Doğu ve Kuzey Afrika.

Uzak Halka ise Avrupa, Asya ve ABD.

Her halka ayrı askeri stratejilere sahip: Geleneksel savaş, gerilla savaşı ve terör saldırıları.

Bu stratejilerin üçü birden İç Halka’da etkili bir şekilde kullanılıyor.

Yakın Çevre’de, IŞİD’e bağlı gruplar tarafından yürütülen geleneksel savaş ve gerilla savaşının etkisi hissediliyor.

Mısır’daki Sina’da asker ve polise yönelik birçok saldırı ve Libya’da, Muammer Kaddafi’nin bir dönem kalelerinden olan Sirte dahil birkaç kentin ele geçirilmesi bu etkinin en önemli göstergeleri.

Bu arada sözde ‘yalnız kurtlar’ ise üçüncü halkada terör taktiklerini uyguluyor ve Avustralya, ABD ve Kanada’daki saldırılarıyla IŞİD’den övgü alıyor.
‘Kemer Stratejisi’

Irak ve Suriye’de, bomba yüklü araçların, birçoğu kaçan Irak güçlerinden ele geçirilen ABD yapımı Humveeler olmak üzere tekerlekli araçlar üzerine yerleştirilen bombaların, son derece başarılı muharebe silahları oldukları tescil edildi.Buna ilaveten bireysel intihar bombacısı kümeleri hem saldırırlarken hem de saldırı altında sahaya yerleştiriliyor.

Nispeten küçük kentsel alanlar, iki taraftan yapılan bomba yüklü araçlı saldırıları içeren ‘çimdik manevrasıyla’ istila ediliyor, daha sonra intihar bombası yeleği taşıyan cihatçılar yerleşime giriyor ve sonrasında da hafif silahlı ve hareketli araçlar ile savaşçılar geliyor.

Daha büyük kentler ise sızma (özellikle de Irak’taki haklarından mahrum olmuş Sünni topluluklara yönelik olarak geçerli) ve ISW’nin ‘Kemer Stratejisi’ olarak tanımladığı yöntemin bileşimiyle ele geçiriliyor.

Dağıtılmış birimler, enformel taktikler ve manevra özgürlüğünün söz konusu olduğu bu stratejide önce, geniş şehir merkezlerini çevreleyen kasaba ve köyler alınıyor. Yollar kapatılıyor ve bir kuşatma kemeri yaratılıyor.

IŞİD yaklaştıkça kemer daraltılıyor ve dış mahalleler ele geçiriliyor.

Çölleri kullanmak

IŞİD Suriye ve Irak’taki uçsuz bucaksız çöl bölgelerini kendi avantajı için kullanıyor.

Böylece, bazı savaşçılar stratejik bir kasaba, bir askeri üs veya bir baraj veya petrol rafinerisi gibi kilit önemdeki bir tesise saldırırken, göreceli olarak daha az sayıdaki cihatçılarsa çok daha büyük bir gücü meşgul ediyor.

Bu uygun ortama karşı, Suriye’nin Kobani kentinin savunması ve Irak’taki Tikrit kentinin geri alınması savaştaki alçakgönüllü başarılar olarak duruyor.
IŞİD, heybetli, yüksek motivasyonlu ve disiplinli bir savaş gücü.
Dahası IŞİD, iyi düşünülmüş, sistematik olarak yapılandırılmış ve kesin olarak kanıtlanmış bir muharebe alanı stratejisine sahip bir örgüt.
Bunu ABD Başkanı Barack Obama’nın yakın zamanda söylediği “IŞİD’i yenmek için henüz bir stratejimiz yok” sözlerindeki itirafıyla kıyaslayacak olursak, ortada bulunan zorlu görevin ağırlığı kaygı verici hale geliyor.

Çöllerin içine doğru çekiliyor ve hemen hemen istediği zaman buralardan çıkıyor.

Her ne kadar koalisyon güçlerinin hava saldırıları, IŞİD’in savaşçı birliklerinin ve araçların çöldeki geniş çaplı hareketliliğini aksatmış olsa da, örgüt buna, güçlerini daha küçük ve daha az algılanabilir birimlere ayırarak yanıt verdi.

Çöller ayrıca, zaten birçok cephede birden savaşan hükümet güçlerinin çok fazla sayıda asker konuşlandırmasını gerektiyor.

Mutkili Xelîl Xeyalî’nin Fotoğrafları
  Saîd-î Kurdî kendisi için ‘Milli Onurumuz’ demiştir. Jîn dergisinde yazılar yazan Xelîl Xeyalî 1900-1920 Kürd örgütlenmeleri arasında yer aldı....
Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ