Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,31 / Satış: 5,33
€ EURO → Alış: 6,03 / Satış: 6,05

IŞİD’in Askeri Stratejisi

IŞİD’in Askeri Stratejisi
  • 19.11.2015

daisbitlis1

 

 

Ebubekir El Bağdadi’nin halifeliğini ilan etmesinden bir yıl sonra IŞİD (Irak Şam İslam Devleti), ABD ve müttefiklerinin gerçekleştirdiği binlerce hava saldırısına rağmen, sahada önemli bir güç olmaya devam ediyor.

 

 

 

Bill Law Orta Doğu uzmanı BBC
ABD Başkanı Barack Obama’nın sözleriyle aktarılacak olursa, koalisyon güçlerinin hava saldırılarının amacı, IŞİD’i ‘geriletmek ve nihayetinde de yok etmekti’.

Ancak tersine IŞİD, sürpriz bir direnç gösterdi ve muharebelerde daha etkili bir şekilde ortaya çıktı.

IŞİD’in askeri stratejisiyle ilgili bir analiz bunun nedenini açıklamaya yardımcı oluyor.

Analizin merkezinde ‘kalma ve genişleme’ kavramı bulunuyor.

Bu, örgütün propaganda dergisi Dabık’ın 2014 Kasım sayısında açıkça ifade edilmiş.

IŞİD, teoriyi pratiğe çevirerek, başkent ilan ettiği Suriye kenti Rakka ve Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’da kalmayı sürdürdü.
Geçen aysa Irak’ın Anbar Eyaleti’nin parçası olan Ramadi kentini ve stratejik bir kasaba olan Palmira’yı ele geçirerek elinde tuttuğu alanları genişletti.
Üç halka

IŞİD’in nihai amacı küresel hâkimiyet.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Savaş Çalışmaları Enstitüsü’ne (ISW) göre IŞİD, bu amaç doğrultusunda dünyayı üç ayrı coğrafi halkaya ayırdı.

İç Halka, Irak ve el-Şam (Suriye).

Bunun çevresindeki halka geniş anlamıyla Orta Doğu ve Kuzey Afrika.

Uzak Halka ise Avrupa, Asya ve ABD.

Her halka ayrı askeri stratejilere sahip: Geleneksel savaş, gerilla savaşı ve terör saldırıları.

Bu stratejilerin üçü birden İç Halka’da etkili bir şekilde kullanılıyor.

Yakın Çevre’de, IŞİD’e bağlı gruplar tarafından yürütülen geleneksel savaş ve gerilla savaşının etkisi hissediliyor.

Mısır’daki Sina’da asker ve polise yönelik birçok saldırı ve Libya’da, Muammer Kaddafi’nin bir dönem kalelerinden olan Sirte dahil birkaç kentin ele geçirilmesi bu etkinin en önemli göstergeleri.

Bu arada sözde ‘yalnız kurtlar’ ise üçüncü halkada terör taktiklerini uyguluyor ve Avustralya, ABD ve Kanada’daki saldırılarıyla IŞİD’den övgü alıyor.
‘Kemer Stratejisi’

Irak ve Suriye’de, bomba yüklü araçların, birçoğu kaçan Irak güçlerinden ele geçirilen ABD yapımı Humveeler olmak üzere tekerlekli araçlar üzerine yerleştirilen bombaların, son derece başarılı muharebe silahları oldukları tescil edildi.Buna ilaveten bireysel intihar bombacısı kümeleri hem saldırırlarken hem de saldırı altında sahaya yerleştiriliyor.

Nispeten küçük kentsel alanlar, iki taraftan yapılan bomba yüklü araçlı saldırıları içeren ‘çimdik manevrasıyla’ istila ediliyor, daha sonra intihar bombası yeleği taşıyan cihatçılar yerleşime giriyor ve sonrasında da hafif silahlı ve hareketli araçlar ile savaşçılar geliyor.

Daha büyük kentler ise sızma (özellikle de Irak’taki haklarından mahrum olmuş Sünni topluluklara yönelik olarak geçerli) ve ISW’nin ‘Kemer Stratejisi’ olarak tanımladığı yöntemin bileşimiyle ele geçiriliyor.

Dağıtılmış birimler, enformel taktikler ve manevra özgürlüğünün söz konusu olduğu bu stratejide önce, geniş şehir merkezlerini çevreleyen kasaba ve köyler alınıyor. Yollar kapatılıyor ve bir kuşatma kemeri yaratılıyor.

IŞİD yaklaştıkça kemer daraltılıyor ve dış mahalleler ele geçiriliyor.

Çölleri kullanmak

IŞİD Suriye ve Irak’taki uçsuz bucaksız çöl bölgelerini kendi avantajı için kullanıyor.

Böylece, bazı savaşçılar stratejik bir kasaba, bir askeri üs veya bir baraj veya petrol rafinerisi gibi kilit önemdeki bir tesise saldırırken, göreceli olarak daha az sayıdaki cihatçılarsa çok daha büyük bir gücü meşgul ediyor.

Bu uygun ortama karşı, Suriye’nin Kobani kentinin savunması ve Irak’taki Tikrit kentinin geri alınması savaştaki alçakgönüllü başarılar olarak duruyor.
IŞİD, heybetli, yüksek motivasyonlu ve disiplinli bir savaş gücü.
Dahası IŞİD, iyi düşünülmüş, sistematik olarak yapılandırılmış ve kesin olarak kanıtlanmış bir muharebe alanı stratejisine sahip bir örgüt.
Bunu ABD Başkanı Barack Obama’nın yakın zamanda söylediği “IŞİD’i yenmek için henüz bir stratejimiz yok” sözlerindeki itirafıyla kıyaslayacak olursak, ortada bulunan zorlu görevin ağırlığı kaygı verici hale geliyor.

Çöllerin içine doğru çekiliyor ve hemen hemen istediği zaman buralardan çıkıyor.

Her ne kadar koalisyon güçlerinin hava saldırıları, IŞİD’in savaşçı birliklerinin ve araçların çöldeki geniş çaplı hareketliliğini aksatmış olsa da, örgüt buna, güçlerini daha küçük ve daha az algılanabilir birimlere ayırarak yanıt verdi.

Çöller ayrıca, zaten birçok cephede birden savaşan hükümet güçlerinin çok fazla sayıda asker konuşlandırmasını gerektiyor.

Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
Bitlis Hizanlı Law Reşid ve Kemal Fevzi
Minarelerden yükselen ezan sesi, Bitlis Çarşısı’nda tatlı bir telaşın başlamasına neden olmuştu. Orucun son günüydü. Son iftar açılmış, son şerbetler...
Zorqlu Kürd? Zorq neresi ola?
1850 sonrası Bitlis ve civarından geçmiş bazı seyyahların anlatımları ile birlikte yayımlanmış bir gravürün altında Fransızca olarak ’guerrier Kurde de...
Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
Dersimli Kürd kızı Emê  ve  Harput Misyoner Okulu
Bu çeviri, Harput Amerikan İlahiyat Okulu’nda 1857 – 1893 yılları arasında idarecilik yapmış, Amerikalı misyoner çift Bay ve Bayan Crosby...
Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ