Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 4,75 / Satış: 4,77
€ EURO → Alış: 5,48 / Satış: 5,50

Kürtler ve Ermenilerin 100 Yıllık Benzerliği

Kürtler ve Ermenilerin 100 Yıllık Benzerliği
  • 19.11.2015
  • 3.852 kez okundu

 

‘1915, Diyarbekir ve Kürtler’ konferansı için gelen Ermeni tarihçi Raymond Kevorkian, şu sıralar tüm dünyanın gözlerinin üzerinde olduğu Kobani’nin de tarihini 2011’de yazdığı kitapta anlattı. Kevorkain, bugünkü Kürtlerin durumunu, 1915 öncesi Ermenilerin yaşadığı ‘dışlanmaya’ benzetiyor.

 

 

 

 

Hilafet ilan edip “İslam Devleti” kurduğunu açıklayan Irak Şam İslam Devleti’nin hedefi olarak dünyanın gündemine gelen Kobani’nin Ermeniler için anlamını 2011 yılında yazdığı “Ermeni Soykırımı” kitabında anlatan tarihçi Raymond Kevorkian, İsmail Beşikçi Vakfı’nın düzenlediği “1915, Diyarbekir ve Kürtler” konferansına katılmak için İstanbul ’a geldi. Kevorkian’a göre bugün Kürtlerin merkezi yönetime karşı durumu 100 yıl önceki Ermeniler ile aynı. Raymond Kevorkian’ın IŞİD’in ilerleyişi ile ilgili aklına takılan en önemli soru ise Der Zor’da yıkılan soykırım anıtıyla ilgili: Kim IŞİD’e bu anıtı yıkma fikrini verdi?

Suriye’de resmi adı “Ayn el Arab” olan, Kürt nüfusunsa “Kobanê” dediği bölge 100 yıl önce ne durumdaydı?

O zamanlar çok küçük bir kasabaydı. Bugünkü gibi bir şehirden bahsedilemiyordu. Sanıyorum bölgede o dönem Arapça konuşan topluluklar ağırlıklıydı.

“KOBANİ’YE KOBANİ DEMEK GEREK”

Türkiye ’de bu nedenle bir isim tartışması sürüyor. 1915’e ait kaynaklarda da “Arab Punar” yani Arapça “Ayn el Arab” denilen bölgeye bugün orada yaşayan Kürtler “Kobanê” diyor. Hangi ismi kullanmak gerek?
Yerel nüfusun çoğunluğu Kobani olarak adlandırıyorsa Kobani diye kabul etmek gerekir.

Kürtler bu bölgede ne zaman yoğun nüfusa sahip oldu?

Özellikle 1925’te Türkiye’de yaşananlar nedeniyle ülkeden kaçan Kürtler bu bölgelere sığındılar. Fransız yönetimi onları buraya yerleştirdi. Sulama kanalları yaptılar, şehirler kurdular. Tıpkı Kamışlı gibi. Bu bölgelerde eskiden böyle şehirler yoktu. Kobani’nin de ben 1925-1929 döneminde kovulan ya da gitmek zorunda kalan Kürtlerin bölgeye gitmesiyle geliştiğini düşünüyorum.

Kitabınızda bu bölge 1915’te Ermeniler için “transit hatlar”dan biri olarak belirtiliyor. Oradaki Ermenilere ne oldu?

O dönem tehcir yolları ya Rasulayn ya da Arab Punar’a (Kobani) varıyordu. Bitlis, Muş ve Diyarbakır’dan tehcir edilen kafileler buradan geçiyordu. Arab Punar’dakiler daha sonra ya Rasulayn’a ya da batıda yer alan Mumbuç’a (Münbiç) aktarılıyordu. Halep’in kuzeyindeki Mumbuç’ta büyük kamplar vardı. Tehcir edilenlerin kalabalık şehirde saklanmamaları için Halep’e gitmeleri yasaktı. Şehir dışında bulunan Karlık ve Sebil’de tutuluyorlardı.

“FIRAT’IN BİR YAKASI HAYAT, BİR YAKASI ÖLÜMDÜ”

Sonra nereye gönderildiler?

Büyük çoğunluk sonrasında Meskene’ye, “Fırat Çizgisi” dediğimiz bölgeye gönderildiler. İlk önemli kamp Rakka’nın karşısında bulunan Fırat’ın sağındaki bölgedeydi. Bazı Ermeniler o dönemin kaymakamına para vererek Rakka’da yerleşme izni aldılar. Çünkü onlar da biliyordu ki; Fırat’ın bir yakasında kalmak yaşamak, diğer tarafı ölmek demekti.

Bugün IŞİD’in merkezi olan Rakka bir zamanlar Ermeniler için yaşama tutunma merkezi miydi?

Evet, bugün IŞİD’in merkezi olsa da o zamanlar 1500 Ermeni yaşıyordu. Sonra da orada yaşamaya devam ettiler, evlendiler. Bu nedenle Rakka doğumlu Ermeniler vardır.

Kobani’de doğan Ermeni nüfus da vardı. Ermenistan’da yaşayan gazeteci Harout Ekmanian’ın Kobani doğumlu babası Bedros Ekmanian’ın 1950’li yıllara dayanan hatıralarına göre bölgede iki kilise ve iki okul bulunuyordu. Ermeni nüfus bölgeye ne zaman yerleşti?

Kobani, Rasulayn, Kamışlı, Der Zor, Rakka gibi yerlerin tamamı hem tehcirin geçiş yolları, hem toplama kamplarıydı. Buralar daha sonra Fransız manda yönetiminin Ermenileri yerleşmeye teşvik ettikleri alanlar oldu. Bunun iki nedeni vardı: İlk neden Ermenilerin sadece bir bölgede bulunmamasını sağlamaktı. Eğer tüm Ermeniler Halep’e gitseydi o zaman orada yoğun bir Ermeni nüfus olacaktı. Bir diğer nedense bu toprakları elde tutmanın yolunun insanları yerleştirmek olmasıydı.

Ancak nüfus yerleştirme süreci Fransız yönetimi ile sona ermedi. Sonrasında da devam etti değil mi?

Şunu unutmamak lazım, Şam’daki yetkililer tarafından sınıra yerleştirilen Arap topluluklar oldu. Diğer etnik grupların arasına bilerek yerleştirildiler. Bunun için bugün Irak Kürdistanı ile Suriye Kürdistanı arasında kesinti bulunuyor. Fırat’ın üstüne inşa edilen barajlar ve bölgeye taşınan Araplarla bu alanı böldüler. Özellikle de stratejik olan alanlara yönelik bu politika benimsendi. Örneğin petrol kuyularının bulunduğu Haseke bölgesinde hala Arap nüfus yoğun. Zaten bu da IŞİD’in orada nasıl tutunduğunu, taban bulabildiğini gösteriyor.

“KİM IŞİD’E SOYKIRIM ANITINI YIKMA FİKRİNİ VERDİ?”

Ermeniler bir zamanlar doğdukları topraklarda IŞİD’in ilerleyişini nasıl takip ediyorlar? Özellikle de Ermenilerin Auschwitz’i diye anılan Der Zor’daki anıtın yıkılması nasıl bir etki bıraktı?

Bugün olup biteni Ermeniler yakından izliyor. Özellikle de Der Zor’daki soykırım anıtının yıkılmasını takip ettiler. Bazı Ermeniler bu gelişme üzerine şu soruyu sordular: IŞİD’e kim bu anıtı yıkma fikrini verdi?

Bu soruya sizin yanıtınız var mı?

Siz benim yerime cevabını verebilirsiniz. Belki…

Bugünkü şiddetin destekçileri kadar 1915’tekiler de tartışmalı. Sizin de katıldığınız konferansta Kürtlerin Ermeni Soykırımı’ndaki tutumu konuşuldu. Kürtler ve Türkler arasında bu konudaki tartışmaya nasıl bakıyorsunuz?

İki taraf da yaşananları kendi işine geldiği gibi yorumluyor. Türk yetkililer “Kürtler bizim emirlerimizin dışına çıktılar. Tam olarak uymadılar” diyor. Ama şunu bilmemek için çok saf olmak lazım; inisiyatif ve kararlar İttihatçı merkez tarafından alındı.

Konferansta “Kürtler arasında yerleşik halk soykırıma katılmadı” dediniz ancak çıkar elde etmediler mi?

Kürtler bunu ekonomik çıkarlar sebebiyle yaptılar. Fakat İttihatçıların sahip olduğu gibi bir stratejileri yoktu.

Peki ya yerleşik Türklerin Kürtlerden farklı bir tutumu var mıydı?

Hayır. Türk ya da Kürt olsun yönetim yerleşik nüfusa ekonomik olarak kazanç bıraktı. Onları bu yolla sürece katılmaya teşvik etti. Ama yine de elde edilen kazancın büyük bölümüne merkez el koydu. Yönetim ayrıca bu süreçte “hain Ermeni” figürünü de yarattı. İnsanlar arasında bu da etkili oldu. İttihatçılar dindar olmasalar da dini referanslar kullandılar.

Bugün yüzleşme sürecinde Kürt hareketinin önde gittiğini görüyoruz. Sizce neden?

Kürtler kendi yaşadıklarının 1915 öncesinde Ermenilerin başına gelenle aynı olduğunu fark ettiler. Kendilerinin de sosyal yapıdan bir iç düşman olarak dışlandıklarını gördüler.

Yani empati mi kurdular?

Evet, Kürtler bir iç süreç yaşadı. Gerçekten de bugün baktığınızda Kürtler merkezi yönetime karşı yüzyıl önce Ermenilerin olduğu konumla aynı durumdalar. Bunu anlamaları, bu adımları atmalarına neden oldu. Bugün katıldığımız toplantı da bu süreci ortaya koyuyor. İsmail Beşikçi de Kürtler için “sosyal yapıdan dışlanma”yı ilk dile getirenlerdendi.

2012 yılında Aras Yayıncılık’tan çıkan “Ermeniler” kitabınız için İstanbul’a geldiğinizde gazeteci Aris Nalcı’ya “Karanlık bir odaydı geçmişimiz, şimdi anahtar deliğinden giren bir ışık var” demiştiniz. Bugünkü durum nasıl?
Bardağın yarısı boş ya da dolu olarak görülebilir.

2015’in 100. yıldönümü olması nedeniyle beklentiniz var mı?

Ben hiçbir şey beklemiyorum. Ben gözlemliyorum, bazen gülümsüyorum. Bazen mizahla izlemek lazım bazı şeyleri.

* Fransızca’dan tercüme için Burçin Gerçek’e teşekkürler.
** Fotoğraflar Berge Arabian’a ait.

”Kürt Sorunu” Kiminle Başladı?
24 Haziran seçimlerinden ötürü sık sık Kürt şehirlerinde halka ‘Sorunu onlar başlattı.Biz bitirdik’ propagandası yapılıyor. AKP’nin CHP’ye yönelik propaganda temelini...
1511’de Destan Yazan Rojkiler
  Bitlisli Emir Şeref Xan Fars ülkesinde zindandadır. Onu kurtarmak için Bitlisli Rojki Aşiretinden özel bir süvari birliği yola çıkar....
24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
    İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON –...
Kürd KARA FATMA İstanbul’da (I)
Bu çeviri, 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi haberinin aslına sadık kalınarak yapılmıştır. 1853 – 1856 Kırım...
Osmanlılardan Önce Batı Anadolu’da Devlet Kuran Menteşeoğulları’nın Kürtlüğü
  Bu çalışma, Türklerin ‘Menteşe Beyliği’, ’Menteşeoğulları’, ya da ‘Menteşe Emirliği’ diye adlandırdığı beyliğin kurucu ve yönetici hanedanının etnik kökenine...
Bitlis Ayaklanması – Tarihi Araştırma
  Jön-türklerin iktidara gelişlerinin ilk yılları, Türkiye Kürtlerinin toplumsal ve siyasal yaşamlannda meydana gelen canlanmayı gösterir.        ...
1914 Bitlis Kürd İsyanı Öncesi ve Sonrası Mektupları
  Bu çeviriler, Bitlis İsyanı sırasında, şehirdeki Holyoke Amerikan Ermeni Kız Koleji’nde 1915’e kadar görev yapmış rahibe Mary D.Uline ve...
Bitlis İsyanı Sonrası Son Demler
  Hz. Peygamber (s.a.v.) ”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” der. Haksızlık hangi dönem kim tarafından yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı sessiz...
Kürd Mona Lisa – Keça Kafroş
Özellikle Irak Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edenler, hemen hemen her evin bir odasında genç bir kız tablosunun asılı olduğunu görmüşlerdir. Genellikle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ