Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 13,66 / Satış: 13,71
€ EURO → Alış: 15,40 / Satış: 15,46

Mutkili Xelil Xeyali’nin Sicili

Mutkili Xelil Xeyali’nin Sicili
  • 19.11.2015

s'c'l

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mutkili Halil Hayâlî’nin Memurîn Sicil-i Ahvâl Defterindeki Terceme-i Hâl Ve Sicil Dosyası

BOA

DH.SAİDd.

84/409

29/Z/1281

SİCİLL-İ UMUMİ

Halîl Hayâlî Efendi: Bitlis vilâyeti dâhilinde vâkî Mutkî kazâsı aşiretinden Merhum Yusuf Ağa’nın oğludur. Bin iki yüz seksen bir (1281) sene-i hicriyyesinde, sene-i mâliye (1282) Mutkî kazâsının Zender (???? ) karyesinde tevellüd eylediği nüfus tezkire-i osmaniyesinde muharrerdir. Bitlis mahallî mektebinde ulûm-i dîniyyeyi ve sarf ve nahiv ve bedî ve beyân gibi durûsu medreselerde tahsîl edip, Kürdî ve Farsî ve Arabî lisanlarıyle tekellüm eder, Türkçe ve Farsice kitâbet eder. On altı (16) yaşında iken doksan sekiz (98) senesi Şa’bânu’l-Mu’azzamının on yedisinde (1 Temmuz Sene 1297) Bitlis vilâyeti mülgâ a’şâr ve ağnâm nezâreti dâiresine mülâzemetle dâhil olarak doksan dokuz (1299) senesi Rebi’u’l-Evvelinin yirmisinde (15 Şubat 1297) iki yüz (200) kuruş maâşla nezâret-i mezkure evrak mukayyidliğine bi’t-Ta’yîn doksan dokuz (1299) senesi Şa’bânu’l-Mu’azzamının yirmi üçünde (26 Haziran Sene 1298) iki yüz kırk (240) kuruş maâşla nezâret-i mezkure muhasebe refîk-i sâlisliğine ve üç yüz (1300) senesi Ramazânu’l-Mübârekinin yirmi dördünde (16 Temmuz sene 1299) dört yüz (400) kuruş maâşla Siird sancağı a’şâr ve ağnâm müdiriyeti kâtib-i sânîliğine ve üç yüz bir (1301) senesi Saferu’l-Hayrının yirmisinde (7 Kânun-i Evvel Sene 1299) üç yüz yirmi (320) kuruş maâşla nezâret-i mezkure muhasebe refîk-i sânîliğine ve üç yüz üç (1303) senesi Saferu’l-Hayrının yedisinde (1 Teşrîn-i Sânî Sene 1301) altı yüz (600) kuruş maâşla nezâret-i mezkure muhasebe refîk-i evvelliğine tahvîl olunmuş ve üç yüz dört (1304) senesi Şevvâlu’l-Mükerreminin sekizinde (Gâye-i Şubat Sene 1302) a’şâr ve iğtinâm idarelerinin lağvinden dolayı açıkda kalmış ve üç yüz beş (1305) senesi Muharremu’l-Harâmının yirmisinde (25 Eylül Sene 1303) dört yüz elli (450) kuruş maâşla Siird sancağı muhasebe kalemi masraf kitâbetine ve üç yüz beş (1305) senesi Rebî’u’l-Ahirinin yirmi altısında (28 Kânun-i Evvel Sene 1303) dört yüz (400) kuruş maâşla livâ-yı mezkur meclis idâresi serkitâbetine ve üç yüz altı (1305) senesi Muharremu’l-Harâmının altısında (1 Eylül Sene1304) beş yüz (500) kuruş maâşla altıncı dâire-i mâliye müfettişliği kitâbetine tahvîl-i memuriyet eylemiş ve üç yüz sekiz (1308) senesi Saferu’l-Hayrının yedisinde (30 Eylül Sene 1306) müfettişlik istihsâli me’zûniyetiyle Dersaâdet’e avdet eylemesi üzerine bittabi’ açıkta kalmış ve ahîren hitâm-ı me’zûniyetinden sonra müfettişlik Ankara umûr-i mâliyesinde teftişe azîmet eylemesiyle üç yüz dokuz (1309) senesi Rebî’u’l-Evvelinin on dokuzunda (10 Teşrîn-i Evvel Sene 1307) ikinci def’a olarak mezkuru’l-Mikdâr maâşla kitâbet-i mezkureye bi’t-Ta’yîn, üç yüz on bir (1311) senesi Rebî’u’l-Evvelinin birinde (31 Ağustos Sene 1309) kitâbet-i mezkurenin lağvinden dolayı açıkta kalmış ve üç yüz on bir (1311) senesi Şa’bânu’l-mu’azzamının yedisinde (1 Şubat sene 1309) iki yüz elli (250) kuruş maâşla Orman ve Maâdin ve Ziraat Nezâreti muhasebe kalemi cetvel kitâbeti muâvinliğine ta’yîn. Ve üç yüz on iki (1312) senesi Şa’bânının beşinde (19 Kânun-i Sânî Sene 1310) maâşına yüz elli (150) kuruş zamla mezkur kitâbete terfî’ olunmuş. Ve üç yüz on üç (1313) senesi Rebî’u’l-Evvelinin yirmi üçünde (1 Eylül Sene 1311) ila ve üç yüz on dört (1314) senesi Rebî’u’l-Ahirinin yirmi yedisinde (24 Eylül Sene 1312) ila ve üç yüz on beş (1315) senesi Şa’bânının onunda (23 Kânun-i Evvel Sene 1313) def’aten elli (50) kuruş zamla maâşı beş yüz elli (550) kuruşa terakki etmiştir. Orman ve Maâdin ve Ziraat Nezâreti muhasebe kalemine âit ifâdâtının muvâfık-ı kuyûd olduğu nezâret-i müşarunileyha muhasebe mümeyyizliğiyle muhasebeciliği tarafından tasdîk olunmuştur.

Tezkire-i Osmaniyesiyle Bitlis vilâyeti meclis idâresine itâ olunan (14 Eylül Sene 1303) tarihli berât mazbatasıyle mâliye-i a’şâr ve rusûmât idâresinin (1 Mayıs Sene 1315) tarihli derkenârının ve Siird sancağı meclisi idâresinin (3 Teşrîn-i Evvel 1304) tarihli iki kıt’a mazbatasının ve muhasebe-i umûmiye-i mâliye maâşât kaleminin (8 Mayıs Sene 1315) tarihli derkenârında aldığı maâşların mikdârıyle müddet-i istihdâm ve keyfiyet-i infikâkı muharrer bulunmuş ve evrâk-ı mezkure sûret-i musaddakaları tercüme-i hâl varakasına rabt edilmiştir. Fi 21 Safer Sene 1317 Ve Fi 17 Haziran Sene 1315

Mumaileyhin maâşı bin üç yüz yirmi bir (1321) senesi Ramazanının ikisinde (10 Teşrîn-i Sânî Sene 1319) yedi yüz elli (750) kuruşa iblâğ edildiği, üç yüz yirmi altı (1326) senesi Şa’bânının ikisinde (16 Ağustos Sene 1324) icrâ kılınan tensîkâtta bin (1000) kuruş maâşla kitâbet-i mezkureye terfî’ edildiği Orman ve Maâdin ve Ziraat Nezâreti sicil şu’besinin (22 Şubat Sene 1324) tarihli vukûât pusulasıyle bildirilmiştir.

Mumaileyhin bin üçyüz yirmi yedi (1327) senesi Şa’bânının ikisinde (26 Ağustos Sene 1325) icrâ kılınan tenkîsâtta ileride istihdâm kılınmak üzere altı yüz elli (650) kuruş ma’zuliyet maâşı tahsis sûretiyle kadro hârici kaldığı (21 Kânun-i Sânî Sene 1325) tarihli vukûât pusulasında muharrerdir.

Mumaileyh bin üç yüz yirmi sekiz (1328) senesi Cemâziye’l-Ahiresinin on birinde (10 Mayıs Sene 1326) bin iki yüz (1200) kuruş maâşla Ereğli mâdeni muhasebe başkitâbetine ta’yîn kılınıp 18 Eylül Sene 1326 tarihinden 18 Teşrîn-i Evvel sene1326 tarihine kadar kazâ-yı mezkur Orman ve Maâdin muâmelât memurluğu ve 28 Teşrîn-i Evvel Sene 1326 tarihinden 1 Kânun-i Evvel Sene 1326 tarihine kadar da muhasebecilik vezâifini fahriyen ifâ edip, üç yüz yirmi dokuz (1329) senesi Cemâziye’l-Ahiresinin on dördünde (1 Haziran Sene 1327) memuriyeti lağvedilmiş ve sene-i merkûme Rebî’u’l-Ahirinin yirmi birinde (7 Temmuz Sene 1327) bin kuruş maâşla Orman Mektebi muhasebe memurluğuna ta’yîn ve mâliye nezâretinin 17 Kânun-i Evvel Sene 1327 tarihli tezkiresi mucebince bin üç yüz (1300) kuruş maâşla Halkalı Ziraat Mektebi muhasebe memurluğuna terfî’ edildiği 5 Kânun-i Sânî Sene 1327 tarihli vukûât pusulasında gösterilmiştir..

Latince harflere çeviren: Müfit Yüksel

Etiketler: /

Gravürlere Yansıyan Kürdler
Toplumların kültürel hafızasını ayakta tutan birçok faktör vardır. Güzel sanatlar, gastronomi, folklor, müzik, dans, edebiyat, sözlü anlatım, ritüeller ve mimari...
Bir Çarpıtmanın Anatomisi: Ehmedê Xasî Örneği
Ehmedê Xasî’nin 1899 yılında Osmanlı döneminin Eğitim Bakanlığı olan Maarif-i Umûmiye Nezareti tarafından Diyarbekir’de basılmış Mewlidê Kirdî adlı eseri Zazakî Kürdçesiyle yazılmış...
Katran-ı Tebrizi; Kürt Rewadi ve Şeddadi Devletlerinin Saray Şairi
Katran-ı Tebrizi, 11. yüzyılın tanınmış bir şairidir. Rewadi devletinin başkenti Tebriz’e yakın Şadiabad köyünde doğdu. Bütün yaşamını iki Kürt devletinde; Şeddadilerle Rewadilerde geçirdi. Bu...
Selçukluların Malazgirt’e ilk saldırısı ve Bitlis’ten getirtilen mancınık
Malazgirt denince akla hep Selçuklular, 1071 tarihi ve Alparslan gelir. Ancak Alparslan’ın amcası Tuğrul Bey (Sultan Tuğrul) liderliğinde, Müslümanların Malazgirt’e...
Dersim makalesinde Kürd kelimesini ‘adi’ diye çevirdiler
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik ve Doç. Dr. Sevim Erdem’in birlikte yazdıkları makalede yaptıkları bir alıntıda Kürd kelimesini ‘adi’ olarak çevirdikleri...
Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ