Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 4,84 / Satış: 4,86
€ EURO → Alış: 5,68 / Satış: 5,70

Nasır-i Husrev’in Seyhatnamesi’nde Bitlis

Nasır-i Husrev’in Seyhatnamesi’nde Bitlis
  • 19.11.2015
  • 6.311 kez okundu

beto2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Daha önceki İslam-arap tarihçi ve coğrafyacılarının Bitlis hakkında söylediklerini saymazsak, Nasir-i Husrev’in Bitlis hakkında yazmış olduğu kısa anıları ortaçağ seyyahlarının ilk ve en önemlisidir, diyebiliriz.

Yaşar Abdülselamoğlu

Nâsır-i Hüsrev, tam adı Muin’ed-Dîn Nâsır-ı Hüsrev el-Mervazi el-Kubadiyani Pamir Alevîliği’nin kurucusu, şair, ilahiyatçı, dâ’î ve İran edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilmektedir. Doğumu 1004, ölüm ise; 1088 yılıdır.

Nâsır-ı Hüsrev’in en ünlü eseri, 1045-1052 yılları arasında Merv’den başlayarak Nişabur, Rey gibi İran kentleri ve Kürdistan topraklarından geçerek, Suriye ve Mısır’a yaptığı yaklaşık 18.000 km. yol aldığı yedi yıllık seyahatini içeren Sefer-Nâme(Seyâhat-Nâme) adlı eseridir. İlk kez Fransızca çevirisiyle birlikte 1881 yılında yayımlanan yapıt 1950 yılında Türkçeye de çevrilmiştir.

Tahminen 1050’li yıllarda Bitlis’ten geçmiştir. O zamanın Bitlis Bölgesi için kısa, ama önemli bilgiler vermektedir.

Örneğin; Ahlat şehrinde sadece farsça, arapça ve ermenice konuşulduğunu söylüyor.

Ahlat’ta anlatılan dönemde “türk” yoktur. Ve bölgede türkçe konuşulmuyor. Daha sonraki dönemlerde eskilmiş olan arap etkisi bu dönemde görülüyor.

1048-1052 yıllarında, yani anlatılan dönemde Bitlis ve Bölge Merwanilere bağlıdır. Hüsrev’in bahsettiği Meyafarkin’in Merwaniler Hanedanlığı’nın başkenti Silvan’dır. Onbirinci yüzyılın Kürt emirlikleri arasında evvela Merwani Emirliği büyük öneme sahiptir, çünkü Merwaniler, Kürtlerin yoğun göçünü batıya yönlendirmişlerdir ki bu gelişme, Diyarbekir’i sonunda Kürtlerin mesken tuttuğu bölgenin merkezi haline getirmiştir.

Kıfunzur Kalesi’nin etimolojisini veriyor, arapça olarak Kif- unzur: Dur da bak, olduğunu söylüyor.

Hüsrev’in Üveysi-i Kareni ziyareti hakkında dedikleri de dikkat çekicidir; Seyyah buradaki mesçid’in Üveys-il Kareni tarafından yaptırılmış olduğunu söylüyor. Halk rivayetinde Weys-il Kareni ziyaretinin Weysil Kareni’nin kendisinin türbesi olduğu rivayet edilir.

(Weysu-l Kerani Yemen doğumlu, ö. 657), Müslüman ve mistik. Muhammed Peygamber döneminde yaşamasına rağmen onu hiç görmemiştir. İbn Battuta Veysel Karani’nin Sıffin Savaşı’nda Ali’nin safında savaşırken öldürüldüğünü söyler. Veysel’in kabri Suriye’nin Rakka ilindedir. 23 Haziran 2014 tarihinde türbesi IŞİD tarafından bombalanarak yıkılmıştır. Adına bir diğer türbe ise Siirt’in Baykan ilçesinde inşa edilmiştir. Sıffin Savaşı sırasında, Ali tarafında savaşmıştır ve 657 yılında ölmüştür.

Nasır-i Husrev’in Bitlis için dedikleri

Ahlat şehrine vardım. Bu şehir, Müslümanlarla ermenilerin sınırıdır. Berkeri’den buraya kadar oniki fersahtır. Oranın bir emiri vardı, Ona Nas-ud delve derlerdi. Yazı yüzü geçkindi. Bir çok oğulları vardı. Her birine bir il vermişti. Ahlat şehrinde üç dille konuşuyorlardı: Arapça, farsça, ermenice. Sanırım ki, bu sebepten o şehre Ahlat adını takmışlar. Orada akçe ile alışveriş ediliyordu. Okkaları üçyüz dirhemdi.

Oradan kalkıp bir kervansaraya vardım. Kış pek müthişti. Dehşetli kar vardı. Halk karda, tipide anayolu bulsunlar da şehre varsınlar diye şehrin önündeki ovaya yol boyunca bir miktar kazık kakmışlardı. Oradan Bitlis şehrine vardım. Bu şehir bir dere içine kurulmuştu. Oradan bal aldık, bize sattıkları hesaba göre yüz batmanı bir dinar tutuyordu. Bu şehirde adam vardır ki dediler, bir yılda üç yüz, dört yüz tulum balı olur. Oradan bir kaleye vardık, oraya Kıf-unzur, yani “dur da bak” diyorlardı. Oradan da geçtik, bir yere vardık ki orada bir mesçit vardı. Üveys-i Kareni, Tanrı ruhunu kutlasın, yaptırmıştır diye rivayet ettiler. Oralarda dağlarda dolaşan ve selvi ağacı gibi uzun dallar kesen adamlar gördüm. Bunları ne yapıyorsunuz? dedim. Bu sopanın bir ucunu ateşe sokarız, öbür ucundan katran damlar. Bütün katranı bir kuyuya toplarız, sonra o kuyudan çıkarır, kablara doldurur, her tarafa götürürüz dediler. Ahlat’tan sonra anılan ve burada kısaca anlatılan bu memleketler, hep Meyafarikıyn iline tabi memleketlerdir.

Oradan Erzen şehrine vardık. Mamur, güzel bir şehirdi. Akar suları, bahçeleri, ağaçları, güzel çarşıları vardı. Orada farsların azer ayında iki yüz batman üzümü bir dinara satıyorlardı. Bu üzüme Ermanuş üzümü diyorlardı. Oradan Meyafakriyın’e geldik.

Etiketler: / / / / / /

24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
    İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON –...
Kürd KARA FATMA İstanbul’da (I)
Bu çeviri, 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi haberinin aslına sadık kalınarak yapılmıştır. 1853 – 1856 Kırım...
Osmanlılardan Önce Batı Anadolu’da Devlet Kuran Menteşeoğulları’nın Kürtlüğü
  Bu çalışma, Türklerin ‘Menteşe Beyliği’, ’Menteşeoğulları’, ya da ‘Menteşe Emirliği’ diye adlandırdığı beyliğin kurucu ve yönetici hanedanının etnik kökenine...
Bitlis Ayaklanması – Tarihi Araştırma
  Jön-türklerin iktidara gelişlerinin ilk yılları, Türkiye Kürtlerinin toplumsal ve siyasal yaşamlannda meydana gelen canlanmayı gösterir.        ...
1914 Bitlis Kürd İsyanı Öncesi ve Sonrası Mektupları
  Bu çeviriler, Bitlis İsyanı sırasında, şehirdeki Holyoke Amerikan Ermeni Kız Koleji’nde 1915’e kadar görev yapmış rahibe Mary D.Uline ve...
Bitlis İsyanı Sonrası Son Demler
  Hz. Peygamber (s.a.v.) ”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” der. Haksızlık hangi dönem kim tarafından yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı sessiz...
Kürd Mona Lisa – Keça Kafroş
Özellikle Irak Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edenler, hemen hemen her evin bir odasında genç bir kız tablosunun asılı olduğunu görmüşlerdir. Genellikle...
Bitlis Ayaklanmasına Detaylı Bakış
  1914 BİTLİS İSYANI HAKKINDA 1919 YILINDA “JÎN” DERGİSİ”NDE YAYIMLANAN BİTLİSLİ “LAW REŞİD”İN YAZISI            ...
Bitlis İsyanı Mektupları 1-6 Nisan 1914
Bu mektuplar, Bitlis’teki Amerikan Ermeni Koleji’nde görev yapmış bayan Mary D.Uline’nin Boston’daki arkadaşlarına yazdıkları mektuplardır. 1-6 Nisan 1914 tarihleri arasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Mehmet dedi ki:

    Elize sağlık.Eğer bu gezginin Kürdistan’ın diğer bölgelerine ilişkin notları varsa yayımlayın lütfen.

YORUM YAZ