Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 3,77 / Satış: 3,78
€ EURO → Alış: 4,65 / Satış: 4,67

Nasır-i Husrev’in Seyhatnamesi’nde Bitlis

Nasır-i Husrev’in Seyhatnamesi’nde Bitlis
  • 19.11.2015

beto2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Daha önceki İslam-arap tarihçi ve coğrafyacılarının Bitlis hakkında söylediklerini saymazsak, Nasir-i Husrev’in Bitlis hakkında yazmış olduğu kısa anıları ortaçağ seyyahlarının ilk ve en önemlisidir, diyebiliriz.

Yaşar Abdülselamoğlu

Nâsır-i Hüsrev, tam adı Muin’ed-Dîn Nâsır-ı Hüsrev el-Mervazi el-Kubadiyani Pamir Alevîliği’nin kurucusu, şair, ilahiyatçı, dâ’î ve İran edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilmektedir. Doğumu 1004, ölüm ise; 1088 yılıdır.

Nâsır-ı Hüsrev’in en ünlü eseri, 1045-1052 yılları arasında Merv’den başlayarak Nişabur, Rey gibi İran kentleri ve Kürdistan topraklarından geçerek, Suriye ve Mısır’a yaptığı yaklaşık 18.000 km. yol aldığı yedi yıllık seyahatini içeren Sefer-Nâme(Seyâhat-Nâme) adlı eseridir. İlk kez Fransızca çevirisiyle birlikte 1881 yılında yayımlanan yapıt 1950 yılında Türkçeye de çevrilmiştir.

Tahminen 1050’li yıllarda Bitlis’ten geçmiştir. O zamanın Bitlis Bölgesi için kısa, ama önemli bilgiler vermektedir.

Örneğin; Ahlat şehrinde sadece farsça, arapça ve ermenice konuşulduğunu söylüyor.

Ahlat’ta anlatılan dönemde “türk” yoktur. Ve bölgede türkçe konuşulmuyor. Daha sonraki dönemlerde eskilmiş olan arap etkisi bu dönemde görülüyor.

1048-1052 yıllarında, yani anlatılan dönemde Bitlis ve Bölge Merwanilere bağlıdır. Hüsrev’in bahsettiği Meyafarkin’in Merwaniler Hanedanlığı’nın başkenti Silvan’dır. Onbirinci yüzyılın Kürt emirlikleri arasında evvela Merwani Emirliği büyük öneme sahiptir, çünkü Merwaniler, Kürtlerin yoğun göçünü batıya yönlendirmişlerdir ki bu gelişme, Diyarbekir’i sonunda Kürtlerin mesken tuttuğu bölgenin merkezi haline getirmiştir.

Kıfunzur Kalesi’nin etimolojisini veriyor, arapça olarak Kif- unzur: Dur da bak, olduğunu söylüyor.

Hüsrev’in Üveysi-i Kareni ziyareti hakkında dedikleri de dikkat çekicidir; Seyyah buradaki mesçid’in Üveys-il Kareni tarafından yaptırılmış olduğunu söylüyor. Halk rivayetinde Weys-il Kareni ziyaretinin Weysil Kareni’nin kendisinin türbesi olduğu rivayet edilir.

(Weysu-l Kerani Yemen doğumlu, ö. 657), Müslüman ve mistik. Muhammed Peygamber döneminde yaşamasına rağmen onu hiç görmemiştir. İbn Battuta Veysel Karani’nin Sıffin Savaşı’nda Ali’nin safında savaşırken öldürüldüğünü söyler. Veysel’in kabri Suriye’nin Rakka ilindedir. 23 Haziran 2014 tarihinde türbesi IŞİD tarafından bombalanarak yıkılmıştır. Adına bir diğer türbe ise Siirt’in Baykan ilçesinde inşa edilmiştir. Sıffin Savaşı sırasında, Ali tarafında savaşmıştır ve 657 yılında ölmüştür.

Nasır-i Husrev’in Bitlis için dedikleri

Ahlat şehrine vardım. Bu şehir, Müslümanlarla ermenilerin sınırıdır. Berkeri’den buraya kadar oniki fersahtır. Oranın bir emiri vardı, Ona Nas-ud delve derlerdi. Yazı yüzü geçkindi. Bir çok oğulları vardı. Her birine bir il vermişti. Ahlat şehrinde üç dille konuşuyorlardı: Arapça, farsça, ermenice. Sanırım ki, bu sebepten o şehre Ahlat adını takmışlar. Orada akçe ile alışveriş ediliyordu. Okkaları üçyüz dirhemdi.

Oradan kalkıp bir kervansaraya vardım. Kış pek müthişti. Dehşetli kar vardı. Halk karda, tipide anayolu bulsunlar da şehre varsınlar diye şehrin önündeki ovaya yol boyunca bir miktar kazık kakmışlardı. Oradan Bitlis şehrine vardım. Bu şehir bir dere içine kurulmuştu. Oradan bal aldık, bize sattıkları hesaba göre yüz batmanı bir dinar tutuyordu. Bu şehirde adam vardır ki dediler, bir yılda üç yüz, dört yüz tulum balı olur. Oradan bir kaleye vardık, oraya Kıf-unzur, yani “dur da bak” diyorlardı. Oradan da geçtik, bir yere vardık ki orada bir mesçit vardı. Üveys-i Kareni, Tanrı ruhunu kutlasın, yaptırmıştır diye rivayet ettiler. Oralarda dağlarda dolaşan ve selvi ağacı gibi uzun dallar kesen adamlar gördüm. Bunları ne yapıyorsunuz? dedim. Bu sopanın bir ucunu ateşe sokarız, öbür ucundan katran damlar. Bütün katranı bir kuyuya toplarız, sonra o kuyudan çıkarır, kablara doldurur, her tarafa götürürüz dediler. Ahlat’tan sonra anılan ve burada kısaca anlatılan bu memleketler, hep Meyafarikıyn iline tabi memleketlerdir.

Oradan Erzen şehrine vardık. Mamur, güzel bir şehirdi. Akar suları, bahçeleri, ağaçları, güzel çarşıları vardı. Orada farsların azer ayında iki yüz batman üzümü bir dinara satıyorlardı. Bu üzüme Ermanuş üzümü diyorlardı. Oradan Meyafakriyın’e geldik.

Etiketler: / / / / / /

AMASYA BAĞIMSIZ KÜRD EMİRLİĞİ
  Murad Ali Ciwan GİRİŞ Halen üzerinde çalıştığım ”Osmanlılardan önce Batı Anadolu’da Kürtler” konusunda kaynak taraması yaparken, ilk önce Şikarî...
Bitlis’in Dideban Dağı ve tarihçesi
Didevan, Dîdvan veya Dideban Dağı Bir çok efsane, anlatım, macera, işgal, savaş ve olaylara sahne olmuş bu dağ, Bitlis Kalesi’nden sonra...
Bitlisli Kürd Musa Bey 1889 Tarihli İngiliz Gazetesinde
  The Graphic 7 Aralık 1889 Musa Bey İstanbul’daki mahkemede cinayet ile yargılandı ve beraat etti.         Çeviri:...
1888 Tarihli Türkçe Dünyalar Sözlüğü Kamusu’l Alam’daki Kürdistan Tanımı
    Asya-yi Garbi’de kısm-ı azamı Memalik-i Osmaniyye’de ve bir kısmı İran’a tabi büyük bir memleket olub, ekseriyet üzere ahalisi...
İsmet İnönü’nün Kürt Raporu
Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım. Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş ovasında tedricen ve Elazığ ovasında kuvvetli Türk...
Ah Tamara…
Van’daki Akdamar Adası’na da ismini verdiği rivayet edilen Akdamar efsanesi, zamanında bu adada yaşayan baş keşişin güzelliği dillere destan kızı...
Xelil Xeyali’nin Kürt Dili Üzerine Görüşleri
“Yayın yöntemi”ne ilişkin görüşü ikinci yazıya bırakmıştım. Fakat bu yönteme ilişkin ayrıntılı bilgiler vermeden önce onun temelini oluşturan bazı işlerden...
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kürt Şehri Bitlis
  Wilhelm Köhler/Kitap  17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan geniş coğrafyada sürüp giden yaşamla ilgili bugün elimizdeki en önemli...
Bitlis Beyliği’nin Statüsü,Rolü ve Önemi – Araştırma
Mela Mahmud Beyazidi; “Yabancı devletler, Kurdistan’ı işgal edebilmek için, herşeyden önce, Bitlis Beyliği’ni zapt etmeye yeltenmişlerdir.”        ...
1838’in Bitlis’i ve Southgate’in Kürd Şerif Bey ile tanışması
Bu çeviri, Amerikalı Misyoner rahip Horatio Southgate’in 1838 – 1839 yılları arasında Bitlis’ten geçerken tuttuğu notların İngilizce aslına sadık kalınarak...
Said Nursi’de Özgürlük Söylemi
  Gençken içine girdiği ilim dünyasında özgürlüğü bir hayat biçimi olarak benimsemiştir. İlk hayatı hocaları ile olan serüvende onun düşüncelerini...
Kırd,Kırmanc, Dımıli veya Zaza Kürtleri
Bazı illerde ise denebilir ki sadece birer ilçenin sınırları içinde Dımıli lehçesi konuşulur. Semsûr’un Alduş (Gerger), Ruha’nın Sêwreg (Siverek), Bedlis’in...
Kerkük Kan Ağlıyormuş
“Kerkük, Kürdistan´ın bir parçasıdır. Oradaki Türkmenler, Kürtlere sığınmış muhacir ve sığınmacılardır. Kerkük, Azerbeycan´da bir kent değil ki Türk´ü kan ağlasın....
Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası
  Bediüzzaman Saidê Kurdî Henüz 30 yaşlarında Van’dan İstanbul’a gidip Fatih’te bulunan Şekirci Hanı’na yerleşiyor. Ve odasının kapısına bu yazıyı...
Pîyesa ‘Bîdlîs’ ya Wîllîam Saroyan
Ehmed Kurd nîne, ji hindikayî (kêmhejmaran) ye, ango ji tirkan. Lê ferqa wî ew e ku xwediye loqonteyek e. Ji...
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Mehmet dedi ki:

    Elize sağlık.Eğer bu gezginin Kürdistan’ın diğer bölgelerine ilişkin notları varsa yayımlayın lütfen.

YORUM YAZ