Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,54 / Satış: 8,57
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

Peder M. Guiseppe Campanile ve Bitlis Mirliği

Peder M. Guiseppe Campanile ve Bitlis Mirliği
  • 19.11.2015

 

Peder M. Guiseppe Campanile 1802’de papanın görevlisi olarak Kurdisan’a gönderilir, 1818 yılında Napoli italya’da Kurdistan “E dele sette religione ivi esistenti” adlı kitabı yayınlanır. Bu kitabında Campanile Kurdistan’ın mirlikleri ve din ve mezheplerini anlatır.

 

 

 

 

 

Yaşar Abdülselamoğlu

 

İlk Bölümü Bitlis Mirliği üzerinedir.

Melek Ahmed Paşa’nın Bitlis Beyliği’ne karşı yürütmüş olduğu savaş ve talan sonrasında Bitlis Beyliği’nin halen devam eden önemine şahitlik etmesi açısından Campanile’nin 1800’lerin başlarındaki izlenimleri önemlidir. “Bu mirliğin esas kayda değer yanının, tüm bölgeye adını veren Başkenti Bitlis” olduğunu söyler.

1800’lü yılların başında Kurdistan’ın yedi prenslik halinde varolduğunu söyleyen Campanile Bitlis’in bütün Kurdistan’ın Başkenti olarak görülmesi durumuna da makul bir tanımlama yapar. Campanile’ye göre, Bitlis, bütün Kürdistan beyliklerinin Bitlis Beyliği’ne bağlı olmasından ziyade, bu “şehrin nispi güzelliği ve ticaretinden dolayı kabul edilebilir” bir durumdur.

“Kürdistan yedi Müslüman bölgeye ya da prensliğe ayrılır: Bitlis, Şambo adı da verilen Hakkari, Botan, Behdinan, Soran, Baba(n), Qelaçolan. Bu presnliklerin hepsi de sultandan bağımsızdır.”

Bitlis’in Doğu’nun neredeyse tüm milletleriyle ticaret yaptığını belirttikten sonra, “köle ticaretinin” de yaygın olduğunu belirtir. Şehrin yaygın ve başlıca dilinin Kürtçe olduğunu belirten Kurdolog, türkçe ve farsça’nın da kullanıldığını yazar.

Yazarın “Vali” ile “Bey’i” aynı görmesi yazarın yanlış bir tanımlamasına dayanmıyorsa, Beyliklerin idari yapı olarak Osmanlı idaresi tarafından valilik gibi görülmesi tarihinin 1800’li yılların başlarından başlandığına dair bir işaret vermektedir. Oysa, Campanile’nin şahitlik ettiği dönemde Kürt Beylikleri sorunlu da olsa, halen özerklik statülerini resmen devam ettiriyorlardı. Bey bu statüsünü prensip olarak “Diyarbakır Paşası ya da Pers Şahından” almaz. Ama, yazarın belirttiği dönemde artık, “Diyarbakır paşası”, “unvanı ya da yetkisini kötüye kullandı” diye beyleri azletmeye ve aynı aileden ya da soydan yerine başkalarını seçtirtmeye başladığını Abdal Han-sonrası Bitlis Beyliği pratiğinden biliyoruz.

Kürdolojinin en eski metinlerinden biri olan R.P. Giuseppe Campanile’in ‘Kürdistan Tarihi’ adlı kitabı İtalyancadan Fransızcaya çeviren ünlü Kürdolog Thomas Bois, önsözde şunları belirtiyor:

1818 yılında, Napoli’deki Strade Tribunali, no. 287 adresli Fernandes Kardeşler Matbaası’nda Storia della Regione del Kurdistan e dele sette religione ivi esistenti adlı bir kitap basıldı. Başlığına rağmen bu, tam anlamıyla bir tarih kitabından ziyade, Kürdistan’ın XIX. yüzyılın şafağında tasvirinden ibarettir. Yazar kuşkusuz Amêdi’nin eski dönemlerde ve Süleymaniye’nin daha yeni kuruluşu ya da Mardinli Güneşetaparlar’ın Yakubi mezhebine sözde dönüşleri gibi eskiye dayanan bazı olayları hatırlatmaktadır; ama niyeti daha çok saptadığı âdetler, şahit olduğu olaylar ve karşılaştığı az ya da çok önemli kimseler konusunda bizi bilgilendirmek gibi görünür. Coğrafya, ekonomik durum, toplumsal ve dini yaşam hakkında anlattıkları, ayrıntılara pek inilmediğinde doğrudur ve o dönemden beri çok değişmemiştir çünkü yazar, on iki yıl kadar karış karış her tarafını gezdiği bu toprakları iyi tanır. Bu durumda şahitliği ilginçtir, özellikle de Kürtler arasında yaşayan ilk Avrupalılardan biri olduğu düşünüldüğünde… Bilimsel bir geziye ondan önce (1766) katılmış olan Niebuhr haricinde, Kürdistan’dan geçmiş olan tüm seyyahlar yolculuklarını yazardan sonra yapmışlardır ve verdikleri bilgiler ne kadar değerli olsa da, her şeye rağmen eksiktir ve onunkiler gibi genel bir çizelge biçiminde düzenlenmemiştir. R.P. Giuseppe Campanile’in ‘Kürdistan Tarihi’ adlı kitabı Fransızcadan Türkçeye Heval Bucaktarafından çevirilmiş ve Avesta yayınları tarafından yayınlanmıştır.

Makale I

Bitlis Mirliği

Bu mirliğin esas kayda değer yanı, tüm bölgeye adını veren başkenti Bitlis’tir. Kimileri burayı tüm Kürdistan’ın başkenti olarak adlandırmaktan hoşlanır, ki bu, şehrin nispi güzelliğinden ve ticaretinden dolayı kabul edilebilir. Fakat tüm Kürdistan’ın Bitlis Beyine bağlı olduğu yanlıştır çünkü bu yedi mirlik de birbirinden bağımsızdır.

Bitlis oldukça güzel ve berkitilmiş bir şehirdir; Doğu’nun neredeyse tüm milletleriyle ticaret yapar. Başlıca ticaret dalı köle ticaretidir. Gürcistan’da esir alınan çocuk ve kızlar buraya getirilir. Köleler satılmak üzere bir handa sergilenir ve alıcı, her iki cinstten köleleri de çıplak halde incelemekte serbesttir. Alıcıların bazıları Türk, bazıları Hristiyandır; ama Hıristiyanlar daha fazladır ve bunların hepsi Ermenidir; bu Ermenilerin yalnızca küçük bir kısmı Katoliktir. Şehir, gelişmiş ticareti sayesinde zengindir.

Bedimahi (Muradiye şelalesi) Nehri buradan geçer. Hava oldukça önemlidir ve sokaklar pek iyi durumda değildir. Yaygın dil Kürtçedir ama Türkçe ve Farsça da konuşulur. Bey, yani vali mütesellim unvanını taşır. Vali bu unvanı ya yetkisini kötüye kullanarak ya da bazen Diyarbakır paşasından, bazen de Pers şahından alır. Çünkü o dönemde hangi komuşusunun daha güçlü olduğuna inanırsa onun koruması altına girer. Şehir sakinleri kaba ve kibirlidir. Doğu’nun çeşitli bölgelerinden gelerek yıllardır Bitlis’e yerleşmiş bulunan farklı tüccarlar dışında, burada yaklaşık elli bin kişi yaşar.” (s. 17-18, Avesta yayınları)./

 

Etiketler: / / / /

‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
Manuscute neresidir? Bitlis’ten üç, Diyarbekir’den beş günlük mesafededir
1600 yılının temmuz ayında, beraberindeki altı yüz kişilik bir kervan eşliğinde Halep üzeri Diyarbekir ve Bitlis yaparak yolculuğuna devam eden...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ