Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 4,71 / Satış: 4,73
€ EURO → Alış: 5,46 / Satış: 5,48

Peder M. Guiseppe Campanile ve Bitlis Mirliği

Peder M. Guiseppe Campanile ve Bitlis Mirliği
  • 19.11.2015
  • 6.569 kez okundu

 

Peder M. Guiseppe Campanile 1802’de papanın görevlisi olarak Kurdisan’a gönderilir, 1818 yılında Napoli italya’da Kurdistan “E dele sette religione ivi esistenti” adlı kitabı yayınlanır. Bu kitabında Campanile Kurdistan’ın mirlikleri ve din ve mezheplerini anlatır.

 

 

 

 

 

Yaşar Abdülselamoğlu

 

İlk Bölümü Bitlis Mirliği üzerinedir.

Melek Ahmed Paşa’nın Bitlis Beyliği’ne karşı yürütmüş olduğu savaş ve talan sonrasında Bitlis Beyliği’nin halen devam eden önemine şahitlik etmesi açısından Campanile’nin 1800’lerin başlarındaki izlenimleri önemlidir. “Bu mirliğin esas kayda değer yanının, tüm bölgeye adını veren Başkenti Bitlis” olduğunu söyler.

1800’lü yılların başında Kurdistan’ın yedi prenslik halinde varolduğunu söyleyen Campanile Bitlis’in bütün Kurdistan’ın Başkenti olarak görülmesi durumuna da makul bir tanımlama yapar. Campanile’ye göre, Bitlis, bütün Kürdistan beyliklerinin Bitlis Beyliği’ne bağlı olmasından ziyade, bu “şehrin nispi güzelliği ve ticaretinden dolayı kabul edilebilir” bir durumdur.

“Kürdistan yedi Müslüman bölgeye ya da prensliğe ayrılır: Bitlis, Şambo adı da verilen Hakkari, Botan, Behdinan, Soran, Baba(n), Qelaçolan. Bu presnliklerin hepsi de sultandan bağımsızdır.”

Bitlis’in Doğu’nun neredeyse tüm milletleriyle ticaret yaptığını belirttikten sonra, “köle ticaretinin” de yaygın olduğunu belirtir. Şehrin yaygın ve başlıca dilinin Kürtçe olduğunu belirten Kurdolog, türkçe ve farsça’nın da kullanıldığını yazar.

Yazarın “Vali” ile “Bey’i” aynı görmesi yazarın yanlış bir tanımlamasına dayanmıyorsa, Beyliklerin idari yapı olarak Osmanlı idaresi tarafından valilik gibi görülmesi tarihinin 1800’li yılların başlarından başlandığına dair bir işaret vermektedir. Oysa, Campanile’nin şahitlik ettiği dönemde Kürt Beylikleri sorunlu da olsa, halen özerklik statülerini resmen devam ettiriyorlardı. Bey bu statüsünü prensip olarak “Diyarbakır Paşası ya da Pers Şahından” almaz. Ama, yazarın belirttiği dönemde artık, “Diyarbakır paşası”, “unvanı ya da yetkisini kötüye kullandı” diye beyleri azletmeye ve aynı aileden ya da soydan yerine başkalarını seçtirtmeye başladığını Abdal Han-sonrası Bitlis Beyliği pratiğinden biliyoruz.

Kürdolojinin en eski metinlerinden biri olan R.P. Giuseppe Campanile’in ‘Kürdistan Tarihi’ adlı kitabı İtalyancadan Fransızcaya çeviren ünlü Kürdolog Thomas Bois, önsözde şunları belirtiyor:

1818 yılında, Napoli’deki Strade Tribunali, no. 287 adresli Fernandes Kardeşler Matbaası’nda Storia della Regione del Kurdistan e dele sette religione ivi esistenti adlı bir kitap basıldı. Başlığına rağmen bu, tam anlamıyla bir tarih kitabından ziyade, Kürdistan’ın XIX. yüzyılın şafağında tasvirinden ibarettir. Yazar kuşkusuz Amêdi’nin eski dönemlerde ve Süleymaniye’nin daha yeni kuruluşu ya da Mardinli Güneşetaparlar’ın Yakubi mezhebine sözde dönüşleri gibi eskiye dayanan bazı olayları hatırlatmaktadır; ama niyeti daha çok saptadığı âdetler, şahit olduğu olaylar ve karşılaştığı az ya da çok önemli kimseler konusunda bizi bilgilendirmek gibi görünür. Coğrafya, ekonomik durum, toplumsal ve dini yaşam hakkında anlattıkları, ayrıntılara pek inilmediğinde doğrudur ve o dönemden beri çok değişmemiştir çünkü yazar, on iki yıl kadar karış karış her tarafını gezdiği bu toprakları iyi tanır. Bu durumda şahitliği ilginçtir, özellikle de Kürtler arasında yaşayan ilk Avrupalılardan biri olduğu düşünüldüğünde… Bilimsel bir geziye ondan önce (1766) katılmış olan Niebuhr haricinde, Kürdistan’dan geçmiş olan tüm seyyahlar yolculuklarını yazardan sonra yapmışlardır ve verdikleri bilgiler ne kadar değerli olsa da, her şeye rağmen eksiktir ve onunkiler gibi genel bir çizelge biçiminde düzenlenmemiştir. R.P. Giuseppe Campanile’in ‘Kürdistan Tarihi’ adlı kitabı Fransızcadan Türkçeye Heval Bucaktarafından çevirilmiş ve Avesta yayınları tarafından yayınlanmıştır.

Makale I

Bitlis Mirliği

Bu mirliğin esas kayda değer yanı, tüm bölgeye adını veren başkenti Bitlis’tir. Kimileri burayı tüm Kürdistan’ın başkenti olarak adlandırmaktan hoşlanır, ki bu, şehrin nispi güzelliğinden ve ticaretinden dolayı kabul edilebilir. Fakat tüm Kürdistan’ın Bitlis Beyine bağlı olduğu yanlıştır çünkü bu yedi mirlik de birbirinden bağımsızdır.

Bitlis oldukça güzel ve berkitilmiş bir şehirdir; Doğu’nun neredeyse tüm milletleriyle ticaret yapar. Başlıca ticaret dalı köle ticaretidir. Gürcistan’da esir alınan çocuk ve kızlar buraya getirilir. Köleler satılmak üzere bir handa sergilenir ve alıcı, her iki cinstten köleleri de çıplak halde incelemekte serbesttir. Alıcıların bazıları Türk, bazıları Hristiyandır; ama Hıristiyanlar daha fazladır ve bunların hepsi Ermenidir; bu Ermenilerin yalnızca küçük bir kısmı Katoliktir. Şehir, gelişmiş ticareti sayesinde zengindir.

Bedimahi (Muradiye şelalesi) Nehri buradan geçer. Hava oldukça önemlidir ve sokaklar pek iyi durumda değildir. Yaygın dil Kürtçedir ama Türkçe ve Farsça da konuşulur. Bey, yani vali mütesellim unvanını taşır. Vali bu unvanı ya yetkisini kötüye kullanarak ya da bazen Diyarbakır paşasından, bazen de Pers şahından alır. Çünkü o dönemde hangi komuşusunun daha güçlü olduğuna inanırsa onun koruması altına girer. Şehir sakinleri kaba ve kibirlidir. Doğu’nun çeşitli bölgelerinden gelerek yıllardır Bitlis’e yerleşmiş bulunan farklı tüccarlar dışında, burada yaklaşık elli bin kişi yaşar.” (s. 17-18, Avesta yayınları)

Etiketler: / / / /

”Kürt Sorunu” Kiminle Başladı?
24 Haziran seçimlerinden ötürü sık sık Kürt şehirlerinde halka ‘Sorunu onlar başlattı.Biz bitirdik’ propagandası yapılıyor. AKP’nin CHP’ye yönelik propaganda temelini...
1511’de Destan Yazan Rojkiler
  Bitlisli Emir Şeref Xan Fars ülkesinde zindandadır. Onu kurtarmak için Bitlisli Rojki Aşiretinden özel bir süvari birliği yola çıkar....
24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
    İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON –...
Kürd KARA FATMA İstanbul’da (I)
Bu çeviri, 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi haberinin aslına sadık kalınarak yapılmıştır. 1853 – 1856 Kırım...
Osmanlılardan Önce Batı Anadolu’da Devlet Kuran Menteşeoğulları’nın Kürtlüğü
  Bu çalışma, Türklerin ‘Menteşe Beyliği’, ’Menteşeoğulları’, ya da ‘Menteşe Emirliği’ diye adlandırdığı beyliğin kurucu ve yönetici hanedanının etnik kökenine...
Bitlis Ayaklanması – Tarihi Araştırma
  Jön-türklerin iktidara gelişlerinin ilk yılları, Türkiye Kürtlerinin toplumsal ve siyasal yaşamlannda meydana gelen canlanmayı gösterir.        ...
1914 Bitlis Kürd İsyanı Öncesi ve Sonrası Mektupları
  Bu çeviriler, Bitlis İsyanı sırasında, şehirdeki Holyoke Amerikan Ermeni Kız Koleji’nde 1915’e kadar görev yapmış rahibe Mary D.Uline ve...
Bitlis İsyanı Sonrası Son Demler
  Hz. Peygamber (s.a.v.) ”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” der. Haksızlık hangi dönem kim tarafından yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı sessiz...
Kürd Mona Lisa – Keça Kafroş
Özellikle Irak Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edenler, hemen hemen her evin bir odasında genç bir kız tablosunun asılı olduğunu görmüşlerdir. Genellikle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ