Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 3,86 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,55 / Satış: 4,57

Tarihte Kurdistan Orduları

Tarihte Kurdistan Orduları
  • 19.11.2015

Şakir Epözdemir

Tarih boyunca Kürd milleti de diğer milletler gibi ordulaşmış, devletler hatta imparatorluklar kurmuş, başka imparatorluklarla ortaklıklar ve birliktelikler gerçekleştirmişlerdir.

kurd3
Bu konuyu tarihi belgelerle ortaya koymak için son 500 yıllık Kürd Osmanlı (1514) İttifakından bu yana Kürdistan Ordularının Ortadoğu’daki barış ve istikrarında ne kadar yararlı ve etkili olduklarını göstermeye çalışalım.

Bu da nereden çıktı demeyelim. Şu anda Irak Federal Devletinin anayasal bir ortağı olan Kürdistan Federe Devleti’ne bağlı Peşmerge Ordusu, bütün dünyada kabul görmekte, ilgiyle izlenilmekte, takdir edilmekte ve ABD başta olmak üzere bütün Avrupa Devletleri tarafından gönüllü olarak desteklenmektedir. Bunun yanında PYD ye bağlı YPG Gerillaları, PKK’ye bağlı HPG Gerillaları, İran Kürdistan demokrat Partisine bağlı Qazî Muhammed Peşmergeleri ve Şengal Direniş Kuvvetleri gibi ciddi manada ordulaşmış kuvvetlere verilecek isim 500 yıl önce Mevlana İdris-i Bitlisi’nin Yavuz Sultan Selim’e Diyarbakır’dan Edirne’ye gönderdiği arz namesinde belirttiği gibi “Kürdistan Orduları’dır”bu Ordular.(1)

500 yıl önceki Kürdistan orduları Osmanlılarla 1514’te İttifaka girmeden önce bağımsız yaşayan, Kürdistan toprakları üzerinde her biri belli bir bölgede hükümran olan, Kürdistan Beylerinin, meliklerinin ve hükümdarlarının ordularıydı.
Şimdiki Kürdistan ordularını ele alırsak; Peşmergelerin 20. Yüzyılın başında Şeyh Abdusselam Barzani ile başlayan, kardeşi Mela Mustafa Barzanî ile devam eden ve 1946 da Mahabat’ta Qazî Muhammed’in başkanlığında bağımsızlığı ilan edilen Kürdistan Cumhuriyeti’nde resmiyet kazanan ve genelde gerilla taktiklerini kullanarak gelişen, şimdi de Irak Federal Devleti Anayasası’nda uluslararası meşruiyet kazanan, en az 150.000 kişilik düzenli ve savaşçı bir ordudur.

PKK Gerillaları 1984’te Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla bütün dünya tarafından duyulan, Bağımsız ve Birleşik Kürdistan sloganıyla Kürdistan kurtuluş hareketini başlatan ve şimdi “özerklik statüsüne” rıza gösteren bir ordulaşma biçimidir. Suriye PYD Ordusu PKK Gerilla ordusunun devamı olup, İran KDP Peşmergeleri de Qazi Mihemed ve Mela Mistefa’nın Peşmerge sisteminin devamlarıdır.

Bir hatırlatma yapmam da yarar var, Peşmergeler sadece KDP’lerle sınırlı değildir YNK ve Goran (Komela) a bağlı kuvvetler de Peşmerge olarak Kürdistan Kurtuluş savaşlarında yerlerini almışlar ve Güney Kürdistan Özgürlük hareketine katkı sunmuşlardır.

Bu durumda hiçkimse şu 21. Yüzyılın başında Kürdistan Ordularının varlığını ve realitesini inkâr edemez. 4 parça Kürdistan’ın en azından 4 ordusu ve silahlı kuvvetleri vardır.

KDP kesin olarak 1961 den bu yana 5 dinar da olsa, 15 dinar da olsa Peşmergelerini maaşa bağlamış, hiçbir Peşmerge’ye karşı güvensizlik sözkonusu olmamış, Irak ordusunun Kürdistan’a taarruzun da savaşa katılan bu kahraman savaşçılar, savaşın olmadığı kısa dönemlerde bu gönüllü savaşçılar evlerine dönmüş, üretime katkı yaparak halkla adeta kaynaşmışlardır. Bu gerilla geleneği galiba sadece Baba Barzanî’ye ait insani ve toplumsal bir gelenektir. En önemlisi, Baba Barzani’nin mücadelesi boyunca hiçkimseden ve kimselerden zor kullanarak para/pul alınmamış, devletleri tehdit etmemiş ve kesinlikle terör ve şiddetten uzak durduğu gibi uluslararası yasalara ters düşmemiştir.

kurd2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

500 yıl önce Kürdistan coğrafyası bakımından Şah İsmail’in Safevi Devletinin Kürdlere ve Kürdistan’a karşı o korkunç şiddet hareketi ve hatta Dersim (Çemişgezek) bölgesindeki Nur Ali Halifenin bölge halkına uyguladığı şiddetin bugünkü IŞİD’in vahşetinden eksik bir yanı yoktu. Kürdler bu dönemde, 28 Emir ve hükümdarlarıyla ve özel ordularıyla şartlı, ilkeli ve garantili bir şekilde ve kendi istek ve de iradeleriyle o günkü dünyanın ABD ve Koalisyonu teşkil eden devletler seviyesindeki bir İmparatorla bir millet gibi bir İttifak gerçekleştirmiştir.
Gelin 420 yıl önce Bitlis Hükümet Başkanı Şeref Han’ın kaleme aldığı Şerefname de kaydettiği birkaç noktaya değinerek Kürdistan ordularının sadece Basra’dan Kafkaslara uzanan veya sadece Musul’dan Antakya’ya uzanan sınırları değil, bu ordular Şam, Halep, Misir, Afrika ve Balkanlarda da Osmanlı Hassa Orduları ve Anadolu Askerleri yanında yer almış ve bütün savaşlarda kendi yerel bayrakları, özel orduları ve kendi komutanlarının komutaları altında tıpkı bir NATO ülkesi gibi bu savaşlara katılmışlardır. “Tek millet, tek dil ve tek bayrak” diyenlere önemle duyurulur…
Şeref Han, Çaldıran Meydan Muharebesinde, Kürdistan Ordularının Muzaffer Sultan’ın maiyetinde ( Sultan Selim’ı kastediyor. Ş.Ep) olduklarını işaret eder (2)
Ayrıca, Şeref Han?ın nakşettiği tablolarında da Kürdleri Kürdistan Kuvvetlerini savaş meydanında göstermiş ve belgelemiştir. Savaş düzeninde Osmanlı Ordusu’nun yanında Kürdlerin savaştığını 420 yıl önce Bitlis Hakimi Şeref Han (Çaldıran Meydan Savaşı) tablolarına işleyerek tarihe mal etmiştir. ( 3 )
Mevlana İdris ise, 1516 Mayısında Mardin’in Kızıltepe (Kosor=Koçhisar) Meydan savaşında, en az Çaldıran meydan Savaşı kadar büyük ve önemli olan bu savaşta Kürdistan Orduları ile Osmanlı Hassa Ordusu, Anadolu Askerleri ve Karaman Beyliğinin Özel kuvvetlerinin savaş nizamında saf tuttuğunu açık bir şekilde izah ederek:
“- … Sağ kanattaki Kanzal Sultan, Cuga ve Daha Hakimi Durmuş Bey ve Hemedan Hakimi Vikan kumandasındaki Kızılbaş Ordusu, Kürdistan Ordularına hücum ederek, tüfekçilerin önünden saparak Çaldıran meydan savaşındaki stratejiye uygun bir savaşa giriştiler” … diyor. (Bak: 1 no’lu dipnota)

1516 Sonbaharında Mısır Seferi’ne de Kürdistan Orduları katılmış ve Şerefnameye göre Hezzo/Sason Hükümdarı Muhammed beyin Kahire’deki savaşta ağır yaralandığını, Sultan Selim’in direktifiyle en iyi şekilde tedavi edildiğini, ayrıca Kilis Hükümdarı Kasım beyin 18 yaşındaki oğlu Canpolat Beyle birlikte bu savaşta olduklarını Şeref Han’dan öğreniyoruz. (3)
1514-1597 döneminde, 83 yıllık uzun bir zaman da, Şeref Han, Kürdistan Beylerinin katıldıkları birçok savaşları kayda almıştır. Cizre Hükümdarı Bedir bin Şah Ali Bey için şunları söyler. “ – Bedir Bey Kanuni Sultan Süleyman zamanında Van?da yaptığı savaşlara, Tebriz?e yaptığı saldırıya, Bağdat?ın, Arap Irak?ın ve diğer şehirlerin fethine katıldı.” ( 4 )

Bedir beyin Oğlu Muhammed Bey ve beraberinde Çidir da İran Ordusuyla çarpişirken şehit düştüklerini Şerefnamede okuyoruz: “- (…) Sözün kısası çarpışmada Cizre Hükümdarı Mir Muhammed, Hezzo Hükümdarı Saruhan Bey, Zırkanlı(Derzin) Mir Duman Bey ve Finik Bey?i Mir Mihemed şehit düştüler. “ (5)
Çemişkezek Hükümdarı Pir Hüseyin Beyin oğlu Gulabi Bey?de aynı savaşta şehit olmuştur. ( 6 )
Palo Hükümdarı Hasan bin Cemşit Bey de 1580?lerde Serdar Mustafa Paşa?nın Şirvan Seferi dönüşünde iki çocuk bırakarak şehit düştüğüne şahit oluyoruz.( 7 )
Şirvan (Küfra) Beyi, Zeynel beyin Aklabend Kalesi fethinde şehit olduğunu ve bu savaşın Sinan Paşa tarafından yönetildiğine şahit oluyoruz.
Tercil (Hazro) Emiri Haydar bey: “- Sultan Selim han?ın Emirnamesi gereğince babasının beyliği görevi kendisine verildi. Kürdistan Beylerinden ve Hükümdarlarından bir gurupla birlikte Çıldır Çarpışmasında Kızılbaşlar tarafından öldürüldü…” diyor Şeref Han ( 8 )
Yine Şerefnamenin 289.sayfasında Sıvêdi (Swêdi = Çapaxçûr = Bingöl) Prensi Mustafa Bey “ Kürd beyleriyle birlikte Tebriz Sa?dabad?ında” şehit olmuştur. Ali Han Bey ise esir düşmüş ve Kahkaha Kalesinde tutuklanmıştır. ( 9 )

Hizan Hükümdarı Mir Muhammed bin Sultan Ahmed: “- Emir Muhammed 1584 yılında, Vezir Osman Paşa ve Tebriz?in fethi ve istilasıyla görevlendirilmiş olan Sultanın askerleriyle birlikte bulunurken, Tebriz Sadabadında Vezir Sinan Paşa ile bazı Kızılbaş Komutan ve Beyleri arasında şiddetli bir çarpışmanın meydana geldiği gün çarpışmadan kaçmaları sonucunda, Hizan ileri gelenlerinden bir toplulukla birlikte şehit düştü …” ( 10 )

Bu misalları uzatatarak siz sevgili okuyucuları yormayalım. Kürd – Osmanlı İttifakı Tarihi bir realitedir. 330 yıl, 1514 -1847 = 333 yıl bu ittifaktaki Kürdistan Orduları bir vakiadir ve gerçektir. En son 1839 Nizip Savaşında Mir Bedirhan’ın Özel Kürdistan Ordusuyla bu savaşa katıldığını; Osman Paşa Komutasındaki Osmanlı ordusu Diyarbakır’dan hareketle Cizre’nin üzerine gelindiğinde yine Mir Bedirhan Beyin Komutanlarından Telli Beyin komutasında 4000 mevcutlu Kurdistan Ordusuyla Kasri Geli kalesinin sağ tarafında Zeytinlik Boğazı mevkiinde bu kocaman İmparatorluk ordusunu karşıladığını da biliyoruz.(11)
Daha sonra Hamidiye Alayları ve Sivil Milis Kuvvetleriyle Kürdler 1514’ten 1923’lere kadar resmi ve geleneksel kuvvetleriyle Osmanlıyı 410 yıl boyunca korudu ve her zaman hıyanet ve ordubozanlıklar Osmanlıdan ve Osmanlının devşirme, Ergenekon zihniyetli Valilerinden, komutanlarından sirayet etti…
Yüce Allah’a Şükürler olsun,Tarih boyunca Kürd halkının, milletinin ve yönetimlerinin sicilleri temizdir. Bakınız PKK 30 yıl TC gibi bir devlete karşı özgürlük mücadelesini verdi. Bu 30 yıl zarfında, şimdi İslam adına yola çıkan ve dünyanın her tarafından okumuş militanlarla donanıp bir araya gelen bu ‘İslami Hareket(!)’in işlediği vahşetin milyonda birini yapamadı.

1961 Eylülünden 1975 Cezayir Uluslararası komplosuna kadar 15 yıl Özgürlük savaşını veren General Mela Mustafa Barzani’nin gerilla savaşı boyunca etrafta kı Türkiye, İran ve Suriye devletlerine hiçbir zarar vermedi. Arap, Faris ve Türklerin nefretini değil, sempati ve saygınlıklarını kazandı baba barzanî. Ne Baba Barzani ne de başka bir Kürd Özgürlük hareketinin esirleri katlettiğini hiç kimse duymadı. Kürdlerin bu duruşları korkudan değil, cesaret ve asaletlerindendir. Bunun için dost ve düşmanlar artık Kürdleri tanısın ve Kürd milletine külhane yetimleriymiş gözüyle görme alışkanlıklarından vazgeçsinler.

Kürdler 410 yıl boyunca Basra’dan Kafkaslara kadar bütün Serhatlarda nöbet tuttular ve bu uzun sınırı hem İran, hem de diğer yabancı devletlerin baskınlarından, işgallerinden ve taarruzlarından korudular. Kürdler 870 km’lik Suriye Arap sınırını da korumamış olsaydı herhalde bu IŞİD’in ecdatları Anadolu, Harran ve Kürdistan’ı rahat bırakmayacaklardı. Kürdler 1807, 1828, 1854, 1877 ve en son 1915 Çarlık Rusya’sının 5 adet acımasız işgallerine karşı Osmanlının yanında savaştı ve Sarıkamış felaketinde, sadece bir gecede soğuktan donan on binlerce askerin % 80’i Kürdlerdendi. Sarıkamış’ı unutmamız için Cumhuriyet Türkiye’si sürekli Çanakkale’yi öne aldığının da farkındayız.(12)
Kürd- Osmanlı İttifakının 500 yılını idrak ettiğimiz 2014 yılı, sanki Türkiye yazarları, siyasetçileri ve devlet erkânı tarafından bilinmemektedir. Malazgirt’in 973 yılını yâd ediyorlar ama Osmanlının hayatını kurtaran, Kürdlerle yaptıkları ittifak sayesinde Çaldıran, Koçhisar, Ridaniye, Şam ve Kahire savaşlarını kazanarak 3 yıl içinde Osmanlı topraklarını 2’ye katlayan ve İslam Halifeliğini de bir Kürd olan Mevlana İdrisi Bitlisi’nin teşvikiyle alan Osmanlının devamı olan siyaset medarların, devlet adamlarının ve hele Müslümanlık iddiasında bulunan AKP iktidarının bu ittifakın 500. Yıldönümünde birkaç konferansla Küdrdlere ve Türklere hatırlatma cesaretini gösteremiyorlar.

Ben şahsen İstanbul’un 3. Asma Köprüsüne “Yavuz Sultan Selim han’ın” ismini verdiklerinde Kürd-Osmanlı İttifakının 500. Yıldönümü vesilesiyle verildiğini, Bitlis’te de Mevlana İdrisi Bitlisi adına büyük bir yatırım gerçekleştireceklerini, hele bu ittifak antlaşmasının en baştaki aktörü olan IV. Şeref Han adına Bitlis’te Şeref Han IV. Üniversitesinin hemen açılacağını düşünmüştüm. Ama maalesef Kürd-Osmanlı İttifakından söz etmek istemiyorlar çünkü Kürdleri sadece onlara bağlı ve bağımlı bir avam gibi görüyorlar. Ve hem Osmanlının hem de Cumhuriyet Türkiye’sinin geleneğidir; dostlarını her zaman düşman muamelesine tabi tutarlar.

D İ P N O T L A R:
( 1 ) – Ş.Beysanoğlu Diyarbakır Tarihi 2.cilt s. 503-507 – Nazmi Sevgen Kürdler, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi s.8, Mayıs 1968,sf. 47-50 – Koçhisar Savaşından sonra İdrisi Bitlisinin Yavuz Selim’e Raporu.
( 2 ) – Şerefname M.E.Bozarslan Hasat yy. 3-4 baskı Sayfa – 480)
( 3 ) – Şerefnamenin tabloları tablo no: 20 – Abdurraqib Yusuf- Jina Nu yy. açıklama Sayfa 111)
( 4 ) – Şerefname M.E.Bozarslan Hasat yy. 3-4 baskı Sayfa – 147)
( 5 ) – Şerefname M.E.Bozarslan Hasat yy. 3-4 baskı Sayfa – 151)
( 6 ) – Şerefname M.E.Bozarslan Hasat yy. 3-4 baskı sayfa – 201 )
( 7 ) – Şerefname M.E.Bozarslan Hasat yy. 3-4 baskı Sayfa – 215)
( 8 ) – Şerefname M.E.Bozarslan Hasat yy. 3-4 baskı Sayfa – 480)
( 9 ) – Şerefname M.E.Bozarslan Hasat yy. 3-4 baskı Sayfa – 489)
( 10 ) – Şerefname M.E.Bozarslan Hasat yy. 3-4 baskı Sayfa – 243)
( 11 ) – Osmanlı Aeşiv Belgelerinde Kürdler ve Kürd Direnişleri 81817-1867 – Sinan Hakan s. 225 – BOA. FON Kodu: İ. MSM D.No: 1274 Diyarbakır Valisinin 05.B 1263 ( 18.06.1847) tarihli raporu.
(12 ) – Sarıkamış’ta bir gece de 90.000 sivil ve muvazzaf Osmanlı askeri soğuktan donarak telef olduğu iddiası vardır. Ben saymadım ama bu kuvvetlerin her zaman %80’i Kürdler teşkil eder. Çinkü savaş Kürdistan bölgesinde cereyan ediyor. Googlee yé (Sarıkamış Faciası) diye yazın, Osmanlının Kürdistan Yönetimlerine son verdikten sonrakı halını görün.
(13) – Şu anda ‘Yeni Türkiye’ sloğanıyla Kürd meselesini güya çözecek ve Güney Kürdistan Hükümetiyle sarmaş dolaş olan, Kürdlerin dostluklarını pekiştirme yönünde çeşitli oyunlar sergileyen AKP hükümeti Suriye ve İrak Kürdlerine vahşice saldıran IDİŞ’i adeta Kürdlere tercih ederek “ Dostlarına düşman muamelesini” hiç çekinmeden reva görüyor. Bu zihniyet sadece AKP’ nin sadece CHP’nin zihniyeti değildir. Bu zihniyet Osmanlı’dan bu devlete bulaşmıştır.

İsmet İnönü’nün Kürt Raporu
Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım. Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş ovasında tedricen ve Elazığ ovasında kuvvetli Türk...
Ah Tamara…
Van’daki Akdamar Adası’na da ismini verdiği rivayet edilen Akdamar efsanesi, zamanında bu adada yaşayan baş keşişin güzelliği dillere destan kızı...
Xelil Xeyali’nin Kürt Dili Üzerine Görüşleri
“Yayın yöntemi”ne ilişkin görüşü ikinci yazıya bırakmıştım. Fakat bu yönteme ilişkin ayrıntılı bilgiler vermeden önce onun temelini oluşturan bazı işlerden...
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kürt Şehri Bitlis
  Wilhelm Köhler/Kitap  17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan geniş coğrafyada sürüp giden yaşamla ilgili bugün elimizdeki en önemli...
Bitlis Beyliği’nin Statüsü,Rolü ve Önemi – Araştırma
Mela Mahmud Beyazidi; “Yabancı devletler, Kurdistan’ı işgal edebilmek için, herşeyden önce, Bitlis Beyliği’ni zapt etmeye yeltenmişlerdir.”        ...
1838’in Bitlis’i ve Southgate’in Kürd Şerif Bey ile tanışması
Bu çeviri, Amerikalı Misyoner rahip Horatio Southgate’in 1838 – 1839 yılları arasında Bitlis’ten geçerken tuttuğu notların İngilizce aslına sadık kalınarak...
Said Nursi’de Özgürlük Söylemi
  Gençken içine girdiği ilim dünyasında özgürlüğü bir hayat biçimi olarak benimsemiştir. İlk hayatı hocaları ile olan serüvende onun düşüncelerini...
Kırd,Kırmanc, Dımıli veya Zaza Kürtleri
Bazı illerde ise denebilir ki sadece birer ilçenin sınırları içinde Dımıli lehçesi konuşulur. Semsûr’un Alduş (Gerger), Ruha’nın Sêwreg (Siverek), Bedlis’in...
Kerkük Kan Ağlıyormuş
“Kerkük, Kürdistan´ın bir parçasıdır. Oradaki Türkmenler, Kürtlere sığınmış muhacir ve sığınmacılardır. Kerkük, Azerbeycan´da bir kent değil ki Türk´ü kan ağlasın....
Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası
  Bediüzzaman Saidê Kurdî Henüz 30 yaşlarında Van’dan İstanbul’a gidip Fatih’te bulunan Şekirci Hanı’na yerleşiyor. Ve odasının kapısına bu yazıyı...
Pîyesa ‘Bîdlîs’ ya Wîllîam Saroyan
Ehmed Kurd nîne, ji hindikayî (kêmhejmaran) ye, ango ji tirkan. Lê ferqa wî ew e ku xwediye loqonteyek e. Ji...
Vasa’yı kurtarmak, Hasankeyf’i öldürmek
On milyonluk nüfusu ile bir İskandinav ülkesi olan İsveç’te 1700’e yakın müze bulunmaktadır. Bu müzelerden dünyanın ilk açık hava müzesi...
Tarihte Kerkük ve Kürtler
  Kerkük tarihine kısaca bir bakalım; Arkeolojik kazılar sonucunda Kerkük’te 28 bin yıl önce Neandertallerin yaşadığı kanıtlanmıştır. Şehir bir çok...
Yol Ayrımı; Askeri Uçak ve Milletin Özgür İradesi
  Irak, denilen devlet 1926 yılında Gertrude Bell’in Kral Faysal ile misterik aşkının imkansız çocuğu olarak dünyaya geldi. Irak bir...
Lozan, Ankara ve Sevr Antlaşması
    Türkiye Lozan ve Ankara kartını Uluslararası topluma ve Kürtlere gösterirken, Sevr antlaşmasından neden söz etmez? İşte, Lozan, Ankara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ