Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 4,71 / Satış: 4,73
€ EURO → Alış: 5,46 / Satış: 5,48

Eski Mossad Ajanı Geyzi’den Türkiye Kürdistan ve Ortadoğu Yorumu

Eski Mossad Ajanı Geyzi’den Türkiye Kürdistan ve Ortadoğu Yorumu
  • 02.12.2015
  • 3.854 kez okundu

geyzi3

Eski Mossad Ajanı ve Irak Kürdistanı İstasyon Şefi “Geyzi” kod adlı Eilezer Tsafrir, son dönemde Suriye’de yaşananları Odatv’ye değerlendirdi. Rafael Sadi’ye konuşan Tsafrir, Suriye denkleminde Rusya, Türkiye, ABD, İran ve diğer ülkelerin stratejilerini ve ne yapmak istediklerini aktardı. Tsafrir, “Göründüğü kadarı ile IŞİD er veya geç imha edilecek veya olukça zararsız hale getirilecektir. Rus uçağının düşürülmesi uluslararası ilişkilerde oldukça büyük sorunlar yaşanacağının işaretidir” ifadelerini kullandı.

İşte o röportaj:

Rafael Sadi: Hatırlıyorum ki geçmiş görüşmelerimizin birinde gelecekte bugünkü kadar büyük bir Suriye olmayacağını belirtmiştiniz. Esad’ın Şam bölgesinde olabileceğini ve Lattakiye liman kentininse Suriye’nin limanı olacağını ön görmüştünüz.

Gelecek okuma konusundaki kabiliyetinize hayranım tebrikler.

Hatam yoksa bu tespitleri tam 3 yıl önce yapmıştınız.

Son gelişmeler ışığında bölgeyi nelerin beklediğini söyleyebilir misiniz?

Rusya, Suriye, İran, Lübnan-Hizbulah, Türkiye, ABD, Avrupa ve İsrail’in bu bölgedeki roller ne olacak?

Eilezer Tsafrir: Türkiye Rusya’nın bir uçağını düşürdü ve Putin Erdoğan ile görüşmeyi bile kabul etmiyor. Aksine Türkiye aleyhine bir takım yaptırımlar hazırlamakla meşgul.

Diğer taraftan AB Türkiye’ye bir çeşit rüşvet veya haraç teklif ederek (3 Milyar Euro) Suriyeli mültecileri geri almasını talep etmektedir. Hatta Türklere Avrupa da serbest dolaşım hakkı bile teklif edilmekte (Belki blöftür).

Türkmenlerin, Kürtler’in Suriye’deki durumu ne olacaktır? Ve sonunda Türkiye’yi bölecek bir senaryodan ve Türk toprakları üzerinde kurulabilecek bir Kürt devletinden söz edilebilir mi?

Türk okurlarına kıymetli cevaplarınızı iletmek isterim.

Sevgili Rafael iltifatların için teşekkür ederim.

Bölge konusunda henüz nihai bir sonuç mevcut değil. Yeterinden fazla unsurlar mevcut olup bazıları birbirlerinin menfaatleri ile çakışmakta ve bazıları ise bu türden menfaat farklılıkları nedeni ile yakın bir gelecekte siyasi hatta askeri çatışmalar içinde olacaklardır. Tabii ki bu konuda kehanetlerden kaçınmaya dikkat etmemiz lazım. Ve Süleyman tapınağının yıkılışından sonra kehanet kırbaç eline geçmiştir. (Geleceği gerçekleştirenin güçlü olan anlamında bir deyim)

SURİYE’NİN GELECEĞİ

Suriye’nin hikayesi henüz sona ermiş değil. Bir çok siyasi ve askeri yorumcu henüz Rusya’nın Suriye’ye kabaca müdahalesine bir yorum getirememişlerdir. Ve tabii ki Rusya’nın Ukrayna’daki tutumu ve baş ağrısından ve Batılı ülkelerin Rusya’ya uyguladıkları yaptırımlardan sonra bile. Ancak Vladimir Putin’in kendisini ikna etme gücü ile ve de kararlılık ile hatta kabalık ile davranarak Rusya’nın stratejik menfaatlerini gerçekleştirme kanaatindedir. Bu şekilde de Amerikanın idaresindeki Batı güçlerinin ayağını bu bölgeden kesmek amacı da mevcuttur kuşkusuz.

Her şeye rağmen Rusyanın karışmasının ne Suriye’yi ne de Esad’ı Eski Suriye’ye dönüştüremeyecektir. Rusya ve Esad’ın müşterek menfaatleri gereğince gelecekteki Alevi ülkesi ve Rus üsleri için mümkün olduğunca fazla toprak kalmasına özen göstereceklerdir. Özellikle deniz üsleri için gereken toprakların temini şarttır.

Bu Alevi topraklarına Şam ve Halep’in dahil edilip edilemeyeceği henüz belli değil. Suriye’nin geri kalan kısımlarının ise bölüneceği adeta bellidir. Bu karşıt taraflar ile yapılabilecek olası anlaşmalar ile tespit edilecektir. Bu arada Sünni çoğunluğu da kimse görmemezlikten gelemeyecektir. Bu onlarca sene Alevi yönetimince bunalıma sokulan ve ihmal edilen baskı altında tutulan toplumdur. Hatırlamayanlar için Alevilik Şiilik içinden çıkmıştır.

Şiilik Müslüman Sünni çoğunluk tarafından da dışlanmıştır.(Yaklaşık 1.5 milyar Sünni Müslüman mevcut dünyada.) Aleviler çoklukla Sünni Müslümanlarca adeta aforoz edilip dışlanmışlar ve şeriata göre haram addedilmişlerdir. Yahudilikte Kosher olmayan yiyecek emsali haram addedilmişlerdir.

 

geyz'2

Suriye toprağının geriye kalan kısmı parçalara bölünecektir. Kuzeyde gerçeğe yakın bir Kürt Otonomisi Dürzilerin ne şekilde davranacağı ve ne isteyecekleri henüz belli değildir.En önemli varlıkları ise Dürzi dağındadır. Her ne kadar Dürzi toplumunun Milli beklentileri yoktur ama gerçek budur ki onlar kapanda kalmış bir toplumdurlar. Toplumları tehlikede iken kendilerini savunabilecekleri bir çeşit otonomi ihtiyaçları vardır.

 

 

İRAN

Görünen o ki Tutucu ve Devrimci (İslami devrimci) İran gün geçtikçe kendini bölgede daha fazla etkin olabilmekte özgür hissediyor. Dev güçler ve Batı ile yaptıkları Nükleer anlaşması ile sanki Suriye ve Yemen üzerindeki etkinliklerin, arttırma hakkı tanımış gibi duruyor. IŞİD ile olan savaşında komşuları ile bozuşması da durumu daha endişe verici hale sokmaktadır. Sünni Ülkeler olan Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan ile yeni cepheler açılması ihtimali de az değildir.Özellikle Yemen ile oluşan durumlar nedeni bu olasıdır. İran’ı düşürecek olan aslında içerdeki muhalefettir ve zamanı belli değildir. İran nüfusu genç kızlar ve erkeklerden müteşekkil olup çoğu İslami Devrimden sonra doğmuşlardır. Onlar özgürlük ve bir takım haklar istemektedirler. Jeans ve Lipstick (Dudak boyası) kızlar ile erkeklerin serbestçe buluşabilecekleri bir ülke istiyorlar. Her bir kaç senede bir de milyonlarcası sokaklara çıkıp İran’ı normale döndürene kadar mücadele edeceklerini söylüyorlar.Yakın bir gelecekte de İran’ın dolandırıcı olarak görüneceği ve imzaladığı nükleer anlaşmaya sadık olmadığı da anlaşılacaktır. Bazı dış güçlerin de İran’daki nükleer santralleri yok etme ihtimalini de göz ardı etmememiz gerekmektedir. Belki İsrail belki de ABD veya ikisi birden bile Hatta Obama döneminde bile olabilir İran’daki kötü Şii İran liderinin Irak’taki Şii yönetimi Suriye’deki Alevi yönetimi ve Hizbullah aracılığı ile uzun süre ile tehdit ederek var olamaz.

LÜBNAN

Bütün üzüntümle söyleyebilirim ki tarihi Lübnan artık Tarih olmuştur.Uzun zamandır Lübnanın demografik çehresi kesinlikle değişmiştir. Anayasanın yazıldığı gibi Hristiyanlar ve Maruniler Lübnanın ana çoğunluğu değildir.Bunun ana sebepler ise Dışarıdan gelen göç ile olumsuz doğum oranı sayesinde ülkenin çoğunluğu Şii müslümanların lehine değişmiş ve bu nüfus Hizbullah tarafından yömetilen bir toplum olmuştur.Ve bunun sonucu Ssünni toplumun endişe edeceği ve etmesini gerektiren bir sonuç mevcuttur.Şiilerin gelişimini durdurmak için Hristiyanlar ile Sünni Müslümanlar arasında bir koalisyon mevcuttur.Bunun ne kadar ve nasıl başarılı olabileceği tartışılır tabii ki.

Tahrandaki Şii ve aşırı uçtaki yılan başı faaliyette iken bu kargaşa ve tehditlerin formülüdür.

TÜRKİYE

Erdoğan yönetimindeki Türkiye bölgesel sorunların ve kargaşanın formülüdür. Bunun kökeninde de Davutoğlu’nun bölgesel etkinlik yaratmak istediği stratejisi yatmaktadır. Bu sayede 3 çember de değerlendirirsek (Arap , İslam ve Bütün Türkler) kendisini ve ülkeyi duvara toslatmaktadır. Terör örgütleri ve özgür Batı ile ikili ve hatta iki yüzlü tutumu , serbestçe dolaşan teröristler ve memlekete doldurduğu mülteciler hatta Avrupa ya da ihraç edilen bu mülteciler, yenilen Kürt isyanı ve bunalımı ile Türkiye’yi bölgedeki en sorunlu ülkelerden biri konumuna getirmektedir.Bu durumda kendisini rahatsız edecek boyutlardadır. En azından ekonomisine zarar verebilecektir.Rus uçağının düşürülmesi uluslararası ilişkilerde oldukça büyük sorunlar yaşanacağının işaretidir. Ve tabii ki Rusya ve Putin ile…

 

geyzi4

Karşımızda nasıl bir ironi olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Mavi Marmara olayı nedeni ile İsrail’de özür bekleyen (İsrail’in yasakladığı karasulara korsanca girmeye kalkan silahlı vahşi militanlar ki bu vahşet ve silahlı çatışmaların tamamı kaydedilmiştir) aynı Türkiye hava sahasını ihlal ettiği gerekçesi ile düşürdüğü ve öldürdüğü RUS pilot için özür dilememekte ısrar ediyor.Ve bu uçak Dünya devlerinden Rusya’nın uçağı.Ve bu uçak belki hava sahasını ihlal etmişse de kötü niyet belirtmemiştir.Belki de Türkiye’nin Rusya’dan özür dilemesini tavsiye etmek gerekir ve bu özür fazla onur kırıcı olmasın hatta İsrail’den de özür dilense de yeridir.

AVRUPA

Sanırım Avrupa Mülteciler konusu ile başına gelecekleri halen resmen algılamış bile değil.

ABD

Amerika kendine sadece Obama’dan sonra gelebilecektir. Tabii siyasi bir değişikli olursa.

IRAK VE KÜRTLERE EK

Suriye gibi Irak’da Skyes Picot sınırları çerçevesindedir ki bu sınırlar artık mevcut değil. 1. Körfez savaşından sonra bunu söyleyenler de oldu aslında. Hatta 2003’teki Amerika’nın Irak savaşıyla da bu perçinlendi diyebiliriz. Bu savaş Irak’a demokrasi boyutunu sokmuş oldu. Ve doğal olarak bu Irak’taki yönetimi değiştirdi ve Irak’taki Şii toplumun yararına bir durum oluşturdu. Irak Şii yönetiminin en büyük hatası ise ülkedeki Sünni topluma kendilerini bu ülkenin ve yönetimin bir parçası olduklarını hissettiremedi.Bu durum bölünmeyi çabuklaştırdı ve ülkedeki Sünnilerin hatta Eski Saddam yanlısı Sünni ileri gelenlerinin IŞİD’e katılımını tetikledi. Göründüğü kadarı ile IŞİD er veya geç imha edilecek veya olukça zararsız hale getirilecektir. Ancak bu değişik şekillerdeki İslami terörün imhası anlamına gelmez.Bunun bir ahtapot’a benzetebiliriz.Bir kolunu kesebilirsiniz ama yerine iki tane yeni kol çıkıverir.

Ve IRAK formel olarak üç ülkeye bölünecektir.Bağdat ve güneyinde Şiiler.Sünniler Batıda. Kürtler de kuzey de.

Irak’taki Kürtler tarihlerindeki en güzel saatlerinden birine ulaşmış durumdalar.Neredeyse ilan edilmeden bir ülke bir devlet konumundalar. Lideri Mesud Barzani liderlik meziyetlerini babasından miras aldı ve aklıselim ile sabır ile beklemekte ve uygun zamanlama olduğunda ülkesinin devlet olma formalitesini ilan etmek için de sabırsızlanmamaktadır. Barzani devletini tanıyan ve destekleyen sadece İsrail olmayıp (Geçmişte Şİİ İran bile desteklemekteydi) Bütün Dünya Kürt ordusu Peşmerge’yi Tanımakta ve değerini takdir etmektedir.Tabii ki bu IŞİD ile savaşmaları ki Başkan Obama bu konuda Amerikan Çocuklarını karıştırmak istememektedir.

Suriye’nin Kuzeyindeki Kürtler de bu ülkeye katılacaklardır. Ancak onlar oldukça bölünmüş durumdalar ve organizasyonları da PKK ile ilintilidir.Buna karşın Türkiye ve İran’daki Kürtlerin bu türden bir oluşumu mevcut değildir. Üzülerek söylüyorum ki bu ülkelerdeki yönetimler nedeni ile Kürtler acı çekmeye devam edecektir.Ancak ne Türkiye kendi bünyesindeki 20 milyon ne de İran ülkesindeki 9 milyon Kürdü uzun süre baskı altında tutamayacaktır.

geyzi1

Türkiye ye ve Türk halkına olan bütün saygım ve sevgimle söylemek isterim ki bu halk’a olan değerlendirmeyi gözden geçirmeli ve günün birinde kendi iç hesaplaşmasını yaparak Kürtlerin ayrılmasına muvaffakiyetini vermelidir.

İSRAİL

Tabii ki şimdi çok daha önemli bir durumdayız.İsrail de oldukça hassas bir durumdadır. İsrail Suriye’deki savaşa müdahil olmak niyetinde değildir. (Başka yerlerdeki savaşlara da ).Sadece güvenliği açısında tehlike gördüğü yerlere karışmak durumunda kalıyor. Suriye veya başka yerlerden Hizbullah’a gidecek olan silahlara engel olmaya çalışmaktadır. Ayrıca İsrail’in Kuzey sınırında Golan tepelerinden sızmaya çalışan Suriyeliler ile de uğraşmak zorundadır. Bu nedenle de İsrail Savunma Kuvvetleri ile Rus Ordusu arasındaki koordinasyon mutabakatının ayrı ve özel bir önemi vardır ve bu kendini kanıtlamış durumdadır. Dolaylı olarak da olsa İsrail ile Sünni ülkeler arasında İran tehdidine karşı müşterek menfaatler mevcut.

İsrail’de de konuşmak olsun diye konuşan ve bu ülkeler ile ilişkileri bilir bilmez geliştirmeye çalışan politikacılar var. Bu tür ülkeler ile ilişkilerin kuvvetlendirilmesi konusu ilgili ve de yetkili makamlarca kararlaştırılır. Ve üstelik bu ülkeler bölgemizde de değillerdir

Türkiye anlamıyor, Mevcut yönetim de anlayamıyor ve sürekli itiyor. Halbuki İsrail bölgenin en tutarlı . saygın .güçlü ve istikrarlı güvenebileceği ülkesidir. Türkiye’nin bütün etkinlik arama çabaları ne yazık ki ters tepkiler ile karşılaşmış ve olumsuz çıkmıştır. Araplar Türkleri çok istemiyor İslami çerçevede İran ile çakışmakta Türki Cumhuriyetlerde ise Sovyet cephesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Ve nazik olmayan bir şekilde de kendilerine Burası bizim bahçemizdir diyorlar.

Rafael Sadi

Odatv.com

”Kürt Sorunu” Kiminle Başladı?
24 Haziran seçimlerinden ötürü sık sık Kürt şehirlerinde halka ‘Sorunu onlar başlattı.Biz bitirdik’ propagandası yapılıyor. AKP’nin CHP’ye yönelik propaganda temelini...
1511’de Destan Yazan Rojkiler
  Bitlisli Emir Şeref Xan Fars ülkesinde zindandadır. Onu kurtarmak için Bitlisli Rojki Aşiretinden özel bir süvari birliği yola çıkar....
24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
    İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON –...
Kürd KARA FATMA İstanbul’da (I)
Bu çeviri, 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi haberinin aslına sadık kalınarak yapılmıştır. 1853 – 1856 Kırım...
Osmanlılardan Önce Batı Anadolu’da Devlet Kuran Menteşeoğulları’nın Kürtlüğü
  Bu çalışma, Türklerin ‘Menteşe Beyliği’, ’Menteşeoğulları’, ya da ‘Menteşe Emirliği’ diye adlandırdığı beyliğin kurucu ve yönetici hanedanının etnik kökenine...
Bitlis Ayaklanması – Tarihi Araştırma
  Jön-türklerin iktidara gelişlerinin ilk yılları, Türkiye Kürtlerinin toplumsal ve siyasal yaşamlannda meydana gelen canlanmayı gösterir.        ...
1914 Bitlis Kürd İsyanı Öncesi ve Sonrası Mektupları
  Bu çeviriler, Bitlis İsyanı sırasında, şehirdeki Holyoke Amerikan Ermeni Kız Koleji’nde 1915’e kadar görev yapmış rahibe Mary D.Uline ve...
Bitlis İsyanı Sonrası Son Demler
  Hz. Peygamber (s.a.v.) ”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” der. Haksızlık hangi dönem kim tarafından yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı sessiz...
Kürd Mona Lisa – Keça Kafroş
Özellikle Irak Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edenler, hemen hemen her evin bir odasında genç bir kız tablosunun asılı olduğunu görmüşlerdir. Genellikle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ