Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,31 / Satış: 5,33
€ EURO → Alış: 6,03 / Satış: 6,05

Hendek Siyaseti

Hendek Siyaseti
  • 09.12.2015

 

Tarihi Kurşunlu Camii’nin alevler içindeki hali insanın içini nasıl da acıtıyor? Tahir Elçi’nin ölümü eğer uyandırmadıysa, şehrin kadim kültür ve kimliğinin alevler içinde olmasının PKK’yi yönetenleri uyandırması beklenirdi. Ancak bu noktada bir adım, bir mahcubiyet ortaya çıkmış değil.

 

 

 

 

 

Açık ve net olan gerçeği tekrar yazalım: PKK, tarihi bir yanlış yapıp savaşı Kürd şehirlerine taşıma kararı alarak tüm Kürdistan’ı harabeye çevirmiştir. İnsanları, taşları, minareleri ve camileri kurşunlara hedef haline getirmenin başka bir anlamı yoktur. ‘Bizim kontrolümüz dışındaki gençlerin eylemleridir’ türü bir savunmanın kabul edilebilir bir tarafı yoktur ve çocuk kandırmaktan başka bir karşılığı bulunmamaktadır. Sivil vatandaşlara çocuk, silahlı çocuklara da büyük muamelesi yapmaktır.

Bir toplumun kaderini birilerinin yazdığı kitap ve teorilerin uygulama tahtası haline getiren bir aculluk, bir teori hastalığı ile bir halkın hayatını yaşanılamaz hale getirmek için hem zihnen yabancılaşmış olmak hem de şiddet tekeline haksız yere sahip olmak gerekir. Devletin şiddet ve zulümlerine haklı itirazlar, PKK’nin eylemlerini tartışılamaz veya kabul edilmek zorunda bırakmaz.

PKK şunu çok net bir şekilde bilmeli ki Kürdlerin militer bir tek parti diktatörlüğüne tabi olması mümkün değildir.PKK’nin kaderi ve geleceği Kürdistan’da demokratik siyasetin önünü açıp, sivil ve siyasi hayata müdahale etmekten vazgeçmek, silahlı gücünü Kürdlerin ihtiyaç duyduğu ve/ya duyacağı (Rojava gibi) kriz bölgelerine çekmektir.

PKK bir Kürd ordusu sorumluluğu içinde Kürdlere hizmet eden bir güç haline gelmeli, kendini dönüştürmelidir. PKK tüm silahlı güçlerini sivil alanlardan, şehirlerden çekmelidir. Yoksa Kürdleri örgütsel bir ideolojik ezbere mecbur yahut silah karşısındaki çaresizliğe esir saymak hem ahmaklık hem de intihardir.

Elinde silah olması seni haklı kılmaz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de elinde silah vardı/var ve bu yaptıklarını doğru ve haklı kılmaz.

PKK tarihi bir sorumluluk ve yol ayrımındadır: Kürdler başta olmak üzere sivil insanlarımızın hayatını tehlikeye atan, çatışmayı şehir ortamlarına taşıyan hendek siyaseti terkedilmelidir.

Özyönetim iddiasıyla yapılanlar birer özyıkım eylemine dönüşmüştür. Hendek politikası ve hamlesi yanlıştır. Özyönetim, insanların onur ve güvenliğini temin etmeyi birinci amaç haline getirmedikçe bir özterörizm haline gelmeye başlar. Geri adım atılmalı, bu yanlıştan vazgeçilmelidir.

Şunu da herkesin bilmesinde fayda var: Kimse vicdanlara kelepçe vuramaz. İster örgüt, ister cemaat, ister parti ol. Hakikati susturabileceğine, insanların korkuyla gerçekleri söylemekten vazgeçeceğine inanıyorsanız büyük bir yanlış yapıyorsunuz. Çünkü kaybedeceksiniz. İnsanları silahla susturan, sözü ve sivil hakları nefessiz bırakan her türlü tutum ve eylem terörizmdir. Sivili koruyacak silah sivile çevrildiğinde, bir şehri koruyacak hendek şehrin dışına değil de içine kazıldığında ortaya çıkan durum budur.

Buradan çağrımızı tekrar yapalım: PKK bu yanlıştan bir an önce geri adım atmalı ve sivil alanlardan çekilmelidir. Yoksa Allah veya teori kitaplarındaki adıyla tarih sizi affetmeyecektir!

 

Mücahit Bilici / Yeni Yüzyıl Gazetesi

 

Etiketler: / / / / / /

Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
Bitlis Hizanlı Law Reşid ve Kemal Fevzi
Minarelerden yükselen ezan sesi, Bitlis Çarşısı’nda tatlı bir telaşın başlamasına neden olmuştu. Orucun son günüydü. Son iftar açılmış, son şerbetler...
Zorqlu Kürd? Zorq neresi ola?
1850 sonrası Bitlis ve civarından geçmiş bazı seyyahların anlatımları ile birlikte yayımlanmış bir gravürün altında Fransızca olarak ’guerrier Kurde de...
Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
Dersimli Kürd kızı Emê  ve  Harput Misyoner Okulu
Bu çeviri, Harput Amerikan İlahiyat Okulu’nda 1857 – 1893 yılları arasında idarecilik yapmış, Amerikalı misyoner çift Bay ve Bayan Crosby...
Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ