Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,26 / Satış: 6,29
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

Hendek Siyaseti

Hendek Siyaseti
  • 09.12.2015
  • 1.520 kez okundu

 

Tarihi Kurşunlu Camii’nin alevler içindeki hali insanın içini nasıl da acıtıyor? Tahir Elçi’nin ölümü eğer uyandırmadıysa, şehrin kadim kültür ve kimliğinin alevler içinde olmasının PKK’yi yönetenleri uyandırması beklenirdi. Ancak bu noktada bir adım, bir mahcubiyet ortaya çıkmış değil.

 

 

 

 

 

Açık ve net olan gerçeği tekrar yazalım: PKK, tarihi bir yanlış yapıp savaşı Kürd şehirlerine taşıma kararı alarak tüm Kürdistan’ı harabeye çevirmiştir. İnsanları, taşları, minareleri ve camileri kurşunlara hedef haline getirmenin başka bir anlamı yoktur. ‘Bizim kontrolümüz dışındaki gençlerin eylemleridir’ türü bir savunmanın kabul edilebilir bir tarafı yoktur ve çocuk kandırmaktan başka bir karşılığı bulunmamaktadır. Sivil vatandaşlara çocuk, silahlı çocuklara da büyük muamelesi yapmaktır.

Bir toplumun kaderini birilerinin yazdığı kitap ve teorilerin uygulama tahtası haline getiren bir aculluk, bir teori hastalığı ile bir halkın hayatını yaşanılamaz hale getirmek için hem zihnen yabancılaşmış olmak hem de şiddet tekeline haksız yere sahip olmak gerekir. Devletin şiddet ve zulümlerine haklı itirazlar, PKK’nin eylemlerini tartışılamaz veya kabul edilmek zorunda bırakmaz.

PKK şunu çok net bir şekilde bilmeli ki Kürdlerin militer bir tek parti diktatörlüğüne tabi olması mümkün değildir.PKK’nin kaderi ve geleceği Kürdistan’da demokratik siyasetin önünü açıp, sivil ve siyasi hayata müdahale etmekten vazgeçmek, silahlı gücünü Kürdlerin ihtiyaç duyduğu ve/ya duyacağı (Rojava gibi) kriz bölgelerine çekmektir.

PKK bir Kürd ordusu sorumluluğu içinde Kürdlere hizmet eden bir güç haline gelmeli, kendini dönüştürmelidir. PKK tüm silahlı güçlerini sivil alanlardan, şehirlerden çekmelidir. Yoksa Kürdleri örgütsel bir ideolojik ezbere mecbur yahut silah karşısındaki çaresizliğe esir saymak hem ahmaklık hem de intihardir.

Elinde silah olması seni haklı kılmaz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de elinde silah vardı/var ve bu yaptıklarını doğru ve haklı kılmaz.

PKK tarihi bir sorumluluk ve yol ayrımındadır: Kürdler başta olmak üzere sivil insanlarımızın hayatını tehlikeye atan, çatışmayı şehir ortamlarına taşıyan hendek siyaseti terkedilmelidir.

Özyönetim iddiasıyla yapılanlar birer özyıkım eylemine dönüşmüştür. Hendek politikası ve hamlesi yanlıştır. Özyönetim, insanların onur ve güvenliğini temin etmeyi birinci amaç haline getirmedikçe bir özterörizm haline gelmeye başlar. Geri adım atılmalı, bu yanlıştan vazgeçilmelidir.

Şunu da herkesin bilmesinde fayda var: Kimse vicdanlara kelepçe vuramaz. İster örgüt, ister cemaat, ister parti ol. Hakikati susturabileceğine, insanların korkuyla gerçekleri söylemekten vazgeçeceğine inanıyorsanız büyük bir yanlış yapıyorsunuz. Çünkü kaybedeceksiniz. İnsanları silahla susturan, sözü ve sivil hakları nefessiz bırakan her türlü tutum ve eylem terörizmdir. Sivili koruyacak silah sivile çevrildiğinde, bir şehri koruyacak hendek şehrin dışına değil de içine kazıldığında ortaya çıkan durum budur.

Buradan çağrımızı tekrar yapalım: PKK bu yanlıştan bir an önce geri adım atmalı ve sivil alanlardan çekilmelidir. Yoksa Allah veya teori kitaplarındaki adıyla tarih sizi affetmeyecektir!

 

Mücahit Bilici / Yeni Yüzyıl Gazetesi

 

Etiketler: / / / / / /

Mutkili Xelîl Xeyalî’nin Fotoğrafları
  Saîd-î Kurdî kendisi için ‘Milli Onurumuz’ demiştir. Jîn dergisinde yazılar yazan Xelîl Xeyalî 1900-1920 Kürd örgütlenmeleri arasında yer aldı....
Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ