Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,12 / Satış: 8,15
€ EURO → Alış: 9,59 / Satış: 9,63

Hendek Siyaseti

Hendek Siyaseti
  • 09.12.2015

 

Tarihi Kurşunlu Camii’nin alevler içindeki hali insanın içini nasıl da acıtıyor? Tahir Elçi’nin ölümü eğer uyandırmadıysa, şehrin kadim kültür ve kimliğinin alevler içinde olmasının PKK’yi yönetenleri uyandırması beklenirdi. Ancak bu noktada bir adım, bir mahcubiyet ortaya çıkmış değil.

 

 

 

 

 

Açık ve net olan gerçeği tekrar yazalım: PKK, tarihi bir yanlış yapıp savaşı Kürd şehirlerine taşıma kararı alarak tüm Kürdistan’ı harabeye çevirmiştir. İnsanları, taşları, minareleri ve camileri kurşunlara hedef haline getirmenin başka bir anlamı yoktur. ‘Bizim kontrolümüz dışındaki gençlerin eylemleridir’ türü bir savunmanın kabul edilebilir bir tarafı yoktur ve çocuk kandırmaktan başka bir karşılığı bulunmamaktadır. Sivil vatandaşlara çocuk, silahlı çocuklara da büyük muamelesi yapmaktır.

Bir toplumun kaderini birilerinin yazdığı kitap ve teorilerin uygulama tahtası haline getiren bir aculluk, bir teori hastalığı ile bir halkın hayatını yaşanılamaz hale getirmek için hem zihnen yabancılaşmış olmak hem de şiddet tekeline haksız yere sahip olmak gerekir. Devletin şiddet ve zulümlerine haklı itirazlar, PKK’nin eylemlerini tartışılamaz veya kabul edilmek zorunda bırakmaz.

PKK şunu çok net bir şekilde bilmeli ki Kürdlerin militer bir tek parti diktatörlüğüne tabi olması mümkün değildir.PKK’nin kaderi ve geleceği Kürdistan’da demokratik siyasetin önünü açıp, sivil ve siyasi hayata müdahale etmekten vazgeçmek, silahlı gücünü Kürdlerin ihtiyaç duyduğu ve/ya duyacağı (Rojava gibi) kriz bölgelerine çekmektir.

PKK bir Kürd ordusu sorumluluğu içinde Kürdlere hizmet eden bir güç haline gelmeli, kendini dönüştürmelidir. PKK tüm silahlı güçlerini sivil alanlardan, şehirlerden çekmelidir. Yoksa Kürdleri örgütsel bir ideolojik ezbere mecbur yahut silah karşısındaki çaresizliğe esir saymak hem ahmaklık hem de intihardir.

Elinde silah olması seni haklı kılmaz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de elinde silah vardı/var ve bu yaptıklarını doğru ve haklı kılmaz.

PKK tarihi bir sorumluluk ve yol ayrımındadır: Kürdler başta olmak üzere sivil insanlarımızın hayatını tehlikeye atan, çatışmayı şehir ortamlarına taşıyan hendek siyaseti terkedilmelidir.

Özyönetim iddiasıyla yapılanlar birer özyıkım eylemine dönüşmüştür. Hendek politikası ve hamlesi yanlıştır. Özyönetim, insanların onur ve güvenliğini temin etmeyi birinci amaç haline getirmedikçe bir özterörizm haline gelmeye başlar. Geri adım atılmalı, bu yanlıştan vazgeçilmelidir.

Şunu da herkesin bilmesinde fayda var: Kimse vicdanlara kelepçe vuramaz. İster örgüt, ister cemaat, ister parti ol. Hakikati susturabileceğine, insanların korkuyla gerçekleri söylemekten vazgeçeceğine inanıyorsanız büyük bir yanlış yapıyorsunuz. Çünkü kaybedeceksiniz. İnsanları silahla susturan, sözü ve sivil hakları nefessiz bırakan her türlü tutum ve eylem terörizmdir. Sivili koruyacak silah sivile çevrildiğinde, bir şehri koruyacak hendek şehrin dışına değil de içine kazıldığında ortaya çıkan durum budur.

Buradan çağrımızı tekrar yapalım: PKK bu yanlıştan bir an önce geri adım atmalı ve sivil alanlardan çekilmelidir. Yoksa Allah veya teori kitaplarındaki adıyla tarih sizi affetmeyecektir!

 

Mücahit Bilici / Yeni Yüzyıl Gazetesi

 

Etiketler: / / / / / /

İsveç kralı Demirbaş Şarl’ın (1709) Osmanlı’ya borçları  ve alacaklıların İsveç macerası
Osmanlı tarihinde Kral Demirbaş Şarl’ın askerleriyle birlikte İstanbul’daki Sultan’a sığındığı ve yıllarca padişahın misafiri olduğu anlatılır. Peki kimdi bu kral?...
Kurdîyê Bidlîsî Kimdi?
  1918-1919 yılarında Kürt basınında yazılarına rastladığımız Kurdîyê Bidlîsî kimdi?                 M.MALMÎSANIJ  ...
Geleneksel Kürt Mezar Taşları – Filîtê Quto Örneği
Hançer, Kürtler arasında sıklıkla kullanılan ve taşınan bıçak çeşididir. Kürt erkekleri 1900’lerin başlarına kadar hançerleri günlük hayatında taşımış ve kullanmıştır....
160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ