Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,05 / Satış: 8,08
€ EURO → Alış: 9,65 / Satış: 9,68

Sürgündeki Caşlar

Sürgündeki Caşlar
  • 12.01.2016

 

Mesut Barzani’nin, ihanet yüzünden ölümüne sürgün ettiği ve “Caşlar” olarak bilinen 15 bin Kürt, topraklarına geri dönmek istiyor.

 

 

 

 

 

 

Türkiye de, Musul’daki kalelerde yaşayan Caşlarla yakın temasta. Bir Kürt için Musul demek ölüm demek şimdilerde. Kuzey Irak’ta yaşayan Kürtler, çok hayati bir mesele olmadıkça Musul’a asla adım atmazlar. Onlara göre Musul’da düzen yok; radikal Şii ve Sünni Araplar Kürtleri kesiyor, ya da kaçırıp ailelerinden fidye istiyor. Haksız da değiller aslında; yaşanan birçok olay var çünkü. Ancak böylesi bir bölgede Musul’un hemen dibinde binlerce Kürt “ölüm çizgisinde” yaşıyor. Mecburen burada ikamet eden, ettirilen Kürtler bunlar. Onlar için soydaşlarına, ülkesine ihanet eden “Caş” tabiri kullanılıyor. Zaten onlar da “vatana ihanet” suçunun cezasını çekiyorlar.

Caşlar, Musul’un etrafında bulunan Saddam Hüseyin döneminden kalma dört kalede yaşıyor. Daha doğrusu bu kalelere hapsedilmişler. 4 kalede toplam 15 bin kişi sürgün hayatı yaşıyor. Öyle ki bu insanlarla konuşmak onlarla bir şekilde irtibata geçmek de suç teşkil ediyor. Nitekim onlarla konuşmaya başlayınca üç beş dakika geçmeden asayişten olduklarını söyleyen birkaç görevli etrafınızı sarıp sizi oradan uzaklaştırıyor.

SADDAM’IN KATLİAMLARINA ALET OLDULAR

15 bin kişinin kalelere hapsolma hikâyesi 13 yıl öncesine dayanıyor. Saddam Hüseyin, ülkede baskı kurup hâkimiyetini sağlamak için zaman zaman aynı kökten gelen grupları, aşiretleri kullandı. Tabir yerindeyse Kürdü Kürde, Arabı Araba kırdırdı. Bu politika Saddam’ın baskısını kavileştirirken aynı kökten gelen akrabalar arasında da uçurumlar oluşturdu. Saddam daha çok, zaman zaman kendisine baş kaldıran Kuzey Irak’taki Kürtleri kontrol altında tutmak için bu taktiği devreye soktu. Bu sebeple savaşçı özelliği olan bazı Kürt aşiretlerini yanına çeken devrik Irak lideri, Barzani ve Talabani peşmergelerine karşı bunları kullandı. Bu Kürt aşiretleri kendi soydaşlarına büyük zayiatlar verdirdiler. Hatta Kimyasal Ali lakaplı Hasan Ali El Mecid’in Kürtlere yönelik kimyasal silah kullanmasında Caşlar kullanıldı. Caşlar Saddam’ın devrim muhafızlarına öncülük ederek kendi ırkdaşlarını öldürmekten çekinmediler.

Fakat bu aşiretlerin etkinliği 1991’de sona erdi. Birinci Körfez savaşı sonrasında Barzani ve Talabani’nin Kuzey Irak’ta güçlenmesiyle Baas iktidarının bölgedeki etkinliği azaldı. Bunu fırsat bilen Barzani, kendilerine ihanet eden Caş aşiretlerini Musul’a sürdü. Herki ve Gerdi aşiretlerinden oluşan Caşlar, Musul’un etrafındaki çöllerde yaşamaya mecbur kılındı. Çölde sıkıntılı yıllar geçiren Caşlar, 1991’e kadar Saddam Hüseyin tarafından cezaevi olarak kullanılan kalelere 2003’ten sonra geçmeye başladılar.

BİZ KANDIRILDIK, ÇOCUKLARIMIZ ÇEKMESİN

Kalelerde kendilerine yeni hayat kuran aşiretler, burada hayat mücadelesi veriyor. İhanetlerinden dolayı bölgede mevcudiyetleri kabul edilmeyen Caşlar, kalelerin dışına çıkamıyorlar. Yarı kapalı cezaevini andıran kalelerde aileleriyle birlikte yaşayan aşiret mensupları, Mesut Barzani’nin kendilerini affetmesini ve Akre bölgesindeki topraklarına dönmek istediklerini söylüyorlar. Ancak sürgün cezası kolay kolay kalkacak gibi gözükmüyor.

Kale mahkûmları pek konuşmak istemiyorlar. Daha doğrusu konuşmaktan çekiniyorlar. Yaşı ilerlemiş, dünyadan artık bir beklentisi kalmamış bir iki ihtiyar, birkaç cümleyle dertlerini dile getirmeye cesaret ediyor. Kerim Celil, bunlardan biri. Celil’in tek istediği torunlarının özgür bir ortamda yaşamalarının sağlanması: “Biz kandırıldık, hatalar yaptık. Kendi kardeşlerimize karşı durduk. Ancak pişmanız. Şimdi çocuklarımız, torunlarımız bu cezayı çekiyor. Onları afetsinler yeter.”

Kalede yaşayan çocuklar, hemen yanıbaşlarındaki köy okullarında okuyorlar. Ancak yetişkinler bir iş bulup çalışamıyor. Zaten çok fazla da uzağa gidemiyorlar; kendilerini takip eden bir güvenlik görevlisi istenmedik şeyler yaşatabilir onlara. Musul ise Kürt olduklarından dolayı Caşlar için tehlikeli bölge. Bir an önce kendi topraklarına dönmek istediklerini söyleyen Salih Abdullah, böyle devam etmesi durumunda bu kalelerde ölüp gideceklerini dile getiriyor: “Hiçbir imkânımız yok. Çok zor durumdayız. Birileri bizim için devreye girip bir şeyler yapsa çok iyi olacak. Mülteci bile olmak istiyoruz. Yeter ki buradan çıkalım.”

Kalelere hapsedilmiş binlerce işsiz ve kısmen kimliksiz insan, şüphesiz  PKK’nin dikkatinden kaçmış değil. Örgüt buradaki Kürt gençlerini kandırıp dağa çıkarmak için yoğun çaba gösteriyor. PKK bu konuda kısmen başarılı olmuşsa da Caşlar aynı hataları tekrar yaşamak istemiyor. Bu yüzden mümkün olduğunca teröristleri kalelerinden uzak tutmayı yeğliyorlar.

TÜRKİYE “CAŞ AFFI” İÇİN DEVREDE

Dünyanın gözünün çevrildiği, çok sayıda ülkenin güç mücadelesi verdiği Kuzey Irak’ta hangi ülke daha çok taraftar toplarsa bir adım öne geçiyor. Son yıllarda Türkiye de, Kuzey Irak’ta tanınmayan aşiretleri kendi yanına çekmek için devrede. Söz konusu aşiretlerin kaleler dışında yaşayan binlerce akrabaları bulunuyor. Türkiye ile Barzani arasında Caşların affedilmesine dair gizli bir pazarlığın devam ettiği ileri sürülüyor. Bu pazarlık varsa nasıl sonuçlanır binmez; ancak Türkiye bölgede Caş olarak adlandırılan başka aşiretlerle sıkı diyalog kurmuş bile. Temas kurulan isimlerden biri, Zebari Aşireti lideri Arşad Zebari… Zebari Aşireti’nin “Caşlığı”, 1920-30’larda Şeyh Mahmut Berzenci’nin İngilizlere karşı isyan ettiği yıllara kadar uzanıyor. Zebariler de Kürtlere karşı duruş sergiledi. Bu yüzden ismi Caşlıkla anılan aşiret lideri Mahmut Ağayi Zebari Irak güçleriyle birlikte 1940-1974 arasında Şeyh Ahmet Barzani ve Mustafa Barzani’ye karşı mücadele verdi. Zebari Aşireti, iktidarı boyunca hep Saddam Hüseyin’i desteklemişti.

 

Aksiyon – Arşiv

Etiketler: / / /

Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
Manuscute neresidir? Bitlis’ten üç, Diyarbekir’den beş günlük mesafededir
1600 yılının temmuz ayında, beraberindeki altı yüz kişilik bir kervan eşliğinde Halep üzeri Diyarbekir ve Bitlis yaparak yolculuğuna devam eden...
Aşkın ve İmanın Şairi: Fethi
Kalemin ve kelamın gücünü simgeleyen, ona hayat katan, yüreğinin çığlıklarını korkusuzca bütün renkleriyle ortaya koyabilen Kürt coğrafyasının edebi hafızasında unutulmuş,...
İsveç kralı Demirbaş Şarl’ın (1709) Osmanlı’ya borçları  ve alacaklıların İsveç macerası
Osmanlı tarihinde Kral Demirbaş Şarl’ın askerleriyle birlikte İstanbul’daki Sultan’a sığındığı ve yıllarca padişahın misafiri olduğu anlatılır. Peki kimdi bu kral?...
Kurdîyê Bidlîsî Kimdi?
  1918-1919 yılarında Kürt basınında yazılarına rastladığımız Kurdîyê Bidlîsî kimdi?                 M.MALMÎSANIJ  ...
Geleneksel Kürt Mezar Taşları – Filîtê Quto Örneği
Hançer, Kürtler arasında sıklıkla kullanılan ve taşınan bıçak çeşididir. Kürt erkekleri 1900’lerin başlarına kadar hançerleri günlük hayatında taşımış ve kullanmıştır....
160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ