Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,91 / Satış: 5,93
€ EURO → Alış: 6,51 / Satış: 6,54

Sürgündeki Caşlar

Sürgündeki Caşlar
  • 12.01.2016

 

Mesut Barzani’nin, ihanet yüzünden ölümüne sürgün ettiği ve “Caşlar” olarak bilinen 15 bin Kürt, topraklarına geri dönmek istiyor.

 

 

 

 

 

 

Türkiye de, Musul’daki kalelerde yaşayan Caşlarla yakın temasta. Bir Kürt için Musul demek ölüm demek şimdilerde. Kuzey Irak’ta yaşayan Kürtler, çok hayati bir mesele olmadıkça Musul’a asla adım atmazlar. Onlara göre Musul’da düzen yok; radikal Şii ve Sünni Araplar Kürtleri kesiyor, ya da kaçırıp ailelerinden fidye istiyor. Haksız da değiller aslında; yaşanan birçok olay var çünkü. Ancak böylesi bir bölgede Musul’un hemen dibinde binlerce Kürt “ölüm çizgisinde” yaşıyor. Mecburen burada ikamet eden, ettirilen Kürtler bunlar. Onlar için soydaşlarına, ülkesine ihanet eden “Caş” tabiri kullanılıyor. Zaten onlar da “vatana ihanet” suçunun cezasını çekiyorlar.

Caşlar, Musul’un etrafında bulunan Saddam Hüseyin döneminden kalma dört kalede yaşıyor. Daha doğrusu bu kalelere hapsedilmişler. 4 kalede toplam 15 bin kişi sürgün hayatı yaşıyor. Öyle ki bu insanlarla konuşmak onlarla bir şekilde irtibata geçmek de suç teşkil ediyor. Nitekim onlarla konuşmaya başlayınca üç beş dakika geçmeden asayişten olduklarını söyleyen birkaç görevli etrafınızı sarıp sizi oradan uzaklaştırıyor.

SADDAM’IN KATLİAMLARINA ALET OLDULAR

15 bin kişinin kalelere hapsolma hikâyesi 13 yıl öncesine dayanıyor. Saddam Hüseyin, ülkede baskı kurup hâkimiyetini sağlamak için zaman zaman aynı kökten gelen grupları, aşiretleri kullandı. Tabir yerindeyse Kürdü Kürde, Arabı Araba kırdırdı. Bu politika Saddam’ın baskısını kavileştirirken aynı kökten gelen akrabalar arasında da uçurumlar oluşturdu. Saddam daha çok, zaman zaman kendisine baş kaldıran Kuzey Irak’taki Kürtleri kontrol altında tutmak için bu taktiği devreye soktu. Bu sebeple savaşçı özelliği olan bazı Kürt aşiretlerini yanına çeken devrik Irak lideri, Barzani ve Talabani peşmergelerine karşı bunları kullandı. Bu Kürt aşiretleri kendi soydaşlarına büyük zayiatlar verdirdiler. Hatta Kimyasal Ali lakaplı Hasan Ali El Mecid’in Kürtlere yönelik kimyasal silah kullanmasında Caşlar kullanıldı. Caşlar Saddam’ın devrim muhafızlarına öncülük ederek kendi ırkdaşlarını öldürmekten çekinmediler.

Fakat bu aşiretlerin etkinliği 1991’de sona erdi. Birinci Körfez savaşı sonrasında Barzani ve Talabani’nin Kuzey Irak’ta güçlenmesiyle Baas iktidarının bölgedeki etkinliği azaldı. Bunu fırsat bilen Barzani, kendilerine ihanet eden Caş aşiretlerini Musul’a sürdü. Herki ve Gerdi aşiretlerinden oluşan Caşlar, Musul’un etrafındaki çöllerde yaşamaya mecbur kılındı. Çölde sıkıntılı yıllar geçiren Caşlar, 1991’e kadar Saddam Hüseyin tarafından cezaevi olarak kullanılan kalelere 2003’ten sonra geçmeye başladılar.

BİZ KANDIRILDIK, ÇOCUKLARIMIZ ÇEKMESİN

Kalelerde kendilerine yeni hayat kuran aşiretler, burada hayat mücadelesi veriyor. İhanetlerinden dolayı bölgede mevcudiyetleri kabul edilmeyen Caşlar, kalelerin dışına çıkamıyorlar. Yarı kapalı cezaevini andıran kalelerde aileleriyle birlikte yaşayan aşiret mensupları, Mesut Barzani’nin kendilerini affetmesini ve Akre bölgesindeki topraklarına dönmek istediklerini söylüyorlar. Ancak sürgün cezası kolay kolay kalkacak gibi gözükmüyor.

Kale mahkûmları pek konuşmak istemiyorlar. Daha doğrusu konuşmaktan çekiniyorlar. Yaşı ilerlemiş, dünyadan artık bir beklentisi kalmamış bir iki ihtiyar, birkaç cümleyle dertlerini dile getirmeye cesaret ediyor. Kerim Celil, bunlardan biri. Celil’in tek istediği torunlarının özgür bir ortamda yaşamalarının sağlanması: “Biz kandırıldık, hatalar yaptık. Kendi kardeşlerimize karşı durduk. Ancak pişmanız. Şimdi çocuklarımız, torunlarımız bu cezayı çekiyor. Onları afetsinler yeter.”

Kalede yaşayan çocuklar, hemen yanıbaşlarındaki köy okullarında okuyorlar. Ancak yetişkinler bir iş bulup çalışamıyor. Zaten çok fazla da uzağa gidemiyorlar; kendilerini takip eden bir güvenlik görevlisi istenmedik şeyler yaşatabilir onlara. Musul ise Kürt olduklarından dolayı Caşlar için tehlikeli bölge. Bir an önce kendi topraklarına dönmek istediklerini söyleyen Salih Abdullah, böyle devam etmesi durumunda bu kalelerde ölüp gideceklerini dile getiriyor: “Hiçbir imkânımız yok. Çok zor durumdayız. Birileri bizim için devreye girip bir şeyler yapsa çok iyi olacak. Mülteci bile olmak istiyoruz. Yeter ki buradan çıkalım.”

Kalelere hapsedilmiş binlerce işsiz ve kısmen kimliksiz insan, şüphesiz  PKK’nin dikkatinden kaçmış değil. Örgüt buradaki Kürt gençlerini kandırıp dağa çıkarmak için yoğun çaba gösteriyor. PKK bu konuda kısmen başarılı olmuşsa da Caşlar aynı hataları tekrar yaşamak istemiyor. Bu yüzden mümkün olduğunca teröristleri kalelerinden uzak tutmayı yeğliyorlar.

TÜRKİYE “CAŞ AFFI” İÇİN DEVREDE

Dünyanın gözünün çevrildiği, çok sayıda ülkenin güç mücadelesi verdiği Kuzey Irak’ta hangi ülke daha çok taraftar toplarsa bir adım öne geçiyor. Son yıllarda Türkiye de, Kuzey Irak’ta tanınmayan aşiretleri kendi yanına çekmek için devrede. Söz konusu aşiretlerin kaleler dışında yaşayan binlerce akrabaları bulunuyor. Türkiye ile Barzani arasında Caşların affedilmesine dair gizli bir pazarlığın devam ettiği ileri sürülüyor. Bu pazarlık varsa nasıl sonuçlanır binmez; ancak Türkiye bölgede Caş olarak adlandırılan başka aşiretlerle sıkı diyalog kurmuş bile. Temas kurulan isimlerden biri, Zebari Aşireti lideri Arşad Zebari… Zebari Aşireti’nin “Caşlığı”, 1920-30’larda Şeyh Mahmut Berzenci’nin İngilizlere karşı isyan ettiği yıllara kadar uzanıyor. Zebariler de Kürtlere karşı duruş sergiledi. Bu yüzden ismi Caşlıkla anılan aşiret lideri Mahmut Ağayi Zebari Irak güçleriyle birlikte 1940-1974 arasında Şeyh Ahmet Barzani ve Mustafa Barzani’ye karşı mücadele verdi. Zebari Aşireti, iktidarı boyunca hep Saddam Hüseyin’i desteklemişti.

 

Aksiyon – Arşiv

Etiketler: / / /

Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
Osmanlı’da – Bitlis Kürd Beyliği’nde Kölelik ve Köle Pazarları
Köleliğin çok eski çağlardan beri var olduğu ve hemen hemen tüm kıtalarda 1800’lerin ortalarına kadar da yer aldığı bilinen bir...
BİTLİS SANA HASRET WILLIAM SAROYAN
William Saroyan ünlü bir Amerikalı Ermeni yazar. Hem Oscar’ı, hem Pulitzer’i olan tek adam. Kendini Bitlisli ve Amerikalı olarak görüyor....
Bitlis’te de lewendî ile dolaşılırdı
Her bir coğrafyanın, milletin ve toplumun kendine göre giyim kuşamları vardır. Bölgeden bölgeye değişiklik gösterdikleri gibi şehirler arası da bu...
Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma
Yakın dönem tarih ve savaş kahramanları anlatımlarında Kara Fatma adı ile karşımıza çıkan bir çok kadın bulunmaktadır. Değişik bölge, mıntıka...
ALÎŞÊR’İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME – Malmîsanij
Koçgirili Alişêr’in iki mektubu, Vate dergisinin 59. sayısında (Zimistan 2019) yayımlanmıştı. Oradaki metinlerin Osmanlıca olan asıllarını okuyunca transkripsiyonda bazı yanlışlar,...
Bitlis’in son beş yüzyıldaki nüfusu ve sakinleri. Kürdler, Ermeniler ve diğerleri
Binlerce yıllık tarihi bir yerleşim yeri olan kadim şehir Bitlis’in nüfusuna ve orada yaşamış kavimlere dair pek çok anlatım vardır....
Li ser Betlîsê û tarîxa Kurdan kitêbeke pir hêja
Baran Zeydanlıoğlu 11 roj berê, di 5ê mehê da kitêba xwe ” Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ” ji min ra...
Bitlis’te Kitap Tanıtımı, İmza ve Söyleşi Günü Düzenlendi
Yeni çıkan ‘Seyyahların anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi’ adlı kitabın ilk tanıtım ve imza günü Bitlis’te gerçekleşti. Bitlis Düşünce ve Akademik...
Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
Prenses Tamta – Ahlat’ın Kürd – Ermeni – Gürcü Melikesi
18 Mayıs 2019 tarihinde Tel Aviv’de gerçekleşen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Tamta adlı bayan bir şarkıcı temsil etti. Bu...
Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ