Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 13,66 / Satış: 13,71
€ EURO → Alış: 15,40 / Satış: 15,46

Leyla Zana’dan Kalıcı Çözüm İçin Üç Talep

Leyla Zana’dan Kalıcı Çözüm İçin Üç Talep
  • 26.01.2016

Avrupa Parlamentosu’nda 12’incisi düzenlenen Avrupa, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler konulu konferans bu yıl “Eski kriz, yeni çözümler” başlığıyla düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme için randevu talebinde bulunan HDP Ağrı milletvekili Leyla Zana aralarında Nobel Barış Ödüllü Şirin Ebadi ve Jose Ramos Horta ile birlikte toplantının açılışını yapan isimler arasında yer aldı.

 

 

 

 

Kalıcı çözüm için üç talep

Kürt sorununun kalıcı olarak çözümü için üç talep sıralayan HDP’li Leyla Zana, masaya dönülmesi gerektiğini bunun için de gerçekçi bir barış projesi gerektiğini söyledi.

1- Sayın Öcalan’ın koşulları yeniden ele alınarak müzakereleri yürütmek için gerekli olan eşit koşullara ve sağlıklı iletişim kanallarına sahip olduğu bir zeminin yaratılması gerekiyor.

2- Kürt meselesinin kalıcı bir barışa evrilmesi , Kürtlerin meşru hak ve taleplerini anayasal güvence altına almakla mümkündür. Bu nedenle yeni anayasa tartışmalarında eğer Kürtlerle eşit, özgür ve demokratik bir temelde birlikte yaşam isteniyorsa bunun tek yolu, Kürt halkının da diğer halklar gibi yaşadıkları yerlerde siyasi ve idari statülerine sahip olmalarıdır.

3- Rojava’ya da bu temelde yaklaşılmalı, devletler katı ve anlaşılmaz tutumlarından vazgeçmeli, halkların siyasi iradelerine saygı göstermelidir.

“21’inci yüzyılın trajedisi yaşanıyor”

Türkiye’de ve Ortadoğu’da yaşananları ‘21’inci yüzyılın trajedisi’ olarak tanımlayan Leyla Zana, gelişmelerin bölgede ve dünyada barış umutlarının azalmasına sebep olduğunu belirtti:

“Öyle bir hale geldi ki, halklarımız sorunları nasıl çözeceğiz, nasıl bir gelecek kuracağız yerine kayıplarımızın sayısı ve bu yıkımın daha ne kadar derinleşeceği endişesini taşıyor.”
Avrupa’ya tepki

Gelinen noktada siyasi aktörlerin payı ve sorumluluğunun küçümsenemeyecek boyutta olduğunu belirten Zana, Avrupa’nın mültecilere dair pozisyonunu örnek gösterdi:

“Bugün Avrupa’nın mültecilere dair tartışmalı pozisyonunun nedenleri, çıkar odaklı yaklaşım, silah ticareti, bundan kâr etme hevesi, dolayısıyla yüz yılların tecrübesiyle oluşturduğu değerlere sırtını dönmesidir.”
Sorunların silahla, şiddetle, baskıyla çözümü kolaycılıktır ve beraberinde yıkımları getirir diyen Leyla Zana, “Kürt sorunu uluslararası bir sorundur. Lozan’da bu hayatı Kürtlere revâ görenler bugün yaşananlardan da sorumludurlar. Bugün Kürtlere dayatılan 2.Lozan’dır ama unutulmamalıdır ki, Kürtler artık o dönemin Kürtleri değildir” dedi.

Demirtaş: Türkiye PYD’yi Cenevre’de yanına oturtmalı

Toplantının bir diğer konuşmacısı ise “Model olmaktan problem olmaya, Türkiye” oturumunda söz alan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’tı. Bölgede dengeler alt üst olsa da Türkiye’nin Kürtlere bakışının değişmediğini belirten Demirtaş, Türkiye’nin tüm yönetim kadrosunun ve ana muhalefetin politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. “Tarih akıyor, Türkiye bunun dışında kaldıkça fatura daha ağır oluyor.” diye konuşan Demirtaş, Cumhurbaşkanı’nın kişisel tutumunun da gelinen noktada etkili olduğunu söyledi:

“Cumhurbaşkanı bir güvensizlik psikolojisi durumu yaşıyor. Yakın zamana kadar yakın koruma müdürleri ve koruma ekibi dahil olmak üzere etrafındaki danışman ekibi ile hepsi ile bir güven krizi ve bunalımı yaşadı.
Tamamını gizli bir örgüt, paralel devlet ve kendisini çepeçevre saran, yok etmeye çalışan bir örgüt olduğunu düşündü ve hepsini düşman olarak gördü. Oysa uzun yıllardır kendisini koruyan, en büyük desteği sunan grup Gülen Cemaati idi. Buradan bir güvensizlik içine girdi. Yakın çalışma arkadaşları, partiyi birlikte kurduğu arkadaşlarıyla güven sorunu yaşamaya başladı. Yıllardır birlikte mücadele ettiği yol arkadaşlarına güvensizlik duyan bir şahsiyet bize nasıl güvenecek?”

Bölgenin en büyük güçlerinden biri olarak nitelediği Türkiye’nin Kürtleri tehdit olarak gören anlayışının aşılması zor bir konu olarak tarif eden Selahattin Demirtaş, yeniden barış sürecine dönülmesini istedi.

“Türkiye’de barış süreci başlarsa bu Suriye’deki gelişmeleri olumlu etkiler, mülteci krizine kadar domino etkisi yapar. Aklı başında bir devlet PYD’nin ve Kürt örgütlü yapılarının Cenevre’de olmasını ister. Üstelik Türkiye PYD’yi masada tam da kendi yanına oturtmalı.” dedi.

Avrupa’ya eleştiri ortak vurgu oldu

Avrupa Birliği, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler konferansı Avrupa Parlamentosu’nda 12 yıldır düzenleniyor. Bu yıl “Eski kriz, yeni çözümler” başlığıyla düzenlenen konferansa katılım çözüm sürecinin devam ettiği önceki yıllara göre büyük fark taşıyor. Daha önce ılımlı ve hükümete yakın isimlerin de katıldığı konferansta bu yıl katılımcılar ağırlıkla HDP milletvekilleri ve yabancı isimlerden oluştu. Konferansta PKK’nın saldırıları ve yaşanan şehir çatışmaları ile ilgili eleştirel bir bakış açısı dile getirilmedi. Tüm konuşmacıların Türkiye hükümetine yönelik eleştirilerin yanısıra ortak vurgusu Avrupa ülkelerine yöneltilen “Mülteci politikası ile ilgili çıkarları doğrultusunda Türkiye’de olanları görmezden geldiği eleştirileri” oldu.

Kaynak: Al Jazeera

Etiketler: / / / /

Gravürlere Yansıyan Kürdler
Toplumların kültürel hafızasını ayakta tutan birçok faktör vardır. Güzel sanatlar, gastronomi, folklor, müzik, dans, edebiyat, sözlü anlatım, ritüeller ve mimari...
Bir Çarpıtmanın Anatomisi: Ehmedê Xasî Örneği
Ehmedê Xasî’nin 1899 yılında Osmanlı döneminin Eğitim Bakanlığı olan Maarif-i Umûmiye Nezareti tarafından Diyarbekir’de basılmış Mewlidê Kirdî adlı eseri Zazakî Kürdçesiyle yazılmış...
Katran-ı Tebrizi; Kürt Rewadi ve Şeddadi Devletlerinin Saray Şairi
Katran-ı Tebrizi, 11. yüzyılın tanınmış bir şairidir. Rewadi devletinin başkenti Tebriz’e yakın Şadiabad köyünde doğdu. Bütün yaşamını iki Kürt devletinde; Şeddadilerle Rewadilerde geçirdi. Bu...
Selçukluların Malazgirt’e ilk saldırısı ve Bitlis’ten getirtilen mancınık
Malazgirt denince akla hep Selçuklular, 1071 tarihi ve Alparslan gelir. Ancak Alparslan’ın amcası Tuğrul Bey (Sultan Tuğrul) liderliğinde, Müslümanların Malazgirt’e...
Dersim makalesinde Kürd kelimesini ‘adi’ diye çevirdiler
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik ve Doç. Dr. Sevim Erdem’in birlikte yazdıkları makalede yaptıkları bir alıntıda Kürd kelimesini ‘adi’ olarak çevirdikleri...
Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ