Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,73 / Satış: 5,75
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

Welat

Welat
  • 13.02.2016

Sınırsız bir sıcaklık ve yakınlık, “kadim zaman izleri”. İçiçe birbiriyle bağımlı, naziklik, kibarlık, kökler, dostluk, sevgili ölüler, mezar taşları ve geleceğimiz: Welat… İmgeler, melodiler, tatlar, … tümü de çok uzaklıklardan geliyor, binlerce yılların işaretleri…

 

 

Kadim asaleti vahşetle sakat bırakılmış, rüzgar yerine hüznün estiği bir şehirde dünyaya gelmeliymişim. Yüce dağların, binlerce yılın kalesinde güvercin uçurmalar, nehir ve göllerinde yüzme ve sonra çelikten soğuk ürkütücü heykelin gölgesinde okula gidiş gelişlerle geçti çocukluğum. Asırların melodisini sessizliğinde çınlayan bilgelik; soğuk ürkütücü heykellere değerek cam kırıklarına dönüşüyordu, yüreğim gibi…

Dile gelmez bir mahsunluk, ve insanı yiyen bitiren sükünet. Diller kırık-dökük ve diller lal… Her kış uzun ve yüksek karlı olur, Welat Kurdistan’ın suskun ve yorgun şar’ı Bidlis’te.. İnsanları tarih konuşmak istemezler, tarih cilit gibi kesen keskin bir hançerdir; burada…

Asaletin bir bedeli olur, bilgeliğin bir bedeli olur, iki büyük cihan imparatorluğu arasında bin yıl direnmiş olmanın bir bedeli olur, bu bedeli ödemeye devam ediyor…

Dar sokaklar, dört yanı mircatlox, tepesinde Dideban; anlat sen nelere Didebanlık yaptın, diye sorarım, ben sorarım, O karşıda, sedasız bakar, heybetiyle, soranı küçümseyen bir edayla…

Welat; bana bağışlanan değil, yüce sevgiyle elde ettiğim mahrem yakınlığımdır. Her yeri, hayatımı anlamlandıran izdir, her yeri geçmişin derin izlerini kıskançlıkla, sessizce ve suskunca saklayan; sırrını sadece Onu kutsal bir sevgiyle sevene açmaya yeminlidir…

Silinmez hatıralar meydanlarını ölçüyor. Her adım toğrağını sevdiğim insanların simalarını canlandırıyor.

Welate Kurdisan’ın bilgelik ve fazilet diyarı, yaşantımın İrem Bahçesi…

Sende gördüğüm insan nerede olursa olsun gözümde bir fazilet sembolüne dönüşür. “Çünkü, Sana bir kez bakmış olan, bin yıl ilerisi için senden hikmet kapmıştır”.

Yalnızlığımda, şimdi hayal gücümle sokaklarında yürüyorum; her adım başı bir merhaba, ve içten gülümsemeler, içimi ısıtan sıcaklıklar, kibarlık ve nezaket…

 

welat2

Hayal gücümle Bitlis’mde geziyorum… Dört dağ arasına sıkışmış mahsun kent değil O, artık. Şimdi İrem bahçesi kadar geniş ve güllük gülistanlık… Doğup büyüdüğüm topraklar şimdi ensiz bucaksız genişliyor, büyüyorsun, büyüyorsun gözlerimin önünde; İşte, Sen! Yüzdüğüm göller şimdi Şirin Tatvan’ına açılıyor, Tatvan Gölü denizlere, yüzdüğüm her yer bende tekrar Altınxelbir’e dönüşüyor, Çırax Gölü’ne, Komüs Gölü’ne…

Şeri Beg’den yükselen güneşin gözkamaştırıcı ışıkları her sabah gözlerimin önünde… akşamları eve, Şerefhan Han’ın yanıbaşından geçerim. Ve Alemdar köprünün altından akan çayın şırıltısıyla uyuyurum her akşam…

Memleket ve vatan, devlet demek değildir. Vatan, “resmi sınırlarla” telörgülenmiş topraklar değildir. Asker zoruyla “resmi” ama meşru olmayan bayrakların utanmazca sallandığı yerler de değildir; Korunaksız ve dergahları sonuna kadar yabancı askere açık da olsa; yürekte ve hep yürekte saklı olan ve yücelen ensiz boysuz diyarın izdüşümüdür memleket…

Dilin vücudunda, binlerce yılın bilgelik ve tecrübeliğinde, olgunlaştırılan tarih bilinciyle, birlikte büyümekle oluşan yaşamın derin anlamındaki Öz’dür Welat…

Çocukluk yıllarında doğup büyüdüğün ev, anne kucağı, yakın çevredir seni welat’la soydaşlaştıran… Şimdi, bir damla su, küçüçük bir çakıl taşı, yüzümü yalayan bir Bitlis rüzgarı, kışın kızaklı ayaklarımın buz kesmesi, binlerce kişi önüne çıkıp konuşacağım bir gün öncesi tutulup saçların sıfıra vurdurulmuş olması “utancını” binlerce kişi önünde taşımış olmanın kutsal bir duyguya dönüşmesidir, welat…

Welat’ı salt “fikirle”, menfaat ve mutlulukla arayan acayip ucubeler gördüm… Welat “fikirle” elde edilmez, fikirle ancak zenginleşebilir; çünkü, O herşeyden önce duyguların toplandığı imgeler toplamıdır…

Bazen hiç bir zaman sırrını çözmeyeceğin şifredir welat.. Bir tılsımdır.

Bazen, Muş meydanında mezata çıkarılmış Cibranlı Xalıd’ın hançeri…

Bazen, kayıplara karışmış Siyahpoş’un bir divan’ı, yada yakılan Şerefname’nin Dideban’ın üzerinde ince bir duman olarak göklere, havaya katılarak bir rüzgar yaprağı olarak esmesidir; welat…

Çarçira Meydanı’nda Qazi Mihemmed’in Vasiyetnamesi, Agri Dağı’nda İhsan Nuri’nin ağzında “Hilbe, hilbe…” nidaları, Bitlis’te Xelile Xeyali’nin sözleridir; Welat… Sadece Munzur Dağı değil; Munzur Dağı eteklerinde Seyid Rıza emrindeki Kürd savaşçılarının Alişer komutasında; “Aslanlar yurdudur tilkiler girmez/ Gerçekler sırrıdır akıllar ermez/ Kürdistan gülüdür zalimler dermez/ Onlara bağlıdır yolu Dersim’in” marşları’nda sedalanan bir kadim ruhtur welat; Kurdistan…

Bir Ezidi’nin sabah şafağında Güneş’i selamlayışında korunması ve yücelmesi istenen kutsal tapınaktır welat…

welat1

Bazen, “Hırslı ve hüzünlü bir kürt gencinin dudaklarında; “Dibejin, Kurd nizanın, way li min” sözlerinin yarattığı dağları deviren bir öfke; bazen de boynunda mavi nazar boncuklar, rengarenk çiçekli yırtık, eski ve kirli elbiseleriyle, kafasında tas modası tıraşıyla bir Motkili çocuğun şehre inerken ki ilk hüznüdür; welat…

Ve çoğu kez; “Ey Düşman”, Kürt Ölmez, Yaşayacak ve Hep Yükselecek, diye haykırmaktır, welat..

Sadece yaşanılan değil, hayali kuralan ve daha onlarca, yüzlerce, binlerce ve ilellebet üzerinde, Onda, kendisiyle yaşanılacak olan hayattır welat…

Binlerce kilometre uzaklarda, hergün herzaman, heryerde hayali kurulan, cennettir; welat..

Sabah ezanı değil, ama onu okuyan müeezinin, minareden indikten sonra camiinin bir tenha köşesinde, Aziz Xani’nin sözlerini mırıldarken, içeri hasbelkader giren bıyıkları daha terlememiş gence, tehlikeli Cigerxwin’in sınırlar aşmış “Kime Ez”ini verirken yaratmış olduğu o yüce ve tılsımlı andır welat…

Her yıkımdan, her felaketten, onlarca yüzlerce yıl geçse de, küller içinden parıldayan küçük bir közün küçüçük bir ışını gibi; sönmedim, yanıyorum, diyerek yükselen ve dört bir yana sarılan alev alev ataştır welat…

Küçücük yaşlarda kılıç-kalkan oyunu oynarken zorla ismini Barzani olması gerektiğini ve her “savaştan” sonra mutlaka düşmaları yıkıma uğratan çocuğun bıyıkları terlemeden “Hernepeş, hernepeş!” diyerek, yarattığı yürüyüş ve direnişlerdeki yücelen değerdir; welat…

Mirari Nene’nin; “Qene”, demeden konuşmaya başlamaması ve torunlarının isminin anlamını bilmeden çekip gidişinde yaşanılan hüzündür; İsmi gibi inci inci kürtçesiyle Motki isyanlarını anlatırken; hamile kadını öldürmeden önce, oğlan mı kız mı, diyerek askerlerin kendi aralarında ladest kurmuş olduklarını söylerken, güzelim gözlerinden damlayan gözyaşlarıdır; Welat…

Gurursuzluk ve asaletsizlikten değil, aşırı gurur ve asaletten dolayı birbirlerinin minnetini çekemedikleri için birleşemeyen evlatları yüzünden, başkaları tarafından talan edilen yuvadır; welat..

Unutturulan, ama inadını peşine düşdüğüm ve yakaladığım ve parça parça toparladığım inci inci duru sözlerdir welat.

Bütün sakinleriyle birlikte seve seve kardeş kardeşe yürek yüreğe yaşadığım evimdir welat. Dünya değil, ama tüm dünyada bana yeter artar olan; bax u bostanımdır; Welat…

***

Herşey gönlünüze ve aklınıza göre olsun!

1981, Bitlis’ten çok uzakta bir Yerde

Nasuh Paşa Bitlislilerin damadı idi
Bitlislilerin damadı olan Nasuh Paşa’nın adının verildiği ‘Nasuh Paşa Camii, 1920’ler, Amid (Kara-Amid) Diyarbekir. Nasuh Paşa da, diğer bir çok...
İsmail Beşikçi Vakfı’nda Bitlis tarihi üzerine panel
Di vê panelê de bi riya nivîsên Baran Zeydanlıoğlu yên di derbarê bajarê Bêdlîsê û paşeroja hikumdarên wê de dê...
Bitlis evleri ve kapı-pencere çevrelerinin beyaza boyanması geleneği
’Evler kare şeklinde kesilmiş pastel kırmızımsı taşlardan ve genellikle de iki katlı olarak inşa edilmişlerdi. Büyük bir taş ustalığı ve...
Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
Osmanlı’da – Bitlis Kürd Beyliği’nde Kölelik ve Köle Pazarları
Köleliğin çok eski çağlardan beri var olduğu ve hemen hemen tüm kıtalarda 1800’lerin ortalarına kadar da yer aldığı bilinen bir...
BİTLİS SANA HASRET WILLIAM SAROYAN
William Saroyan ünlü bir Amerikalı Ermeni yazar. Hem Oscar’ı, hem Pulitzer’i olan tek adam. Kendini Bitlisli ve Amerikalı olarak görüyor....
Bitlis’te de lewendî ile dolaşılırdı
Her bir coğrafyanın, milletin ve toplumun kendine göre giyim kuşamları vardır. Bölgeden bölgeye değişiklik gösterdikleri gibi şehirler arası da bu...
Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma
Yakın dönem tarih ve savaş kahramanları anlatımlarında Kara Fatma adı ile karşımıza çıkan bir çok kadın bulunmaktadır. Değişik bölge, mıntıka...
ALÎŞÊR’İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME – Malmîsanij
Koçgirili Alişêr’in iki mektubu, Vate dergisinin 59. sayısında (Zimistan 2019) yayımlanmıştı. Oradaki metinlerin Osmanlıca olan asıllarını okuyunca transkripsiyonda bazı yanlışlar,...
Bitlis’in son beş yüzyıldaki nüfusu ve sakinleri. Kürdler, Ermeniler ve diğerleri
Binlerce yıllık tarihi bir yerleşim yeri olan kadim şehir Bitlis’in nüfusuna ve orada yaşamış kavimlere dair pek çok anlatım vardır....
Li ser Betlîsê û tarîxa Kurdan kitêbeke pir hêja
Baran Zeydanlıoğlu 11 roj berê, di 5ê mehê da kitêba xwe ” Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ” ji min ra...
Bitlis’te Kitap Tanıtımı, İmza ve Söyleşi Günü Düzenlendi
Yeni çıkan ‘Seyyahların anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi’ adlı kitabın ilk tanıtım ve imza günü Bitlis’te gerçekleşti. Bitlis Düşünce ve Akademik...
Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. songül özdemir dedi ki:

    çok beğendim. bizim bitlisimiz ancak bu kadar güzel anlatılır.yüreğinize elinize sağlık.devamını bekliyoruz.

YORUM YAZ