Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,06 / Satış: 6,09
€ EURO → Alış: 6,78 / Satış: 6,81

Bu Kürtler Ne Yaptı Size!

Bu Kürtler Ne Yaptı Size!
  • 21.02.2016

Geçen Cuma günü Kürdistan kentlerinde( Van ve Muş)Cuma namazlarının cemaat tarafından terkedilmesi üzerine bu yazıyı kaleme almak benim gibi ilahiyat fakültesinde okuyan Kürt gencisine farz oldu. Cuma namazında barbar bir örgüte karşı kahramanca savaşan Kürt evlatlarına okunan bedduaları misliyle iade ediyor camiyi terk eden halkımla gurur duyuyorum. Bu tutum İslami ve Kürdistan’idir.

 

 

 

 

İlahiyat fakültesine ilk başladığım günlerde beni zorlu bir yolculuğun beklediğini biliyordum çünkü daha fakülteye başlamadan camilerde verilen vaazların ve hutbelerde dillendirilen kardeşlik söylemleri Kürdistan kentlerindeki mevcut durumla hiç örtüşmüyordu. Kürdistan’dan her gün gelen katliam ve yıkım haberleri hiç olmamış, olmayan ve olmayacak kardeşliğimize darbe üstüne darbe indiriyordu. Bunlar yaşanırken her Cuma günü sanki Allah’a değil de devlete iman etmiş imamlar dua kısmına geçtiklerinde şehitlere rahmet, devlete hürmet ve vatana hizmet için Allah’a dua ediyor ve ettiriyorlardı. Bu vatan hepimizin Türk Kürt birlikte savaştı cephelerde deyip Allah birliğimizi daim eylesen diyorlardı. Bi dakka! ters giden bir şeyler var evet evet ters giden bir şeyler var. Şehit kime denir? Kimdi bu şehitler? Kime karşı savaşıp şehit oldular? Bu imamlar kardeşlerinin diliyle vaaz vermiyor,  devletin Kürtlere yaptığı zulüm ve katliamı görmüyor,   kardeşlerinin gasp edilen haklarından bahsetmiyor, Kürt, Kürtçe ve Kürdistan demekten çekiniyorlardı. Bu imamlar kime hizmet ediyorlar? Devlete mi? İslam’a mı? Tabiki de bu kadar tutarsızlıktan sonra bunun cevabı hiç tereddütsüz devlete hizmet ettikleridir.

Siz hutbeyi Türkçe okurken Türkçeyi bilmeyen dedelerimizin ve babalarımızın yüz ifadelerine bakarken hiç utanmadınız. Hak hukuktan bahsederken karşınızda hakları gasp edilmiş Kürtlerden hiç utanmadınız. Şehit dedikleriniz ve ruhlarına rahmet okuduğunuz kişilerin karşınızda vaaz verdiğiniz Kürtlerin evlatlarıyla savaştığını bildiğiniz halde hiç utanmadınız. İslamiyet’in bir kavme bir ırka ait olmadığını bildiğiniz halde İslamiyet’i de Kürtleri de Türkleştirmeye çalıştınız. İnsanlığa gelmiş bir dini Türklere mal edip devletin Kürtlere karşı hukuksuz ve adaletsiz tutumlarını İslamiyet kılıfıyla üstünü örtmeye çalışıp bu dini yine Kürtlere sattınız. Medeniyetlerin beşiği olan Kürdistan’ın dilini tarihini ve kültürünü inkar ettiniz ve imha etmeye çalışıyorsunuz. Bu zulüm değil mi? günah değil mi? Allah’ın bize verdiği dili, kültürü ve tarihi yok saymanız Allah’a karşı çıkmak değil mi?

Kıldığınız namazlar, tuttuğunuz oruçlar ve verdiğiniz zekatlara güvenip cennete gidebileceğinizi düşünebilirsiniz ama unutmayın ki mazlumun yanında ve zalimin karşısında durmadıkça yaptığınız ibadetler taklididir ve ayetin yarısını okuyup yarısını yok saymaktır. bunun da Allah’ın katında hiçbir hükmü yoktur.

İmamların yetiştiği akıllarının ve kalplerinin esir alındığı  ilahiyat fakülteleri ve Türk-İslam sentezinin zirve yaptığı cemaatler İslamiyet’in , Kürt gençlerinin ve akabinde bütün Kürtlerin başına gelen en büyük felakettir. İlahiyat fakültelerinde okutulan Türk İslam tarihi derslerinde Kürt alim ve mollalarının Türklere mal edilmesi ilahiyatta düştüğümüz durumun apaçık göstergesidir. Türk cemaatlerine giden Kürt kardeşlerime bıyık bıraktırarak Müslüman olduklarını sezdiren zihniyet ise sentezin bir diğer boyutudur.

Kürtler İslamiyet’i hiçbir zaman kendi çıkarları için kullanmadılar ve kendilerine malzeme etmediler. İnanarak ibadet ettiler temiz ve saf yürekleriyle.

Sizin dininiz size bizim dinimiz bize olsun çünkü aynı dine iman etmiyoruz. Kürtler kimsenin topraklarını işgal etmedi kimsenin dilini yasaklamadı kimsenin köylerini ve kentlerini yağmalamadı kimseyi asimile etmedi. Kürtler sadece kendi topraklarında kendi inançlarıyla diliyle ve tarihiyle özgürce yaşamak istedi. Kürtler mazluma kucak açan, zalime lanet eden ve benim dinim bana senin dinin sana diyen bir dine inanıyor. Soruyorum aynı dini mi paylaşıyoruz?

Biz Kürtler Ahmedê Xanî, Melayê Cizîrî, Şêx Seîd ,Seîdê Kurdî ve daha nice Kürt alimlerinin torunlarıyız. Diyanete, diyanetin güdümündeki cemaatlere ve vicdanını yitirmiş imamlara Kürt ve Kürdistani ruhumla sesleniyorum! paraya makama ve çıkara bulaşmış inanç ve zihniyetinizi çekin  topraklarımızdan!!!

 

Not: Bu yazımda hiçbir inanca veya ırka hakaret yoktur. Kürtler sadece İslam dinine mensup değildirler. Kürtlere din kardeşliği adı altında haksızlıklar ve zulümler yapıldığı için yazım İslamiyet, Kürtler ve Türk-İslamcılar etrafında yoğunlaşmıştır

İlahiyat 1. Sınıf öğrencisi Ferhad Şivan

ferhat.sivan@hotmail.com

Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
1914 Tarihli Bitlis İsyanının Osmanlı Arşiv Belgelerindeki Yansımaları – Cezalar, Mükâfatlar
1914 yılının ilk aylarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı Bitlis’te bir isyan meydana gelmişti. Ayaklanmanın liderleri, Hizan bölgesinin tanınmış dini...
Kürt Şarkılarında Ermeni Dostluğu / Gülizar’ın Feryadı
Kürt ve Ermeni ilişkileri tarihinde dikkat çeken önemli olaylardan birisi de 1889 yılında Ermeni kızı Gülizar’ın Kürt aşiret lideri Hacı...
Nivîskarno! Zarokên Me Heyf in
Ji ber ku min çîrokeke zarokan a sosret xwend, mecbûr mam ku vê gotarê binivîsim. Lewra zarokên me heyf in,...
Malazgirt savaşı ve Kürtler
Bu Savaş, Türklere Anadolu’nun kapılarını açmak için değil, amacı Malazgirt ve Ahlat’tan Rey ve Hemedan’a kadar olan İslam topraklarını ele...
1510’ların Bitlis’ini, Van Gölü çevresini ve Van’ı anlatan İtalyan tüccar
İtalyan bir tüccarın 16. yüzyılda kaleme aldığı anlatımından, kendisinin 1507 yılında Şah İsmail’in ordusu ile birlikte Erzincan’a geldiğini öğreniyoruz. Kırk...
Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı...
Şerefxanê Bedlîsî – Yaşamı ve Eserleri
Şerefxanê Bedlîsî, 25 Şubat 1543 yılında Mir Şemseddin’in oğlu olarak İran’ın Kerehrud şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Safevi devletinde geçti....
Selahaddin Eyyubi’nin kendi kaleminden Kürdler ve hayatı
İskenderiye Kütüphanesinde bulunan Selahattin Eyyubi’nin el yazması günlüğü, Fransız kadın yazar Genevieve Chauvel tarafından romanlaştırılmış. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin...
Bitlis’te konuşulan dillerin tarihçesi, inkar ve asimilasyon
Bir çok kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Bitlis, hem mimari hem de kültürel olarak muazzam bir geçmişe sahiptir....
Antik Çağ’da Kürdler
Kürtler, Ortadoğu’nun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve Hint-avrupa dil grubuna ait bir...
Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ