Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,44 / Satış: 5,46
€ EURO → Alış: 6,22 / Satış: 6,25

Bu Kürtler Ne Yaptı Size!

Bu Kürtler Ne Yaptı Size!
  • 21.02.2016

Geçen Cuma günü Kürdistan kentlerinde( Van ve Muş)Cuma namazlarının cemaat tarafından terkedilmesi üzerine bu yazıyı kaleme almak benim gibi ilahiyat fakültesinde okuyan Kürt gencisine farz oldu. Cuma namazında barbar bir örgüte karşı kahramanca savaşan Kürt evlatlarına okunan bedduaları misliyle iade ediyor camiyi terk eden halkımla gurur duyuyorum. Bu tutum İslami ve Kürdistan’idir.

 

 

 

 

İlahiyat fakültesine ilk başladığım günlerde beni zorlu bir yolculuğun beklediğini biliyordum çünkü daha fakülteye başlamadan camilerde verilen vaazların ve hutbelerde dillendirilen kardeşlik söylemleri Kürdistan kentlerindeki mevcut durumla hiç örtüşmüyordu. Kürdistan’dan her gün gelen katliam ve yıkım haberleri hiç olmamış, olmayan ve olmayacak kardeşliğimize darbe üstüne darbe indiriyordu. Bunlar yaşanırken her Cuma günü sanki Allah’a değil de devlete iman etmiş imamlar dua kısmına geçtiklerinde şehitlere rahmet, devlete hürmet ve vatana hizmet için Allah’a dua ediyor ve ettiriyorlardı. Bu vatan hepimizin Türk Kürt birlikte savaştı cephelerde deyip Allah birliğimizi daim eylesen diyorlardı. Bi dakka! ters giden bir şeyler var evet evet ters giden bir şeyler var. Şehit kime denir? Kimdi bu şehitler? Kime karşı savaşıp şehit oldular? Bu imamlar kardeşlerinin diliyle vaaz vermiyor,  devletin Kürtlere yaptığı zulüm ve katliamı görmüyor,   kardeşlerinin gasp edilen haklarından bahsetmiyor, Kürt, Kürtçe ve Kürdistan demekten çekiniyorlardı. Bu imamlar kime hizmet ediyorlar? Devlete mi? İslam’a mı? Tabiki de bu kadar tutarsızlıktan sonra bunun cevabı hiç tereddütsüz devlete hizmet ettikleridir.

Siz hutbeyi Türkçe okurken Türkçeyi bilmeyen dedelerimizin ve babalarımızın yüz ifadelerine bakarken hiç utanmadınız. Hak hukuktan bahsederken karşınızda hakları gasp edilmiş Kürtlerden hiç utanmadınız. Şehit dedikleriniz ve ruhlarına rahmet okuduğunuz kişilerin karşınızda vaaz verdiğiniz Kürtlerin evlatlarıyla savaştığını bildiğiniz halde hiç utanmadınız. İslamiyet’in bir kavme bir ırka ait olmadığını bildiğiniz halde İslamiyet’i de Kürtleri de Türkleştirmeye çalıştınız. İnsanlığa gelmiş bir dini Türklere mal edip devletin Kürtlere karşı hukuksuz ve adaletsiz tutumlarını İslamiyet kılıfıyla üstünü örtmeye çalışıp bu dini yine Kürtlere sattınız. Medeniyetlerin beşiği olan Kürdistan’ın dilini tarihini ve kültürünü inkar ettiniz ve imha etmeye çalışıyorsunuz. Bu zulüm değil mi? günah değil mi? Allah’ın bize verdiği dili, kültürü ve tarihi yok saymanız Allah’a karşı çıkmak değil mi?

Kıldığınız namazlar, tuttuğunuz oruçlar ve verdiğiniz zekatlara güvenip cennete gidebileceğinizi düşünebilirsiniz ama unutmayın ki mazlumun yanında ve zalimin karşısında durmadıkça yaptığınız ibadetler taklididir ve ayetin yarısını okuyup yarısını yok saymaktır. bunun da Allah’ın katında hiçbir hükmü yoktur.

İmamların yetiştiği akıllarının ve kalplerinin esir alındığı  ilahiyat fakülteleri ve Türk-İslam sentezinin zirve yaptığı cemaatler İslamiyet’in , Kürt gençlerinin ve akabinde bütün Kürtlerin başına gelen en büyük felakettir. İlahiyat fakültelerinde okutulan Türk İslam tarihi derslerinde Kürt alim ve mollalarının Türklere mal edilmesi ilahiyatta düştüğümüz durumun apaçık göstergesidir. Türk cemaatlerine giden Kürt kardeşlerime bıyık bıraktırarak Müslüman olduklarını sezdiren zihniyet ise sentezin bir diğer boyutudur.

Kürtler İslamiyet’i hiçbir zaman kendi çıkarları için kullanmadılar ve kendilerine malzeme etmediler. İnanarak ibadet ettiler temiz ve saf yürekleriyle.

Sizin dininiz size bizim dinimiz bize olsun çünkü aynı dine iman etmiyoruz. Kürtler kimsenin topraklarını işgal etmedi kimsenin dilini yasaklamadı kimsenin köylerini ve kentlerini yağmalamadı kimseyi asimile etmedi. Kürtler sadece kendi topraklarında kendi inançlarıyla diliyle ve tarihiyle özgürce yaşamak istedi. Kürtler mazluma kucak açan, zalime lanet eden ve benim dinim bana senin dinin sana diyen bir dine inanıyor. Soruyorum aynı dini mi paylaşıyoruz?

Biz Kürtler Ahmedê Xanî, Melayê Cizîrî, Şêx Seîd ,Seîdê Kurdî ve daha nice Kürt alimlerinin torunlarıyız. Diyanete, diyanetin güdümündeki cemaatlere ve vicdanını yitirmiş imamlara Kürt ve Kürdistani ruhumla sesleniyorum! paraya makama ve çıkara bulaşmış inanç ve zihniyetinizi çekin  topraklarımızdan!!!

 

Not: Bu yazımda hiçbir inanca veya ırka hakaret yoktur. Kürtler sadece İslam dinine mensup değildirler. Kürtlere din kardeşliği adı altında haksızlıklar ve zulümler yapıldığı için yazım İslamiyet, Kürtler ve Türk-İslamcılar etrafında yoğunlaşmıştır

İlahiyat 1. Sınıf öğrencisi Ferhad Şivan

ferhat.sivan@hotmail.com

Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
Dersimli Kürd kızı Emê  ve  Harput Misyoner Okulu
Bu çeviri, Harput Amerikan İlahiyat Okulu’nda 1857 – 1893 yılları arasında idarecilik yapmış, Amerikalı misyoner çift Bay ve Bayan Crosby...
Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
Osmanlı Söylemi ve Bir Hegemonyayı Aklama – Kürdistan Sorunu
‘Tarihi, işlemediği biçimde yargılamak hakkına sahip değiliz ve böyle bir tavır bizi fazla bir yere ulaştırmaz. Ancak “olguların” oluş biçimleri...
Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ