Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,47 / Satış: 5,50
€ EURO → Alış: 6,15 / Satış: 6,18

Bu Kürtler Ne Yaptı Size!

Bu Kürtler Ne Yaptı Size!
  • 21.02.2016
  • 6.840 kez okundu

Geçen Cuma günü Kürdistan kentlerinde( Van ve Muş)Cuma namazlarının cemaat tarafından terkedilmesi üzerine bu yazıyı kaleme almak benim gibi ilahiyat fakültesinde okuyan Kürt gencisine farz oldu. Cuma namazında barbar bir örgüte karşı kahramanca savaşan Kürt evlatlarına okunan bedduaları misliyle iade ediyor camiyi terk eden halkımla gurur duyuyorum. Bu tutum İslami ve Kürdistan’idir.

 

 

 

 

İlahiyat fakültesine ilk başladığım günlerde beni zorlu bir yolculuğun beklediğini biliyordum çünkü daha fakülteye başlamadan camilerde verilen vaazların ve hutbelerde dillendirilen kardeşlik söylemleri Kürdistan kentlerindeki mevcut durumla hiç örtüşmüyordu. Kürdistan’dan her gün gelen katliam ve yıkım haberleri hiç olmamış, olmayan ve olmayacak kardeşliğimize darbe üstüne darbe indiriyordu. Bunlar yaşanırken her Cuma günü sanki Allah’a değil de devlete iman etmiş imamlar dua kısmına geçtiklerinde şehitlere rahmet, devlete hürmet ve vatana hizmet için Allah’a dua ediyor ve ettiriyorlardı. Bu vatan hepimizin Türk Kürt birlikte savaştı cephelerde deyip Allah birliğimizi daim eylesen diyorlardı. Bi dakka! ters giden bir şeyler var evet evet ters giden bir şeyler var. Şehit kime denir? Kimdi bu şehitler? Kime karşı savaşıp şehit oldular? Bu imamlar kardeşlerinin diliyle vaaz vermiyor,  devletin Kürtlere yaptığı zulüm ve katliamı görmüyor,   kardeşlerinin gasp edilen haklarından bahsetmiyor, Kürt, Kürtçe ve Kürdistan demekten çekiniyorlardı. Bu imamlar kime hizmet ediyorlar? Devlete mi? İslam’a mı? Tabiki de bu kadar tutarsızlıktan sonra bunun cevabı hiç tereddütsüz devlete hizmet ettikleridir.

Siz hutbeyi Türkçe okurken Türkçeyi bilmeyen dedelerimizin ve babalarımızın yüz ifadelerine bakarken hiç utanmadınız. Hak hukuktan bahsederken karşınızda hakları gasp edilmiş Kürtlerden hiç utanmadınız. Şehit dedikleriniz ve ruhlarına rahmet okuduğunuz kişilerin karşınızda vaaz verdiğiniz Kürtlerin evlatlarıyla savaştığını bildiğiniz halde hiç utanmadınız. İslamiyet’in bir kavme bir ırka ait olmadığını bildiğiniz halde İslamiyet’i de Kürtleri de Türkleştirmeye çalıştınız. İnsanlığa gelmiş bir dini Türklere mal edip devletin Kürtlere karşı hukuksuz ve adaletsiz tutumlarını İslamiyet kılıfıyla üstünü örtmeye çalışıp bu dini yine Kürtlere sattınız. Medeniyetlerin beşiği olan Kürdistan’ın dilini tarihini ve kültürünü inkar ettiniz ve imha etmeye çalışıyorsunuz. Bu zulüm değil mi? günah değil mi? Allah’ın bize verdiği dili, kültürü ve tarihi yok saymanız Allah’a karşı çıkmak değil mi?

Kıldığınız namazlar, tuttuğunuz oruçlar ve verdiğiniz zekatlara güvenip cennete gidebileceğinizi düşünebilirsiniz ama unutmayın ki mazlumun yanında ve zalimin karşısında durmadıkça yaptığınız ibadetler taklididir ve ayetin yarısını okuyup yarısını yok saymaktır. bunun da Allah’ın katında hiçbir hükmü yoktur.

İmamların yetiştiği akıllarının ve kalplerinin esir alındığı  ilahiyat fakülteleri ve Türk-İslam sentezinin zirve yaptığı cemaatler İslamiyet’in , Kürt gençlerinin ve akabinde bütün Kürtlerin başına gelen en büyük felakettir. İlahiyat fakültelerinde okutulan Türk İslam tarihi derslerinde Kürt alim ve mollalarının Türklere mal edilmesi ilahiyatta düştüğümüz durumun apaçık göstergesidir. Türk cemaatlerine giden Kürt kardeşlerime bıyık bıraktırarak Müslüman olduklarını sezdiren zihniyet ise sentezin bir diğer boyutudur.

Kürtler İslamiyet’i hiçbir zaman kendi çıkarları için kullanmadılar ve kendilerine malzeme etmediler. İnanarak ibadet ettiler temiz ve saf yürekleriyle.

Sizin dininiz size bizim dinimiz bize olsun çünkü aynı dine iman etmiyoruz. Kürtler kimsenin topraklarını işgal etmedi kimsenin dilini yasaklamadı kimsenin köylerini ve kentlerini yağmalamadı kimseyi asimile etmedi. Kürtler sadece kendi topraklarında kendi inançlarıyla diliyle ve tarihiyle özgürce yaşamak istedi. Kürtler mazluma kucak açan, zalime lanet eden ve benim dinim bana senin dinin sana diyen bir dine inanıyor. Soruyorum aynı dini mi paylaşıyoruz?

Biz Kürtler Ahmedê Xanî, Melayê Cizîrî, Şêx Seîd ,Seîdê Kurdî ve daha nice Kürt alimlerinin torunlarıyız. Diyanete, diyanetin güdümündeki cemaatlere ve vicdanını yitirmiş imamlara Kürt ve Kürdistani ruhumla sesleniyorum! paraya makama ve çıkara bulaşmış inanç ve zihniyetinizi çekin  topraklarımızdan!!!

 

Not: Bu yazımda hiçbir inanca veya ırka hakaret yoktur. Kürtler sadece İslam dinine mensup değildirler. Kürtlere din kardeşliği adı altında haksızlıklar ve zulümler yapıldığı için yazım İslamiyet, Kürtler ve Türk-İslamcılar etrafında yoğunlaşmıştır

İlahiyat 1. Sınıf öğrencisi Ferhad Şivan

ferhat.sivan@hotmail.com

Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
Çin Seddi’nden Bitlis Kalesi’ni görmek
  Tarihine ve kültürüne değer vermeyen toplumların hallerini düşündüm.                 ‘Bitlis’in sembolü kalesidir’...
Kaniya Beqa
  Çend roj heye di êvar de heta sibê dengê beqan li kaniya beqan de dihat. Ji ber tîrsa ku...
Atatürk’e Gönderilen Raporlarda Alişer’in (Koçgiri) Şiirleri – BELGE
  Alişer, 1900-1937 yılları arasında önemli roller üstlenmiştir. Lider kişiliği yanı sıra Dersim bölgesinde halk tarafından çok sevilen bir kişi...
Bitlis’in sembolü (beş) minare değil, kalesidir
Bitlis’te beş minare olmadığı gibi, şehrin sembolü de kaledir.   Şehirlerin ya insan eliyle yapılmış yada doğal güzellikleri sayılan, bir...
Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında...
1947 Tarihli ”Bitlis’te Kürtçülük Raporu” BELGE
  17.01.1947 tarihli bu belge Bitlis Valiliği tarafından dönemin İçişleri Bakanlığına çekilmiş. İçişleri Bakanlığı ise raporu C.H.P Genel Sekreterine aktarmıştır....
Unutulmuş Bilge Bir Kürdün Hikayesi
  Onunla ilk tanışmam, Santiago de Compostela Universitesi İspanyol Dili ve Kültürü kursunda olmuştu. Kursun yaz döneminde, kurs ögrencileri birer...
Bitlis’e patates ilk kez ne zaman ve kimler tarafından getirildi?
    Bitlis denince ilk akla gelenler genellikle tütün, bal, ceviz ve Büryan kebabı olur. Ancak temel ana tüketim ürünlerinden...
Bitlis Rojkili Mir Şemseddin ve Karakoyunlu Kara Yusuf
          Bitlis Rojkili Kürd hükümdar Mir Şemseddin ve Karakoyunlu Türkmen hükümdar Kara Yusuf   Baran Zeydanlıoğlu...
Orta Asya Kürtleri – Araştırma
  Orta Asya sınırlarına Kürtlerin ilk göçü 17’nci yüzyılda Safevi hükümdarı Şah Abbas’ın Türkmenlerden gelen saldırılara karşı kalkan görevi üstlenmesi...
Mutkili Xelîl Xeyalî’nin Fotoğrafları
  Saîd-î Kurdî kendisi için ‘Milli Onurumuz’ demiştir. Jîn dergisinde yazılar yazan Xelîl Xeyalî 1900-1920 Kürd örgütlenmeleri arasında yer aldı....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ