Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,43 / Satış: 6,46
€ EURO → Alış: 7,08 / Satış: 7,11

Bu Kürtler Ne Yaptı Size!

Bu Kürtler Ne Yaptı Size!
  • 21.02.2016

Geçen Cuma günü Kürdistan kentlerinde( Van ve Muş)Cuma namazlarının cemaat tarafından terkedilmesi üzerine bu yazıyı kaleme almak benim gibi ilahiyat fakültesinde okuyan Kürt gencisine farz oldu. Cuma namazında barbar bir örgüte karşı kahramanca savaşan Kürt evlatlarına okunan bedduaları misliyle iade ediyor camiyi terk eden halkımla gurur duyuyorum. Bu tutum İslami ve Kürdistan’idir.

 

 

 

 

İlahiyat fakültesine ilk başladığım günlerde beni zorlu bir yolculuğun beklediğini biliyordum çünkü daha fakülteye başlamadan camilerde verilen vaazların ve hutbelerde dillendirilen kardeşlik söylemleri Kürdistan kentlerindeki mevcut durumla hiç örtüşmüyordu. Kürdistan’dan her gün gelen katliam ve yıkım haberleri hiç olmamış, olmayan ve olmayacak kardeşliğimize darbe üstüne darbe indiriyordu. Bunlar yaşanırken her Cuma günü sanki Allah’a değil de devlete iman etmiş imamlar dua kısmına geçtiklerinde şehitlere rahmet, devlete hürmet ve vatana hizmet için Allah’a dua ediyor ve ettiriyorlardı. Bu vatan hepimizin Türk Kürt birlikte savaştı cephelerde deyip Allah birliğimizi daim eylesen diyorlardı. Bi dakka! ters giden bir şeyler var evet evet ters giden bir şeyler var. Şehit kime denir? Kimdi bu şehitler? Kime karşı savaşıp şehit oldular? Bu imamlar kardeşlerinin diliyle vaaz vermiyor,  devletin Kürtlere yaptığı zulüm ve katliamı görmüyor,   kardeşlerinin gasp edilen haklarından bahsetmiyor, Kürt, Kürtçe ve Kürdistan demekten çekiniyorlardı. Bu imamlar kime hizmet ediyorlar? Devlete mi? İslam’a mı? Tabiki de bu kadar tutarsızlıktan sonra bunun cevabı hiç tereddütsüz devlete hizmet ettikleridir.

Siz hutbeyi Türkçe okurken Türkçeyi bilmeyen dedelerimizin ve babalarımızın yüz ifadelerine bakarken hiç utanmadınız. Hak hukuktan bahsederken karşınızda hakları gasp edilmiş Kürtlerden hiç utanmadınız. Şehit dedikleriniz ve ruhlarına rahmet okuduğunuz kişilerin karşınızda vaaz verdiğiniz Kürtlerin evlatlarıyla savaştığını bildiğiniz halde hiç utanmadınız. İslamiyet’in bir kavme bir ırka ait olmadığını bildiğiniz halde İslamiyet’i de Kürtleri de Türkleştirmeye çalıştınız. İnsanlığa gelmiş bir dini Türklere mal edip devletin Kürtlere karşı hukuksuz ve adaletsiz tutumlarını İslamiyet kılıfıyla üstünü örtmeye çalışıp bu dini yine Kürtlere sattınız. Medeniyetlerin beşiği olan Kürdistan’ın dilini tarihini ve kültürünü inkar ettiniz ve imha etmeye çalışıyorsunuz. Bu zulüm değil mi? günah değil mi? Allah’ın bize verdiği dili, kültürü ve tarihi yok saymanız Allah’a karşı çıkmak değil mi?

Kıldığınız namazlar, tuttuğunuz oruçlar ve verdiğiniz zekatlara güvenip cennete gidebileceğinizi düşünebilirsiniz ama unutmayın ki mazlumun yanında ve zalimin karşısında durmadıkça yaptığınız ibadetler taklididir ve ayetin yarısını okuyup yarısını yok saymaktır. bunun da Allah’ın katında hiçbir hükmü yoktur.

İmamların yetiştiği akıllarının ve kalplerinin esir alındığı  ilahiyat fakülteleri ve Türk-İslam sentezinin zirve yaptığı cemaatler İslamiyet’in , Kürt gençlerinin ve akabinde bütün Kürtlerin başına gelen en büyük felakettir. İlahiyat fakültelerinde okutulan Türk İslam tarihi derslerinde Kürt alim ve mollalarının Türklere mal edilmesi ilahiyatta düştüğümüz durumun apaçık göstergesidir. Türk cemaatlerine giden Kürt kardeşlerime bıyık bıraktırarak Müslüman olduklarını sezdiren zihniyet ise sentezin bir diğer boyutudur.

Kürtler İslamiyet’i hiçbir zaman kendi çıkarları için kullanmadılar ve kendilerine malzeme etmediler. İnanarak ibadet ettiler temiz ve saf yürekleriyle.

Sizin dininiz size bizim dinimiz bize olsun çünkü aynı dine iman etmiyoruz. Kürtler kimsenin topraklarını işgal etmedi kimsenin dilini yasaklamadı kimsenin köylerini ve kentlerini yağmalamadı kimseyi asimile etmedi. Kürtler sadece kendi topraklarında kendi inançlarıyla diliyle ve tarihiyle özgürce yaşamak istedi. Kürtler mazluma kucak açan, zalime lanet eden ve benim dinim bana senin dinin sana diyen bir dine inanıyor. Soruyorum aynı dini mi paylaşıyoruz?

Biz Kürtler Ahmedê Xanî, Melayê Cizîrî, Şêx Seîd ,Seîdê Kurdî ve daha nice Kürt alimlerinin torunlarıyız. Diyanete, diyanetin güdümündeki cemaatlere ve vicdanını yitirmiş imamlara Kürt ve Kürdistani ruhumla sesleniyorum! paraya makama ve çıkara bulaşmış inanç ve zihniyetinizi çekin  topraklarımızdan!!!

 

Not: Bu yazımda hiçbir inanca veya ırka hakaret yoktur. Kürtler sadece İslam dinine mensup değildirler. Kürtlere din kardeşliği adı altında haksızlıklar ve zulümler yapıldığı için yazım İslamiyet, Kürtler ve Türk-İslamcılar etrafında yoğunlaşmıştır

İlahiyat 1. Sınıf öğrencisi Ferhad Şivan

ferhat.sivan@hotmail.com

Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
Fransızca Çizgi Anlatımda Bitlis ve Kürdler  
Bitlis’in tarihteki konumu ve önemi üzerine yüzlerce makale, anlatım ve arşive denk gelmişimdir. Hepsinde de özellikle iki önemli siyaset adamının...
Bir Askerin Günlüğü ‘Dersim Soykırımı’
Çalışmalarını Almanya’da sürdüren tarihçi Zeynep Türkyılmaz Dersim’de 1938’te devlet eliyle yaşatılan vahşete dair önemli bir belgeyi paylaşıyor. Harekata katılan bir...
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ – El-Hediyyetü’l-Ḥamîdiyye fi’l-luġati’l-Kürdiyye
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ, ilk meclisin her iki devre çalışmalarına aktif biçimde katıldı ve Kānûn-ı Esâsî taraftarı ve istibdat karşıtı yönelimiyle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ