Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,36 / Satış: 6,38
€ EURO → Alış: 7,43 / Satış: 7,46

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Raporunu Açıkladı

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Raporunu Açıkladı
  • 24.02.2016
  • 1.299 kez okundu

Raporda insan hakları ihlallerinin dünya çapında büyük tehdit altında olduğu uyarısında bulunuluyor.Örgütün genel sekreteri Salil Shetty, “Sadece haklarımız değil aynı zamanda onları koruyan kanunlar ve sistem de tehlikede. 70 yılı aşkın süren yoğun çalışma ve ilerleme risk altında” dedi.

 

 

 

 

 

Hükümetlerin insan haklarını güvenlik, kanun ve “ulusal değerlere” karşı bir tehdit olarak gösterdiklerini söyleyen örgüt, “milyonlarca insan devletlerin ve silahlı grupların elinde eziyet görüyor” dedi.

Uluslararası Af Örgütü’nün dünya geneli için yayınladığı ve bugün açıkladığı rapora göre 2015’te en az 122 ülke kişilere yönelik işkence veya kötü muamelede bulundu.

En az 30’u mültecileri, tehlike altında olabilecekleri ülkelerine geri gönderdi ve en 19 ülkede hükümet veya silahlı gruplar savaş suçu işledi.

Birleşmiş Milletleri (BM) de sert bir dille eleştiren rapor, BM’nin bir an önce “yeniden hayata dönmeye” ihtiyacı olduğunu belirtiyor.

Rapora göre Türkiye, Avrupa’da geçen yıl en kötü karne Türkiye’ye ait:

”Avrupa’da insan haklarının en sert şekilde gerilediği ülke muhtemelen Türkiye oldu. Giderek otoriterleşen şu anki cumhurbaşkanı Erdoğan ve barış sürecinin çökmesi ile ifade özgürlüğü darbeler yedi.”

“PKK ile çatışmalar insan hakları ihlallerini artırdı”

Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde ise PKK ve güvenlik güçleri arasında yeniden başlayan çatışmalı sürecin insan hakları ihlallerini de artıran bir etki yarattığı vurgulanıyor.

Raporda, “İnsan haklarının durumu Haziran’daki genel seçimlerin ve Temmuz’da Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ve Türk silahlı kuvvetleri arasındaki şiddetin patlak vermesinin ardından ciddi biçimde kötüye gitti” deniliyor.
Basının, hükümet tarafından “eşi benzeri görülmemiş bir baskıyla karşı karşıya” kaldığı değerlendirilirken, insan hakları ihlallerinde cezasızlığın devam ettiği vurgulandı.

 

İfade özgürlüğü başlığı altında Cumhurbaşkanına hakaret davaları ve gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasına, Samanyolu Yayın Grubu’na ait 13 televizyon ve radyonun Türksat, yedi kanalın Digitürk platformlarından çıkarılmasına vurgu yapılıyor.

Tahir Elçi’nin öldürülmesi ile ilgili arka planı da aktaran Af Örgütü, CNN Türk kanalında ifade ettiği görüşleri nedeniyle kanala 700 bin TL ceza kesildiğini de hatırlattı.

Af Örgütü gazetecilerin ise ağırlıklı olarak Güneydoğu’da haber yaparken “polisler tarafından rahatsız edildiği ve saldırıya uğradığını” tespit ettiğini aktardı.

Raporda aynı zamanda IŞİD tarafından yapıldığı belirtilen intihar saldırılarının yanı sıra, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın odasında rehin alındıktan sonra öldürülmesi de silahlı grupların yaptığı ihlaller başlığı altında aktarıldı.

Af Örgütü, PKK’nın ise “Diyarbakır’da arabasının vurulmasıyla hayatını kaybeden doktor Abdullah Biroğul da dahil olmak üzere birçok sivilin ölümüne sebep olduğunu” belirtti.

Örgütün Türkiye’yi eleştirdiği başlıklardan biri de, mültecilerin ve sığınmacıların gözaltına alınmaları ve ülkelerine geri gönderilmeleri oldu.

An az 200 Suriyeli mültecinin başkalarıyla görüşmelerine izin verilmeden Türkiye’nin çeşitli yerlerinde “gizlice gözaltına” tutuldukları ve bunların bir kısmının ülkelerine geri dönmeleri için baskı yapıldığı belirtildi.
Örgütün Türkiye ile ilgili diğer başlıkları arasında ise aşırı güç kullanımı, cezasızlık, toplanma özgürlüğüne yönelik ihlaller, işkence ve kötü muamele bulunuyor.

 

Etiketler: / / /

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ