Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,86
€ EURO → Alış: 4,54 / Satış: 4,55

Erdoğan Kürdistan İçin Ne Dedi?

Erdoğan Kürdistan İçin Ne Dedi?
  • 12.03.2016
8 Şubat günü, Hemin Hawrami, David Pollock ve Michael Knights Washington Enstitüsü’nde gerçekleşen Politik Forumda birer konuşma gerçekleştirmişlerdi

 

 

 

 

 

 

Hemin Hawrami, Mesud Barzani başkanlığındaki Irak’ın ‘Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ dış işleri politikası danışmanı ve Kürdistan Demokrat Partisi üst düzey üyesi olarak Barzani yönetiminin ve Peşmerge birliklerinin IŞİD ile savaşta acil olarak duyduğu ihtiyaçlar, bölgenin ekonomik darboğazda oluşu ve yılın ikinci yarısında gerçekleştirilecek referanduma dair taleplerini ileten konuşmasının sonunda soru-cevap kısmında bir gazetecinin söyledikleri ilgi çekiciydi.

Hawrami’ye soru yönelten gazeteci, geçtiğimiz hafta Irak lideri ile görüştüğünü ve kendisinin bağımsız bir Kürdistan kurulmasının Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabullenildiğini ifade ettiğini, bu konuda Hawrami’nin bir bilgisi olup olmadığını soruyor.

 

Hawrami bu konu hakkında bir duyum almadığını, ancak mantıken Türkiye gibi bir ülkenin güney sınırında istikrarsız bir Irak yerine bölgesel anlamda güçlü ve iş birliği içerisinde bir Kürdistan’ı tercih etmesinin daha kolay ve faydalı olacağını düşündüğünü belirtiyor. Bununla birlikte mevcut durumda Ankara’nın halen bağımsız Kürdistan fikrine karşı direniş içerisinde olduğunu, ancak mantıklı ve her iki tarafın çıkarına olacak tavrın bu karşı çıkışın sona ermesinden geçtiğini belirtiyor. Aynı zamanda referandum sonucunda bağımsızlığını ilan etmesi beklenen Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin kurulacak yeni ve bağımsız ülkenin sınırları için kesinlikle Suriye ve Türkiye’de bulunan Kürt bölgelerinin dahil edilmesinin düşünülmediğini de ekliyor.

 

MUSUL OPERASYONU BÖYLE MÜMKÜN OLDU

Hawrami’nin toplantıda yaptığı konuşmanın tam metinini Odatv okuru için çevirdik.

Ne zaman ki İslam Devleti Musul’u işgal etti ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne (KBY) karşı saldırıya geçti, Kürt güçleri saldırıları durdurmak, geri püskürtmek ve nihayet sona erdirmek için üç parçadan oluşan bir strateji geliştirdiler. ABD ve koalisyon güçleri destekli Peşmerge birliklerinin gayretleri ile, Kürt güçleri IŞİD’i geri püskürtmeyi başarıp 27.000 kilometre karelik bir alanı saldırganlardan temizlerken; 1603 Peşmerge hayatını kaybetmiş, 8000’i ise yaralanmıştı. Barzani yönetimindeki Peşmerge ve KBY güvenlik konseyi IŞİD’in defedilmesinde kritik bir rol oynadılar. Tam da bugün (8 Şubat) Erbil’de bulunan terörist bir şebeke çökertilirken militanları tutuklandılar. Sürmekte olan bu savaşta IŞİD’e karşı kayda değer başarılar elde edildi.

Musul, IŞİD’in geri püskürtülmesi ve yok edilmesinde anahtar bir bölge konumundadır. Bununla birlikte Ramadi ve Rakka da benzer bir öneme sahiptir, Musul değerli hazineleri ve kaynakları ile ağzı sulanan halifelik tarafından başkent ilan edilerek IŞİD için güvenli bir cennet haline getirilmek isteniyor. Peşmerge güçleri Musul’un kuzey, doğu ve batı sınırlarını kontrol altında ve operasyonlara başlamak için sadece bir haftalık süreye ihtiyaç duymaktalar. KBY, Irak’lı ortakları ile gündelik iletişimini sürdürmektedir ve bir konuda anlaşmış vaziyetteler, Irak ekibi ile ortaklaşa sürdürülecek Musul için düzenlenecek bir operasyonda Mahmur bir başlama noktası olarak kullanılmalı,  Mahmur el-Kayyarah’a olan yakınlığı ile kritik bir öneme sahiptir. Geçtiğimiz hafta, Peşmerge güçleri bağımsız Arap kabilelerinin desteği ile Kudu ve Karmudi gibi iki stratejik noktayı kurtarmış bulunmaktadır. Bu iki yer sayesinde gerçekleşecek Musul operasyonu mümkün hale gelmiştir.

 

 

Ramadi’de gerçekleşen operasyon devam etmekteyse de, Irak güvenlik güçlerinin desteğinin sürmesi gerekmektedir. Mevcut durumda Mahmur’da konuşlanan 4500 Irak’lı güvenlik gücü mevcutsa da, Musul için düzenlenmesi beklenen operasyona dair yöneltilen anahtar bir soru -Musul’un bağımsızlığına kavuşturulmasında Sünni savaşçılar ve mobil birliklerin rolleri ile ilgili- operasyonun politik ayağını oluşturmaktadır.  Muslavi’nin Tikrit ve Dilawri operasyonlarında yaşanan ve sorunun büyümesine neden olan mezhepçi tavırın tekrar etmeyeceğine dair bir güvence vermesi gerekmektedir.

EĞER PETROL BUGÜN 67 DOLAR OLSAYDI…

İslam Devleti’nin Musul’da bulunan varlığı tüm Irak’ı tehdit etmektedir. Aynı zamanda, Irak Kürdistan’ının içinde bulunduğu iktisadi kriz IŞİD’e karşı sürdürülen mücadeleyi de tehlikeye atmaktadır. Peşmerge güçleri geçtiğimiz yılın Eylül ayından bugüne maaşlarını alamamış, KBY lojistik, yiyecek, ilaç gibi ihtiyaçları karşılayamaz ve bu savaşın finansal yükünü taşıyamaz haldedir. Sincar’da gerçekleşen operasyon iyi bir örnek olsa gerek, bu harekat Dahuk’da bulunan zenginler tarafından finanse edilmiştir, hükümet tarafından değil. Kara kuvvetleri Musul’u yeniden ele geçirmek zorunda, bu konuda ise Peşmerge güçleri bölgenin yegane güvenilir gücü olma konumundadır. KBY’nin iktisadi vaziyeti, mevcut kapasitesini tam manası ile ortaya koymasının önünde bir engel teşkil etmektedir. Kürt temsilcileri şu anda Washington’da bulunmaktalar ve IŞİD’e karşı devam eden savaş için aciliyeti olan maddi bir destek arayışı içerisindedirler.

Yönetimsel ve iktisadi yanlışların tanımlanmasında, iktisadi kötüleşmenin anlaşılmasında üç önemli faktör bulunmaktadır: Irak yönetimi Şubat 2014’ten itibaren Kürdistan’ın bütçesini kısıtlamış bulunmaktadır, petrol fiyatlarındaki dramatik düşüş ve yerinden yurdundan edilerek mülteci konumuna düşmüş 1.8 milyon insanın varlığı önemli bir etkendir. Eğer petrolün fiyatı bugün 67$ olsaydı, KBY ayda 1.3 milyar dolarlık gelir elde ediyor olurdu ki bu durumda masraflarını kendi başına karşılama gücüne de sahip olabilirdi. Buna ilave olarak 300.000 mültecinin masrafları için KBY’ye sağlanan uluslar arası yardım oldukça küçük ölçekli kaldığından bu durum ev sahibi konumundaki yönetimin sırtına daha büyük bir yük bindirmektedir. Bir diğer büyük sıkıntı, mültecilerin ve çarpışmakta olan Peşmerge güçlerinin yoksun kaldıkları tıbbi hizmetlerdir ki, bu yoksunluk nedeni ile yaralılar tedavi için Türkiye’ye gönderilmek zorunda kalmaktadır.

KÜRT YÖNETİMİ GEÇMİŞ HATALARINDAN DERS ALIYOR

Kürdistan’ın IŞİD ve öteki problemler ile mücadele edebilmesi için uluslar arası ortaklarımızın desteğine ihtiyaç duymaktayız. Bağdat ve Suriye’de mevcut yönetimlerin başarısızlıkları, Kürdistan’ın savaş masraflarını yükselten başlıca unsurlardır. Eğer İslam Devleti’nin Musul’u ele geçirmek üzere düzenlediği saldırılar olmasaydı, bizler de bu masraflar ile yüzleşmek zorunda kalmayacaktık. Peşmerge güçleri acilen yiyecek, benzin ve kış techizatına ihtiyaç duymaktadır.

Kürt liderler bir şeyi kabul etmektedir, geçmişte stratejik vizyon ve devlet kurumlarının yoksunluğundan muzdariplerdi. Orta ve uzun vadede, güçlü ve yeterli seviyede ekonomik ve devlet oluşturmak üzere çalışmalarımız sürüyor. Irak merkezi yönetiminin geçmişteki onlarca yıl süren yıkıcı tahribatının ardından 2009’dan 2013’e kadar barış içerisinde ve bereketli bir dönemi deneyimlemiştik. Bağdat’ın bütçe kesintisi ve IŞİD’in saldırıları öncesinde, eğer Kürdistan bağımsız bir ülke olsaydı, Ekonomist Düşünce Kuruluşları ülkemizi Global Barış İndeks’inde 163 ülke içinde 115. sırada olarak gösterirlerdi. Irak o esnada 160. sıradaydı. Güvenlik ve istikrar indeksinde, Irak Kürdistan’ı 181 ülke içinde 83. sıradaydı, Irak’ın geri kalanı ise 177. sırada. 83 ülke içerisinde, politik ve iş indekslerinde Kürdistan 55 ve 57. sıralardaydı. 159 ülke içerisinde hayat kalitesi indekslerinde, Kürdistan 55. sıradaydayken Irak’ın geri kalanı ancak 134. sırada yer almıştı.

Kürt yönetimi geçmişteki hatalarından ders almaktadır. Kürdistan ekonomik ve askeri bir aktördür ve uluslar arası toplulukları ortak bir dost olarak görmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu ortaklık  daha fazla desteğe ve tüm sektörlerde kurulacak iş kollarına ihtiyaç duymaktadır, ancak bu sayede istikrarsız bir bölge içerisinde Kürdistan kendisine yetecek şekilde varlığını koruyabilecektir. Politik ve ekonomik hatalar yapmış olsak da, amacımız bölgesel bir rol modeli olabilmekti. Orta ve uzun vadede, kurumlarımızı güçlendirebilmek için ABD’nin desteğine ihtiyaç duymaktayız. Kürdistan yönetimi Amerikalı dostlarına IŞİD ile savaşta destek sağlayabilir ve umarız ki bu yardım savaşın maliyetini karşılamak konusunda bize destek olsun.

KBY HAK ASKERİ GÜCÜNÜ HAK İDDİA ETMEK İÇİN KULLANMAYACAK

Gerçekleştireceğimiz referandum Irak Kürdistan’ı ile kısıtlı olacak ve bölgede dağınık halde bulunan tüm Kürt topluluklarını birleştirmek suretiyle popülasyonu arttırma gayretine girilmeyecektir. Ulusal bir hak olarak barışçıl ve demokratik bir çizginin korunması uluslar arası yasaların ve gözlemcilerin gözetmenliği ve koruması altında mümkün olabilecektir. Politik liderlerimizin bağımsızlık yönünde bir emirleri ve uygulamaları bulunmasa da 2016’nın ikinci yarısında gerçekleşecek olan referandum bu şansı yaratacaktır. Kürdistan yönetimi Suriye ve Türkiye’de bulunan Kürtleri bu sürece dahil etmemektedir. Kaldı ki, Suriye’de bulunan PYD ile aramızda ideolojik anlaşmazlıklar bulunmaktadır, politik bir süreç üzerinde çalışıyoruz ve bu sebeple Erbil 1, Erbil 2, Dahuk anlaşmaları üzerinde çalışmalarımız sürmektedir. Öteki Kürt toplulukları kendi ajandalarını takip etmelilerdir. Bu grupları politik ve diplomatik yollar ile desteklemekteyiz, Kobani’de olduğu gibi. Referandumun bize göstereceği şey Kürdistan Yönetiminin kendi başının çaresine bakabileceğini gösterecektir. Yönetim aynı zamanda İran hükümetini Erbil ile diyalog kurmaları ve İran’da bulunan Kürtlerin toplumsal haklarını desteklemeleri konusunda cesaretlendirmektedir.

Tüm Kürtler ve hatta Iraklılar 1920 ve 1991 yılları arasında geçen zamana dair ortak bir hikayeye sahiptir. Kürdistan bu süreçte kimyasal silah saldırısı sebebiyle 4500 köy ve kasabasını yitirmiş, Barzani soykırıma uğramıştır. 1991 öncesinde, Irak’ın endüstrisinin yalnızca %1’i Kürdistan’da yeralmaktaydı ve bölgede sadece bir tane üniversite bulunmaktaydı.

Irak’lı Kürtler 2003 sonrasında umuyorlardı ki ülkedeki gücün paylaşılır, federalizm ve meşrutiyet mümkün olur, ancak federalizm başarısızlığa uğramıştır. Yeni bir formüle ihtiyaç bulunmaktadır. Irak Kürdistan’ı Bağdat ile çok sayıda ortak ihtiyaca sahiptir; her ikisi de IŞİD ve ona eklemlenmiş yapılarla savaşmalıdır, IŞİD sonrasına dair ekonomiyi de içerisine alan bir programa ihtiyaç duymaktadırlar. KBY kesinlikle askeri gücünü bölge üzerinde hak iddia etmek için kullanmayacaktır ve IŞİD ile savaşını da bu tip bir duruma alet etmeyecektir. Ayrıca seferi haldeki öteki birliklerin de bu tip bir girişimi kabul edilmeyecektir. Irak Kürdistan’ı bölgede daha fazla karışıklık yaratmaktan kaçınabileceği gibi Bağdat başta olmak üzere komşu ülkeler ile var olan bağlarını sürdürerek bölgesel istikrarın sağlanmasına hizmet edebilir.

REFERANDUM ONLARIN MESELESİ

Referandum sadece Kürdistan Demokratik Partisi’nin meselesidir diyemeyiz, bu sebeple Başkan Barzani tüm politik partilere çağrıda bulunmuştur. Kürdistan bölgesinde kayda değer politik ayrışmalar bulunmaktadır, referandum bu anlamda Kürdistan’da politik bir barış ortamının oluşmasında etkili olacaktır, bu aynı zamanda gerçekleşen iki ayrı referandum ya da ayrı zamanlarda gerçekleştirilen iki ayrı referandum ile sağlanacaktır. Bu coğrafya mevcut durumda bir Araplaştırılma sorunu ile karşı karşıyadır.

Kürdistan Yönetimi, Türkiye ile bir barış ve uzlaşma süreci içerisindeydi, ancak Türkiye’nin tavırı değişti. Kürdistan Türkiye için bir tehdit değildir ve bölgedeki Kürt sorununun çözümüne barışçıl destek sağlayabilecek niteliktedir. Kürdistan, Ankara ile güçlü bir ilişki kurmakla ilgilenmektedir; KBY,  Ankara’yı Irak’ın bölünmesinin etkilerinden de korumayı başarabilir. Türkiye’nin geçmişte Kürdistan’a bakış açısı PKK merceğinden gerçekleşmekteydi, ancak bu oldukça hatalı bir yaklaşımdı. Kürdistan yapıcı bir ortaktır. Yüz yıl süren Kürtleri inkar politikasına Türkiye nihayet bir son vermiştir. Şu konuda kesin konuşabiliriz ki Kürdistan yönetimi PKK’nın askeri gayretler ile elde edebileceği bir şey olduğuna inanmamaktadır ve her iki tarafa da diyalog kurmaları için cesaretlendirirken politik çözümler önermektedir. Geçmişte Türkiye ile PKK’ya karşı müşterek operasyonlar da gerçekleştirmiştik, zira diyaloğa ve anlayışa dayalı çözümlere sıcak bakmıyorlardı. Bu prensipler altında, Kürdistan yönetimi HDP’yi de hükümet ile işbirliği içerisinde olmaları ve politik çözümler üretmeleri konusunda cesaretlendirmiştir. PKK içerisindeki şahinler kanadı politik çözümlerden yana değil, bununla birlikte Türkiye PKK’yı savaşarak bitirmeyi başaramıyor, PKK’nın ise bir NATO üyesi ülkeyi dize getirmesi mümkün değil. Her halükarda uzun sürebilecek bir müzakere şiddet dolu eylemlere tercih edilir. Başkan Barzani bu konuda üzerine düşen rolü oynamaya hazırdır ancak Türkiye’de her iki tarafın da iş birliği içerisinde olmaları şarttır. KBY politik süreçlerin bir parçası olacaktır ancak Türkiye’de bulunan Kürt sorununa istinaden askeri bir çözüm arayışına kesinlikle girmeyecektir.

IRAK’IN HRİSTİYAN NÜFUS ‘KÜRDİSTAN’A SIĞINDI

Kürdistan’da bulunan mülteciler meselesi yanıtlanmayı bekleyen bir soru olarak varlığını korumaktadır. Kürdistan yönetiminin gücünü aldığı hususların başında çok kültürlü anlayışı desteklemesidir: Irak’ın Hristiyan nüfusunun %96’sı, yani 350.000 kişi Kürdistan’a sığınmış durumdalar ve Ramadi’nin neredeyse tüm nufusu da Erbil’e göçmüş vaziyettedir. Bu durum Kürdistan’ın çok kültürlü anlayışını ve toleransını göstermektedir. Öğrenciler Kürtçe eğitim alıyorlar ve sosyal hayata entegre oluyorlar. IŞİD’in Musul’da ki varlığı sürdüğü müddet Hristiyan nüfusun Ninowa Vadisine dönmeleri imkansızdır, zira birbirlerine çok yakınlar.

Kürdistan yönetimi öğrenme sürecinin ortasındadır. Politik ayrışmalar demokratik süreçlerin doğal bir uzantısıdır ve mevcut politik görüş farklılıklar askeri bir müdaheleyi gerektirecek boyutta değiller. Politik süreçler esnasında öldürülenler dahi olduğunda güvenlik servisleri bu işe dahil edilmedi, bu durum politik gelişmenin önemli bir işareti olarak algılanmalıdır. Bu gerçekleşen olgunlaşma hali ise Başkan Barzani ve mevcut Kürt liderlerin hanelerine sağlam bir kredi olarak yazılmalıdır.

Kürdistan, eşitlikçi bir demokrasi anlayışını desteklemektedir, çoğunlukçu ya da azınlıkçı bir demokrasi anlayışını değil.

KONFEDERASYON OPSİYONLARDAN BİRİSİ

Mevcut hükümet Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) tarihindeki en zayıf hükümet olsa gerek. Burada iki ayrı kamplaşma ortaya çıkmış durumda, en büyük mesele ise başkanın ne şekilde seçileceği konusudur. Kürdistan yönetimi halk oylamasını tercih ederken öteki partiler parlamentonun başkanı seçmesinden yanalar. Kürdistan bu konuya istinaden dört ayrı opsiyon bulunan bir anlaşma önermiştir, referandum düzenlemek, anayasa çalışmalarına ev sahipliği yapmak, anayasa çalışmalarını sonraki hükümetin seçimine kadar ertelemek ancak bu seçim süreci boyunca bu konudaki çalışmaları sürdürmek, fakat muhalefet partileri kabul etmediler.

Referandum düzenlemek ve IŞİD’e karşı sürdürülen savaş politik ayrışmalardan daha önemlidir. Başkan Barzani ksinlikle kaçmıyor, ancak IŞİD ile savaş liderlik ve süreklilik gerektirmektedir. Başkomutanlık makamı kesinlikle boş bırakılamaz. Barzani başkanlık seçimlerinin korunmasından yanadır ya da gücünü teslim etmek için tüm partilerin üzerinde uzlaştıkları bir aday önerisinde bulunmaktadır fakat muhalefet partileri bunları da redetmektedir.

KDP tarafından bir komite oluşturulmuş, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve İslamcı Birlik ile referandum olasılığını incelemek üzere çalışmalar sürdürmek istenmiştir, başkanlık seçimi ve ekonomi konusunda da görüşülmek istense de bu partiler Başkan Barzani ile görüşmeyi reddetmişlerdir. Referandum tüm partilerin katıldığı bir politik fikir birliği gerektirmektedir. Konfederasyon opsiyonlardan birisidir, ancak parlamento tarafından onaylanması şart. 2005 yılında düzenlenen resmi olmayan bir referandumun sonucunda %99 oranında bağımsızlık yönünde oy kullanılmıştır.

KÜRTLERİN TAHAMMÜLÜ KALMADI

Irak Kürtleri’nin daha fazla beklemeye tahammülü kalmadı. ABD bu durumu anlayıl ile karşılamalı, görünen o ki ”tek parça Irak” politikası başarısızlığa uğramıştır. Irak’ın bölünmekte olması Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin suçu değildir. Bu durumu reddetmek herhangi bir gelişim sağlamıyor. İhtiyacımız olan güçlü ve fonksiyonel bir Sünni komşuluğu. Bu konuda her türlü desteğe ve danışmanlığa açığız.

IŞİD’e karşı yürütülen savaşta Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin acil olarak kısa vadede ihtiyaç duyduğu hususlar bulunmaktadır. Peşmerge’nin tankları ve anti-tank silahları bulunmamaktadır. Eğer 2015 yılında IŞİD Ramadi’yi ele geçirirken Peşmerge’nin bu silahları olsaydı, Musul’u geri almayı başarabilirdik. Peşmerge şu anda bölgeyi temizleyebilecek ve elinde tutabilecek yegane güç konumundaysa da, IŞİD’e karşı savaşabilmek için maaşlar ve lojistik desteği karşılamak için mevcut büteçesi dışında ayda 300 milyon dolara ihtiyaç duyulmaktadır. KBY’nin ise mevcut durumda ayda eline geçen mevcut tüm gelir ancak 500 milyon dolar civarındadır, yani kısa vadede IŞİD’e karşı savaşın finanse edilmesi aciliyeti olan bir konudur. Bununla birlikte PYD bölgede daha fazla Kürt askeri istemiyor, istedikleri Kürt olmayan askerkeri birliklerin bölgeye temas etmeleri.

Son olarak, orta ve uzun vadede,  stabilizasyon çalışmalarından sonra, iş kollarının yaratılması için desteğe ihtiyacımız bulunmakta. Özel sektörün mutlak surette güçlendirilmesi gerekmektedir.

 

Çeviri: Şıvan Okçuoğlu

Odatv.com

Etiketler: / / /

İsmet İnönü’nün Kürt Raporu
Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım. Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş ovasında tedricen ve Elazığ ovasında kuvvetli Türk...
Ah Tamara…
Van’daki Akdamar Adası’na da ismini verdiği rivayet edilen Akdamar efsanesi, zamanında bu adada yaşayan baş keşişin güzelliği dillere destan kızı...
Xelil Xeyali’nin Kürt Dili Üzerine Görüşleri
“Yayın yöntemi”ne ilişkin görüşü ikinci yazıya bırakmıştım. Fakat bu yönteme ilişkin ayrıntılı bilgiler vermeden önce onun temelini oluşturan bazı işlerden...
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kürt Şehri Bitlis
  Wilhelm Köhler/Kitap  17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan geniş coğrafyada sürüp giden yaşamla ilgili bugün elimizdeki en önemli...
Bitlis Beyliği’nin Statüsü,Rolü ve Önemi – Araştırma
Mela Mahmud Beyazidi; “Yabancı devletler, Kurdistan’ı işgal edebilmek için, herşeyden önce, Bitlis Beyliği’ni zapt etmeye yeltenmişlerdir.”        ...
1838’in Bitlis’i ve Southgate’in Kürd Şerif Bey ile tanışması
Bu çeviri, Amerikalı Misyoner rahip Horatio Southgate’in 1838 – 1839 yılları arasında Bitlis’ten geçerken tuttuğu notların İngilizce aslına sadık kalınarak...
Said Nursi’de Özgürlük Söylemi
  Gençken içine girdiği ilim dünyasında özgürlüğü bir hayat biçimi olarak benimsemiştir. İlk hayatı hocaları ile olan serüvende onun düşüncelerini...
Kırd,Kırmanc, Dımıli veya Zaza Kürtleri
Bazı illerde ise denebilir ki sadece birer ilçenin sınırları içinde Dımıli lehçesi konuşulur. Semsûr’un Alduş (Gerger), Ruha’nın Sêwreg (Siverek), Bedlis’in...
Kerkük Kan Ağlıyormuş
“Kerkük, Kürdistan´ın bir parçasıdır. Oradaki Türkmenler, Kürtlere sığınmış muhacir ve sığınmacılardır. Kerkük, Azerbeycan´da bir kent değil ki Türk´ü kan ağlasın....
Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası
  Bediüzzaman Saidê Kurdî Henüz 30 yaşlarında Van’dan İstanbul’a gidip Fatih’te bulunan Şekirci Hanı’na yerleşiyor. Ve odasının kapısına bu yazıyı...
Pîyesa ‘Bîdlîs’ ya Wîllîam Saroyan
Ehmed Kurd nîne, ji hindikayî (kêmhejmaran) ye, ango ji tirkan. Lê ferqa wî ew e ku xwediye loqonteyek e. Ji...
Vasa’yı kurtarmak, Hasankeyf’i öldürmek
On milyonluk nüfusu ile bir İskandinav ülkesi olan İsveç’te 1700’e yakın müze bulunmaktadır. Bu müzelerden dünyanın ilk açık hava müzesi...
Tarihte Kerkük ve Kürtler
  Kerkük tarihine kısaca bir bakalım; Arkeolojik kazılar sonucunda Kerkük’te 28 bin yıl önce Neandertallerin yaşadığı kanıtlanmıştır. Şehir bir çok...
Yol Ayrımı; Askeri Uçak ve Milletin Özgür İradesi
  Irak, denilen devlet 1926 yılında Gertrude Bell’in Kral Faysal ile misterik aşkının imkansız çocuğu olarak dünyaya geldi. Irak bir...
Lozan, Ankara ve Sevr Antlaşması
    Türkiye Lozan ve Ankara kartını Uluslararası topluma ve Kürtlere gösterirken, Sevr antlaşmasından neden söz etmez? İşte, Lozan, Ankara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ