Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,86
€ EURO → Alış: 4,54 / Satış: 4,55

II.Uluslararası Bitlis Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

II.Uluslararası Bitlis Sempozyumu Sonuç Bildirgesi
  • 28.03.2016

 

 

 

Kürtler, Şehir, Şehirlileşme Sorun ve Perspektifleri konulu II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu 26-27 Mart 2016 tarihlerinde toplandı.

 

 

 

Otuza yakın Kürt akademisyen ve araştırmacısının bilimsel ve akademik çalışmalarının bildirgelerle sunulduğu, tartışıldığı 3 ayrı oturum ve Yaşar Abdülselamoğlu’nun “Şehir, Modern toplum ve “Tarihi Şehir” olarak Bitlis’in kendi geleceğini arayışı” adlı Konferansından oluşan Sempozyum çok yoğun, üretken ve başarılı geçti. İki gün boyunca yüzlerce kişinin katılımının yanı sıra, hazır bulunan çok sayıda siyaset ve toplum adamı da Sempozyumun önemi ve anlamı üzerine mesajlarını ve başarı dileklerini dile getirdiler.

II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu Kürt toplumunda Şehir ve Şehirlileşmenin önemini ele aldı. Kürtlerin yeni bir şehirleşme imkan ve perspektiflerini konuştu, şehrin ve yeni bir şehirleşme anlayışının Kürt siyasi, entellektüel ve kültürel yaşamı için yeni potansiyellerine değinerek, şehirli kültürün siyaset yaşamı üzerinde temel kurucu etkisinin olacağını ve sosyal yaşamımızın daha uygar esaslar üzerinde gelişmesi için fırsatları ortaya çıkaracağını ortaya koydu. Tebliğler ve tartışmalar Medeniyetin sosyal imkanı olarak Şehrin, farklılıkların dialog, uzlaşma, karşılıklı hoşgörü içinde birarada yaşamasının kültür ve yaşam tarzı olarak varolabileceğine işare etti. Farklılıkları iletişimsel akıl, diyalog kültürü, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük hukuku için bir imkana dönüştürebilecek ileri sosyal yaşam mekanı olarak şehir üzerine çalışmaların geliştirilmesi gerektiğine değindi.

Kürtlerin temel sorunlarının –kültür, kimlik, dil, edebiyat, bilim, modern yaşam- siyasi rasyonalizmin yeni bir şehir ve şehirlileşme kültürü ve mentalitesi ile aşılabileceği yönünde düşünce ve yaklaşımlar ortaya konuldu.

II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Şehiri konuşmanın önemini gösterdi, katılımcılar bu çalışmanın başka şehir ve yerlerde devam ettirilmesi yönünde ortak görüşe vardılar.

Bitlis Sempozyumu Kürt siyaset, entellektüel kesimi ve toplumunun Şehiri ve şehirlileşmeyi konuşmak için bir başlangıç olarak saymaktadır.

II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, III. Uluslararası Bitlis Sempozyumu’nun konusunu, “Kürt şehirlerinde Dil, Eğitim ve Öğrenim, ve Üniversiteler Sorunu” olarak belirler ve Sempozyumûn Bitlis’te toplanma tarihini Ağustos ayı olarak tespit eder. Ayrıca, Bitlis Şehrinin konuştukça ortaya çıkan önemi ve anlamı üzerine ayrı bir Konferansı yakın tarih içinde yapılması için karar alır.

II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu’na sunulan tebliğler “II. Sempozyum” kitabı adı altında kitaplaştırılacaktır.

Biz, şehirleri, şehirleşmenin siyasal ve toplumsal yaşamımız için normalleştirici işlevlerini konuşur tartışırken Şehirlerimizi tahrip eden bir siyaset yürürlüktedir. II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu şehirleri tahrip etmenin değil, inşa etmenin sorunları çözeceği inancındadır. Şehir medeniyeti ile çözülemeyecek sorun yoktur. En ağır sorunları bile karşılıklı medeni cesaret, aklın yiğitliği ve argümanlarıyla çözebileceğimize inanıyoruz.

Bu inanç ve Bitlis Tarihi Rojki Şehri Ruhuyla siyaset dünyasına ve tüm taraflara çağrı yapıyoruz: Savaş, çatışma, yıkım ve tahrip yolunu bırakın, şehrin, medeniyetin, aklın ve hoşgörü ve karşılıklı diyalogun yoluna girin. Savaş değil, siyaset yapın, siyaset yapmak da şehir yapmak, medeniyet inşa etmektir. Farklılıkların birarada yaşayabilmesinin bir fırsata dönüştürülmesi sanatı ve kültürüdür.

Aynı şekilde Bitlis Sempozyumu tüm şehirli vatandaşlara şu çağrıda bulunmak istiyor; şehir sizin yuvanız, eviniz, yaşam mekanınızdır. Bir şehrin nasıl olduğu ile sizin nasıl olduğunuz birbiriyle organik bağlantılıdır. Bu nedenle şehirli her vatandaşın şehir hakkı vardır. Şehir hakkı, tüm haklar gibi çağdaş hukukun bir mevzusudur. Şehir hakkı herkesin kendi şehri üzerinde söz hakkı sahibi olması demektir. Onun geleceği konusunda fikir sahibi olması demektir. Tüm vatandaşlarımıza kendi şehirlerine sahip çıkmalarını istiyor, şehir haklarından taviz vermemelerini, yanlış şehir politikası ve uygulamalarına karşı seslerini medeni cesaretle yükseltmelerini istiyoruz.

27.03.2016, Bitlis, Tatvan / Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu

Etiketler: / /

İsmet İnönü’nün Kürt Raporu
Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım. Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş ovasında tedricen ve Elazığ ovasında kuvvetli Türk...
Ah Tamara…
Van’daki Akdamar Adası’na da ismini verdiği rivayet edilen Akdamar efsanesi, zamanında bu adada yaşayan baş keşişin güzelliği dillere destan kızı...
Xelil Xeyali’nin Kürt Dili Üzerine Görüşleri
“Yayın yöntemi”ne ilişkin görüşü ikinci yazıya bırakmıştım. Fakat bu yönteme ilişkin ayrıntılı bilgiler vermeden önce onun temelini oluşturan bazı işlerden...
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kürt Şehri Bitlis
  Wilhelm Köhler/Kitap  17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan geniş coğrafyada sürüp giden yaşamla ilgili bugün elimizdeki en önemli...
Bitlis Beyliği’nin Statüsü,Rolü ve Önemi – Araştırma
Mela Mahmud Beyazidi; “Yabancı devletler, Kurdistan’ı işgal edebilmek için, herşeyden önce, Bitlis Beyliği’ni zapt etmeye yeltenmişlerdir.”        ...
1838’in Bitlis’i ve Southgate’in Kürd Şerif Bey ile tanışması
Bu çeviri, Amerikalı Misyoner rahip Horatio Southgate’in 1838 – 1839 yılları arasında Bitlis’ten geçerken tuttuğu notların İngilizce aslına sadık kalınarak...
Said Nursi’de Özgürlük Söylemi
  Gençken içine girdiği ilim dünyasında özgürlüğü bir hayat biçimi olarak benimsemiştir. İlk hayatı hocaları ile olan serüvende onun düşüncelerini...
Kırd,Kırmanc, Dımıli veya Zaza Kürtleri
Bazı illerde ise denebilir ki sadece birer ilçenin sınırları içinde Dımıli lehçesi konuşulur. Semsûr’un Alduş (Gerger), Ruha’nın Sêwreg (Siverek), Bedlis’in...
Kerkük Kan Ağlıyormuş
“Kerkük, Kürdistan´ın bir parçasıdır. Oradaki Türkmenler, Kürtlere sığınmış muhacir ve sığınmacılardır. Kerkük, Azerbeycan´da bir kent değil ki Türk´ü kan ağlasın....
Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası
  Bediüzzaman Saidê Kurdî Henüz 30 yaşlarında Van’dan İstanbul’a gidip Fatih’te bulunan Şekirci Hanı’na yerleşiyor. Ve odasının kapısına bu yazıyı...
Pîyesa ‘Bîdlîs’ ya Wîllîam Saroyan
Ehmed Kurd nîne, ji hindikayî (kêmhejmaran) ye, ango ji tirkan. Lê ferqa wî ew e ku xwediye loqonteyek e. Ji...
Vasa’yı kurtarmak, Hasankeyf’i öldürmek
On milyonluk nüfusu ile bir İskandinav ülkesi olan İsveç’te 1700’e yakın müze bulunmaktadır. Bu müzelerden dünyanın ilk açık hava müzesi...
Tarihte Kerkük ve Kürtler
  Kerkük tarihine kısaca bir bakalım; Arkeolojik kazılar sonucunda Kerkük’te 28 bin yıl önce Neandertallerin yaşadığı kanıtlanmıştır. Şehir bir çok...
Yol Ayrımı; Askeri Uçak ve Milletin Özgür İradesi
  Irak, denilen devlet 1926 yılında Gertrude Bell’in Kral Faysal ile misterik aşkının imkansız çocuğu olarak dünyaya geldi. Irak bir...
Lozan, Ankara ve Sevr Antlaşması
    Türkiye Lozan ve Ankara kartını Uluslararası topluma ve Kürtlere gösterirken, Sevr antlaşmasından neden söz etmez? İşte, Lozan, Ankara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ