Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,84 / Satış: 6,86
€ EURO → Alış: 7,68 / Satış: 7,71

II.Uluslararası Bitlis Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

II.Uluslararası Bitlis Sempozyumu Sonuç Bildirgesi
  • 28.03.2016

 

 

 

Kürtler, Şehir, Şehirlileşme Sorun ve Perspektifleri konulu II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu 26-27 Mart 2016 tarihlerinde toplandı.

 

 

 

Otuza yakın Kürt akademisyen ve araştırmacısının bilimsel ve akademik çalışmalarının bildirgelerle sunulduğu, tartışıldığı 3 ayrı oturum ve Yaşar Abdülselamoğlu’nun “Şehir, Modern toplum ve “Tarihi Şehir” olarak Bitlis’in kendi geleceğini arayışı” adlı Konferansından oluşan Sempozyum çok yoğun, üretken ve başarılı geçti. İki gün boyunca yüzlerce kişinin katılımının yanı sıra, hazır bulunan çok sayıda siyaset ve toplum adamı da Sempozyumun önemi ve anlamı üzerine mesajlarını ve başarı dileklerini dile getirdiler.

II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu Kürt toplumunda Şehir ve Şehirlileşmenin önemini ele aldı. Kürtlerin yeni bir şehirleşme imkan ve perspektiflerini konuştu, şehrin ve yeni bir şehirleşme anlayışının Kürt siyasi, entellektüel ve kültürel yaşamı için yeni potansiyellerine değinerek, şehirli kültürün siyaset yaşamı üzerinde temel kurucu etkisinin olacağını ve sosyal yaşamımızın daha uygar esaslar üzerinde gelişmesi için fırsatları ortaya çıkaracağını ortaya koydu. Tebliğler ve tartışmalar Medeniyetin sosyal imkanı olarak Şehrin, farklılıkların dialog, uzlaşma, karşılıklı hoşgörü içinde birarada yaşamasının kültür ve yaşam tarzı olarak varolabileceğine işare etti. Farklılıkları iletişimsel akıl, diyalog kültürü, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük hukuku için bir imkana dönüştürebilecek ileri sosyal yaşam mekanı olarak şehir üzerine çalışmaların geliştirilmesi gerektiğine değindi.

Kürtlerin temel sorunlarının –kültür, kimlik, dil, edebiyat, bilim, modern yaşam- siyasi rasyonalizmin yeni bir şehir ve şehirlileşme kültürü ve mentalitesi ile aşılabileceği yönünde düşünce ve yaklaşımlar ortaya konuldu.

II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Şehiri konuşmanın önemini gösterdi, katılımcılar bu çalışmanın başka şehir ve yerlerde devam ettirilmesi yönünde ortak görüşe vardılar.

Bitlis Sempozyumu Kürt siyaset, entellektüel kesimi ve toplumunun Şehiri ve şehirlileşmeyi konuşmak için bir başlangıç olarak saymaktadır.

II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, III. Uluslararası Bitlis Sempozyumu’nun konusunu, “Kürt şehirlerinde Dil, Eğitim ve Öğrenim, ve Üniversiteler Sorunu” olarak belirler ve Sempozyumûn Bitlis’te toplanma tarihini Ağustos ayı olarak tespit eder. Ayrıca, Bitlis Şehrinin konuştukça ortaya çıkan önemi ve anlamı üzerine ayrı bir Konferansı yakın tarih içinde yapılması için karar alır.

II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu’na sunulan tebliğler “II. Sempozyum” kitabı adı altında kitaplaştırılacaktır.

Biz, şehirleri, şehirleşmenin siyasal ve toplumsal yaşamımız için normalleştirici işlevlerini konuşur tartışırken Şehirlerimizi tahrip eden bir siyaset yürürlüktedir. II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu şehirleri tahrip etmenin değil, inşa etmenin sorunları çözeceği inancındadır. Şehir medeniyeti ile çözülemeyecek sorun yoktur. En ağır sorunları bile karşılıklı medeni cesaret, aklın yiğitliği ve argümanlarıyla çözebileceğimize inanıyoruz.

Bu inanç ve Bitlis Tarihi Rojki Şehri Ruhuyla siyaset dünyasına ve tüm taraflara çağrı yapıyoruz: Savaş, çatışma, yıkım ve tahrip yolunu bırakın, şehrin, medeniyetin, aklın ve hoşgörü ve karşılıklı diyalogun yoluna girin. Savaş değil, siyaset yapın, siyaset yapmak da şehir yapmak, medeniyet inşa etmektir. Farklılıkların birarada yaşayabilmesinin bir fırsata dönüştürülmesi sanatı ve kültürüdür.

Aynı şekilde Bitlis Sempozyumu tüm şehirli vatandaşlara şu çağrıda bulunmak istiyor; şehir sizin yuvanız, eviniz, yaşam mekanınızdır. Bir şehrin nasıl olduğu ile sizin nasıl olduğunuz birbiriyle organik bağlantılıdır. Bu nedenle şehirli her vatandaşın şehir hakkı vardır. Şehir hakkı, tüm haklar gibi çağdaş hukukun bir mevzusudur. Şehir hakkı herkesin kendi şehri üzerinde söz hakkı sahibi olması demektir. Onun geleceği konusunda fikir sahibi olması demektir. Tüm vatandaşlarımıza kendi şehirlerine sahip çıkmalarını istiyor, şehir haklarından taviz vermemelerini, yanlış şehir politikası ve uygulamalarına karşı seslerini medeni cesaretle yükseltmelerini istiyoruz.

27.03.2016, Bitlis, Tatvan / Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu

Etiketler: / /

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ