Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 12,93 / Satış: 12,98
€ EURO → Alış: 14,67 / Satış: 14,73

Horasan Kürdleri asimile olma riski ile karşı karşıya

Horasan Kürdleri asimile olma riski ile karşı karşıya
  • 31.08.2016

horasan

Horasanlı Araştırmacı-Yazar Gulê Şadkam, Horasan’da yaşayan Kürdlerin kültür, edebiyat ve geleneklerini araştırdıktan sonra ulaştığı bulguları ‘Paçesor’ adını verdiği kitapta topladı.

Horasanlı Araştırmacı-Yazar Gulê Şadkam, Horasan’da yaşayan Kürtlerin kültür, edebiyat ve geleneklerini araştırdıktan sonra ulaştığı bulguları ‘Paçesor’ adını verdiği kitapta topladı. Kitapta Şadkam’ın derlediği otuz bin civarında deyim, 2 bin atasözü, 200 mani, 2 bin civarında üçlük yer alıyor.

Şadkam, Horasan’da bir kaç bin yıllık Kürt kültürünün olduğunu ama yazılı hale getirilmediği için yok olma, Kürt ailelerin evlerinde çocukları ile Farsca konuştukları için Kürtlerin asimile olma riskiyle karşı karşıya kaldığını söylüyor.

TÜRK PROFESÖRÜN TEŞVİKİYLE KÜRT KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMAYA BAŞLADI

Üniversitenin fizik ve matematik bölümünü bitirdiğini, esas çalışma alanının fen bilimleri olduğunu söyleyen Şadkam, Kürt dili, kültürü ve edebiyatı hakkındaki araştırmalarının Horasan’dan Kanada’ya göç eden Rıza Sadıki adındaki bir Türk profesörün teşvikiyle başladığını söylüyor.

sadkam

Sadıki’nin Kürtçeyi öğrenebilmek için bazı kelimelerin anlamlarını Farça yazarak kendisine iletmesini rica ettiğini söyleyen Şadkam, “Ben ona Kürtçede günlük yaşamda en fazla kullanılan kelimeleri Farçaya çevirerek gönderdim. Aldığında çok sevindi ve yazdıklarımı bir kitap halinde bastırmamı önerdi. Ben fizikçi olduğumu ve dediğini yapamayacağını söyledim ama ısrarcı davranınca denemeye karar verdim” diyor.

İlk aşamada bin kelimeden oluşan bir sözlük hazırladığını ama bunu daha da geliştirebilmek için Horasan’da göçebe Kürtlerin yanına gittiğini ve araştırmalara başladığını söylüyor.

Daha sonra konuşulanları belgeleyebilmek için video kamera aldığını ve çekimler yapmaya başladığını söyleyen Şadkam, Horasan kültürü çok eski ve yaygın bir kültür olmasına rağmen sadece sözlü oduğundan yok olma riskiyle karşı karşıya bulunduğu için kapsamlı araştırmalar yapmaya karar verdiğini söylüyor.

KÜRTLER ÇOCUKLARINA NASIL DOĞA İLE İÇ İÇE YAŞAYABİLECEKERİNİ ÖĞRETMİŞ

Şadkam, küçükken hikaye dinlemeyi sevdiği için ninesinin kendisine yüzlerce hikaye atlattığını ve kendisinin bu hikayeleri daha sonra yazılı hale getirerek kitabında yer verdiğini dile getiriyor.

Derlediği türkü ve şarkıların çağunluğunun aşk ve savaşları oduğunu, esir alınan kadınları konu aldığını söyleyen Şadkam, “Atasözleri ise doğa ve yaşam koşularının sentesinden oluşuyor. Topladığım öyküler arasında 2 bin yıl geçmişi olan hikayeler var. Çocuklar üzerine yazılmış şiirler var. Bunlar güneşin doğuşu ve batışı sırasında söylenirmiş. Araştırmalarım sırasında Kürtlerin çocuklarına küçük yaşlardan itibaren nasıl doğa ile iç içe yaşayacaklarını öğrettiklerini gördüm. Mesala ısırgan otu ile bir çocuğun ilişkisini anatan bir şiir var. Kız çocuğu ısırgan otuna ‘Isırgan otu, ısırgan otu ısırma beni. Yol ver de gidip geleyim’ diyor. Çocuklara ısırgan otunun kökten kopartılarak atılması değil, onunla birlikte yaşanılması öğretiliyor. Kürtler doğayı tahrip etmeden, çevreye zarar vermeden, ısırgan otunu bile koparmadan doğayla iç içe yaşamayı biliyor” şekinde konuşuyor.

ONBİNERCE DEYİM, ATASÖZÜ VE ÜÇLÜĞÜ DERLEDİ
Kitabında yer verdiği deyim, atasözü ve manilerin büyük bir çoğunluğunun ilk kez yazılı hale getirilerek yayımlandığına dikkat çekiyor.
Otuz bin civarında deyim, 2 bin atasözü, 200 mani, 2 bin civarında (Şadkam Horasan’da Kürtlerin şiirleri üçlük kıtalar halinde yazdığını söylüyor) üçlük topladığını ve bunları kitap haline getirdiğini, çok sayıda hikayeyi kameraya aldığını ve ancak henüz yazıya dökemediğini söylüyor.

Şadkam, Horasan’daki Kürt kültürü ile Kürdistan’ın dört parçasındaki kültür arasında ne gibi farklıkları sorduğumuzda, “Ben Kürdistan’daki kültür hakkında bir şey bilmiyorum. Bu nedene de kıyasama yapabilmem imkansız” diyor.

HORASAN’DAKİ KÜRTLERİN KÜRDİSTAN’LA İLİŞKİLERİ YOK DENECEK KADAR AZ

Kitabın yanı sıra konu hakkında gazete ve dergilerde Kürtçe ve Farsça makaleler yazarak bulgularını halkla paylaşmaya çalıştığını söyleyen Şadkam, Horasan’da çok az sayıda Kürt aydınının sanat, edebiyat ve kültürle ilgilendiğini belirterek Horasan’daki Kürt aydınlarının durumlarını şu cümlelerle özetliyor:

“Daha önce aydınlar bireysel çaba gösteriyordu. Ama son bir kaç yıl içinde ilişkilerimiz gelişti. Bir araya geliyor ve dayanışıyoruz. Ama sayımız oldukça az. Yaklaşık 20 civarında. Herhangi bir dernek ve kurumumuz yok. Doğu Kürdistan’la aramızda neredeyse iki bin kilometre var. Oradakilere ilişkilerimiz yok denecek kadar az.”

İRAN DEVLETİNDEN KÜRTLERE ENGEL

Horasan’daki Kürtlerin en önemli sorunlarının neler olduğu sorumuzu ise, “Biz oradaki diğer halklarla aynı koşullarda yaşıyoruz. Ama Kürt dili, edebiyatı ve tarihiyle ilgili araştırmalarımızda bizlere güçlük çıkarıyorlar. Kültürel çalışmalar için ekonomik destek vermiyorlar. Sözde istediğimiz gibi çalışma yapabileceğimizi söylüyorlar ama bilerek bazı engeller çıkarıyorlar. Kürdistan’ın diğer parçalarıyla ilişki kurmamızı istemiyorlar. Kürtçe yayın yapan bir kaç devlet radyosu ve bir televizyon kanalı var ama bunlar tamamen devletin denetiminde” şeklinde cevaplıyor.

Folklor grupları ve sanatçıları olduğu için devletin festival, fuar ve sergilere Kürtleri yolladığını belirten Şadkam, kendisinin de pek çok sergi ve festivale gönderdiğini ama bu faaliyetleri Kürtler olarak örgütlemek istediklerinde devletin izin vermediğini dile getiriyor.

HORASAN’DA KÜRTLER VE DİĞER HALKLAR ARASINDA SORUN YOK

Horasan’da Türk, Türkmen, Kürt, Tat ve Farslıların bir arada yaşadıkarını ve Kürtlerin sayısının 2 milyon civarında olduğunu söylüyor. 100 yıl öncesine kadar Türkmenler ile Kürtler arasında şiddetli çatışmalar yaşandığını söyleyen Şadkam, “Kürtler hayvancılıka uğraşıyorlardı ve durumları iyidi. Göçebe bir yaşam süren Türkmenler Kürtlere saldırıp mallarını yağma ediyor, kadın ve kız çocuklarını kaçırıyorlardı. İran hükümeti güvenlik tedbirlerini artırınca Türkmen saldırıları azaldı. Şu anda Türkmenler ve Kürtlerin ilişkileri iyi. Türklerle Kürtlerin ilişkileri ise eskiden beri çok iyi. Bazı iller ve köylerin yarısı Kürt, yarısı Türk. Birbirleriyle evlilik yapıyorlar ve aralarında sorun yok. Tat, Fars, Kürt ve Türkler arasında da bir anlaşmazlık yok. Birbirleriye ticaret yapıyorlar, evleniyorlar” diyor.

hrs

BULGULAR KÜRTLER’İN İSA’DAN 2 BİN YIL ÖNCE HORASAN’DA YAŞADIKLARINI GÖSTERİYOR
Ortaya çıkan belge ve bulguların Kürtlerin İsa’dan 2 bin yıl önce Horasan’da yaşadıklarını gösterdiğini belirten Şadkam, bundan 500 yıl önce de Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail döneminde Erzurum, Ağrı civarından 40 bin Alevi Kürdün Horasan’a sürüldüğünü söylüyor.

Horasan’da birkaç bin yıllık bir Kürt kültürünün olduğunu, ancak pek çoğu yazılı hale getirilemediği için yaşların ölmeleriyle birlikte yok olmaya yüz tuttuğunu hatırlatan Şadkam, “Horasan’da çok hızlı süren bir asimilasyon süreci başladı. Birçok aile evde çocuklarıyla Farsça konuşuyor. Böyle giderse bir kaç yıl sonra Kürtçe yok olabir. Dil yok olursa halkımız da ortadan kalkar” diyor.

Asimilasyon sürecinin durdurulması için Horasan’daki Kürt aydınlarına çok büyük görevler düştüğünü söyleyen Şadkam, Kürdistan’ın dört parçasında yaşayan Kürt aydınlarına da kendileriyle ilişki kurmaları çağrısında bulunuyor.

Kaynak: Agcasar.com

Gravürlere Yansıyan Kürdler
Toplumların kültürel hafızasını ayakta tutan birçok faktör vardır. Güzel sanatlar, gastronomi, folklor, müzik, dans, edebiyat, sözlü anlatım, ritüeller ve mimari...
Bir Çarpıtmanın Anatomisi: Ehmedê Xasî Örneği
Ehmedê Xasî’nin 1899 yılında Osmanlı döneminin Eğitim Bakanlığı olan Maarif-i Umûmiye Nezareti tarafından Diyarbekir’de basılmış Mewlidê Kirdî adlı eseri Zazakî Kürdçesiyle yazılmış...
Katran-ı Tebrizi; Kürt Rewadi ve Şeddadi Devletlerinin Saray Şairi
Katran-ı Tebrizi, 11. yüzyılın tanınmış bir şairidir. Rewadi devletinin başkenti Tebriz’e yakın Şadiabad köyünde doğdu. Bütün yaşamını iki Kürt devletinde; Şeddadilerle Rewadilerde geçirdi. Bu...
Selçukluların Malazgirt’e ilk saldırısı ve Bitlis’ten getirtilen mancınık
Malazgirt denince akla hep Selçuklular, 1071 tarihi ve Alparslan gelir. Ancak Alparslan’ın amcası Tuğrul Bey (Sultan Tuğrul) liderliğinde, Müslümanların Malazgirt’e...
Dersim makalesinde Kürd kelimesini ‘adi’ diye çevirdiler
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik ve Doç. Dr. Sevim Erdem’in birlikte yazdıkları makalede yaptıkları bir alıntıda Kürd kelimesini ‘adi’ olarak çevirdikleri...
Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ