Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,73 / Satış: 5,75
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

Bitlis Şeri Bey Tepesi’nin asıl ismi Şerif Bey Tepesi’dir

Bitlis Şeri Bey Tepesi’nin asıl ismi Şerif Bey Tepesi’dir
  • 25.09.2016

Şeri bey değil, Şerif Bey Tepesi

Başlıktan da anlaşılacağı üzere, şuan Bitlis’te bulunan ve Bitlisliler tarafından geçmişi pek bilinmeyen ünlü seyir tepesi ‘Şeri Bey’ ismi yanlış bir adlandırılma olup, doğrusu Şerif Bey Tepesi’dir ve düzeltilmelidir. Hem tepenin tarihçesi, hem de ismini aldığı Bitlis Kürd Beyliği’nin son beyi Şerif Bey’e olan sorumluluk açısından, tepenin adı Şerif Bey Tepesi olarak değiştirilmeli ve tarihçesini açıklayan bilgilendirici bir anıt da zirveye dikilmelidir.

 

Baran Zeydanlıoğlu – 24 Eylül 2016

 

Tepenin isminin neden ‘Şeri Bey’ olduğunu bilen olmadığı gibi ne zaman ve nasıl öyle bir isim konulduğunu hatırlayan da yok. Büyük olasılık, Şerif isminin zamanla halk arasında ‘Şeri’ versiyonuna dönmüş olmasıdır.

 

Peki Şerif Bey kimdi? Ne zaman yaşadı ve nasıl biriydi?

 

Rojkanlı bir Kürd beyi olan Şerif Bey, 1849’a kadar Bitlis Kürd Beyliği’ni yönetmiş ve şimdiki ‘Şeri Bey Tepesi’ diye adlandırılan tepedeki sarayında da ikamet etmiştir. Şerif Bey’in kardeşleri Emin Paşa, Murad ve Hurşid beylerdir. Emin Paşa ve Murad Bey aynı zaman diliminde, Muş ve Hınıs Kürd Beylikleri görevlerini de yapmışlardır. Babaları Muş beyi Selim Paşa idi, ki Erzurum Valisi tarafından boynu vurulmuştur. Büyük dedesi Alaaddin bey, Osmanlı ile şimdi Muş sınırları içinde bulunan Mercimekkale’de karşı karşıya da gelmiştir tarihte. Osmanlı; Alaaddin beyin Kürdistan’daki hükümdarlığına ve başında bulunduğu Kürd beyliğine son vermek için bir sefer dahi düzenlemiştir. Aynı kaderi ne yazık ki torunu Şerif bey seneler sonra 1849’da paylaşmak zorunda kalmıştır. Bu arada Muş ve Bitlis birbirilerinden ayrı değillerdi ve tüm bölge Rojkan Kürd beyliğine bağlıydı.

 

 

O dönemde Osmanlı’nın başında sultan II. Mahmut vardır ve 15. yüzyıldan beri yarı otonom durumundaki Kürd beyliklerine pek de sıcak bakmadığından, beylikleri tasviye edip Kürd beylerin yerine Türk memurları tayin etmektedir. 1840’da Botan (Cizre) Kürd Beyi Bedirhan Bey liderliğinde Osmanlı’ya karşı başlayan, Kürd beyliklerinin tam bağımsızlık harekatına, Bitlis beyi Şerif Bey de destek çıktığından, 1840’ların sonunda tüm Kürd beyliklerinin fesh edilmesi, beylerin öldürülmesi veya aileleri ile birlikte sürgüne gönderilmelerinden Şerif Bey de nasibini almıştır. 1849 senesinde Şerif Bey’in başında bulunduğu Bitlis Kürd beyliği de son bulmuş ve Şerif Bey de ailesi ile birlikte İstanbul’a sürgüne yollanmıştır. Geride kalan sarayı da yıktırılmıştır. 1850’lerden sonra artık Bitlis sancağı İstanbul’dan atanan valiler tarafından yönetilmeye başlanmıştır.

 

1836’da Bitlis’ten geçmiş ve Şerif bey ile tanışmış olan İngiliz yarbay Shiel’in Şerif beyi anlatımlarına da bakalım:

 

‘26 Temmuz 1836: ….. atlarımızı sabah 5 civarı yükledik ve Bitlis’e 5 saat 32 kilometrelik bir yolculuktan sonra vardık. Bizi valinin (Şerif bey) evine yerleştirdiler. Şehrin bir kısmını gören bir tepenin üstünde, büyük avlulu, taştan yapılmış, dikdörtgen şeklinde kocaman bir binaydı bu ev. Bir Kürd olan vali Şerif Bey yerinde değildi. Reşit Paşa’ya gittiğinden valinin eşi iki küçük oğullarını bana ‘hoş geldin’  demek için göndermişti, ki oğulları büyük nezaket ve saygı içerisinde bu görevlerini yerine getirdiler. Bu tür davranışlar Asya’daki üst sınıf ailelerin çocuklarında çok sıkça görülen bir şeydir. Şerif Bey’in konağı, eğer mobilya olarak ele alınacaksa, o kadar da ahım şahım bir durumda değildi, ancak asaleti ve gücü yansıtıyorlardı. Belki de zaten Şerif Bey’in de tek önemsediği şey buydu.

 

Bahçeyi çevreleyen 5metre yüksekliğindeki veranda, yerdeki taşların üzerini kaplayan halıların eşliğinde, bir çok odası olan evin içine çıkıyordu. Enderun veya Harem, yani konağın iç kesimleri, bir Müslümanın en konforlu ve özel yerleridir, ki orada kesinlikle rahatsız edilmezler.

 

Vali bey evde olmadığından haliyle bizler evdeki ahalinin, yani bayanların misafirleriydik ve bize yemek geldi. Aşçılık kötüydü. Geleneksel lor peyniri ve sarmısaklı yemekler ağırlıktaydı. Birde yağda pişirilmiş kaysı vardı.

 

Avluda eyerli ve sürmeye hazır birkaç at vardı. Gün boyu hep öyle beklediler. Akşamları eyerlerini indiriyorlarmış diye öğrendim. Nedenini sorunca      ‘Kürdistan’da neyin ne zaman olacağını bilemediğinizden her şeye hazırlıklı olmanız lazım’ diye cevap verdiler. Anladım ki bu genel bir uygulamaymış burada.

Kurdish-costumes-Vasily Timm 1855

Gravür: Kürd kıyafetleri, Vasily Timm, 1855

 

‘27 Temmuz 1836. ….. Şerif Bey yirmibeş yaşlarında cesur bir Kürd idi ve esas dikkat çekici şey ise giyimiydi. Kısa sarı çizmeler, olağanüstü genişlikteki pantolonlar, değişik renklerden oluşan üst üste giyilmiş üç ayrı ipek ceketler, ki bir tanesinin kolları iki metre civarındaydı, ipek bel kuşağı ve her renkten oluşan ipekten kocaman bir sarık. Ayrıca bu kıyafetleri ek olarak, bir beyaz arap pelerini, kemerinde bir hançer, uzun tabancalar ve bir kılıç ile tamamlıyordu. Kürdistan’da kılıç genellikle kenarı arka tarafa gelecek şekilde taşınır ki Kürdler silahın en iyi bu metod ile çekildiğine inanırlar’. (Kaynak: Yarbay J.Shiel’in Bitlis Yolculuğu – Londra Kraliyet Coğrafya Derneği Dergisi- sayfalar 70-76. Bu anlatımın tam çevirisi Bitlisname.com sayfasında mevcuttur)

 

Yazımızın başlığına dönecek olursak; şuan Bitlis’te bulunan seyir tepesinin ismi ‘Şeri Bey’ yanlış bir adlandırılma olup, doğrusu Şerif Bey Tepesi’dir ve düzeltilmelidir. Hem tepenin tarihçesi, hem de ismini aldığı Bitlis Kürd Beyliği’nin son beyi Şerif Bey’e olan sorumluluk açısından, tepenin adı Şerif Bey Tepesi olarak değiştirilmeli ve tarihçesini açıklayan bilgilendirici bir anıt da zirveye dikilmelidir.

 

Baran Zeydanlıoğlu /24 Eylül 2016

Bitlisname.com kaynak olarak gösterilmeden yayımlanamaz.

Nasuh Paşa Bitlislilerin damadı idi
Bitlislilerin damadı olan Nasuh Paşa’nın adının verildiği ‘Nasuh Paşa Camii, 1920’ler, Amid (Kara-Amid) Diyarbekir. Nasuh Paşa da, diğer bir çok...
İsmail Beşikçi Vakfı’nda Bitlis tarihi üzerine panel
Di vê panelê de bi riya nivîsên Baran Zeydanlıoğlu yên di derbarê bajarê Bêdlîsê û paşeroja hikumdarên wê de dê...
Bitlis evleri ve kapı-pencere çevrelerinin beyaza boyanması geleneği
’Evler kare şeklinde kesilmiş pastel kırmızımsı taşlardan ve genellikle de iki katlı olarak inşa edilmişlerdi. Büyük bir taş ustalığı ve...
Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
Osmanlı’da – Bitlis Kürd Beyliği’nde Kölelik ve Köle Pazarları
Köleliğin çok eski çağlardan beri var olduğu ve hemen hemen tüm kıtalarda 1800’lerin ortalarına kadar da yer aldığı bilinen bir...
BİTLİS SANA HASRET WILLIAM SAROYAN
William Saroyan ünlü bir Amerikalı Ermeni yazar. Hem Oscar’ı, hem Pulitzer’i olan tek adam. Kendini Bitlisli ve Amerikalı olarak görüyor....
Bitlis’te de lewendî ile dolaşılırdı
Her bir coğrafyanın, milletin ve toplumun kendine göre giyim kuşamları vardır. Bölgeden bölgeye değişiklik gösterdikleri gibi şehirler arası da bu...
Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma
Yakın dönem tarih ve savaş kahramanları anlatımlarında Kara Fatma adı ile karşımıza çıkan bir çok kadın bulunmaktadır. Değişik bölge, mıntıka...
ALÎŞÊR’İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME – Malmîsanij
Koçgirili Alişêr’in iki mektubu, Vate dergisinin 59. sayısında (Zimistan 2019) yayımlanmıştı. Oradaki metinlerin Osmanlıca olan asıllarını okuyunca transkripsiyonda bazı yanlışlar,...
Bitlis’in son beş yüzyıldaki nüfusu ve sakinleri. Kürdler, Ermeniler ve diğerleri
Binlerce yıllık tarihi bir yerleşim yeri olan kadim şehir Bitlis’in nüfusuna ve orada yaşamış kavimlere dair pek çok anlatım vardır....
Li ser Betlîsê û tarîxa Kurdan kitêbeke pir hêja
Baran Zeydanlıoğlu 11 roj berê, di 5ê mehê da kitêba xwe ” Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ” ji min ra...
Bitlis’te Kitap Tanıtımı, İmza ve Söyleşi Günü Düzenlendi
Yeni çıkan ‘Seyyahların anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi’ adlı kitabın ilk tanıtım ve imza günü Bitlis’te gerçekleşti. Bitlis Düşünce ve Akademik...
Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ