Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,36 / Satış: 5,38
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

Bitlis Şeri Bey Tepesi’nin asıl ismi Şerif Bey Tepesi’dir

Bitlis Şeri Bey Tepesi’nin asıl ismi Şerif Bey Tepesi’dir
  • 25.09.2016
  • 6.048 kez okundu

Şeri bey değil, Şerif Bey Tepesi

Başlıktan da anlaşılacağı üzere, şuan Bitlis’te bulunan ve Bitlisliler tarafından geçmişi pek bilinmeyen ünlü seyir tepesi ‘Şeri Bey’ ismi yanlış bir adlandırılma olup, doğrusu Şerif Bey Tepesi’dir ve düzeltilmelidir. Hem tepenin tarihçesi, hem de ismini aldığı Bitlis Kürd Beyliği’nin son beyi Şerif Bey’e olan sorumluluk açısından, tepenin adı Şerif Bey Tepesi olarak değiştirilmeli ve tarihçesini açıklayan bilgilendirici bir anıt da zirveye dikilmelidir.

 

Baran Zeydanlıoğlu – 24 Eylül 2016

 

Tepenin isminin neden ‘Şeri Bey’ olduğunu bilen olmadığı gibi ne zaman ve nasıl öyle bir isim konulduğunu hatırlayan da yok. Büyük olasılık, Şerif isminin zamanla halk arasında ‘Şeri’ versiyonuna dönmüş olmasıdır.

 

Peki Şerif Bey kimdi? Ne zaman yaşadı ve nasıl biriydi?

 

Rojkanlı bir Kürd beyi olan Şerif Bey, 1849’a kadar Bitlis Kürd Beyliği’ni yönetmiş ve şimdiki ‘Şeri Bey Tepesi’ diye adlandırılan tepedeki sarayında da ikamet etmiştir. Şerif Bey’in kardeşleri Emin Paşa, Murad ve Hurşid beylerdir. Emin Paşa ve Murad Bey aynı zaman diliminde, Muş ve Hınıs Kürd Beylikleri görevlerini de yapmışlardır. Babaları Muş beyi Selim Paşa idi, ki Erzurum Valisi tarafından boynu vurulmuştur. Büyük dedesi Alaaddin bey, Osmanlı ile şimdi Muş sınırları içinde bulunan Mercimekkale’de karşı karşıya da gelmiştir tarihte. Osmanlı; Alaaddin beyin Kürdistan’daki hükümdarlığına ve başında bulunduğu Kürd beyliğine son vermek için bir sefer dahi düzenlemiştir. Aynı kaderi ne yazık ki torunu Şerif bey seneler sonra 1849’da paylaşmak zorunda kalmıştır. Bu arada Muş ve Bitlis birbirilerinden ayrı değillerdi ve tüm bölge Rojkan Kürd beyliğine bağlıydı.

 

 

O dönemde Osmanlı’nın başında sultan II. Mahmut vardır ve 15. yüzyıldan beri yarı otonom durumundaki Kürd beyliklerine pek de sıcak bakmadığından, beylikleri tasviye edip Kürd beylerin yerine Türk memurları tayin etmektedir. 1840’da Botan (Cizre) Kürd Beyi Bedirhan Bey liderliğinde Osmanlı’ya karşı başlayan, Kürd beyliklerinin tam bağımsızlık harekatına, Bitlis beyi Şerif Bey de destek çıktığından, 1840’ların sonunda tüm Kürd beyliklerinin fesh edilmesi, beylerin öldürülmesi veya aileleri ile birlikte sürgüne gönderilmelerinden Şerif Bey de nasibini almıştır. 1849 senesinde Şerif Bey’in başında bulunduğu Bitlis Kürd beyliği de son bulmuş ve Şerif Bey de ailesi ile birlikte İstanbul’a sürgüne yollanmıştır. Geride kalan sarayı da yıktırılmıştır. 1850’lerden sonra artık Bitlis sancağı İstanbul’dan atanan valiler tarafından yönetilmeye başlanmıştır.

 

1836’da Bitlis’ten geçmiş ve Şerif bey ile tanışmış olan İngiliz yarbay Shiel’in Şerif beyi anlatımlarına da bakalım:

 

‘26 Temmuz 1836: ….. atlarımızı sabah 5 civarı yükledik ve Bitlis’e 5 saat 32 kilometrelik bir yolculuktan sonra vardık. Bizi valinin (Şerif bey) evine yerleştirdiler. Şehrin bir kısmını gören bir tepenin üstünde, büyük avlulu, taştan yapılmış, dikdörtgen şeklinde kocaman bir binaydı bu ev. Bir Kürd olan vali Şerif Bey yerinde değildi. Reşit Paşa’ya gittiğinden valinin eşi iki küçük oğullarını bana ‘hoş geldin’  demek için göndermişti, ki oğulları büyük nezaket ve saygı içerisinde bu görevlerini yerine getirdiler. Bu tür davranışlar Asya’daki üst sınıf ailelerin çocuklarında çok sıkça görülen bir şeydir. Şerif Bey’in konağı, eğer mobilya olarak ele alınacaksa, o kadar da ahım şahım bir durumda değildi, ancak asaleti ve gücü yansıtıyorlardı. Belki de zaten Şerif Bey’in de tek önemsediği şey buydu.

 

Bahçeyi çevreleyen 5metre yüksekliğindeki veranda, yerdeki taşların üzerini kaplayan halıların eşliğinde, bir çok odası olan evin içine çıkıyordu. Enderun veya Harem, yani konağın iç kesimleri, bir Müslümanın en konforlu ve özel yerleridir, ki orada kesinlikle rahatsız edilmezler.

 

Vali bey evde olmadığından haliyle bizler evdeki ahalinin, yani bayanların misafirleriydik ve bize yemek geldi. Aşçılık kötüydü. Geleneksel lor peyniri ve sarmısaklı yemekler ağırlıktaydı. Birde yağda pişirilmiş kaysı vardı.

 

Avluda eyerli ve sürmeye hazır birkaç at vardı. Gün boyu hep öyle beklediler. Akşamları eyerlerini indiriyorlarmış diye öğrendim. Nedenini sorunca      ‘Kürdistan’da neyin ne zaman olacağını bilemediğinizden her şeye hazırlıklı olmanız lazım’ diye cevap verdiler. Anladım ki bu genel bir uygulamaymış burada.

Kurdish-costumes-Vasily Timm 1855

Gravür: Kürd kıyafetleri, Vasily Timm, 1855

 

‘27 Temmuz 1836. ….. Şerif Bey yirmibeş yaşlarında cesur bir Kürd idi ve esas dikkat çekici şey ise giyimiydi. Kısa sarı çizmeler, olağanüstü genişlikteki pantolonlar, değişik renklerden oluşan üst üste giyilmiş üç ayrı ipek ceketler, ki bir tanesinin kolları iki metre civarındaydı, ipek bel kuşağı ve her renkten oluşan ipekten kocaman bir sarık. Ayrıca bu kıyafetleri ek olarak, bir beyaz arap pelerini, kemerinde bir hançer, uzun tabancalar ve bir kılıç ile tamamlıyordu. Kürdistan’da kılıç genellikle kenarı arka tarafa gelecek şekilde taşınır ki Kürdler silahın en iyi bu metod ile çekildiğine inanırlar’. (Kaynak: Yarbay J.Shiel’in Bitlis Yolculuğu – Londra Kraliyet Coğrafya Derneği Dergisi- sayfalar 70-76. Bu anlatımın tam çevirisi Bitlisname.com sayfasında mevcuttur)

 

Yazımızın başlığına dönecek olursak; şuan Bitlis’te bulunan seyir tepesinin ismi ‘Şeri Bey’ yanlış bir adlandırılma olup, doğrusu Şerif Bey Tepesi’dir ve düzeltilmelidir. Hem tepenin tarihçesi, hem de ismini aldığı Bitlis Kürd Beyliği’nin son beyi Şerif Bey’e olan sorumluluk açısından, tepenin adı Şerif Bey Tepesi olarak değiştirilmeli ve tarihçesini açıklayan bilgilendirici bir anıt da zirveye dikilmelidir.

 

Baran Zeydanlıoğlu /24 Eylül 2016

Bitlisname.com kaynak olarak gösterilmeden yayımlanamaz.

Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
Osmanlı Söylemi ve Bir Hegemonyayı Aklama – Kürdistan Sorunu
‘Tarihi, işlemediği biçimde yargılamak hakkına sahip değiliz ve böyle bir tavır bizi fazla bir yere ulaştırmaz. Ancak “olguların” oluş biçimleri...
Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
Çin Seddi’nden Bitlis Kalesi’ni görmek
  Tarihine ve kültürüne değer vermeyen toplumların hallerini düşündüm.                 ‘Bitlis’in sembolü kalesidir’...
Kaniya Beqa
  Çend roj heye di êvar de heta sibê dengê beqan li kaniya beqan de dihat. Ji ber tîrsa ku...
Atatürk’e Gönderilen Raporlarda Alişer’in (Koçgiri) Şiirleri – BELGE
  Alişer, 1900-1937 yılları arasında önemli roller üstlenmiştir. Lider kişiliği yanı sıra Dersim bölgesinde halk tarafından çok sevilen bir kişi...
Bitlis’in sembolü (beş) minare değil, kalesidir
Bitlis’te beş minare olmadığı gibi, şehrin sembolü de kaledir.   Şehirlerin ya insan eliyle yapılmış yada doğal güzellikleri sayılan, bir...
Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ