Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,31 / Satış: 5,33
€ EURO → Alış: 6,03 / Satış: 6,05

Şiilik ve Sunnilik Nedir?

Şiilik ve Sunnilik Nedir?
  • 15.10.2016

 

Sunnilik ve Şiilik arasında süren çatışma ve şiddet ortamı bitmek bilmiyor. İktidar savaşı olarak kendisini gösteren Şiilik ve Sunnilik savaşı günümüz Ortadoğu’da hala sürmektedir. Peki, Şiilik ve Sunnilik nedir aralarında nasıl farklar vardır? Kısaca bakalım…

 

 

 

 

 

Sünni müslümanlar halifelere ve halife çizgisine inanırken, halifelerin Allah tarafından değil bir grup elit tarafından seçilmesine inanırlar. Şii müslümanlar ise ilk üç halifeyi reddeder ve imamlık müessesine inanırlar. Buna göre Ali ilk imam ve devam edegelen imamlar da onun takipçileri. Bu imamlar Allah tarafından özel seçilmiş insanlar. Hem sünniler hem de şiiler Hz.Muhammed’in son peygamber olduğuna inanır, islamın beş şartına inanır ve Kuran’ı kutsal kitap olarak kabul eder fakat şiiler Kuran’ın tamamını sorgusuz sualsiz kabul etmekte sünnilere göre biraz daha temkinlidirler ve Kuran’ın bazı yerlerinin imamlar harici kimseler tarafından değiştirildiğini ve yazdırıldığını düşünürler.

Müslümanlar iki ayrı ana parçaya bölünmüşlerdir: sünniler ve şialar. Bölünme Hz.Muhammed’in ölümünden hemen sonra kimin müslümanları yöneteceği anlaşmazlığından çıkmıştır.

Günümüz müslümanların büyük bir çoğunluğu sünnidir. Sünni müslüman oranının %85 ile %90 arasında olduğu tahmin edilir. Her iki mezhebin üyeleri yüzyıllardır vardır ve pek çok temel inanç ve pratiği paylaşırlar. Dış dünyada bu iki mezhep üyeleri pek fazla etkileşim içinde olmasalar bile bazı istisnalar vardır. Örneğin Irak’ın kırsal kesimlerinde sünniler ile şiiler arasındaki evlilikler son zamanlara kadar oldukça yaygındı. Sünni ile şii arasındaki farklılıklar her iki mezhebin doktrinlerinin etki alanında, ritüellerinde, hukukta, inanışta ve dini organizasyonda kendini gösterir. Her iki mezhebin liderleri de birbirleriyle yarış halinde gözükür. Lübnan ve Suriye’den Irak ve Pakistan’a kadar geniş bir bölgede mezhepsel ayrılıklar ve çatışmalar neticesinde topluluklar birbirinden ayrılmış ve savaş haline girmiştir.

Şii ile Sünni arasındaki bölünme nereden geliyor?

Hz. Muhammed vefatıyla Müslümanlar iki ayrı ana parçaya bölündü: Sünniler ve Şialar.

Bölünme Hz. Muhammed’in ölümünden hemen sonra Müslümanları kimin yöneteceği anlaşmazlığından çıktı.

Sünni ile Şii mezhepleri arasındaki farklılıklar her iki mezhebin doktrinlerinin etki alanında, ritüellerinde, hukukta, inanışta ve dini organizasyonlarında kendini gösterir.

Sünniler Kimlerdir?

Sünni kelimesi, peygamberin yapmış olduğu davranışları izleyen, takip eden ve hayatına uygulayan anlamına gelen “Ehli Sünnet” kelimesinden geliyor. Günümüz Müslümanların büyük bir çoğunluğu Sünni. Sünni Müslüman oranının %85 ile %90 arasında olduğu tahmin ediliyor.

 

sunnilerdagilim2

* Sunni nüfus dağılımını gösteren harita.

“Sünni” aynı zamanda kelime olarak ayrıca “Gelenek insanı” anlamını taşır. Buradaki gelenek kelimesi peygamberin günlük yaşamda yapmış olduğu davranış ve hareketleri temsil eder. Sünniler Kuran’da bahsi geçen tüm peygamberlere saygı duyar ve Hz. Muhammed’i son peygamber olarak görür. Sünni müslümanlar kendilerini ortodoks ve geleneksel islamın bir kolu olarak görürler. Sünni kelimesi “Ehli Sünnet” kelimesinden gelir. Yani peygamberin yapmış olduğu davranışları izleyen, takip eden ve hayatına uygulayan manasındadır. Sünni kelime olarak ayrıca “Gelenek insanı” anlamı taşır.

sunni3

* Sunni savaşçıları gösteren fotoğraf

Buradaki gelenek kelimesi peygamberin günlük yaşamda yapmış olduğu davranış ve hareketleri temsil eder. Sünniler Kuran’da bahsi geçen tüm peygamberlere çok büyük bir saygı duyar ve Hz.Muhammed’i son peygamber olarak görürler. Peygamberden sonra gelen tüm müslüman liderler geçici figürlerdir.Şiilerin aksine, Sünni din önderleri ve liderleri tarihsel olarak hep devletlerin kontrolü altında olmuştur. Sünni İslam ayrıca yazılı İslam hukukunu ve dört mezhebi (Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) pratiğe döker.

Mısır Sünni İslam’ın en eski merkezlerinden biridir.

Şiilerin aksine, Sünni din önderleri ve liderleri tarihsel olarak hep devletlerin kontrolü altında olmuştur. Sünni İslam ayrıca yazılı İslam hukukunu ve dört mezhebi (Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) pratiğe döker.

Şiiler Kimlerdir?

“Şia” terimi “takipçiler” veya “izdeşler” anlamına gelen Arapça شيعة kelimesinden gelmektedir. Tarihteki kullanım “Şiat-ı Ali” yani “Ali’nin takipçileri” anlamına gelen kısaltılmış şeklidir.

 

şillerdagilim1

* Şii nüfus dağılımını gösteren harita

“Şiilik” veya “Şia” mezhebi mensuplarına “Şii” denir. Dünya geneli toplam Şii nüfusun 120 ile 170 milyon arasında olduğuna inanılır. Her 10 Müslümandan 1’i Şia inanışına sahiptir. İran, Irak, Azerbaycan, Yemen, Bahreyn, Katar, Türkmenistan ve Lübnan’da yaygındır. Ayrıca Suudi Arabistan’ın %15’i ,Pakistan’ın %25’i ve Afganistan’ın %27’si Şiidir. Türkiye ve Suriye’deki Aleviler Şii nüfusun çoğunu oluştururlar. Türkiye Şii’lerinin yaklaşık 95’i Alevidir. Bu nedenle Türkiye’de Alevi kelimesi hatalı olarak tüm Şiileri tanımlamak amacıyla kullanılır.

Erken dönem İslam tarihinde Şia politik bir gruptu. Şiiler Peygamberin damadı Hz. Ali’nin ve onun torunlarının ve ailesinin peygamberin ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçmesi gereken kişiler olduğuna inanır.

Hz. Muhammed’in ölümünün ardından peygamberin yakın arkadaşı Hz. Ebubekir başa geçti. Şiiler peygamberin ölümünden sonra Hz. Ali’nin başa geçmesi gerektiğine inanır ve Ebubekir’in ve diğerlerinin halifeliğini kabul etmez. Şiiler imam çizgisinde gider ve bu imamların peygamber ve Allah tarafından seçildiğine inanır.

Erken dönem İslam tarihinde Şia politik bir gruptu. Kelime anlamıyla “Shiat Ali” yani “Ali’nin Partisi” anlamına gelir. Şiiler Ali’nin hakkını savunurlar. Peygamberin damadı Ali’nin ve onun torunlarının ve ailesinin peygamberin ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçmesi gereken kişiler olduğuna inanırlar.

 

şia1

* Şii mezhebine bağlı kadınlar

İslam peygamberinin ölümünün ardından peygamberin yakın arkadaşı Ebubekir başa geçti. Şiiler peygamberin ölümünden sonra Ali’nin başa geçmesi gerektiğine inanır ve Ebubekir’in ve diğerlerinin halifeliğini kabul etmezler. Şiiler imam çizgisinde gider ve bu imamların peygamber ve allah tarafından seçildiğine inanırlar.

Ali halifeliği döneminde meydana gelen şiddet, entrika ve sivil savaş gibi olaylar neticesinden öldürüldü. Çocukları Hasan ve Hüseyin’in halifelik iddiaları kabul edilmedi. Hasan’ın Ümeyye hanedanı lideri Muaviye tarafından zehirlendiğine inanılır. Hüseyin ise Küfe’de kendisini destekleyen insanların daveti ile yola çıktığı Kerbela’da ailesi ile birlikte öldürüldü.

Sünniler ve şiiler arasındaki farklılıklar:

İki mezhebin temel inanışları aynı olsa da politik anlamda birbirlerinden ayrılır. Fakat yüzyıllar boyunca devam eden bu politik ayrılıklar neticesinde pek çok dini pratik farklılığı da doğmuştur.

 

*Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.

Etiketler: / / / / / / / / / /

Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
Bitlis Hizanlı Law Reşid ve Kemal Fevzi
Minarelerden yükselen ezan sesi, Bitlis Çarşısı’nda tatlı bir telaşın başlamasına neden olmuştu. Orucun son günüydü. Son iftar açılmış, son şerbetler...
Zorqlu Kürd? Zorq neresi ola?
1850 sonrası Bitlis ve civarından geçmiş bazı seyyahların anlatımları ile birlikte yayımlanmış bir gravürün altında Fransızca olarak ’guerrier Kurde de...
Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
Dersimli Kürd kızı Emê  ve  Harput Misyoner Okulu
Bu çeviri, Harput Amerikan İlahiyat Okulu’nda 1857 – 1893 yılları arasında idarecilik yapmış, Amerikalı misyoner çift Bay ve Bayan Crosby...
Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ