Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Şiilik ve Sunnilik Nedir?

Şiilik ve Sunnilik Nedir?
  • 15.10.2016

 

Sunnilik ve Şiilik arasında süren çatışma ve şiddet ortamı bitmek bilmiyor. İktidar savaşı olarak kendisini gösteren Şiilik ve Sunnilik savaşı günümüz Ortadoğu’da hala sürmektedir. Peki, Şiilik ve Sunnilik nedir aralarında nasıl farklar vardır? Kısaca bakalım…

 

 

 

 

 

Sünni müslümanlar halifelere ve halife çizgisine inanırken, halifelerin Allah tarafından değil bir grup elit tarafından seçilmesine inanırlar. Şii müslümanlar ise ilk üç halifeyi reddeder ve imamlık müessesine inanırlar. Buna göre Ali ilk imam ve devam edegelen imamlar da onun takipçileri. Bu imamlar Allah tarafından özel seçilmiş insanlar. Hem sünniler hem de şiiler Hz.Muhammed’in son peygamber olduğuna inanır, islamın beş şartına inanır ve Kuran’ı kutsal kitap olarak kabul eder fakat şiiler Kuran’ın tamamını sorgusuz sualsiz kabul etmekte sünnilere göre biraz daha temkinlidirler ve Kuran’ın bazı yerlerinin imamlar harici kimseler tarafından değiştirildiğini ve yazdırıldığını düşünürler.

Müslümanlar iki ayrı ana parçaya bölünmüşlerdir: sünniler ve şialar. Bölünme Hz.Muhammed’in ölümünden hemen sonra kimin müslümanları yöneteceği anlaşmazlığından çıkmıştır.

Günümüz müslümanların büyük bir çoğunluğu sünnidir. Sünni müslüman oranının %85 ile %90 arasında olduğu tahmin edilir. Her iki mezhebin üyeleri yüzyıllardır vardır ve pek çok temel inanç ve pratiği paylaşırlar. Dış dünyada bu iki mezhep üyeleri pek fazla etkileşim içinde olmasalar bile bazı istisnalar vardır. Örneğin Irak’ın kırsal kesimlerinde sünniler ile şiiler arasındaki evlilikler son zamanlara kadar oldukça yaygındı. Sünni ile şii arasındaki farklılıklar her iki mezhebin doktrinlerinin etki alanında, ritüellerinde, hukukta, inanışta ve dini organizasyonda kendini gösterir. Her iki mezhebin liderleri de birbirleriyle yarış halinde gözükür. Lübnan ve Suriye’den Irak ve Pakistan’a kadar geniş bir bölgede mezhepsel ayrılıklar ve çatışmalar neticesinde topluluklar birbirinden ayrılmış ve savaş haline girmiştir.

Şii ile Sünni arasındaki bölünme nereden geliyor?

Hz. Muhammed vefatıyla Müslümanlar iki ayrı ana parçaya bölündü: Sünniler ve Şialar.

Bölünme Hz. Muhammed’in ölümünden hemen sonra Müslümanları kimin yöneteceği anlaşmazlığından çıktı.

Sünni ile Şii mezhepleri arasındaki farklılıklar her iki mezhebin doktrinlerinin etki alanında, ritüellerinde, hukukta, inanışta ve dini organizasyonlarında kendini gösterir.

Sünniler Kimlerdir?

Sünni kelimesi, peygamberin yapmış olduğu davranışları izleyen, takip eden ve hayatına uygulayan anlamına gelen “Ehli Sünnet” kelimesinden geliyor. Günümüz Müslümanların büyük bir çoğunluğu Sünni. Sünni Müslüman oranının %85 ile %90 arasında olduğu tahmin ediliyor.

 

sunnilerdagilim2

* Sunni nüfus dağılımını gösteren harita.

“Sünni” aynı zamanda kelime olarak ayrıca “Gelenek insanı” anlamını taşır. Buradaki gelenek kelimesi peygamberin günlük yaşamda yapmış olduğu davranış ve hareketleri temsil eder. Sünniler Kuran’da bahsi geçen tüm peygamberlere saygı duyar ve Hz. Muhammed’i son peygamber olarak görür. Sünni müslümanlar kendilerini ortodoks ve geleneksel islamın bir kolu olarak görürler. Sünni kelimesi “Ehli Sünnet” kelimesinden gelir. Yani peygamberin yapmış olduğu davranışları izleyen, takip eden ve hayatına uygulayan manasındadır. Sünni kelime olarak ayrıca “Gelenek insanı” anlamı taşır.

sunni3

* Sunni savaşçıları gösteren fotoğraf

Buradaki gelenek kelimesi peygamberin günlük yaşamda yapmış olduğu davranış ve hareketleri temsil eder. Sünniler Kuran’da bahsi geçen tüm peygamberlere çok büyük bir saygı duyar ve Hz.Muhammed’i son peygamber olarak görürler. Peygamberden sonra gelen tüm müslüman liderler geçici figürlerdir.Şiilerin aksine, Sünni din önderleri ve liderleri tarihsel olarak hep devletlerin kontrolü altında olmuştur. Sünni İslam ayrıca yazılı İslam hukukunu ve dört mezhebi (Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) pratiğe döker.

Mısır Sünni İslam’ın en eski merkezlerinden biridir.

Şiilerin aksine, Sünni din önderleri ve liderleri tarihsel olarak hep devletlerin kontrolü altında olmuştur. Sünni İslam ayrıca yazılı İslam hukukunu ve dört mezhebi (Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) pratiğe döker.

Şiiler Kimlerdir?

“Şia” terimi “takipçiler” veya “izdeşler” anlamına gelen Arapça شيعة kelimesinden gelmektedir. Tarihteki kullanım “Şiat-ı Ali” yani “Ali’nin takipçileri” anlamına gelen kısaltılmış şeklidir.

 

şillerdagilim1

* Şii nüfus dağılımını gösteren harita

“Şiilik” veya “Şia” mezhebi mensuplarına “Şii” denir. Dünya geneli toplam Şii nüfusun 120 ile 170 milyon arasında olduğuna inanılır. Her 10 Müslümandan 1’i Şia inanışına sahiptir. İran, Irak, Azerbaycan, Yemen, Bahreyn, Katar, Türkmenistan ve Lübnan’da yaygındır. Ayrıca Suudi Arabistan’ın %15’i ,Pakistan’ın %25’i ve Afganistan’ın %27’si Şiidir. Türkiye ve Suriye’deki Aleviler Şii nüfusun çoğunu oluştururlar. Türkiye Şii’lerinin yaklaşık 95’i Alevidir. Bu nedenle Türkiye’de Alevi kelimesi hatalı olarak tüm Şiileri tanımlamak amacıyla kullanılır.

Erken dönem İslam tarihinde Şia politik bir gruptu. Şiiler Peygamberin damadı Hz. Ali’nin ve onun torunlarının ve ailesinin peygamberin ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçmesi gereken kişiler olduğuna inanır.

Hz. Muhammed’in ölümünün ardından peygamberin yakın arkadaşı Hz. Ebubekir başa geçti. Şiiler peygamberin ölümünden sonra Hz. Ali’nin başa geçmesi gerektiğine inanır ve Ebubekir’in ve diğerlerinin halifeliğini kabul etmez. Şiiler imam çizgisinde gider ve bu imamların peygamber ve Allah tarafından seçildiğine inanır.

Erken dönem İslam tarihinde Şia politik bir gruptu. Kelime anlamıyla “Shiat Ali” yani “Ali’nin Partisi” anlamına gelir. Şiiler Ali’nin hakkını savunurlar. Peygamberin damadı Ali’nin ve onun torunlarının ve ailesinin peygamberin ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçmesi gereken kişiler olduğuna inanırlar.

 

şia1

* Şii mezhebine bağlı kadınlar

İslam peygamberinin ölümünün ardından peygamberin yakın arkadaşı Ebubekir başa geçti. Şiiler peygamberin ölümünden sonra Ali’nin başa geçmesi gerektiğine inanır ve Ebubekir’in ve diğerlerinin halifeliğini kabul etmezler. Şiiler imam çizgisinde gider ve bu imamların peygamber ve allah tarafından seçildiğine inanırlar.

Ali halifeliği döneminde meydana gelen şiddet, entrika ve sivil savaş gibi olaylar neticesinden öldürüldü. Çocukları Hasan ve Hüseyin’in halifelik iddiaları kabul edilmedi. Hasan’ın Ümeyye hanedanı lideri Muaviye tarafından zehirlendiğine inanılır. Hüseyin ise Küfe’de kendisini destekleyen insanların daveti ile yola çıktığı Kerbela’da ailesi ile birlikte öldürüldü.

Sünniler ve şiiler arasındaki farklılıklar:

İki mezhebin temel inanışları aynı olsa da politik anlamda birbirlerinden ayrılır. Fakat yüzyıllar boyunca devam eden bu politik ayrılıklar neticesinde pek çok dini pratik farklılığı da doğmuştur.

 

*Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.

Etiketler: / / / / / / / / / /

İsveç kralı Demirbaş Şarl’ın (1709) Osmanlı’ya borçları  ve alacaklıların İsveç macerası
Osmanlı tarihinde Kral Demirbaş Şarl’ın askerleriyle birlikte İstanbul’daki Sultan’a sığındığı ve yıllarca padişahın misafiri olduğu anlatılır. Peki kimdi bu kral?...
Kurdîyê Bidlîsî Kimdi?
  1918-1919 yılarında Kürt basınında yazılarına rastladığımız Kurdîyê Bidlîsî kimdi?                 M.MALMÎSANIJ  ...
Geleneksel Kürt Mezar Taşları – Filîtê Quto Örneği
Hançer, Kürtler arasında sıklıkla kullanılan ve taşınan bıçak çeşididir. Kürt erkekleri 1900’lerin başlarına kadar hançerleri günlük hayatında taşımış ve kullanmıştır....
160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ