Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,26 / Satış: 6,29
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

Şiilik ve Sunnilik Nedir?

Şiilik ve Sunnilik Nedir?
  • 15.10.2016
  • 15.729 kez okundu

 

Sunnilik ve Şiilik arasında süren çatışma ve şiddet ortamı bitmek bilmiyor. İktidar savaşı olarak kendisini gösteren Şiilik ve Sunnilik savaşı günümüz Ortadoğu’da hala sürmektedir. Peki, Şiilik ve Sunnilik nedir aralarında nasıl farklar vardır? Kısaca bakalım…

 

 

 

 

 

Sünni müslümanlar halifelere ve halife çizgisine inanırken, halifelerin Allah tarafından değil bir grup elit tarafından seçilmesine inanırlar. Şii müslümanlar ise ilk üç halifeyi reddeder ve imamlık müessesine inanırlar. Buna göre Ali ilk imam ve devam edegelen imamlar da onun takipçileri. Bu imamlar Allah tarafından özel seçilmiş insanlar. Hem sünniler hem de şiiler Hz.Muhammed’in son peygamber olduğuna inanır, islamın beş şartına inanır ve Kuran’ı kutsal kitap olarak kabul eder fakat şiiler Kuran’ın tamamını sorgusuz sualsiz kabul etmekte sünnilere göre biraz daha temkinlidirler ve Kuran’ın bazı yerlerinin imamlar harici kimseler tarafından değiştirildiğini ve yazdırıldığını düşünürler.

Müslümanlar iki ayrı ana parçaya bölünmüşlerdir: sünniler ve şialar. Bölünme Hz.Muhammed’in ölümünden hemen sonra kimin müslümanları yöneteceği anlaşmazlığından çıkmıştır.

Günümüz müslümanların büyük bir çoğunluğu sünnidir. Sünni müslüman oranının %85 ile %90 arasında olduğu tahmin edilir. Her iki mezhebin üyeleri yüzyıllardır vardır ve pek çok temel inanç ve pratiği paylaşırlar. Dış dünyada bu iki mezhep üyeleri pek fazla etkileşim içinde olmasalar bile bazı istisnalar vardır. Örneğin Irak’ın kırsal kesimlerinde sünniler ile şiiler arasındaki evlilikler son zamanlara kadar oldukça yaygındı. Sünni ile şii arasındaki farklılıklar her iki mezhebin doktrinlerinin etki alanında, ritüellerinde, hukukta, inanışta ve dini organizasyonda kendini gösterir. Her iki mezhebin liderleri de birbirleriyle yarış halinde gözükür. Lübnan ve Suriye’den Irak ve Pakistan’a kadar geniş bir bölgede mezhepsel ayrılıklar ve çatışmalar neticesinde topluluklar birbirinden ayrılmış ve savaş haline girmiştir.

Şii ile Sünni arasındaki bölünme nereden geliyor?

Hz. Muhammed vefatıyla Müslümanlar iki ayrı ana parçaya bölündü: Sünniler ve Şialar.

Bölünme Hz. Muhammed’in ölümünden hemen sonra Müslümanları kimin yöneteceği anlaşmazlığından çıktı.

Sünni ile Şii mezhepleri arasındaki farklılıklar her iki mezhebin doktrinlerinin etki alanında, ritüellerinde, hukukta, inanışta ve dini organizasyonlarında kendini gösterir.

Sünniler Kimlerdir?

Sünni kelimesi, peygamberin yapmış olduğu davranışları izleyen, takip eden ve hayatına uygulayan anlamına gelen “Ehli Sünnet” kelimesinden geliyor. Günümüz Müslümanların büyük bir çoğunluğu Sünni. Sünni Müslüman oranının %85 ile %90 arasında olduğu tahmin ediliyor.

 

sunnilerdagilim2

* Sunni nüfus dağılımını gösteren harita.

“Sünni” aynı zamanda kelime olarak ayrıca “Gelenek insanı” anlamını taşır. Buradaki gelenek kelimesi peygamberin günlük yaşamda yapmış olduğu davranış ve hareketleri temsil eder. Sünniler Kuran’da bahsi geçen tüm peygamberlere saygı duyar ve Hz. Muhammed’i son peygamber olarak görür. Sünni müslümanlar kendilerini ortodoks ve geleneksel islamın bir kolu olarak görürler. Sünni kelimesi “Ehli Sünnet” kelimesinden gelir. Yani peygamberin yapmış olduğu davranışları izleyen, takip eden ve hayatına uygulayan manasındadır. Sünni kelime olarak ayrıca “Gelenek insanı” anlamı taşır.

sunni3

* Sunni savaşçıları gösteren fotoğraf

Buradaki gelenek kelimesi peygamberin günlük yaşamda yapmış olduğu davranış ve hareketleri temsil eder. Sünniler Kuran’da bahsi geçen tüm peygamberlere çok büyük bir saygı duyar ve Hz.Muhammed’i son peygamber olarak görürler. Peygamberden sonra gelen tüm müslüman liderler geçici figürlerdir.Şiilerin aksine, Sünni din önderleri ve liderleri tarihsel olarak hep devletlerin kontrolü altında olmuştur. Sünni İslam ayrıca yazılı İslam hukukunu ve dört mezhebi (Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) pratiğe döker.

Mısır Sünni İslam’ın en eski merkezlerinden biridir.

Şiilerin aksine, Sünni din önderleri ve liderleri tarihsel olarak hep devletlerin kontrolü altında olmuştur. Sünni İslam ayrıca yazılı İslam hukukunu ve dört mezhebi (Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) pratiğe döker.

Şiiler Kimlerdir?

“Şia” terimi “takipçiler” veya “izdeşler” anlamına gelen Arapça شيعة kelimesinden gelmektedir. Tarihteki kullanım “Şiat-ı Ali” yani “Ali’nin takipçileri” anlamına gelen kısaltılmış şeklidir.

 

şillerdagilim1

* Şii nüfus dağılımını gösteren harita

“Şiilik” veya “Şia” mezhebi mensuplarına “Şii” denir. Dünya geneli toplam Şii nüfusun 120 ile 170 milyon arasında olduğuna inanılır. Her 10 Müslümandan 1’i Şia inanışına sahiptir. İran, Irak, Azerbaycan, Yemen, Bahreyn, Katar, Türkmenistan ve Lübnan’da yaygındır. Ayrıca Suudi Arabistan’ın %15’i ,Pakistan’ın %25’i ve Afganistan’ın %27’si Şiidir. Türkiye ve Suriye’deki Aleviler Şii nüfusun çoğunu oluştururlar. Türkiye Şii’lerinin yaklaşık 95’i Alevidir. Bu nedenle Türkiye’de Alevi kelimesi hatalı olarak tüm Şiileri tanımlamak amacıyla kullanılır.

Erken dönem İslam tarihinde Şia politik bir gruptu. Şiiler Peygamberin damadı Hz. Ali’nin ve onun torunlarının ve ailesinin peygamberin ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçmesi gereken kişiler olduğuna inanır.

Hz. Muhammed’in ölümünün ardından peygamberin yakın arkadaşı Hz. Ebubekir başa geçti. Şiiler peygamberin ölümünden sonra Hz. Ali’nin başa geçmesi gerektiğine inanır ve Ebubekir’in ve diğerlerinin halifeliğini kabul etmez. Şiiler imam çizgisinde gider ve bu imamların peygamber ve Allah tarafından seçildiğine inanır.

Erken dönem İslam tarihinde Şia politik bir gruptu. Kelime anlamıyla “Shiat Ali” yani “Ali’nin Partisi” anlamına gelir. Şiiler Ali’nin hakkını savunurlar. Peygamberin damadı Ali’nin ve onun torunlarının ve ailesinin peygamberin ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçmesi gereken kişiler olduğuna inanırlar.

 

şia1

* Şii mezhebine bağlı kadınlar

İslam peygamberinin ölümünün ardından peygamberin yakın arkadaşı Ebubekir başa geçti. Şiiler peygamberin ölümünden sonra Ali’nin başa geçmesi gerektiğine inanır ve Ebubekir’in ve diğerlerinin halifeliğini kabul etmezler. Şiiler imam çizgisinde gider ve bu imamların peygamber ve allah tarafından seçildiğine inanırlar.

Ali halifeliği döneminde meydana gelen şiddet, entrika ve sivil savaş gibi olaylar neticesinden öldürüldü. Çocukları Hasan ve Hüseyin’in halifelik iddiaları kabul edilmedi. Hasan’ın Ümeyye hanedanı lideri Muaviye tarafından zehirlendiğine inanılır. Hüseyin ise Küfe’de kendisini destekleyen insanların daveti ile yola çıktığı Kerbela’da ailesi ile birlikte öldürüldü.

Sünniler ve şiiler arasındaki farklılıklar:

İki mezhebin temel inanışları aynı olsa da politik anlamda birbirlerinden ayrılır. Fakat yüzyıllar boyunca devam eden bu politik ayrılıklar neticesinde pek çok dini pratik farklılığı da doğmuştur.

 

*Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.

Etiketler: / / / / / / / / / /

Mutkili Xelîl Xeyalî’nin Fotoğrafları
  Saîd-î Kurdî kendisi için ‘Milli Onurumuz’ demiştir. Jîn dergisinde yazılar yazan Xelîl Xeyalî 1900-1920 Kürd örgütlenmeleri arasında yer aldı....
Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ