Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 12,93 / Satış: 12,98
€ EURO → Alış: 14,67 / Satış: 14,73

Şiilik ve Sunnilik Nedir?

Şiilik ve Sunnilik Nedir?
  • 15.10.2016

 

Sunnilik ve Şiilik arasında süren çatışma ve şiddet ortamı bitmek bilmiyor. İktidar savaşı olarak kendisini gösteren Şiilik ve Sunnilik savaşı günümüz Ortadoğu’da hala sürmektedir. Peki, Şiilik ve Sunnilik nedir aralarında nasıl farklar vardır? Kısaca bakalım…

 

 

 

 

 

Sünni müslümanlar halifelere ve halife çizgisine inanırken, halifelerin Allah tarafından değil bir grup elit tarafından seçilmesine inanırlar. Şii müslümanlar ise ilk üç halifeyi reddeder ve imamlık müessesine inanırlar. Buna göre Ali ilk imam ve devam edegelen imamlar da onun takipçileri. Bu imamlar Allah tarafından özel seçilmiş insanlar. Hem sünniler hem de şiiler Hz.Muhammed’in son peygamber olduğuna inanır, islamın beş şartına inanır ve Kuran’ı kutsal kitap olarak kabul eder fakat şiiler Kuran’ın tamamını sorgusuz sualsiz kabul etmekte sünnilere göre biraz daha temkinlidirler ve Kuran’ın bazı yerlerinin imamlar harici kimseler tarafından değiştirildiğini ve yazdırıldığını düşünürler.

Müslümanlar iki ayrı ana parçaya bölünmüşlerdir: sünniler ve şialar. Bölünme Hz.Muhammed’in ölümünden hemen sonra kimin müslümanları yöneteceği anlaşmazlığından çıkmıştır.

Günümüz müslümanların büyük bir çoğunluğu sünnidir. Sünni müslüman oranının %85 ile %90 arasında olduğu tahmin edilir. Her iki mezhebin üyeleri yüzyıllardır vardır ve pek çok temel inanç ve pratiği paylaşırlar. Dış dünyada bu iki mezhep üyeleri pek fazla etkileşim içinde olmasalar bile bazı istisnalar vardır. Örneğin Irak’ın kırsal kesimlerinde sünniler ile şiiler arasındaki evlilikler son zamanlara kadar oldukça yaygındı. Sünni ile şii arasındaki farklılıklar her iki mezhebin doktrinlerinin etki alanında, ritüellerinde, hukukta, inanışta ve dini organizasyonda kendini gösterir. Her iki mezhebin liderleri de birbirleriyle yarış halinde gözükür. Lübnan ve Suriye’den Irak ve Pakistan’a kadar geniş bir bölgede mezhepsel ayrılıklar ve çatışmalar neticesinde topluluklar birbirinden ayrılmış ve savaş haline girmiştir.

Şii ile Sünni arasındaki bölünme nereden geliyor?

Hz. Muhammed vefatıyla Müslümanlar iki ayrı ana parçaya bölündü: Sünniler ve Şialar.

Bölünme Hz. Muhammed’in ölümünden hemen sonra Müslümanları kimin yöneteceği anlaşmazlığından çıktı.

Sünni ile Şii mezhepleri arasındaki farklılıklar her iki mezhebin doktrinlerinin etki alanında, ritüellerinde, hukukta, inanışta ve dini organizasyonlarında kendini gösterir.

Sünniler Kimlerdir?

Sünni kelimesi, peygamberin yapmış olduğu davranışları izleyen, takip eden ve hayatına uygulayan anlamına gelen “Ehli Sünnet” kelimesinden geliyor. Günümüz Müslümanların büyük bir çoğunluğu Sünni. Sünni Müslüman oranının %85 ile %90 arasında olduğu tahmin ediliyor.

 

sunnilerdagilim2

* Sunni nüfus dağılımını gösteren harita.

“Sünni” aynı zamanda kelime olarak ayrıca “Gelenek insanı” anlamını taşır. Buradaki gelenek kelimesi peygamberin günlük yaşamda yapmış olduğu davranış ve hareketleri temsil eder. Sünniler Kuran’da bahsi geçen tüm peygamberlere saygı duyar ve Hz. Muhammed’i son peygamber olarak görür. Sünni müslümanlar kendilerini ortodoks ve geleneksel islamın bir kolu olarak görürler. Sünni kelimesi “Ehli Sünnet” kelimesinden gelir. Yani peygamberin yapmış olduğu davranışları izleyen, takip eden ve hayatına uygulayan manasındadır. Sünni kelime olarak ayrıca “Gelenek insanı” anlamı taşır.

sunni3

* Sunni savaşçıları gösteren fotoğraf

Buradaki gelenek kelimesi peygamberin günlük yaşamda yapmış olduğu davranış ve hareketleri temsil eder. Sünniler Kuran’da bahsi geçen tüm peygamberlere çok büyük bir saygı duyar ve Hz.Muhammed’i son peygamber olarak görürler. Peygamberden sonra gelen tüm müslüman liderler geçici figürlerdir.Şiilerin aksine, Sünni din önderleri ve liderleri tarihsel olarak hep devletlerin kontrolü altında olmuştur. Sünni İslam ayrıca yazılı İslam hukukunu ve dört mezhebi (Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) pratiğe döker.

Mısır Sünni İslam’ın en eski merkezlerinden biridir.

Şiilerin aksine, Sünni din önderleri ve liderleri tarihsel olarak hep devletlerin kontrolü altında olmuştur. Sünni İslam ayrıca yazılı İslam hukukunu ve dört mezhebi (Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki) pratiğe döker.

Şiiler Kimlerdir?

“Şia” terimi “takipçiler” veya “izdeşler” anlamına gelen Arapça شيعة kelimesinden gelmektedir. Tarihteki kullanım “Şiat-ı Ali” yani “Ali’nin takipçileri” anlamına gelen kısaltılmış şeklidir.

 

şillerdagilim1

* Şii nüfus dağılımını gösteren harita

“Şiilik” veya “Şia” mezhebi mensuplarına “Şii” denir. Dünya geneli toplam Şii nüfusun 120 ile 170 milyon arasında olduğuna inanılır. Her 10 Müslümandan 1’i Şia inanışına sahiptir. İran, Irak, Azerbaycan, Yemen, Bahreyn, Katar, Türkmenistan ve Lübnan’da yaygındır. Ayrıca Suudi Arabistan’ın %15’i ,Pakistan’ın %25’i ve Afganistan’ın %27’si Şiidir. Türkiye ve Suriye’deki Aleviler Şii nüfusun çoğunu oluştururlar. Türkiye Şii’lerinin yaklaşık 95’i Alevidir. Bu nedenle Türkiye’de Alevi kelimesi hatalı olarak tüm Şiileri tanımlamak amacıyla kullanılır.

Erken dönem İslam tarihinde Şia politik bir gruptu. Şiiler Peygamberin damadı Hz. Ali’nin ve onun torunlarının ve ailesinin peygamberin ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçmesi gereken kişiler olduğuna inanır.

Hz. Muhammed’in ölümünün ardından peygamberin yakın arkadaşı Hz. Ebubekir başa geçti. Şiiler peygamberin ölümünden sonra Hz. Ali’nin başa geçmesi gerektiğine inanır ve Ebubekir’in ve diğerlerinin halifeliğini kabul etmez. Şiiler imam çizgisinde gider ve bu imamların peygamber ve Allah tarafından seçildiğine inanır.

Erken dönem İslam tarihinde Şia politik bir gruptu. Kelime anlamıyla “Shiat Ali” yani “Ali’nin Partisi” anlamına gelir. Şiiler Ali’nin hakkını savunurlar. Peygamberin damadı Ali’nin ve onun torunlarının ve ailesinin peygamberin ölümünden sonra İslam dünyasının başına geçmesi gereken kişiler olduğuna inanırlar.

 

şia1

* Şii mezhebine bağlı kadınlar

İslam peygamberinin ölümünün ardından peygamberin yakın arkadaşı Ebubekir başa geçti. Şiiler peygamberin ölümünden sonra Ali’nin başa geçmesi gerektiğine inanır ve Ebubekir’in ve diğerlerinin halifeliğini kabul etmezler. Şiiler imam çizgisinde gider ve bu imamların peygamber ve allah tarafından seçildiğine inanırlar.

Ali halifeliği döneminde meydana gelen şiddet, entrika ve sivil savaş gibi olaylar neticesinden öldürüldü. Çocukları Hasan ve Hüseyin’in halifelik iddiaları kabul edilmedi. Hasan’ın Ümeyye hanedanı lideri Muaviye tarafından zehirlendiğine inanılır. Hüseyin ise Küfe’de kendisini destekleyen insanların daveti ile yola çıktığı Kerbela’da ailesi ile birlikte öldürüldü.

Sünniler ve şiiler arasındaki farklılıklar:

İki mezhebin temel inanışları aynı olsa da politik anlamda birbirlerinden ayrılır. Fakat yüzyıllar boyunca devam eden bu politik ayrılıklar neticesinde pek çok dini pratik farklılığı da doğmuştur.

 

*Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.

Etiketler: / / / / / / / / / /

Gravürlere Yansıyan Kürdler
Toplumların kültürel hafızasını ayakta tutan birçok faktör vardır. Güzel sanatlar, gastronomi, folklor, müzik, dans, edebiyat, sözlü anlatım, ritüeller ve mimari...
Bir Çarpıtmanın Anatomisi: Ehmedê Xasî Örneği
Ehmedê Xasî’nin 1899 yılında Osmanlı döneminin Eğitim Bakanlığı olan Maarif-i Umûmiye Nezareti tarafından Diyarbekir’de basılmış Mewlidê Kirdî adlı eseri Zazakî Kürdçesiyle yazılmış...
Katran-ı Tebrizi; Kürt Rewadi ve Şeddadi Devletlerinin Saray Şairi
Katran-ı Tebrizi, 11. yüzyılın tanınmış bir şairidir. Rewadi devletinin başkenti Tebriz’e yakın Şadiabad köyünde doğdu. Bütün yaşamını iki Kürt devletinde; Şeddadilerle Rewadilerde geçirdi. Bu...
Selçukluların Malazgirt’e ilk saldırısı ve Bitlis’ten getirtilen mancınık
Malazgirt denince akla hep Selçuklular, 1071 tarihi ve Alparslan gelir. Ancak Alparslan’ın amcası Tuğrul Bey (Sultan Tuğrul) liderliğinde, Müslümanların Malazgirt’e...
Dersim makalesinde Kürd kelimesini ‘adi’ diye çevirdiler
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik ve Doç. Dr. Sevim Erdem’in birlikte yazdıkları makalede yaptıkları bir alıntıda Kürd kelimesini ‘adi’ olarak çevirdikleri...
Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ