Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,52 / Satış: 8,55
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

160 sene yaşamış Bitlisli Kürd, ZARO AĞA

160 sene yaşamış Bitlisli Kürd, ZARO AĞA
  • 02.11.2016

İstanbul Eyüp Sultan Camii kabristanındaki bir mezartaşının üstünde “Bitlisli Şemsi Ağa Oğlu 160 yaşında ölen Zaro Ağa’nın Ruhuna Fatiha – 1934” diye yazar.

Peki kimdi bu Zaro Ağa ve gerçekten bu kadar uzun yaşadı mı?

Baran ZEYDANLIOĞLU

 

Bitlisli Şemsi Ağa’nın oğlu Zaro, 1774-1777 yılları arasında Bitlis’in Mutki ilçesi/Meydan Köyü’nde bir Zaza Kürdü ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve 18 yaşına kadar bu köyde yaşamış. Ancak daha sonra İstanbul’a giderek Tophane’ye yerleşmiş ve yaşamını burada sürdürmüş ve orada da hayata gözlerini yummuştur.

Zaro kimlik

Zaro Ağa 11 kez evlenmiş. 96 yaşına kadar çocuk sahibi olabilen Zaro Ağa’nın 36 çocuğu olmuş. Ancak o hayattayken bir tanesi hariç hepsi ölmüş. Zaro Ağa öldüğünde en son doğan kızı 60 yaşlarındaymış. Ömrünün son günlerine kadar zinde bir vücuda sahip Zaro Ağa’nın 130’lu yaşlarındayken artık 90 yaşında olan ve hareket etmekte bile zorlanan oğluna çalışıp baktığını da söyleyenler olmuş.

 Zaro

1798’de Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki orduda, Akka kalesinde, Napolyon’un ordularına karşı savaşan Zaro Ağa, 1800’lü yılların başlarında Sultan III. Selim’in emriyle Nizam-ı Cedid askerleri için inşa olunan Selimiye Kışlası’nın inşaatında da çalışmış. 1828’teki Rus-Osmanlı savaşına da katılıp bacağından yaralanmış ve geçici bir süreliğine Bitlis/Mutki’ye dönmüştür. 

Zaro’nun İstanbul’daki Ortaköy camisinin inşaatında   (1853) çalışmışlığı da bilinenler arasındadır.

Yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra hamallık işine geri dönen Zaro Ağa, kısa sürede kâhya olup Kürd hamallara 20 yıl süreyle ağabeylik edip iskelelerden pay da almış, ki hamallar camiasında kendisine ölene dek büyük bir saygı ve hürmet gösterilmiştir. İstanbul Belediyesinde de bir dönem serhademe ünvanı ile çalışmışlığı da olmuş Zaro’nun.

Zaro Hademe

Abdullah Cevdet’ın 1913’te Zaro ile sağlığı hakkında röportaj yaptığı da bilinmektedir.

1920’lerde İstanbul’daki Sanayi-i Nefise mektebinde talebelere modellik yaparken, dönemin idarecileri, Zaro’nun yaşını kullanarak gelir elde edebileceklerinin farkına varırlar ve Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti tarafından bir reklâm kampanyası organize edilir. Türklüğe atıfta bulunmak ve yeni Cumhuriyet Türkiye’nin propagandasını yapmak amaçlı Zaro’nun ‘en yaşlı Türk’ olduğunu lanse etmeye başlarlar ki Zaro her seferinde Kürd olduğunu dile getirmiştir. Öyleki, resmi davetlere Kürd kıyafetlerini giyerek katılmıştır.

Zaro Kürd Clothes

                                                   (Foto: Rohat Alakom arşivi)

Kampanya o dönemin en önemli ticari mallarından biri olan fındıkla başlar. Zaro Ağa’nın yaşı ve yediği yemeklere atıfta bulunarak düşünülen tanıtım çalışmaları, Macaristan’da dört dile çevrilerek tüm dünyaya dağıtılan kartpostallarla ivme kazanır.

Zaro Ağa’nın dünyanın en yaşlı insanı olarak kabul edilmesi, bazı işadamlarının girişimleri sonucu Zaro’nun dünyanın değişik bölgelerini gezme ve görmesini sağlar. Bu işadamları, 1925’lerde Zaro Ağa’ya bolluk ve bereket vaat ederler ve onu Avrupa ve Amerika’ya götürürler. 1925 – 31 arası turnelere ve gösterilere katılır Zaro ve Avrupa’da bazı sirk gösterilerinde ‘ Dünyanın en yaşlı Türk’ü’ sloganı ile sahneye dahi çıkartırılır Zaro.

Zaro Sirk

          (Foto: Rohat Alakom arşivi – Dîroka Kurdistanê kitabından)

Amerika’da röportajlar ve onuruna düzenlenen geceler birbirini izler. Röportajlarda kendisini ifade ederken İngilizce – Kürdçe tercüman kullandığından yabancı basın Zaro’nun Kürd olduğunu belirtmiş. Zaro’nun ABD’deki ziyareti sırasında kendisine bir taksinin çarpmasından sonra, pek toparlanamadığı da aktarılır. Geçirdiği kaza ve yorucu seyahatten sonra zaten oradaki “ticari” görevi de biten Zaro Ağa, kendisine vaat edilen hiç bir şeyi alamadan 1931 yılında İngiltere’ye götürülür, ancak oradan da elinde avucunda beş kuruş olmadan İstanbul’a geri döner. 

İstanbul’a döndükten sonra Zaro Ağa artık daha sık rahatsızlanmaya başlar ve en sonuncu rahatsızlığında İstanbul Şişli Etfal Hastanesine kaldırılır. 30 Haziran 1934 yılında da hayata veda eder.

Zaro öldü Zaro ölüm NY

160 yaş civarında ölen Zaro Ağa’nın ölüm haberini tüm dünya gazeteleri, “Dünyanın en yaşlı adamı öldü” şeklinde duyurur. 

Zaro Ağa’nın ölümünün ardından otopsi yapılır. Otopsi sonuçlarına göre ölüm nedeni böbrek yetmezliğidir.Uzun yaşamın sırlarını keşfetmek için beyni, ciğeri ve kalbi çıkarılarak Amerika`da incelemeye götürülür. Zaro Ağa’nın beyni de incelendikten sonra bir sıvı içerisinde kavanozda muhafaza edilir ve daha sonra İstanbul’daki Sultanahmet Sağlık Müzesinde sergilenmeye başlanan Ağa’nın beyni uzun yıllar sergilendikten sonra kaybolur. 

Zaro mezar

Ağa’nın ayrıntılı olarak gerçekleştirilen otopsi raporunun sonuçları Avrupa’daki üniversitelere gönderilir. Daha sonra İstanbul Eyüp Mezarlığına defn edilir. 

Bitlis Kürd Zaro’ya ‘bu kadar uzun ömürlü olmanızı neye bağlıyorsunuz?’ diye soranlara, ‘yoğurt ve ekmek’ diye cevap verirmiş..

Baran ZEYDANLIOĞLU

 

Kaynaklar:

Rohat Alakom, Dünyanın En Yaşlı Adamı: Zaro Ağa (1774-1934), Avesta Yayınları, 2009.

Rohat Alakom, Eski İstanbul Kürtleri (1453-1925), Avesta Yayınları, 1998,

Mevlüt Çelebi, Dünyanın En Uzun Yaşayan Adamı: Zaro Ağa (1777-1934), Libra, 2010

Etiketler: / / /

İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ