Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,28 / Satış: 5,30
€ EURO → Alış: 6,02 / Satış: 6,05

Kürt Sorunu En Temel Sorundur

Kürt Sorunu En Temel Sorundur
  • 25.12.2016
  • 2.463 kez okundu

Diyarbakır’da 52 sivil toplum ve meslek örgütü ile ortak bir deklarasyon yayınlayan DİTAM, barışçıl ve demokratik diyalog kurulması çağrısında bulundu.
Diyarbakır’da 52 sivil toplum ve meslek örgütü ortak bir deklarasyon yayınlayarak, tarafların barışçıl ve demokratik bir şekilde diyalog kurması çağrısında bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM), “Eşitlikçi ve Çoğulcu Demokrasi Ağı” projesi çerçevesinde sivil toplum ve meslek örgütleri ile kanaat önderlerinin katılımıyla Diyarbakır’da toplandı. DİTAM, hazırladıkları deklarasyonu, Diyarbakır ve çevre illerden katılan 52 sivil toplum örgütleri temsilcileriyle düzenledikleri ortak basın toplantısıyla açıkladı.

Sivil Toplum Örgütleri adına kısa bir açıklama yapan DİTAM Başkan Yardımcısı ve “Eşitlikçi ve Çoğulcu Demokrasi Ağı” Sözcüsü Mehmet Vural, son bir buçuk yıldır Türkiye ve bölgenin çok ağır bir savaş döneminden geçtiğini söyledi. Vural, bu savaşın bir an önce son bulması ve tarafların barışçıl ve demokratik bir şekilde bir araya gelmeleri çağrısında bulundu.

DİTAM’DA ÖNERİ VE TALEPLER

Konuşmasının ardından hazırlanan ortak deklarasyonu okuyan Vural öneri ve taleplerini sundu.

-Farklılıkların zenginlik olarak algılandığı,
-Temel hak ve özgürlüklerin yasal güvence altına alındığı,
-Şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışının benimsendiği,
-Eşitlikçi ve çoğulcu demokrasi kültürünün egemen olduğu,
-Din, dil, ırk, etnik köken ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıkların sona erdirildiği,
-Sorumlusu kim olursa olsun, tahrip edilen barışın yeniden tesis edildiği bir Türkiye için;

1- Yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığı ile birlikte, erkler arası denge ve denetleme mekanizmasının sağlandığı, eşitlikçi ve çoğulcu bir Anayasa hazırlanmalı,

2- Kürt halkıyla birlikte hak talepkârlığında bulunan diğer etnik kimliklerin kolektif hakları Anayasal güvence altına alınmalı,

3- Katılımcı ve şeffaf bir ademi merkeziyetçi yönetişim modeli geliştirilmeli,

4- Din, dil, ırk ve etnik köken ayrımcılığı bir daha eski tekçi kimliklere dönülmemek üzere sona erdirilmeli,

5- Kutuplaşma ve ayrımcılıkla mücadele için yasal düzenlemeler yapılmalı,

6- Halklara, mağdur ve mazlum kimliklere yönelik nefret suçunun insanlığa karşı işlenmiş suçlar nevinden olduğu gerçekliğinden hareketle reddedilmeli,

7- İşkence başta olmak üzere; cezasızlık ve kötü muamele ile etkin mücadele edilmeli,

8- Karar verme süreçlerine halk ve sivil toplum örgütlerinin etkin katılımı sağlanmalı,

9- Yönetim şeffaf olmalı ve halka hesap verebilir olmalıdır.

HAKLAR İÇİN ANAYASAL GÜVENCE İSTENDİ

Bu ilkeler çerçevesinde “Toplumsal Barış Ağı” üyelerinin insan hak ve özgürlüklerin garanti altına alınarak, barışın yeniden tesisini, azınlık ve kültürel hakların yasal güvence altına alınmasını talep ettiklerini dile getiren Vural, eşitlikçi ve çoğulcu demokrasi kültürünün hakim olması ile birlikte; temel hak ve özgürlüklerin garanti altına alındığı, Kürt halkıyla birlikte diğer tüm halkların kolektif haklarının güvenceye kavuşturulduğu, barışın yeniden tesis edildiği bir Türkiye’de yaşanabileceğinin altını çizdi.

‘ORTAYA ÇIKAN BİR SAVAŞ TABLOSUDUR’

Deklarasyonun ardından “Bir barış süreci deneyimi” başlığıyla Gazeteci-Yazar Ali Bayramoğlu da bir konuşma yaptı. Türkiye’nin zor günlerden geçtiğine dikkat çeken Bayramoğlu, “Kürt sorunu ülkemizin en temelli sorundur” değerlendirmesinde bulundu.
Kürt sorununun hayati önemde olduğunu söyleyen Bayramoğlu, bu sorun çözülmediği için bölgenin tahrip edildiğini; öldürülen PKK’lilerin, askerlerin ve polislerin sayısının vahim bir savaş tablosu olduğunu dile getirdi.

 

Bayramoğlu konuşmasında, “15 Temmuz’dan bu yana gelinen nokta insan hak ihlalleri oldukça fazla yaşandı” dedi.
Milletvekillerinin, yazarların, gazetecilerin cezaevinde olduğunu hatırlatan Bayramoğlu, Kürt toplumsal mücadelesinin imha edilmek istendiğini söyledi.

Bayramoğlu, söz konusu tutuklamaların acı bir sonuçtan başka bir şey getirmeyeceğini dile getirdi..

Etiketler:

Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
Osmanlı Söylemi ve Bir Hegemonyayı Aklama – Kürdistan Sorunu
‘Tarihi, işlemediği biçimde yargılamak hakkına sahip değiliz ve böyle bir tavır bizi fazla bir yere ulaştırmaz. Ancak “olguların” oluş biçimleri...
Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
Çin Seddi’nden Bitlis Kalesi’ni görmek
  Tarihine ve kültürüne değer vermeyen toplumların hallerini düşündüm.                 ‘Bitlis’in sembolü kalesidir’...
Kaniya Beqa
  Çend roj heye di êvar de heta sibê dengê beqan li kaniya beqan de dihat. Ji ber tîrsa ku...
Atatürk’e Gönderilen Raporlarda Alişer’in (Koçgiri) Şiirleri – BELGE
  Alişer, 1900-1937 yılları arasında önemli roller üstlenmiştir. Lider kişiliği yanı sıra Dersim bölgesinde halk tarafından çok sevilen bir kişi...
Bitlis’in sembolü (beş) minare değil, kalesidir
Bitlis’te beş minare olmadığı gibi, şehrin sembolü de kaledir.   Şehirlerin ya insan eliyle yapılmış yada doğal güzellikleri sayılan, bir...
Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ