Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,92 / Satış: 5,95
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,57

Kürt Sorunu En Temel Sorundur

Kürt Sorunu En Temel Sorundur
  • 25.12.2016

Diyarbakır’da 52 sivil toplum ve meslek örgütü ile ortak bir deklarasyon yayınlayan DİTAM, barışçıl ve demokratik diyalog kurulması çağrısında bulundu.
Diyarbakır’da 52 sivil toplum ve meslek örgütü ortak bir deklarasyon yayınlayarak, tarafların barışçıl ve demokratik bir şekilde diyalog kurması çağrısında bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM), “Eşitlikçi ve Çoğulcu Demokrasi Ağı” projesi çerçevesinde sivil toplum ve meslek örgütleri ile kanaat önderlerinin katılımıyla Diyarbakır’da toplandı. DİTAM, hazırladıkları deklarasyonu, Diyarbakır ve çevre illerden katılan 52 sivil toplum örgütleri temsilcileriyle düzenledikleri ortak basın toplantısıyla açıkladı.

Sivil Toplum Örgütleri adına kısa bir açıklama yapan DİTAM Başkan Yardımcısı ve “Eşitlikçi ve Çoğulcu Demokrasi Ağı” Sözcüsü Mehmet Vural, son bir buçuk yıldır Türkiye ve bölgenin çok ağır bir savaş döneminden geçtiğini söyledi. Vural, bu savaşın bir an önce son bulması ve tarafların barışçıl ve demokratik bir şekilde bir araya gelmeleri çağrısında bulundu.

DİTAM’DA ÖNERİ VE TALEPLER

Konuşmasının ardından hazırlanan ortak deklarasyonu okuyan Vural öneri ve taleplerini sundu.

-Farklılıkların zenginlik olarak algılandığı,
-Temel hak ve özgürlüklerin yasal güvence altına alındığı,
-Şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışının benimsendiği,
-Eşitlikçi ve çoğulcu demokrasi kültürünün egemen olduğu,
-Din, dil, ırk, etnik köken ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıkların sona erdirildiği,
-Sorumlusu kim olursa olsun, tahrip edilen barışın yeniden tesis edildiği bir Türkiye için;

1- Yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığı ile birlikte, erkler arası denge ve denetleme mekanizmasının sağlandığı, eşitlikçi ve çoğulcu bir Anayasa hazırlanmalı,

2- Kürt halkıyla birlikte hak talepkârlığında bulunan diğer etnik kimliklerin kolektif hakları Anayasal güvence altına alınmalı,

3- Katılımcı ve şeffaf bir ademi merkeziyetçi yönetişim modeli geliştirilmeli,

4- Din, dil, ırk ve etnik köken ayrımcılığı bir daha eski tekçi kimliklere dönülmemek üzere sona erdirilmeli,

5- Kutuplaşma ve ayrımcılıkla mücadele için yasal düzenlemeler yapılmalı,

6- Halklara, mağdur ve mazlum kimliklere yönelik nefret suçunun insanlığa karşı işlenmiş suçlar nevinden olduğu gerçekliğinden hareketle reddedilmeli,

7- İşkence başta olmak üzere; cezasızlık ve kötü muamele ile etkin mücadele edilmeli,

8- Karar verme süreçlerine halk ve sivil toplum örgütlerinin etkin katılımı sağlanmalı,

9- Yönetim şeffaf olmalı ve halka hesap verebilir olmalıdır.

HAKLAR İÇİN ANAYASAL GÜVENCE İSTENDİ

Bu ilkeler çerçevesinde “Toplumsal Barış Ağı” üyelerinin insan hak ve özgürlüklerin garanti altına alınarak, barışın yeniden tesisini, azınlık ve kültürel hakların yasal güvence altına alınmasını talep ettiklerini dile getiren Vural, eşitlikçi ve çoğulcu demokrasi kültürünün hakim olması ile birlikte; temel hak ve özgürlüklerin garanti altına alındığı, Kürt halkıyla birlikte diğer tüm halkların kolektif haklarının güvenceye kavuşturulduğu, barışın yeniden tesis edildiği bir Türkiye’de yaşanabileceğinin altını çizdi.

‘ORTAYA ÇIKAN BİR SAVAŞ TABLOSUDUR’

Deklarasyonun ardından “Bir barış süreci deneyimi” başlığıyla Gazeteci-Yazar Ali Bayramoğlu da bir konuşma yaptı. Türkiye’nin zor günlerden geçtiğine dikkat çeken Bayramoğlu, “Kürt sorunu ülkemizin en temelli sorundur” değerlendirmesinde bulundu.
Kürt sorununun hayati önemde olduğunu söyleyen Bayramoğlu, bu sorun çözülmediği için bölgenin tahrip edildiğini; öldürülen PKK’lilerin, askerlerin ve polislerin sayısının vahim bir savaş tablosu olduğunu dile getirdi.

 

Bayramoğlu konuşmasında, “15 Temmuz’dan bu yana gelinen nokta insan hak ihlalleri oldukça fazla yaşandı” dedi.
Milletvekillerinin, yazarların, gazetecilerin cezaevinde olduğunu hatırlatan Bayramoğlu, Kürt toplumsal mücadelesinin imha edilmek istendiğini söyledi.

Bayramoğlu, söz konusu tutuklamaların acı bir sonuçtan başka bir şey getirmeyeceğini dile getirdi..

Etiketler:

En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
Fransızca Çizgi Anlatımda Bitlis ve Kürdler  
Bitlis’in tarihteki konumu ve önemi üzerine yüzlerce makale, anlatım ve arşive denk gelmişimdir. Hepsinde de özellikle iki önemli siyaset adamının...
Bir Askerin Günlüğü ‘Dersim Soykırımı’
Çalışmalarını Almanya’da sürdüren tarihçi Zeynep Türkyılmaz Dersim’de 1938’te devlet eliyle yaşatılan vahşete dair önemli bir belgeyi paylaşıyor. Harekata katılan bir...
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ – El-Hediyyetü’l-Ḥamîdiyye fi’l-luġati’l-Kürdiyye
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ, ilk meclisin her iki devre çalışmalarına aktif biçimde katıldı ve Kānûn-ı Esâsî taraftarı ve istibdat karşıtı yönelimiyle...
Nasuh Paşa Bitlislilerin damadı idi
Bitlislilerin damadı olan Nasuh Paşa’nın adının verildiği ‘Nasuh Paşa Camii, 1920’ler, Amid (Kara-Amid) Diyarbekir. Nasuh Paşa da, diğer bir çok...
İsmail Beşikçi Vakfı’nda Bitlis tarihi üzerine panel
Di vê panelê de bi riya nivîsên Baran Zeydanlıoğlu yên di derbarê bajarê Bêdlîsê û paşeroja hikumdarên wê de dê...
Bitlis evleri ve kapı-pencere çevrelerinin beyaza boyanması geleneği
’Evler kare şeklinde kesilmiş pastel kırmızımsı taşlardan ve genellikle de iki katlı olarak inşa edilmişlerdi. Büyük bir taş ustalığı ve...
Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ