Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,52 / Satış: 8,55
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

Kürt Sorunu En Temel Sorundur

Kürt Sorunu En Temel Sorundur
  • 25.12.2016

Diyarbakır’da 52 sivil toplum ve meslek örgütü ile ortak bir deklarasyon yayınlayan DİTAM, barışçıl ve demokratik diyalog kurulması çağrısında bulundu.
Diyarbakır’da 52 sivil toplum ve meslek örgütü ortak bir deklarasyon yayınlayarak, tarafların barışçıl ve demokratik bir şekilde diyalog kurması çağrısında bulundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM), “Eşitlikçi ve Çoğulcu Demokrasi Ağı” projesi çerçevesinde sivil toplum ve meslek örgütleri ile kanaat önderlerinin katılımıyla Diyarbakır’da toplandı. DİTAM, hazırladıkları deklarasyonu, Diyarbakır ve çevre illerden katılan 52 sivil toplum örgütleri temsilcileriyle düzenledikleri ortak basın toplantısıyla açıkladı.

Sivil Toplum Örgütleri adına kısa bir açıklama yapan DİTAM Başkan Yardımcısı ve “Eşitlikçi ve Çoğulcu Demokrasi Ağı” Sözcüsü Mehmet Vural, son bir buçuk yıldır Türkiye ve bölgenin çok ağır bir savaş döneminden geçtiğini söyledi. Vural, bu savaşın bir an önce son bulması ve tarafların barışçıl ve demokratik bir şekilde bir araya gelmeleri çağrısında bulundu.

DİTAM’DA ÖNERİ VE TALEPLER

Konuşmasının ardından hazırlanan ortak deklarasyonu okuyan Vural öneri ve taleplerini sundu.

-Farklılıkların zenginlik olarak algılandığı,
-Temel hak ve özgürlüklerin yasal güvence altına alındığı,
-Şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışının benimsendiği,
-Eşitlikçi ve çoğulcu demokrasi kültürünün egemen olduğu,
-Din, dil, ırk, etnik köken ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılıkların sona erdirildiği,
-Sorumlusu kim olursa olsun, tahrip edilen barışın yeniden tesis edildiği bir Türkiye için;

1- Yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığı ile birlikte, erkler arası denge ve denetleme mekanizmasının sağlandığı, eşitlikçi ve çoğulcu bir Anayasa hazırlanmalı,

2- Kürt halkıyla birlikte hak talepkârlığında bulunan diğer etnik kimliklerin kolektif hakları Anayasal güvence altına alınmalı,

3- Katılımcı ve şeffaf bir ademi merkeziyetçi yönetişim modeli geliştirilmeli,

4- Din, dil, ırk ve etnik köken ayrımcılığı bir daha eski tekçi kimliklere dönülmemek üzere sona erdirilmeli,

5- Kutuplaşma ve ayrımcılıkla mücadele için yasal düzenlemeler yapılmalı,

6- Halklara, mağdur ve mazlum kimliklere yönelik nefret suçunun insanlığa karşı işlenmiş suçlar nevinden olduğu gerçekliğinden hareketle reddedilmeli,

7- İşkence başta olmak üzere; cezasızlık ve kötü muamele ile etkin mücadele edilmeli,

8- Karar verme süreçlerine halk ve sivil toplum örgütlerinin etkin katılımı sağlanmalı,

9- Yönetim şeffaf olmalı ve halka hesap verebilir olmalıdır.

HAKLAR İÇİN ANAYASAL GÜVENCE İSTENDİ

Bu ilkeler çerçevesinde “Toplumsal Barış Ağı” üyelerinin insan hak ve özgürlüklerin garanti altına alınarak, barışın yeniden tesisini, azınlık ve kültürel hakların yasal güvence altına alınmasını talep ettiklerini dile getiren Vural, eşitlikçi ve çoğulcu demokrasi kültürünün hakim olması ile birlikte; temel hak ve özgürlüklerin garanti altına alındığı, Kürt halkıyla birlikte diğer tüm halkların kolektif haklarının güvenceye kavuşturulduğu, barışın yeniden tesis edildiği bir Türkiye’de yaşanabileceğinin altını çizdi.

‘ORTAYA ÇIKAN BİR SAVAŞ TABLOSUDUR’

Deklarasyonun ardından “Bir barış süreci deneyimi” başlığıyla Gazeteci-Yazar Ali Bayramoğlu da bir konuşma yaptı. Türkiye’nin zor günlerden geçtiğine dikkat çeken Bayramoğlu, “Kürt sorunu ülkemizin en temelli sorundur” değerlendirmesinde bulundu.
Kürt sorununun hayati önemde olduğunu söyleyen Bayramoğlu, bu sorun çözülmediği için bölgenin tahrip edildiğini; öldürülen PKK’lilerin, askerlerin ve polislerin sayısının vahim bir savaş tablosu olduğunu dile getirdi.

 

Bayramoğlu konuşmasında, “15 Temmuz’dan bu yana gelinen nokta insan hak ihlalleri oldukça fazla yaşandı” dedi.
Milletvekillerinin, yazarların, gazetecilerin cezaevinde olduğunu hatırlatan Bayramoğlu, Kürt toplumsal mücadelesinin imha edilmek istendiğini söyledi.

Bayramoğlu, söz konusu tutuklamaların acı bir sonuçtan başka bir şey getirmeyeceğini dile getirdi..

Etiketler:

İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ