Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 7,75 / Satış: 7,78
€ EURO → Alış: 9,02 / Satış: 9,06

Yeni Başkanlık Süreci ve ”1930’a Döneceğiz Mesajları..”

Yeni Başkanlık Süreci ve ”1930’a Döneceğiz Mesajları..”
  • 09.01.2017

 

Türkiye yeni bir sistem değişikliğine giderken beraberinde çok ciddi tartışmaları getirdi. Hükümet partisinin ‘Başkanlık Rejimin’de’ ısrarı muhalefet partilerinden büyük tepkiler alıyor.

 

 

 

 

 

Hükümet kanadı tepkileri azaltmak için ”1930’a döneceğiz, Atatürk’e döneceğiz sizler engel oluyorsunuz” diye TBMM’de savunmalar yapıyor.

 

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye toplumunun büyük bir çoğunluğu Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi hakkında hiç bir şey bilmiyor. Anayasa değişiklikleri modern toplumlarda toplumsal uzlaşı ve toplumun bütün kesimlerinin görüşleri ve katılımları sağlanarak gerçekleştirilir. Türkiye’nin yaşadığı ‘sistem krizi’ hükümete yakın çevreler tarafından onay alırken diğer çevrelerin büyük tepkisine yol açıyor.

 

Kürtler nasıl bir anayasa istiyor?

 

Kürtlerin bariz bir eşitlik sorunu varken tartışılan anayasa değişikliği ve başkanlık rejimi Kürt toplumuna şuan için herhangi bir katkı sağlamıyor. Kürt toplumunun büyük bir kısmı sivil bir anayasadan yana tavrını belirlerken yeniden düzenlenecek olan anayasasının eşitlik ilkesi üzerinden inşa edilmesini talep ediyor. PKK’nin son 10 yılda yaptığı büyük yanlışlar halk tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. Hükümet kanadının ”Eleştiri var Kürtleri kazandık” refleksi sahi bir refleks değil. Kürtler hem PKK’nin yanlışına hemde devletin Kürtler üzerinde oluşturduğu sistematik baskılara karşı suskun ve tepkilidir. Bu açıdan baktığımızda devletin ”Kürt Kartı” içi boş bir kart olarak önümüze çıkmaktadır.

 

Siyasilerin tutuklanması, STK ve Derneklerin kapatılması, Kürtçe üzerinde yaratılan baskılar, Akademisyen ve Öğretmenlerin ihraç edilmesi, Bölgesel ekonomik uçurumların artması, Seçilmişlerin hakkının gasp edilip kurumlara el konulması Kürtler tarafından onay almadı. Hükümetin suskunluğu ‘onay’ olarak algılaması Kürtleri iyi okuyamamasından kaynaklanıyor. Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ve döviz kurlarının ciddi artışlarının temel sebeplerini Kürt politikası oluşturuyor.

 

”Sorunumuz Kürtlerle değil, Sorunumuz terörle” dediler. Kürtlerde oluşan hissiyat bu çıkışın son derece yapmacık bir çıkış olduğu yönündedir.

 

TBMM’de 1920-1930 Türkiye’sine döneceğiz çıkışı altında neler yatıyor? Hep birlikte İsmet İnönü tarafından hazırlanan meşhur ”Kürt Raporuna” bir göz atalım…

 

1935 yılında Atatürk’ün emriyle Doğu ve Güneydoğu illerini, ilçelerini adım adım dolaşan dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün hazırladığı “çok gizli” rapordan bazı bölümler:

– Ağrı’da Kürtlerin medenileşip, sükunet bulmaları bile kardır. Karaköse, hükümete bağlı bir Kürt şehridir. Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım.

– Iğdır’da Kürtlerin yerinden oynatılmasına ne lüzum, ne imkan vardır.

– Türklüğe hevesli bir Arap şehri olan Siirt’in doğuya naklini tercih ederim

– Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş Ovası’nda tedricen ve Elazığ Ovası’nda kuvvetli Türk kitleleri vücuda getirmek zorundayız.

– Türklerle Kürtler aynı okulda okumalıdır. Bu Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.

– “Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır.

– “Düşman unsurlar içinde saldırgan olan teşkilat Kürt reisleri ve adamlarıdır. Fransız istihbarat zabitleri her istedikleri anda Kürt reislerini çeteler halinde memleketimize saldırtmağa muktedirdirler.”

– “Mardin vilayetinden çıkarılacak Hıristiyan ve Arapların yerlerini Kürtler derhal dolduracaklardır. Bu hal bizim için pek zararlıdır.”

– “Siirt Türklüğe hevesli bir Arap şehridir. Hükümete yakın itaatkar halkı vardır. Havası gayet iyi olan Siirt susuz, pis bir trahom merkezidir. Siirt vilayetinde başlıca kuvvetimiz; idare merkezlerimiz, memurlarımız ve zabitlerimizdir. İdare merkezlerimiz çok kuvvetli olmalı. İcabında konulup kaldırılmak üzere özel adliye rejimi kurulmalıdır.”

– “Bitlis, Hizan ve Mutki arasında suni olarak daima devlet kuvveti ile vücuda getirilmiş bir Türk merkezidir. Bitlis olmasaydı bizim onu yaratmamız gerekecekti.”

– “Muş Ovası uzun süre boş kalmayacak, herhalde Kürtler yavaş yavaş dolduracaklardır.”

– “Van halkı derlemedir. Bütün halkın ümidi devletin göstereceği ilgidedir. Sağlam bünyeli şarkta Cumhuriyetin çok önemli bir temeli olacaktır. Böyle bir temel Türk hakimiyeti için her bakımdan lazımdır.”

– Malazgirt kadar bitkin ve fena bir yer güçlükle tasavvur edilebilir. Halbuki buranın, yeni temiz bir Türk şehri Türk merkezi olarak kurulması bizim için pek kıymetli olacaktır.”

– “Kürtleri verimli topraklardan nereye göndereceğiz? Hudut üzerinde bulunan yerleri derhal Kürtlerle dolacak. Ağrı’dan geçici olarak gelen Kürtleri de bir yere gönderemeyiz. Sükunet bulmuş olmaları bile kafi bir kardır.”

– “Bundan 10 sene sonra Sarıkamış’ın ordugahına askeri olarak ihtiyacımız olacağını zannediyorum.”

– “Kars’ı ve Artvin’i bir an evvel soyup tahrip etmek fikrinde değil, bütün kuvvetimizle son ana kadar muhafaza etmek kararında olduğumuza içeriyi ve dışarıyı kesin olarak inandırmak mecburiyetindeyiz.”

– “Erzurum’un kalkınmasını az senelerde temin edebilirsek, şimalde hududa karşı ve içeride Kürtlüğe karşı sağlam bir Türk merkezini yeniden kurmuş oluruz.”

– “Az zamanda Erzincan’ın Kürt merkezi olmasıyla asıl korkunç Kürdistan’ın meydana gelmesinden kaygılanmak yerindedir.”

– “Bütün seyahatimizde en iyi şey olarak, belki bütün Türkiye’de bu bakımdan birincidir; Samsun hususi idare bütçesini gördüm.”

– “Türkler ve Kürtleri ayrı ayrı okutmakta yarar yoktur. İlk tahsili birlikte yapmalılar. Bu, Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.”

– Dersim Vilayeti’nin teşkili ile askeri bir idare kurulması ve Dersim ıslahının bir programa bağlanması lazımdır.

– Memur yetiştirecek büyük müesseseler güneyde yoktur. Orta mektebe girecekler içerisinde Kürtlerden de müracaat olursa, onları da reddetmemeliyiz.

 

 

1935 yılında hazırlanan rapora bakacak olursak Kürtler açısından ”Yeni Türkiye” herhangi bir şey ifade etmiyor. Türkiye toplumunun genel gidişatına bakacak olursak taraflar arasında yaşanan ‘samimiyet’ krizi yerini sokak olaylarına bırakabilir. ”Yeni Türkiye” üzerinden ”Eski Türkiye” tasavvuru ve özlemi Kürtlerden onay almayacaktır.

Türkiye’yi rahatlatacak olan hamleler çoğulcu ve eşitlik ilkelerine dayanan yeni bir anayasa ve demokrasi anlayışı olacaktır.

 

 

Etiketler: / / /

160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ