Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 4,84 / Satış: 4,86
€ EURO → Alış: 5,68 / Satış: 5,70

Yeni Başkanlık Süreci ve ”1930’a Döneceğiz Mesajları..”

Yeni Başkanlık Süreci ve ”1930’a Döneceğiz Mesajları..”
  • 09.01.2017
  • 7.407 kez okundu

 

Türkiye yeni bir sistem değişikliğine giderken beraberinde çok ciddi tartışmaları getirdi. Hükümet partisinin ‘Başkanlık Rejimin’de’ ısrarı muhalefet partilerinden büyük tepkiler alıyor.

 

 

 

 

 

Hükümet kanadı tepkileri azaltmak için ”1930’a döneceğiz, Atatürk’e döneceğiz sizler engel oluyorsunuz” diye TBMM’de savunmalar yapıyor.

 

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye toplumunun büyük bir çoğunluğu Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi hakkında hiç bir şey bilmiyor. Anayasa değişiklikleri modern toplumlarda toplumsal uzlaşı ve toplumun bütün kesimlerinin görüşleri ve katılımları sağlanarak gerçekleştirilir. Türkiye’nin yaşadığı ‘sistem krizi’ hükümete yakın çevreler tarafından onay alırken diğer çevrelerin büyük tepkisine yol açıyor.

 

Kürtler nasıl bir anayasa istiyor?

 

Kürtlerin bariz bir eşitlik sorunu varken tartışılan anayasa değişikliği ve başkanlık rejimi Kürt toplumuna şuan için herhangi bir katkı sağlamıyor. Kürt toplumunun büyük bir kısmı sivil bir anayasadan yana tavrını belirlerken yeniden düzenlenecek olan anayasasının eşitlik ilkesi üzerinden inşa edilmesini talep ediyor. PKK’nin son 10 yılda yaptığı büyük yanlışlar halk tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. Hükümet kanadının ”Eleştiri var Kürtleri kazandık” refleksi sahi bir refleks değil. Kürtler hem PKK’nin yanlışına hemde devletin Kürtler üzerinde oluşturduğu sistematik baskılara karşı suskun ve tepkilidir. Bu açıdan baktığımızda devletin ”Kürt Kartı” içi boş bir kart olarak önümüze çıkmaktadır.

 

Siyasilerin tutuklanması, STK ve Derneklerin kapatılması, Kürtçe üzerinde yaratılan baskılar, Akademisyen ve Öğretmenlerin ihraç edilmesi, Bölgesel ekonomik uçurumların artması, Seçilmişlerin hakkının gasp edilip kurumlara el konulması Kürtler tarafından onay almadı. Hükümetin suskunluğu ‘onay’ olarak algılaması Kürtleri iyi okuyamamasından kaynaklanıyor. Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ve döviz kurlarının ciddi artışlarının temel sebeplerini Kürt politikası oluşturuyor.

 

”Sorunumuz Kürtlerle değil, Sorunumuz terörle” dediler. Kürtlerde oluşan hissiyat bu çıkışın son derece yapmacık bir çıkış olduğu yönündedir.

 

TBMM’de 1920-1930 Türkiye’sine döneceğiz çıkışı altında neler yatıyor? Hep birlikte İsmet İnönü tarafından hazırlanan meşhur ”Kürt Raporuna” bir göz atalım…

 

1935 yılında Atatürk’ün emriyle Doğu ve Güneydoğu illerini, ilçelerini adım adım dolaşan dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün hazırladığı “çok gizli” rapordan bazı bölümler:

– Ağrı’da Kürtlerin medenileşip, sükunet bulmaları bile kardır. Karaköse, hükümete bağlı bir Kürt şehridir. Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım.

– Iğdır’da Kürtlerin yerinden oynatılmasına ne lüzum, ne imkan vardır.

– Türklüğe hevesli bir Arap şehri olan Siirt’in doğuya naklini tercih ederim

– Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş Ovası’nda tedricen ve Elazığ Ovası’nda kuvvetli Türk kitleleri vücuda getirmek zorundayız.

– Türklerle Kürtler aynı okulda okumalıdır. Bu Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.

– “Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır.

– “Düşman unsurlar içinde saldırgan olan teşkilat Kürt reisleri ve adamlarıdır. Fransız istihbarat zabitleri her istedikleri anda Kürt reislerini çeteler halinde memleketimize saldırtmağa muktedirdirler.”

– “Mardin vilayetinden çıkarılacak Hıristiyan ve Arapların yerlerini Kürtler derhal dolduracaklardır. Bu hal bizim için pek zararlıdır.”

– “Siirt Türklüğe hevesli bir Arap şehridir. Hükümete yakın itaatkar halkı vardır. Havası gayet iyi olan Siirt susuz, pis bir trahom merkezidir. Siirt vilayetinde başlıca kuvvetimiz; idare merkezlerimiz, memurlarımız ve zabitlerimizdir. İdare merkezlerimiz çok kuvvetli olmalı. İcabında konulup kaldırılmak üzere özel adliye rejimi kurulmalıdır.”

– “Bitlis, Hizan ve Mutki arasında suni olarak daima devlet kuvveti ile vücuda getirilmiş bir Türk merkezidir. Bitlis olmasaydı bizim onu yaratmamız gerekecekti.”

– “Muş Ovası uzun süre boş kalmayacak, herhalde Kürtler yavaş yavaş dolduracaklardır.”

– “Van halkı derlemedir. Bütün halkın ümidi devletin göstereceği ilgidedir. Sağlam bünyeli şarkta Cumhuriyetin çok önemli bir temeli olacaktır. Böyle bir temel Türk hakimiyeti için her bakımdan lazımdır.”

– Malazgirt kadar bitkin ve fena bir yer güçlükle tasavvur edilebilir. Halbuki buranın, yeni temiz bir Türk şehri Türk merkezi olarak kurulması bizim için pek kıymetli olacaktır.”

– “Kürtleri verimli topraklardan nereye göndereceğiz? Hudut üzerinde bulunan yerleri derhal Kürtlerle dolacak. Ağrı’dan geçici olarak gelen Kürtleri de bir yere gönderemeyiz. Sükunet bulmuş olmaları bile kafi bir kardır.”

– “Bundan 10 sene sonra Sarıkamış’ın ordugahına askeri olarak ihtiyacımız olacağını zannediyorum.”

– “Kars’ı ve Artvin’i bir an evvel soyup tahrip etmek fikrinde değil, bütün kuvvetimizle son ana kadar muhafaza etmek kararında olduğumuza içeriyi ve dışarıyı kesin olarak inandırmak mecburiyetindeyiz.”

– “Erzurum’un kalkınmasını az senelerde temin edebilirsek, şimalde hududa karşı ve içeride Kürtlüğe karşı sağlam bir Türk merkezini yeniden kurmuş oluruz.”

– “Az zamanda Erzincan’ın Kürt merkezi olmasıyla asıl korkunç Kürdistan’ın meydana gelmesinden kaygılanmak yerindedir.”

– “Bütün seyahatimizde en iyi şey olarak, belki bütün Türkiye’de bu bakımdan birincidir; Samsun hususi idare bütçesini gördüm.”

– “Türkler ve Kürtleri ayrı ayrı okutmakta yarar yoktur. İlk tahsili birlikte yapmalılar. Bu, Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.”

– Dersim Vilayeti’nin teşkili ile askeri bir idare kurulması ve Dersim ıslahının bir programa bağlanması lazımdır.

– Memur yetiştirecek büyük müesseseler güneyde yoktur. Orta mektebe girecekler içerisinde Kürtlerden de müracaat olursa, onları da reddetmemeliyiz.

 

 

1935 yılında hazırlanan rapora bakacak olursak Kürtler açısından ”Yeni Türkiye” herhangi bir şey ifade etmiyor. Türkiye toplumunun genel gidişatına bakacak olursak taraflar arasında yaşanan ‘samimiyet’ krizi yerini sokak olaylarına bırakabilir. ”Yeni Türkiye” üzerinden ”Eski Türkiye” tasavvuru ve özlemi Kürtlerden onay almayacaktır.

Türkiye’yi rahatlatacak olan hamleler çoğulcu ve eşitlik ilkelerine dayanan yeni bir anayasa ve demokrasi anlayışı olacaktır.

 

 

Etiketler: / / /

24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
    İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON –...
Kürd KARA FATMA İstanbul’da (I)
Bu çeviri, 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi haberinin aslına sadık kalınarak yapılmıştır. 1853 – 1856 Kırım...
Osmanlılardan Önce Batı Anadolu’da Devlet Kuran Menteşeoğulları’nın Kürtlüğü
  Bu çalışma, Türklerin ‘Menteşe Beyliği’, ’Menteşeoğulları’, ya da ‘Menteşe Emirliği’ diye adlandırdığı beyliğin kurucu ve yönetici hanedanının etnik kökenine...
Bitlis Ayaklanması – Tarihi Araştırma
  Jön-türklerin iktidara gelişlerinin ilk yılları, Türkiye Kürtlerinin toplumsal ve siyasal yaşamlannda meydana gelen canlanmayı gösterir.        ...
1914 Bitlis Kürd İsyanı Öncesi ve Sonrası Mektupları
  Bu çeviriler, Bitlis İsyanı sırasında, şehirdeki Holyoke Amerikan Ermeni Kız Koleji’nde 1915’e kadar görev yapmış rahibe Mary D.Uline ve...
Bitlis İsyanı Sonrası Son Demler
  Hz. Peygamber (s.a.v.) ”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” der. Haksızlık hangi dönem kim tarafından yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı sessiz...
Kürd Mona Lisa – Keça Kafroş
Özellikle Irak Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edenler, hemen hemen her evin bir odasında genç bir kız tablosunun asılı olduğunu görmüşlerdir. Genellikle...
Bitlis Ayaklanmasına Detaylı Bakış
  1914 BİTLİS İSYANI HAKKINDA 1919 YILINDA “JÎN” DERGİSİ”NDE YAYIMLANAN BİTLİSLİ “LAW REŞİD”İN YAZISI            ...
Bitlis İsyanı Mektupları 1-6 Nisan 1914
Bu mektuplar, Bitlis’teki Amerikan Ermeni Koleji’nde görev yapmış bayan Mary D.Uline’nin Boston’daki arkadaşlarına yazdıkları mektuplardır. 1-6 Nisan 1914 tarihleri arasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ