Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,88 / Satış: 5,90
€ EURO → Alış: 6,52 / Satış: 6,55

Yeni Başkanlık Süreci ve ”1930’a Döneceğiz Mesajları..”

Yeni Başkanlık Süreci ve ”1930’a Döneceğiz Mesajları..”
  • 09.01.2017

 

Türkiye yeni bir sistem değişikliğine giderken beraberinde çok ciddi tartışmaları getirdi. Hükümet partisinin ‘Başkanlık Rejimin’de’ ısrarı muhalefet partilerinden büyük tepkiler alıyor.

 

 

 

 

 

Hükümet kanadı tepkileri azaltmak için ”1930’a döneceğiz, Atatürk’e döneceğiz sizler engel oluyorsunuz” diye TBMM’de savunmalar yapıyor.

 

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye toplumunun büyük bir çoğunluğu Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi hakkında hiç bir şey bilmiyor. Anayasa değişiklikleri modern toplumlarda toplumsal uzlaşı ve toplumun bütün kesimlerinin görüşleri ve katılımları sağlanarak gerçekleştirilir. Türkiye’nin yaşadığı ‘sistem krizi’ hükümete yakın çevreler tarafından onay alırken diğer çevrelerin büyük tepkisine yol açıyor.

 

Kürtler nasıl bir anayasa istiyor?

 

Kürtlerin bariz bir eşitlik sorunu varken tartışılan anayasa değişikliği ve başkanlık rejimi Kürt toplumuna şuan için herhangi bir katkı sağlamıyor. Kürt toplumunun büyük bir kısmı sivil bir anayasadan yana tavrını belirlerken yeniden düzenlenecek olan anayasasının eşitlik ilkesi üzerinden inşa edilmesini talep ediyor. PKK’nin son 10 yılda yaptığı büyük yanlışlar halk tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. Hükümet kanadının ”Eleştiri var Kürtleri kazandık” refleksi sahi bir refleks değil. Kürtler hem PKK’nin yanlışına hemde devletin Kürtler üzerinde oluşturduğu sistematik baskılara karşı suskun ve tepkilidir. Bu açıdan baktığımızda devletin ”Kürt Kartı” içi boş bir kart olarak önümüze çıkmaktadır.

 

Siyasilerin tutuklanması, STK ve Derneklerin kapatılması, Kürtçe üzerinde yaratılan baskılar, Akademisyen ve Öğretmenlerin ihraç edilmesi, Bölgesel ekonomik uçurumların artması, Seçilmişlerin hakkının gasp edilip kurumlara el konulması Kürtler tarafından onay almadı. Hükümetin suskunluğu ‘onay’ olarak algılaması Kürtleri iyi okuyamamasından kaynaklanıyor. Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ve döviz kurlarının ciddi artışlarının temel sebeplerini Kürt politikası oluşturuyor.

 

”Sorunumuz Kürtlerle değil, Sorunumuz terörle” dediler. Kürtlerde oluşan hissiyat bu çıkışın son derece yapmacık bir çıkış olduğu yönündedir.

 

TBMM’de 1920-1930 Türkiye’sine döneceğiz çıkışı altında neler yatıyor? Hep birlikte İsmet İnönü tarafından hazırlanan meşhur ”Kürt Raporuna” bir göz atalım…

 

1935 yılında Atatürk’ün emriyle Doğu ve Güneydoğu illerini, ilçelerini adım adım dolaşan dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün hazırladığı “çok gizli” rapordan bazı bölümler:

– Ağrı’da Kürtlerin medenileşip, sükunet bulmaları bile kardır. Karaköse, hükümete bağlı bir Kürt şehridir. Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım.

– Iğdır’da Kürtlerin yerinden oynatılmasına ne lüzum, ne imkan vardır.

– Türklüğe hevesli bir Arap şehri olan Siirt’in doğuya naklini tercih ederim

– Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş Ovası’nda tedricen ve Elazığ Ovası’nda kuvvetli Türk kitleleri vücuda getirmek zorundayız.

– Türklerle Kürtler aynı okulda okumalıdır. Bu Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.

– “Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır.

– “Düşman unsurlar içinde saldırgan olan teşkilat Kürt reisleri ve adamlarıdır. Fransız istihbarat zabitleri her istedikleri anda Kürt reislerini çeteler halinde memleketimize saldırtmağa muktedirdirler.”

– “Mardin vilayetinden çıkarılacak Hıristiyan ve Arapların yerlerini Kürtler derhal dolduracaklardır. Bu hal bizim için pek zararlıdır.”

– “Siirt Türklüğe hevesli bir Arap şehridir. Hükümete yakın itaatkar halkı vardır. Havası gayet iyi olan Siirt susuz, pis bir trahom merkezidir. Siirt vilayetinde başlıca kuvvetimiz; idare merkezlerimiz, memurlarımız ve zabitlerimizdir. İdare merkezlerimiz çok kuvvetli olmalı. İcabında konulup kaldırılmak üzere özel adliye rejimi kurulmalıdır.”

– “Bitlis, Hizan ve Mutki arasında suni olarak daima devlet kuvveti ile vücuda getirilmiş bir Türk merkezidir. Bitlis olmasaydı bizim onu yaratmamız gerekecekti.”

– “Muş Ovası uzun süre boş kalmayacak, herhalde Kürtler yavaş yavaş dolduracaklardır.”

– “Van halkı derlemedir. Bütün halkın ümidi devletin göstereceği ilgidedir. Sağlam bünyeli şarkta Cumhuriyetin çok önemli bir temeli olacaktır. Böyle bir temel Türk hakimiyeti için her bakımdan lazımdır.”

– Malazgirt kadar bitkin ve fena bir yer güçlükle tasavvur edilebilir. Halbuki buranın, yeni temiz bir Türk şehri Türk merkezi olarak kurulması bizim için pek kıymetli olacaktır.”

– “Kürtleri verimli topraklardan nereye göndereceğiz? Hudut üzerinde bulunan yerleri derhal Kürtlerle dolacak. Ağrı’dan geçici olarak gelen Kürtleri de bir yere gönderemeyiz. Sükunet bulmuş olmaları bile kafi bir kardır.”

– “Bundan 10 sene sonra Sarıkamış’ın ordugahına askeri olarak ihtiyacımız olacağını zannediyorum.”

– “Kars’ı ve Artvin’i bir an evvel soyup tahrip etmek fikrinde değil, bütün kuvvetimizle son ana kadar muhafaza etmek kararında olduğumuza içeriyi ve dışarıyı kesin olarak inandırmak mecburiyetindeyiz.”

– “Erzurum’un kalkınmasını az senelerde temin edebilirsek, şimalde hududa karşı ve içeride Kürtlüğe karşı sağlam bir Türk merkezini yeniden kurmuş oluruz.”

– “Az zamanda Erzincan’ın Kürt merkezi olmasıyla asıl korkunç Kürdistan’ın meydana gelmesinden kaygılanmak yerindedir.”

– “Bütün seyahatimizde en iyi şey olarak, belki bütün Türkiye’de bu bakımdan birincidir; Samsun hususi idare bütçesini gördüm.”

– “Türkler ve Kürtleri ayrı ayrı okutmakta yarar yoktur. İlk tahsili birlikte yapmalılar. Bu, Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.”

– Dersim Vilayeti’nin teşkili ile askeri bir idare kurulması ve Dersim ıslahının bir programa bağlanması lazımdır.

– Memur yetiştirecek büyük müesseseler güneyde yoktur. Orta mektebe girecekler içerisinde Kürtlerden de müracaat olursa, onları da reddetmemeliyiz.

 

 

1935 yılında hazırlanan rapora bakacak olursak Kürtler açısından ”Yeni Türkiye” herhangi bir şey ifade etmiyor. Türkiye toplumunun genel gidişatına bakacak olursak taraflar arasında yaşanan ‘samimiyet’ krizi yerini sokak olaylarına bırakabilir. ”Yeni Türkiye” üzerinden ”Eski Türkiye” tasavvuru ve özlemi Kürtlerden onay almayacaktır.

Türkiye’yi rahatlatacak olan hamleler çoğulcu ve eşitlik ilkelerine dayanan yeni bir anayasa ve demokrasi anlayışı olacaktır.

 

 

Etiketler: / / /

Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
Osmanlı’da – Bitlis Kürd Beyliği’nde Kölelik ve Köle Pazarları
Köleliğin çok eski çağlardan beri var olduğu ve hemen hemen tüm kıtalarda 1800’lerin ortalarına kadar da yer aldığı bilinen bir...
BİTLİS SANA HASRET WILLIAM SAROYAN
William Saroyan ünlü bir Amerikalı Ermeni yazar. Hem Oscar’ı, hem Pulitzer’i olan tek adam. Kendini Bitlisli ve Amerikalı olarak görüyor....
Bitlis’te de lewendî ile dolaşılırdı
Her bir coğrafyanın, milletin ve toplumun kendine göre giyim kuşamları vardır. Bölgeden bölgeye değişiklik gösterdikleri gibi şehirler arası da bu...
Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma
Yakın dönem tarih ve savaş kahramanları anlatımlarında Kara Fatma adı ile karşımıza çıkan bir çok kadın bulunmaktadır. Değişik bölge, mıntıka...
ALÎŞÊR’İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME – Malmîsanij
Koçgirili Alişêr’in iki mektubu, Vate dergisinin 59. sayısında (Zimistan 2019) yayımlanmıştı. Oradaki metinlerin Osmanlıca olan asıllarını okuyunca transkripsiyonda bazı yanlışlar,...
Bitlis’in son beş yüzyıldaki nüfusu ve sakinleri. Kürdler, Ermeniler ve diğerleri
Binlerce yıllık tarihi bir yerleşim yeri olan kadim şehir Bitlis’in nüfusuna ve orada yaşamış kavimlere dair pek çok anlatım vardır....
Li ser Betlîsê û tarîxa Kurdan kitêbeke pir hêja
Baran Zeydanlıoğlu 11 roj berê, di 5ê mehê da kitêba xwe ” Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ” ji min ra...
Bitlis’te Kitap Tanıtımı, İmza ve Söyleşi Günü Düzenlendi
Yeni çıkan ‘Seyyahların anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi’ adlı kitabın ilk tanıtım ve imza günü Bitlis’te gerçekleşti. Bitlis Düşünce ve Akademik...
Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
Prenses Tamta – Ahlat’ın Kürd – Ermeni – Gürcü Melikesi
18 Mayıs 2019 tarihinde Tel Aviv’de gerçekleşen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Tamta adlı bayan bir şarkıcı temsil etti. Bu...
Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ