Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,54 / Satış: 8,57
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

Bitlis’te Düşen İngiliz Uçağı

Bitlis’te Düşen İngiliz Uçağı
  • 11.02.2017

Soğuk Savaş, 1950’lerde dünyayı iki kutba bölmüştü. İki taraf için de nükleer güç çok ciddi bir silahtı. Sadece ABD veya SSCB değil, bir çok ülke nükleer güç için çalışıyordu. Bunun için de denemeler dünyanın dört bir tarafında gizlice yapılıyordu.

 

 

 

 

 

 

İngiliz hükümeti, 1950’lerin sonunda nükleer denemeler yapmak üzere karar almıştı. Bu denemeler, Avustralya’daki Woomera Üssü’ndeki özel merkezde gerçekleştirilecekti. Güney Avustralya’daki Woomera Üssü, 1947’de kurulmuş ve geniş bir saha, nükleer denemeler için ‘yasak bölge’ ilan edilmişti.

Denemeler için nükleer silah, İngiliz Air Charter şirketinden kiralanmıştı. Avro imalatı dört motorlu G-AGRH tescilli Avro Super Trader IV tipi uçak, uzun bir yolculuğa çıkacaktı. Uçuş ekibinin dışında uçakta ayrıca İngiliz bilim adamları da bulunuyordu.

 

Tarihler 23 Nisan 1959’u gösterirken Ankara’dan sonra uçak saat 10:14’te Gemerek’te daha sonra da saat 10:59’da Elazığ’da olduğunu telsizden Ankara Hava Trafik Kontrol Merkezi’ne iletti. Bunu saat 11:26’da Muş üzerindeki konuşma izledi. Uçaktan son alınan bilgi, Muş noktasındaydı.

G-AGRH tescilli uçaktan bundan sonra haber alınamadı. Acaba uçak güneyden esen saatte 70 kilometrelik hıza sahip rüzgar nedeniyle kuzeye doğru mu açılmış, hatta Rusya’ya mı mecburi iniş yapmıştı? Durum Ankara’dan hemen İngiltere’ye bildirildi. İran ve ardından Bahreyn’le temasa geçen İngilizler bir süre sonra uçağın kayıp olduğunu kabul etti. Arama-kurtarma çalışmalarının başlamasını talebinde bulundular.

 

KEŞİF UÇUŞLARI BAŞLIYOR

Bölgeye önce Türk Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar sevk edildi. Bu çalışmalara ertesi gün Kıbrıs’taki İngiliz Hava Üssü’nden havalanan arama-kurtarma uçakları da katıldı. İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne (RAF-Royal Air Force) ait uçaklar, Türkiye’nin özel izni ile bölgede uçup kayıp sivil kargo uçağından sinyal arıyordu. Ancak bölgedeki yoğun bulutlar, arama çalışmalarına engel oluyordu.

Uçağın kaybolmasının üzerinden 6 gün geçmişti. Tarihler 29 Nisan 1959’u gösterirken, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçak, Süphan Dağı zirvesi yakınlarında bir enkaz teşhis etti. Bunun üzerine bölgeye Türk Hava Kuvvetleri’nin RF-84F keşif uçakları gönderildi. Çekilen fotoğraflarda, uçağın Süphan Dağı’nın zirvesine çarptığı tespit edilmişti. Bölgeye hemen arama-kurtarma ekiplerinin gönderilmesine karar verildi.

 

 

 

 

 

1- İngiliz uçağının bütün personeli öldü.

2- Ölüler Süphan Dağında gizlice gömüldü.

3- Uçağın ne taşıdığı bugün bile açığa çıkmadı.

4- O civarda bulunan köylerde kanser oranı yüksek.

5- Uçağın nükleer madde taşıdığı konuşuldu.

6- Adilcevaz civarında bugün bile kanser oranı yüksek.

 

RAF (İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri) Dağ Arama-Kurtarma Ekibi 1954 yılında Kıbrıs Lefkoşa’da kurulmuştur. Bu ekip yüksek irtifada arama-kurtarma faaliyetleri yürütmek üzere oluşturulmuştur ve ilk önemli harekâtını kış koşullarında 14 bin feet yükseklikte gerçekleştirmiştir.

Ekibin sorumluluk alanı İngiliz ve müttefik hava kuvvetlerinin Doğu Akdeniz’de gerçekleştirdiği faatliyetlerle sınırlı olmuştur. Nisan 1959’da bir İngiliz uçağı Türkiye’nin doğusunda kaybolunca Lefkoşa’daki ekip öncelikle havadan arama faaliyetlerine girişmiştir.

23 Nisan 1959 Perşembe günü, AVRO TUDOR Supertrader IV (Zephyr) tipi sivil bir kargo uçağı, İngiltere’den Avustralya’nın Woomera üssüne yaptığı uçuşun Ankara-Bahreyn bölümünü gerçekleştirdiği sırada, Ankara’nın doğusuna çoktan geçmiş bulunuyordu. Uçağın içerisinde 12 personel ve Woomera Füze Üssü için çok gizli bir mühimmat bulunuyordu. Uçuş anında Ankara-Tahran arasında bulunan ve Van Gölü’nün üzerinden geçen hava koridorunu kullanmaktaydı.

 

Uçak Süphan Dağına düşmüş halde bulundu. İngiliz ekibiyle bölgeye gelen din adamı ingiliz görevlileri Süphan dağında düzenlediği dini törenle orada defnetti. Olay bugün bile bütün gizemini koruyor.

Etiketler: / / /

‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
Manuscute neresidir? Bitlis’ten üç, Diyarbekir’den beş günlük mesafededir
1600 yılının temmuz ayında, beraberindeki altı yüz kişilik bir kervan eşliğinde Halep üzeri Diyarbekir ve Bitlis yaparak yolculuğuna devam eden...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ