Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 4,75 / Satış: 4,77
€ EURO → Alış: 5,48 / Satış: 5,50

Zaza’lar Kürt, Zazaca Kürtçe’dir

Zaza’lar Kürt, Zazaca Kürtçe’dir
  • 14.04.2017
  • 6.078 kez okundu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren, 1906 yılında, Kürtçe kitapların yasaklandığını hatırlarsak, Türk yönetimi, yüzyıldan daha fazla bir süredir zora dayalı politikalarla Kürtçeyi (Kurmancî ve Zazakî lehçelerini) yasaklamaktadır. Özellikle 90 yıllık Cumhuriyet döneminde Kürtleri Türkleştirmek için akla gelebilecek her türlü politikayı devreye koymuş ve uygulamıştır. Ancak son dönemlerde, Kürtlerin millet olarak verdikleri mücadele ve dünyadaki değişimin sonucu Türk devleti, baskı politikasını yumuşatmak zorunda kalmıştır. Örneğin, Kürtçe adı anılmadan “çok dilli yayıncılık” adı altında, Kürtçenin Kurmancca ve Zazaca lehçelerinde yayın yapan TRT6 kanalını 01.01.2009 tarihinde açtı. Sonra “Türkiye’de yaşayan diller” başlığı altında başta Mardin Artuklu Üniversitesi olmak üzere kimi üniversitelerde Kürtçe enstitüler kurulmasına izin verdi.

Artuklu Üniversitesi’ndeki Kürdoloji Bölümü akademisyenleri, bu cılız açılımlar çerçevesinde, yüksek lisans programı ve yine Kürtçe dört yıllık lisans programlarını uygulamaya başladı. Bu yıl da, 5. sınıflardan başlamak üzere okullarda, eğer sınıf oluşturulursa, Kürtçe öğrenmek için “seçmeli ders” programı adıyla bir açılım daha devreye sokuldu. Teoride program işliyormuş gibi görünmesine rağmen pratikte sadece Artuklu Üniversitesi akademisyenlerinin hazırladığı “KURDÎ 5 Kurmancî” ve “KURDÎ 5 Zazakî” ders kitabı şu an basıma hazır durumdadır.

Bu cılız açılımlar çerçevesinde şu an MEB sitesinde yayınlanmış olan Kürtçe Seçmeli Ders kitaplarını, Artuklu Üniversitesi rektör yardımcısı ve Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kadri Yıldırım ve Yardımcı Doçent Doktorlar Abdurrahman Adak ile Hayrullah Acar, yine aynı üniversiteden eğitim görevlileri Zülküf Ergün, İbrahim Bingöl ve Ramazan Pertev’den oluşan 6 kişilik bir akademisyenler kurulu tarafından hazırlanmıştır. Kitabı hazırlayan akademisyenler, akademik kariyerleri sürecinde ve çok daha önceden sürekli Kürtçe (Kurmancca ve Zazaca) çalışmaları olan kişilerdir. Birçoğunun birden fazla Kürtçe (Kurmancca ve Zazaca) kitapları yayınlanmıştır. Örneğin, Kürdolog Prof. Kadri Yıldırım’ın en son 700 sayfalık “Zazaca Edebiyatından Örnekler” ve 450 sayfadan oluşan “Kürtçe Dilbilgisi” kitabı Artuklu Üniversitesi tarafından yayınlanmıştır.

Henüz pratikte işlememiş olan Kürtçe Seçmeli Ders için hazırlanan kitaplar, hem dilin kullanımı açısından hem de içeriği açısından titiz ve değerli bir çalışmanın ürünü olup, takdir edilmesi gereken bir çalışmadır. Bundan dolayı, kitabı hazırlayanları kutluyor, kendilerine teşekkür ediyoruz.

Ancak kitaplar Bakanlık sitesinde yayınlandıktan sonra, siyasal/ideolojik önyargıları olan kimi bireyler, çevreler hazırlanan kitaplar hakkında olumsuz düşünceler ileri sürmeye başladılar. Bunlardan örneğin, mesleği avukatlık olan ve şu an milletvekili olan Hüseyin Aygün, Radikalgazetesinin 22.10.2012 tarihli sayısına verdiği demeçte, kimi olumlu sözler söyledikten sonra kitap hakkında, ve daha başka temeli olmayan iddialarda bulunmaktadır. (1)

Hüseyin Aygün’ün değerlendirmeleri bilimden, dilbiliminden ve özellikle bilgiden uzaktır. Örneğin, kitabı 6 kişilik bir akademisyenler kurulu hazırlamasına rağmen Aygün, “kitabın dört yazarının dil konusundaki kariyerlerini de merak ediyor”muş! Doğrusu Aygün, bilinçlice, bir propaganda veya manipülatif söylem olarak akademisyenleri küçültüyor/küçümsüyor, “kariyersiz” olduklarını imlemeye çalışıyor. Üst perdeden konuşan Aygün’ün dil alanındaki kariyeri ne?

Aygün, “Kürtçe” tanımlaması konusunda Kürt milleti ve Kürdistan gerçeğine karşı olan bir tavır takınıyor ve “Dilbilim alanında Kürtçe ve Zazacanın ayrı birer müstakil dil olduğu biliniyor.” diyor. Oysa dilbilimi alanında böyle bir belirleme, tanımlama yoktur. Böyle bir tanımlama veya belirleme doğası gereği “bilimle” ilgili de değildir. Dilbiliminde “bağımsız dil” diye bir kavram yoktur. Dilsel kategorileştirme alanında kullanılan “dil familyaları” “diller”, “lehçeler” ve “şiveler”, sınırları kesin olarak belirlenmiş kavramlar değildir. Kimi dilbilimciler kendilerince bu konuda tanımlamalar yapmış olmalarına rağmen hiç birinin diğerine uymadığı ortadadır. Ama milletler vardır tabi, milletlerin konuştuğu diller, lehçeler, şive ve ağızlar da vardır elbette. Milletlerin edebiyatı ve kültürü de vardır.

Dilde “anlama” veya “anlamama” da öznel/subjektif bir durum olduğundan, dillerin kategorileştirilmesinde kriter sayılmazlar. Bazen aynı dilin aynı lehçesini hatta aynı şivesini/ağzını konuşan iki komşu köyün halkı da birbirini anlamakta zorluk çekebilir, anlamayabilir.

Hüseyin Aygün, verdiği mülakatta “Tunceli halkı Alevi ve Zazadır” diyor. Bu tanım da doğru değildir. Kuşkusuz Dêrsim’in yerleşik halkı, ağırlıklı olarak Kürtçenin Kırmancki (Zazaca) ve Kurmancilehçelerini konuşan Kürt nüfustur. Dêrsim’de Kırmancki lehçesini konuşan hiç kimse kendine Zaza demez. Daha çok Türkler, bu lehçeyi konuşanlar için bu adı kullanmıştır. Örneğin Mustafa Kemal, 21.08.1919 tarihli bir telgrafında Sivas ve Erzincan’dan söz ederken “Zaza denilen Kürtler” diyor. (2) Yine Ziya Gökalp, “… Zazalar’a gelince: Bunlar kendilerine -Arabî kâfin kesriyle- “Kird” derler, Kurmanclar’a da “Kirdas” adını verirler. Türkler ise “Kürt” nâmını Kurmanclar’a tahsis etmişlerdir.(3) Ziya Gökalp Kürtleri beş ayrı toplusal gruba ayırıyor ve şöyle diyor: “Bir zamanlar Kürtleri, edebî eserlerinin tetkiki sonucunda beş grupta tasnif etmiştim. Bunlar şunlardır: ‘Kurmanc, Zaza, Soran, Gûran, Lur.(4)

Yine Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde “Ekrad-i Zaza” diyor. Örneğin, Bingöl yöresini anlatırken, birçok Kürt aşiretinin adı arasında “Zaza” adını da anmaktadır. (5)

Dêrsimli yazarlardan Mustafa Düzgün, Dêrsim Kürtleri hakkında şöyle diyor: “Dersim halkı nesep (soy) bakımından kendisine ‘Kırmanc’ der. Başka adları kullanmaz. Diyelim ki yabancı birisi ya da Dersimli olmayan birisi dil sürçmesiyle bir Dersimliye ‘Zaza’ derse, Dersimli buna kızar, ‘Hayır, ben Zaza değilim, Kırmancım’ der. Gerçek olan şu ki Dersimli Kırmanclar hiçbir zaman kendilerine ‘Zazayız’ demezler….

Yine Dersim halkı atalarının topraklarını, Kırmancların ülkesini de ‘Kırmanciye’ diye adlandırır. Ama Türkçe olarak ya da başka bir yabancı dille ülkelerinden bahsedince ‘Kürdistan’ derler. Örneğin Dersim’in bilgin, şair ve kahramanlarından olan Alişêr, ‘Dersim Türküsü’nde ‘Kürdistan’ sözcüğünü kullanır. Yine Dersim Kırmancları, Kürdistan’ın özgürlüğü için Türk Devleti ve Avrupa devletlerine gönderdikleri telgraf ve dilekçelerin tümünde ülkelerini ‘Kürdistan’ diye adlandırmışlardır. Dersim’de ‘Kırmanciye’ ve ‘Kürdistan’ sözcükleri arasında hiç fark yoktur… Yine Dersim’de ülke adı ya da ‘Kırmanciye’ ve ‘Kürdistan’ sözcüğü, sadece Dersim için değil, ister ‘Kırmanc’ ister ‘Zaza’ ister ‘Kur’ veya ‘Kurd’ olsun, bütün Kürt ulusunun ülkesinin adı olarak kullanılır.(6)

Zülfü Zelcan’a göre de “Kirmancîye Kürtlük anlamına geliyor.(7)

Azad, Roni, Sinem ve Delal adlarını “Kürt adları” olarak değil de “yerel adlar” olarak tanımlayan Aygün, “Mevsimler bölümündeAsma payiza wertiadının neden kullanılmadığı” itirazını yaparak,daha sonra “Bingöl Zazacasının esas alındığını” kendince iddia ederek Zazacada var olan “kimi seslere” ve “önemli sözcüklere” yer verilmediğini söylüyor. “Mesela 1 sadece ‘yew’ değildir ‘Zü’dür aynı zamanda” diyor. “Bu, Zazacanın zenginliği değil midir?” diyor.

Şimdi biz de Aygün’ün kullandığı “werti” sözcüğünün Türkçedeki “orta” sözcüğünün Aygün’ün köyünde deforme edilmiş hali olduğundan, Zazacayla bir ilişkisinin olmadığını söylüyor ve itiraz ediyoruz. Ayrıca “Asme” sözcüğündeki “s” sesinin aslında “ş” sesi olduğundan ve değişime uğradığından, örneğin, Aygün’ün köyünde “paşa” sözcüğüne “pasa”, “herkesi” sözcüğünün “herkeşi” şeklinde söylendiğinden dolayı da itirazımız olacaktır. Hangi sesin veya hangi formun asli olduğu konusunda CHP’li Aygün’ün bir bilgisi var mı?

Örneğin, Türkçede “burun” sözcüğüne karşılık Zazaca Kürtçesinde ayrı köklerden oluşan “kepuge”, “pirnike”, “vinî” ve “zincî” sözcükleri elbette dilsel zenginliktir. Ama örneğin, aynı kökten gelen ve daha sonraları ses değişimine uğrayarak farklı yörelerde farklı formlarda söylenen, Türkçedeki “bir” sayı sözcüğüne karşılık gelen “yew”, “jew”, “zew”, “yow”, “yo”, “jow”, “jo”, “”, “ju”, “zo”, “”, “zu” formlarının hepsini bir ders kitabında kullanmayı istemek için insanin kemalist CHP milletvekili Hüseyin Aygün olması gerekiyor herhalde.

Adı geçen haberi Radikal gazetesine hazırlayan muhabirin kullandığı dil de konu açısından ilginçtir. Hüseyin Aygün’ü “Zaza’ların haklarını savunan biri olarak” tanıtmaktadır. Muhabir, “Kürtçe ve Zazaca” diyor. “Kürtçe” ve “Zazaca” adlarını iki ayrı dilmiş gibi kullanıyor. Bu da kasten yapılmıyorsa bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Çünkü “Kürtçe” sadece “Kurmancca” lehçesi değildir. Kürtçe, Türkiye sınırları içerisinde konuşulan Kurmancca ve Zazaca lehçelerinin yanı sıra, Soranca, Hewramice ve Lurca lehçelerinin genel adıdır.

Türkiyede “Zaza”ca onlarca kitap yayımlamış bir Vate Yayınevi, on beş yıldır Zazaca üzerinde sistemli çalışan Vate Çalışma Grubu, Vate dergisi, iki yıla yakındır yayınını sürdüren on beş günlük Newepel gazetesi, Şewçila dergisi, birçok Zazaca kitabı yayımlanmış olan onlarca Zaza yazarı, dilbilimcisi varken ve bunların hepsi kendisini Kürt, Zazacayı da Kürtçenin lehçesi sayarken Zazaları Kürt saymamak, Zazacayı Kürtçe saymamak hangi mantığın ürünüdür? Zazaca sözkonusu ise bu Zazaca emekçilerinin görüşünün hiç mi önemi yok?

Kürtçeyi sadece Kurmancca lehçesi için kullananlar, “Kürtçe ve Zazaca” diye yazanlar, bu terimleri ayrı ayrı kullananlar ya Kürtleri tanımıyordur yada “Kürt karşıtlığı” yapmaktadır. Zazaca konuşmasını yazmasını bilmeyen, Zazacanın yaşatılması konusunda en ufak bir çabası olmayan kimi art niyetli bireylerin ürettiği “Zazaca bağımsız bir dildir” söylemi de aslında Zaza Kürtlerinin kimliğini saptırmak için uydurulmuş bir propaganda söyleminden öte bir şey değildir.

Milli Eğitim Bakanlığı web sitesinde, “http://ttkb.meb.gov.tr/www/ogretim-programlari/icerik/72” linkinde yayınlanan “ORTAOKUL VE İMAM HATİP ORTAOKULU YAŞAYAN DİLLER VE LEHÇELER DERSİ (KÜRTÇE; 5. SINIF) ÖĞRETİM PROGRAMI”da “Program metninde geçen ‘Kürtçe’ kelimesi Kurmancca ve Zazaca lehçelerine birlikte işaret etmektedir.” denilmektedir. Doğru olan, biz Zaza Kürtleri de dahil tüm Kürtlerin kullandığı, tarihte tüm araştırmacıların tarif ettiği tanım budur.

Artuklu Üniversitesi akademisyenlerince hazırlanan “KURDÎ 5 Kurmancî” ve “KURDÎ 5 Zazakî” ders kitaplarında kullanılan tanımlar, dil ve terminoloji doğrudur. Ayrıca kullanılan dil “Bingöl Zazacası” da değildir. Gerek Kurmancca gerekse Zazaca lehçesinde kullanılan dil, standartlaşmaya doğru giden bir dildir. Bunu destekliyor, çalışmalarından dolayı kendilerini kutluyoruz. Kürtçenin, yani Kurmancca ve Zazaca lehçelerinin ana sınıfından tutun üniversiteye kadar eğitim dili olarak kullanılmasını ve Kürtçenin resmi dil olmasını talep ediyoruz.

 

Roşan Lezgîn

Kaynak: Zazaki.net

Etiketler: / / /

”Kürt Sorunu” Kiminle Başladı?
24 Haziran seçimlerinden ötürü sık sık Kürt şehirlerinde halka ‘Sorunu onlar başlattı.Biz bitirdik’ propagandası yapılıyor. AKP’nin CHP’ye yönelik propaganda temelini...
1511’de Destan Yazan Rojkiler
  Bitlisli Emir Şeref Xan Fars ülkesinde zindandadır. Onu kurtarmak için Bitlisli Rojki Aşiretinden özel bir süvari birliği yola çıkar....
24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
    İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON –...
Kürd KARA FATMA İstanbul’da (I)
Bu çeviri, 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi haberinin aslına sadık kalınarak yapılmıştır. 1853 – 1856 Kırım...
Osmanlılardan Önce Batı Anadolu’da Devlet Kuran Menteşeoğulları’nın Kürtlüğü
  Bu çalışma, Türklerin ‘Menteşe Beyliği’, ’Menteşeoğulları’, ya da ‘Menteşe Emirliği’ diye adlandırdığı beyliğin kurucu ve yönetici hanedanının etnik kökenine...
Bitlis Ayaklanması – Tarihi Araştırma
  Jön-türklerin iktidara gelişlerinin ilk yılları, Türkiye Kürtlerinin toplumsal ve siyasal yaşamlannda meydana gelen canlanmayı gösterir.        ...
1914 Bitlis Kürd İsyanı Öncesi ve Sonrası Mektupları
  Bu çeviriler, Bitlis İsyanı sırasında, şehirdeki Holyoke Amerikan Ermeni Kız Koleji’nde 1915’e kadar görev yapmış rahibe Mary D.Uline ve...
Bitlis İsyanı Sonrası Son Demler
  Hz. Peygamber (s.a.v.) ”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” der. Haksızlık hangi dönem kim tarafından yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı sessiz...
Kürd Mona Lisa – Keça Kafroş
Özellikle Irak Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edenler, hemen hemen her evin bir odasında genç bir kız tablosunun asılı olduğunu görmüşlerdir. Genellikle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. ERGİN ARTUĞ dedi ki:

    Elinize sağlık çok güzel bir çalışma olmuş.Zaza’cayı(Dımilki-Kırmançki)lehçesini Kürt’çenin bir lehçesi olduğunu savunurken,Kurmanciyi resmileştirelim,Zazacayı yok hükmünde sayalım anlayışını hiç birimizin kabul edeceği bir şey değildir.Hatta asimilasyon politikaları sonucu ciddi tehdit altında olan Zazacayı Kürt Siyasi Hareketi yerelde kazandığı bazı belediyelerde hizmet dili yaparak bir nebze hayat vermiştir.Yapılanlar yeterlimi ?Kesinlikle değil!Bu konuda hepimize büyük sorumluluk düşmektedir.Bu diller-lehçeler bizim kültürümüzün en büyük parçasıdır, zenginliğidir.Karşı taraf aksini iddia ederken sadaca ayrıştırma yapmakla beraber,bu konudaki çalışmaları proveke edip bu dillerin asimilasyonu çalışmalarında bilerek su taşıyorlar.Çalışmalarınızın devamı​nı diler saygılarımı sunarım.

YORUM YAZ