Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,69 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,40 / Satış: 6,43

Hasankeyf olmak veya Ebu Simbel olamamak

Hasankeyf olmak veya Ebu Simbel olamamak
  • 15.05.2017

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hasankeyf’in Dicle Nehri üzerinde yapılacak Ilısu Barajı’nın suları altında kalacağı son otuz senedir hep gündem olmuş ve nasıl kurtarılacağı tartışılmıştır. İki gün önce 650 yıllık Zeynel Bey Türbesi’nin Hollandalı yüklenici bir firma aracılığı ile taşınması sonrası Hasankeyf tekrardan gündemin ilk sırasına oturdu. UNESCO’nun Dünya Mirası kategorisinde 10 kriterinden 9’unu karşılayan 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf, yada Aramice ‘Sarp Kaya’ anlamına gelen ismiyle Hısn Keyfa antik şehri, bir açık hava müzesi olarak korunması gerekirken, sadece tek bir tarihi eserin taşınıp, geri kalan onlarca ibadethane, binlerce yıllık mağaralar, binalar, köprüler ve tarihi diğer eserleri sulara gömmek büyük bir vicdansızlık ve sorumsuzluk olarak tarihe geçecektir.

Baraj yapımının anayasaya uygun olup olmadığını, çevrede oluşacak doğa ve kültür mirası katliamını veya Hasankeyf’teki o kadar tarihi eser arasında, sadece Türk tarihine ait tek eser olan Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasını da geçelim, ve soralım: Hasankeyf’in kurtarılması gerçekten isteniyor mu? Bu kadim tarihi mekan korunarak sonraki nesillere bırakılamaz mı?

 

Eğer gerçekten Hasankeyf ve sahip olduğu miras korunmak istenilseydi, baraj yapımı zaten düşünülmezdi dahi. Ancak ne yazık ki Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasıyla, bu doğa ve çevre katliamının gerçekleştirileceği ve Hasankeyf ile beraber binlerce yıllık bellek ve kimliğin silineceği aşikardır.

 

1960’lı yıllarda Mısır Hükümeti Asvan Barajı yapımını kararlaştırınca, ülkenin Nil Nehri kıyısında Sudan sınırı yakınlarında bulunan Ebu Simbel tapınağı ve Nubiya Anıtları’nın baraj suyu altında kalacağı ortaya çıkmış. Bunun önüne nasıl geçebiliriz ve bu eşsiz eserleri nasıl kurtarabiliriz diye BM’e başvurulmuş, proje üretilmiş ve UNESCO destekli, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 51 ülke Mısır’ın yardımına koşmuşlar. Ülkenin tarihi, kültür mirası ve turizm gelirleri açısından çok büyük bir öneme sahip olan Ebu Simbel tapınağı 3000 yıl önce II. Ramses tarafından 20 yılda inşa ettirilmiş. Tapınak’ın şu anda bulunduğu yere taşınması, heykellerin ve tapınağın tek parçalar şeklinde kesilip, sonra tekrar bir araya getirilmesiyle başarılmış. Kesim işleminin heykellerin görünüşlerine zarar vermemesi için estetik cerrahlarından yardım alınmış ve yüzeylerinde iz kalmaması için kesilecek yerler hassasiyetle hesaplanmış. 250.000 ton ağırlığındaki bu tapınak ve heykeller 19 ay süren bir kesim işlemiyle her parçanın numaralandırılması ve sonra birleştirilmesi anlayışıyla, 70m yukarı ve 200 m içeriye 1967 yılında taşınmış. Tapınağın sahip olduğu ilginç bir özelliği dahi yeni taşınan yerinde kurmayı başarmış mühendisler. 3000 bin yıl boyunca kesintisiz gerçekleşen güneç ışığı yansıması düzenini olduğu gibi yeni yerde de kurmuşlar. Tapınağın içerisinde bulunan tapınma taşına senede bir gün, Ramses’in doğum gününde (21 Haziran) gün ışığı doğrudan gelecek şekilde tekrardan tasarlanmış.

 

Her yıl onbinlerce turistin Nil Turları kapsamında ziyaret ettiği Ebu Simbel tapınağının ihtişamı ile yeni yerinde duruyor olması sevindirici. Ancak 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf’in, sahip olduğu tüm kültürel ve tarihi mirası ile beraber önümüzdeki yıllarda sulara gömüleceğini bilmek çok üzüntü verici.

 

Baran ZEYDANLIOĞLU – 15 Mayıs 2017

Etiketler:

Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
Prenses Tamta – Ahlat’ın Kürd – Ermeni – Gürcü Melikesi
18 Mayıs 2019 tarihinde Tel Aviv’de gerçekleşen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Tamta adlı bayan bir şarkıcı temsil etti. Bu...
Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
1914 Tarihli Bitlis İsyanının Osmanlı Arşiv Belgelerindeki Yansımaları – Cezalar, Mükâfatlar
1914 yılının ilk aylarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı Bitlis’te bir isyan meydana gelmişti. Ayaklanmanın liderleri, Hizan bölgesinin tanınmış dini...
Kürt Şarkılarında Ermeni Dostluğu / Gülizar’ın Feryadı
Kürt ve Ermeni ilişkileri tarihinde dikkat çeken önemli olaylardan birisi de 1889 yılında Ermeni kızı Gülizar’ın Kürt aşiret lideri Hacı...
Nivîskarno! Zarokên Me Heyf in
Ji ber ku min çîrokeke zarokan a sosret xwend, mecbûr mam ku vê gotarê binivîsim. Lewra zarokên me heyf in,...
Malazgirt savaşı ve Kürtler
Bu Savaş, Türklere Anadolu’nun kapılarını açmak için değil, amacı Malazgirt ve Ahlat’tan Rey ve Hemedan’a kadar olan İslam topraklarını ele...
1510’ların Bitlis’ini, Van Gölü çevresini ve Van’ı anlatan İtalyan tüccar
İtalyan bir tüccarın 16. yüzyılda kaleme aldığı anlatımından, kendisinin 1507 yılında Şah İsmail’in ordusu ile birlikte Erzincan’a geldiğini öğreniyoruz. Kırk...
Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı...
Şerefxanê Bedlîsî – Yaşamı ve Eserleri
Şerefxanê Bedlîsî, 25 Şubat 1543 yılında Mir Şemseddin’in oğlu olarak İran’ın Kerehrud şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Safevi devletinde geçti....
Selahaddin Eyyubi’nin kendi kaleminden Kürdler ve hayatı
İskenderiye Kütüphanesinde bulunan Selahattin Eyyubi’nin el yazması günlüğü, Fransız kadın yazar Genevieve Chauvel tarafından romanlaştırılmış. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin...
Bitlis’te konuşulan dillerin tarihçesi, inkar ve asimilasyon
Bir çok kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Bitlis, hem mimari hem de kültürel olarak muazzam bir geçmişe sahiptir....
Antik Çağ’da Kürdler
Kürtler, Ortadoğu’nun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve Hint-avrupa dil grubuna ait bir...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ