Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 9,58 / Satış: 9,62
€ EURO → Alış: 11,15 / Satış: 11,19

Hasankeyf olmak veya Ebu Simbel olamamak

Hasankeyf olmak veya Ebu Simbel olamamak
  • 15.05.2017

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hasankeyf’in Dicle Nehri üzerinde yapılacak Ilısu Barajı’nın suları altında kalacağı son otuz senedir hep gündem olmuş ve nasıl kurtarılacağı tartışılmıştır. İki gün önce 650 yıllık Zeynel Bey Türbesi’nin Hollandalı yüklenici bir firma aracılığı ile taşınması sonrası Hasankeyf tekrardan gündemin ilk sırasına oturdu. UNESCO’nun Dünya Mirası kategorisinde 10 kriterinden 9’unu karşılayan 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf, yada Aramice ‘Sarp Kaya’ anlamına gelen ismiyle Hısn Keyfa antik şehri, bir açık hava müzesi olarak korunması gerekirken, sadece tek bir tarihi eserin taşınıp, geri kalan onlarca ibadethane, binlerce yıllık mağaralar, binalar, köprüler ve tarihi diğer eserleri sulara gömmek büyük bir vicdansızlık ve sorumsuzluk olarak tarihe geçecektir.

Baraj yapımının anayasaya uygun olup olmadığını, çevrede oluşacak doğa ve kültür mirası katliamını veya Hasankeyf’teki o kadar tarihi eser arasında, sadece Türk tarihine ait tek eser olan Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasını da geçelim, ve soralım: Hasankeyf’in kurtarılması gerçekten isteniyor mu? Bu kadim tarihi mekan korunarak sonraki nesillere bırakılamaz mı?

 

Eğer gerçekten Hasankeyf ve sahip olduğu miras korunmak istenilseydi, baraj yapımı zaten düşünülmezdi dahi. Ancak ne yazık ki Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasıyla, bu doğa ve çevre katliamının gerçekleştirileceği ve Hasankeyf ile beraber binlerce yıllık bellek ve kimliğin silineceği aşikardır.

 

1960’lı yıllarda Mısır Hükümeti Asvan Barajı yapımını kararlaştırınca, ülkenin Nil Nehri kıyısında Sudan sınırı yakınlarında bulunan Ebu Simbel tapınağı ve Nubiya Anıtları’nın baraj suyu altında kalacağı ortaya çıkmış. Bunun önüne nasıl geçebiliriz ve bu eşsiz eserleri nasıl kurtarabiliriz diye BM’e başvurulmuş, proje üretilmiş ve UNESCO destekli, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 51 ülke Mısır’ın yardımına koşmuşlar. Ülkenin tarihi, kültür mirası ve turizm gelirleri açısından çok büyük bir öneme sahip olan Ebu Simbel tapınağı 3000 yıl önce II. Ramses tarafından 20 yılda inşa ettirilmiş. Tapınak’ın şu anda bulunduğu yere taşınması, heykellerin ve tapınağın tek parçalar şeklinde kesilip, sonra tekrar bir araya getirilmesiyle başarılmış. Kesim işleminin heykellerin görünüşlerine zarar vermemesi için estetik cerrahlarından yardım alınmış ve yüzeylerinde iz kalmaması için kesilecek yerler hassasiyetle hesaplanmış. 250.000 ton ağırlığındaki bu tapınak ve heykeller 19 ay süren bir kesim işlemiyle her parçanın numaralandırılması ve sonra birleştirilmesi anlayışıyla, 70m yukarı ve 200 m içeriye 1967 yılında taşınmış. Tapınağın sahip olduğu ilginç bir özelliği dahi yeni taşınan yerinde kurmayı başarmış mühendisler. 3000 bin yıl boyunca kesintisiz gerçekleşen güneç ışığı yansıması düzenini olduğu gibi yeni yerde de kurmuşlar. Tapınağın içerisinde bulunan tapınma taşına senede bir gün, Ramses’in doğum gününde (21 Haziran) gün ışığı doğrudan gelecek şekilde tekrardan tasarlanmış.

 

Her yıl onbinlerce turistin Nil Turları kapsamında ziyaret ettiği Ebu Simbel tapınağının ihtişamı ile yeni yerinde duruyor olması sevindirici. Ancak 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf’in, sahip olduğu tüm kültürel ve tarihi mirası ile beraber önümüzdeki yıllarda sulara gömüleceğini bilmek çok üzüntü verici.

 

Baran ZEYDANLIOĞLU – 15 Mayıs 2017

Etiketler:

Selçukluların Malazgirt’e ilk saldırısı ve Bitlis’ten getirtilen mancınık
Malazgirt denince akla hep Selçuklular, 1071 tarihi ve Alparslan gelir. Ancak Alparslan’ın amcası Tuğrul Bey (Sultan Tuğrul) liderliğinde, Müslümanların Malazgirt’e...
Dersim makalesinde Kürd kelimesini ‘adi’ diye çevirdiler
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik ve Doç. Dr. Sevim Erdem’in birlikte yazdıkları makalede yaptıkları bir alıntıda Kürd kelimesini ‘adi’ olarak çevirdikleri...
Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ