Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Hasankeyf olmak veya Ebu Simbel olamamak

Hasankeyf olmak veya Ebu Simbel olamamak
  • 15.05.2017

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hasankeyf’in Dicle Nehri üzerinde yapılacak Ilısu Barajı’nın suları altında kalacağı son otuz senedir hep gündem olmuş ve nasıl kurtarılacağı tartışılmıştır. İki gün önce 650 yıllık Zeynel Bey Türbesi’nin Hollandalı yüklenici bir firma aracılığı ile taşınması sonrası Hasankeyf tekrardan gündemin ilk sırasına oturdu. UNESCO’nun Dünya Mirası kategorisinde 10 kriterinden 9’unu karşılayan 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf, yada Aramice ‘Sarp Kaya’ anlamına gelen ismiyle Hısn Keyfa antik şehri, bir açık hava müzesi olarak korunması gerekirken, sadece tek bir tarihi eserin taşınıp, geri kalan onlarca ibadethane, binlerce yıllık mağaralar, binalar, köprüler ve tarihi diğer eserleri sulara gömmek büyük bir vicdansızlık ve sorumsuzluk olarak tarihe geçecektir.

Baraj yapımının anayasaya uygun olup olmadığını, çevrede oluşacak doğa ve kültür mirası katliamını veya Hasankeyf’teki o kadar tarihi eser arasında, sadece Türk tarihine ait tek eser olan Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasını da geçelim, ve soralım: Hasankeyf’in kurtarılması gerçekten isteniyor mu? Bu kadim tarihi mekan korunarak sonraki nesillere bırakılamaz mı?

 

Eğer gerçekten Hasankeyf ve sahip olduğu miras korunmak istenilseydi, baraj yapımı zaten düşünülmezdi dahi. Ancak ne yazık ki Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasıyla, bu doğa ve çevre katliamının gerçekleştirileceği ve Hasankeyf ile beraber binlerce yıllık bellek ve kimliğin silineceği aşikardır.

 

1960’lı yıllarda Mısır Hükümeti Asvan Barajı yapımını kararlaştırınca, ülkenin Nil Nehri kıyısında Sudan sınırı yakınlarında bulunan Ebu Simbel tapınağı ve Nubiya Anıtları’nın baraj suyu altında kalacağı ortaya çıkmış. Bunun önüne nasıl geçebiliriz ve bu eşsiz eserleri nasıl kurtarabiliriz diye BM’e başvurulmuş, proje üretilmiş ve UNESCO destekli, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 51 ülke Mısır’ın yardımına koşmuşlar. Ülkenin tarihi, kültür mirası ve turizm gelirleri açısından çok büyük bir öneme sahip olan Ebu Simbel tapınağı 3000 yıl önce II. Ramses tarafından 20 yılda inşa ettirilmiş. Tapınak’ın şu anda bulunduğu yere taşınması, heykellerin ve tapınağın tek parçalar şeklinde kesilip, sonra tekrar bir araya getirilmesiyle başarılmış. Kesim işleminin heykellerin görünüşlerine zarar vermemesi için estetik cerrahlarından yardım alınmış ve yüzeylerinde iz kalmaması için kesilecek yerler hassasiyetle hesaplanmış. 250.000 ton ağırlığındaki bu tapınak ve heykeller 19 ay süren bir kesim işlemiyle her parçanın numaralandırılması ve sonra birleştirilmesi anlayışıyla, 70m yukarı ve 200 m içeriye 1967 yılında taşınmış. Tapınağın sahip olduğu ilginç bir özelliği dahi yeni taşınan yerinde kurmayı başarmış mühendisler. 3000 bin yıl boyunca kesintisiz gerçekleşen güneç ışığı yansıması düzenini olduğu gibi yeni yerde de kurmuşlar. Tapınağın içerisinde bulunan tapınma taşına senede bir gün, Ramses’in doğum gününde (21 Haziran) gün ışığı doğrudan gelecek şekilde tekrardan tasarlanmış.

 

Her yıl onbinlerce turistin Nil Turları kapsamında ziyaret ettiği Ebu Simbel tapınağının ihtişamı ile yeni yerinde duruyor olması sevindirici. Ancak 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf’in, sahip olduğu tüm kültürel ve tarihi mirası ile beraber önümüzdeki yıllarda sulara gömüleceğini bilmek çok üzüntü verici.

 

Baran ZEYDANLIOĞLU – 15 Mayıs 2017

Etiketler:

Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
Manuscute neresidir? Bitlis’ten üç, Diyarbekir’den beş günlük mesafededir
1600 yılının temmuz ayında, beraberindeki altı yüz kişilik bir kervan eşliğinde Halep üzeri Diyarbekir ve Bitlis yaparak yolculuğuna devam eden...
Aşkın ve İmanın Şairi: Fethi
Kalemin ve kelamın gücünü simgeleyen, ona hayat katan, yüreğinin çığlıklarını korkusuzca bütün renkleriyle ortaya koyabilen Kürt coğrafyasının edebi hafızasında unutulmuş,...
İsveç kralı Demirbaş Şarl’ın (1709) Osmanlı’ya borçları  ve alacaklıların İsveç macerası
Osmanlı tarihinde Kral Demirbaş Şarl’ın askerleriyle birlikte İstanbul’daki Sultan’a sığındığı ve yıllarca padişahın misafiri olduğu anlatılır. Peki kimdi bu kral?...
Kurdîyê Bidlîsî Kimdi?
  1918-1919 yılarında Kürt basınında yazılarına rastladığımız Kurdîyê Bidlîsî kimdi?                 M.MALMÎSANIJ  ...
Geleneksel Kürt Mezar Taşları – Filîtê Quto Örneği
Hançer, Kürtler arasında sıklıkla kullanılan ve taşınan bıçak çeşididir. Kürt erkekleri 1900’lerin başlarına kadar hançerleri günlük hayatında taşımış ve kullanmıştır....
160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ