Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,85 / Satış: 6,87
€ EURO → Alış: 7,73 / Satış: 7,76

Hasankeyf olmak veya Ebu Simbel olamamak

Hasankeyf olmak veya Ebu Simbel olamamak
  • 15.05.2017

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hasankeyf’in Dicle Nehri üzerinde yapılacak Ilısu Barajı’nın suları altında kalacağı son otuz senedir hep gündem olmuş ve nasıl kurtarılacağı tartışılmıştır. İki gün önce 650 yıllık Zeynel Bey Türbesi’nin Hollandalı yüklenici bir firma aracılığı ile taşınması sonrası Hasankeyf tekrardan gündemin ilk sırasına oturdu. UNESCO’nun Dünya Mirası kategorisinde 10 kriterinden 9’unu karşılayan 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf, yada Aramice ‘Sarp Kaya’ anlamına gelen ismiyle Hısn Keyfa antik şehri, bir açık hava müzesi olarak korunması gerekirken, sadece tek bir tarihi eserin taşınıp, geri kalan onlarca ibadethane, binlerce yıllık mağaralar, binalar, köprüler ve tarihi diğer eserleri sulara gömmek büyük bir vicdansızlık ve sorumsuzluk olarak tarihe geçecektir.

Baraj yapımının anayasaya uygun olup olmadığını, çevrede oluşacak doğa ve kültür mirası katliamını veya Hasankeyf’teki o kadar tarihi eser arasında, sadece Türk tarihine ait tek eser olan Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasını da geçelim, ve soralım: Hasankeyf’in kurtarılması gerçekten isteniyor mu? Bu kadim tarihi mekan korunarak sonraki nesillere bırakılamaz mı?

 

Eğer gerçekten Hasankeyf ve sahip olduğu miras korunmak istenilseydi, baraj yapımı zaten düşünülmezdi dahi. Ancak ne yazık ki Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmasıyla, bu doğa ve çevre katliamının gerçekleştirileceği ve Hasankeyf ile beraber binlerce yıllık bellek ve kimliğin silineceği aşikardır.

 

1960’lı yıllarda Mısır Hükümeti Asvan Barajı yapımını kararlaştırınca, ülkenin Nil Nehri kıyısında Sudan sınırı yakınlarında bulunan Ebu Simbel tapınağı ve Nubiya Anıtları’nın baraj suyu altında kalacağı ortaya çıkmış. Bunun önüne nasıl geçebiliriz ve bu eşsiz eserleri nasıl kurtarabiliriz diye BM’e başvurulmuş, proje üretilmiş ve UNESCO destekli, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 51 ülke Mısır’ın yardımına koşmuşlar. Ülkenin tarihi, kültür mirası ve turizm gelirleri açısından çok büyük bir öneme sahip olan Ebu Simbel tapınağı 3000 yıl önce II. Ramses tarafından 20 yılda inşa ettirilmiş. Tapınak’ın şu anda bulunduğu yere taşınması, heykellerin ve tapınağın tek parçalar şeklinde kesilip, sonra tekrar bir araya getirilmesiyle başarılmış. Kesim işleminin heykellerin görünüşlerine zarar vermemesi için estetik cerrahlarından yardım alınmış ve yüzeylerinde iz kalmaması için kesilecek yerler hassasiyetle hesaplanmış. 250.000 ton ağırlığındaki bu tapınak ve heykeller 19 ay süren bir kesim işlemiyle her parçanın numaralandırılması ve sonra birleştirilmesi anlayışıyla, 70m yukarı ve 200 m içeriye 1967 yılında taşınmış. Tapınağın sahip olduğu ilginç bir özelliği dahi yeni taşınan yerinde kurmayı başarmış mühendisler. 3000 bin yıl boyunca kesintisiz gerçekleşen güneç ışığı yansıması düzenini olduğu gibi yeni yerde de kurmuşlar. Tapınağın içerisinde bulunan tapınma taşına senede bir gün, Ramses’in doğum gününde (21 Haziran) gün ışığı doğrudan gelecek şekilde tekrardan tasarlanmış.

 

Her yıl onbinlerce turistin Nil Turları kapsamında ziyaret ettiği Ebu Simbel tapınağının ihtişamı ile yeni yerinde duruyor olması sevindirici. Ancak 12 bin yıllık geçmişe sahip Hasankeyf’in, sahip olduğu tüm kültürel ve tarihi mirası ile beraber önümüzdeki yıllarda sulara gömüleceğini bilmek çok üzüntü verici.

 

Baran ZEYDANLIOĞLU – 15 Mayıs 2017

Etiketler:

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ