Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 4,84 / Satış: 4,86
€ EURO → Alış: 5,68 / Satış: 5,70

Kurdistan Bağımsızlık Referandumu

Kurdistan Bağımsızlık Referandumu
  • 15.09.2017
  • 2.664 kez okundu

Ortadoğu’da gelişen olaylar bölgede haritaların yeniden çizilmesi, bölge devletlerinden yeni üç devletin doğmasının sağlanması projesidir.

 

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

 

Bu bağlamda Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlık referandumu Türkiye’de de yakından takip ediliyor. Referandum, hem medya hem de siyasetin gündemindeki yerini koruyor. Bu arenada Başkan Mesut Barzani ve Kürt milleti, 1975 tarihinde Cezayir Anlaşması’nda Henry Kissinger’ın biz Kürtleri sırtınızdan nasıl hançerlediğini unutmamamız lazım.

 

Başkan Mesut Barzani’nin Güney Kürdistan’ın bağımsızlığı için 25 Eylül 2017’de referandum yapması Milletlerin Kendi Kaderini Tayin Hakkına uygundur. Ve yine bizzat Başkan Mesut Barzani’ninin de belirttiği gibi, “Kürdistan halkının kaderini tayin etme vakti gelmiştir. Referandum tüm Kürdistan halkının kararıdır. Hiç kimse bizi bağımsızlık ile ödüllendirmeyecek. Biz 100 yıldır bağımsızlığımız için mücadele ediyor ve bekliyoruz. Bağımsızlığımız için bedeller ödemeye hazırız”, cümleleri biz Kürtler için çok önemlidir. Referandum kararı bir şahsın ya da birkaç partinin verdiği bir karar değildir. Kürdistan halkının karardır, çünkü Kürdistan’daki tüm siyasi taraflar 7 Haziran’da bu kararı mertçe aldılar.

 

Diğer taraftan tarihi gerçek şu: Milletlerin Kendi Kaderini Tayin Hakkının kökleri, 17. ve 18. yüzyıllardaki İngiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerine dayanıyor. Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı, bütün ulusların siyasal kaderinin, bağımsız bir şekilde kendi geleceğini tayin hakkını içerir. Kürtler bu hakdan faydalanmak istiyor. Bu referandum kararı Kürtler açısından ulusal ve tarihi bir karar. Öyle ki Başkan Mesut Barzani eline ilk silah aldığında 16 yaşındaydı ve hedefi bağımsız bir Kürdistan kurmaktı. Hep bunun için savaştı ve bu uğurda ölmeye hazır. Dolayısıyla Başkan Mesut Barzani’nin “Birileri Kerkük’ün durumunu güç kullanarak değiştirmeye çalışacaksa her Kürdün bunun için savaşa hazır olduğunu bilsinler” cümleleri çok ciddi değerlendirilmelidir.

 

Irak Parlamentosu Kürdistan milletinin iradesini esir alamaz. Kürtler kimseyi tehdit etmiyor, fakat Kürt milletinin iradesinin kırılmaz olduğunu vurguluyorlar. Bunu varsa kırmak isteyen Irak‘ın yönetimi, buyursun denesin kendini, işte meydan.

 

Bağımsızlık için tüm bedelleri göze aldık.Bu bağlamda Kürdlerin çocuklarının ihtiyaç duydukları en önemli bir şey daha var o da; TARİH BİLİNCİDİR. Tarihi sadece Kronolojik olarak değil, Sosyolojik olarak öğrenmeliyiz.

Günümüz’de Dünyada halen bağımsız 195 ülke var. Ancak On Milyon nüfuslu Güney Kürdistan buna ilerde dahil edilince dünya üzerindeki toplam ülke sayısı 196’ıya ulaşacak. Dünyada o kadar küçük ülkeler var ki bazısı haritada bile görülmeyecek kadar küçük. Bir köyün yüzölçümü kadar toprağı olan bağımsız ülkeler de var. Ortadoğu coğrafyasında ise yaklaşık 45 milyon Kürt nüfusu olduğu belirtiliyor. Liechtenstein: 1605 km² elik ve 34 bin kişilik nüfusulu bir devlet.

 

Yukardaki bu karşılaştırmadanda anlaşıldığı gibi Mesut Barzani’nin Güney Kürdistan’ın bağımsızlığı için 25.9.2017’de referandum yapması doğaldır.

Bu ortamda Türkiye ne yapmalı? Türkiye, Erbil’ile ilişkilerini güçlendirmeli, bugüne değil geleceğe adımlar atmalı, GüneyKürdistan’daki gelişmeleri içine sindirmeli, Kürt sorunun çözümü için yeniden açılımları sürdürmesi gerekir kanaatindeyim. Problemi yönetmenin en sağlıklı ve mantıklı yolu ortaya çıkmasına mani olmaktır. Türkiye olarak bu aşamayı ikinci Irak Savaşında yani 20 Mart 2003’de geçirdik, fırsatı yitirdik, şimdi ise elimizde neredeyse hepsi birbiriyle bağlantılı sorunlar dizisi bulunuyor.

 

Günümüz’de Türkiyenin karşı karşıya olduğu sorun sadece Kürt meseleside değildir. Bölgenin yeniden dizaynı, güçlü ülkelerin küçültülmesidir. Irak ve Suriye’de tansiyon yüksek, ittifaklar çöktü, denklemler değişti, bu iki devlet parçalanacak, bu gelişmenin önlenmesi artık Türkiyenin açısından da mümkün değil. Güney Kürdistan’ın başkenti Erbil’de Parti flamaları yok. Siyasi slogan yok. Kürdler tek ses ve tek bayrak etrafında toplanıp, bağımsızlık için haykırıyor.

Yarınlar yorgun ve bezgin kimselere değil, rahatını terk edebilen gayretIi insanlara aittir. Ortadoğu’ya Güney Kürdistan’da 25.09.20017’de yapılacak olan Referandum istikrarsızlık getirmez, zira Ortadoğu’da ne zaman istikrar vardıki kaybetmekten endişelenelim.

 

İran ile Türkiye henüz GüneyKürdistan’ın bağımsız olmasını kabul etmiyor. Ama onlar başta olmak üzere, uluslararası güçler ve Irak’taki bütün etnik gruplar dahil herkes, Erbil ile Bağdat’ın mevcut şartlarda devam edemeyeceğini biliyor.

 

İsrail’in bölgede Kürt devleti kurulması için çabaladığı, bunu GüneyKürtler için ve kendi stratejik çıkarları için istediği sır değil. İsrail’in Kürdistan’a ihtiyacı var, bağımsız GüneyKürdistan’ı destekleyecek, çünkü ekonomik ve güvenlik açısından bu gelişme İsrail’in çıkarına uygun. 45 milyon Kürt nüfusun On Milyonluk nüfusuna sahip olan GüneyKürdistan’ının bağımsızlığını ilan etmesinin Türkiyeye hiçbir zararı yok, dolayısıyla GüneyKürdistan’daki gelişmeleri Türkiye içine sindirmeli kanaatindeyim.

 

Bölgesel Kürt Yönetimi’nin 25 Eylül 2017’de yapacağı “Bağımsız Kürdistan” referandumunun oy pusulaları Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Süryanice olmak üzere 4 dilde basıldı ve yayımlandı.

 

25 Eylül 2017 tarihindeki referandum herkese hayırlı uğurlu olsun . Referandum’da benim oyum EVET olacak. Değerli Başkan Mesut Barzani dik durmalı, taviz vermemeli, eğilmemeli çünkü Kürdistan’daki tüm halk ve tüm dünya milletleri Kürtleri destekliyorlar, hemen referandumu yaptır ve GüneyKürdistanın bağımsızlığını derhal ilan et. Başkan Mesut Barzani’nin de belirtiği gibi “Yalnızca Kürdistan halkı referanduma meşruluk kazandıracak onun dışındakiler değil. O yüzden dayanın ve hiç kimsenin sözünü dinlemeyin! Referanduma gidiyoruz. Gereği neyse yapacağız ve bedeli neyse ödemeye hazırız.” HAYIRLI OLSUN

 

 

 

Etiketler: / / /

24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
    İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON –...
Kürd KARA FATMA İstanbul’da (I)
Bu çeviri, 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi haberinin aslına sadık kalınarak yapılmıştır. 1853 – 1856 Kırım...
Osmanlılardan Önce Batı Anadolu’da Devlet Kuran Menteşeoğulları’nın Kürtlüğü
  Bu çalışma, Türklerin ‘Menteşe Beyliği’, ’Menteşeoğulları’, ya da ‘Menteşe Emirliği’ diye adlandırdığı beyliğin kurucu ve yönetici hanedanının etnik kökenine...
Bitlis Ayaklanması – Tarihi Araştırma
  Jön-türklerin iktidara gelişlerinin ilk yılları, Türkiye Kürtlerinin toplumsal ve siyasal yaşamlannda meydana gelen canlanmayı gösterir.        ...
1914 Bitlis Kürd İsyanı Öncesi ve Sonrası Mektupları
  Bu çeviriler, Bitlis İsyanı sırasında, şehirdeki Holyoke Amerikan Ermeni Kız Koleji’nde 1915’e kadar görev yapmış rahibe Mary D.Uline ve...
Bitlis İsyanı Sonrası Son Demler
  Hz. Peygamber (s.a.v.) ”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” der. Haksızlık hangi dönem kim tarafından yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı sessiz...
Kürd Mona Lisa – Keça Kafroş
Özellikle Irak Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edenler, hemen hemen her evin bir odasında genç bir kız tablosunun asılı olduğunu görmüşlerdir. Genellikle...
Bitlis Ayaklanmasına Detaylı Bakış
  1914 BİTLİS İSYANI HAKKINDA 1919 YILINDA “JÎN” DERGİSİ”NDE YAYIMLANAN BİTLİSLİ “LAW REŞİD”İN YAZISI            ...
Bitlis İsyanı Mektupları 1-6 Nisan 1914
Bu mektuplar, Bitlis’teki Amerikan Ermeni Koleji’nde görev yapmış bayan Mary D.Uline’nin Boston’daki arkadaşlarına yazdıkları mektuplardır. 1-6 Nisan 1914 tarihleri arasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ