Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Lozan, Ankara ve Sevr Antlaşması

Lozan, Ankara ve Sevr Antlaşması
  • 23.09.2017

 

 

Türkiye Lozan ve Ankara kartını Uluslararası topluma ve Kürtlere gösterirken, Sevr antlaşmasından neden söz etmez? İşte, Lozan, Ankara ve Sevr antlaşmalarının maddeleri…

 

 

 

 

24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Leman gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace’ta imzalanmıştır. Bu anlaşmayla beraber Kürtlerin bütün hakları gasp edilmiştir. Kimlikleri tanınmamış ulus oldukları kabul edilmmemiştir. İnkar ve asimilasyon politikalarına çanak tutan bu anlaşma Türkiye’de ırkçılığın hortlamasına Kürt kimliğine yönelik saldırı ve baskıların artmasına yol açmıştır. Uluslararası toplum bu anlaşmaya imza atarak Türkiye’de yaşayan etnik grup ve inançların geleceğini baskıcı,inkarcı,asimilasyoncu Türkiye’ye teslim etmiştir.

 

Günümüz Türkiye’sin de milyonlarca Kürt anadilini eğitim olarak alamamakta ve anayasa düzeyinde kimlikleri tanınmamaktadır. Kürtlere yönelik resmi inkar hala devam etmemektedir.

 

Kürtler, Güney Kurdistan’da bağımsızlığa doğru ilerlerken, Türkiye’nin Lozan’a ‘’döneriz’’ demesi ne anlama gelmektedir?

 

Bu antlaşmalar günümüzde yaşanan sorunların temelini oluşturmaktadır. Kürtlere sorulmadan ve Kürtler dikkate alınmadan yapılan antlaşmalarının günümüzde hiç bir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Kürtler bugün Uluslararası toplumun desteğini kazanmış, Ortadoğu’da söz ve politika belirleyen bir güç haline gelmiştir. Lozan ve Ankara antlaşmasından sıkça söz edilir peki Sevr antlaşmasından neden bahsedilmez? Sevr antlaşmasının maddelerine de göz atalım

 

LOZAN ANTLAŞMASI MADDELERİ:

-Suriye Sınırı, 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması ile belirlendiği şekilde kabul edilmiştir.

-Irak Sınırı, Irak sınırının ileride İngiltere ve TBMM arasında yapılacak bir görüşme ile belirlenmesine karar verilmiştir.

-Yunanistan Sınırı, Mudanya Antlaşması’nda olduğu gibi kabul edilmiş, ancak savaş tazminatı olarak Yunanistan Karaağaç’ı Türkiye’ye bırakmıştır.

-Sovyet Sınırı, Gümrü, Moskova ve Kars Antlaşması ile belirlendiği gibi kalmıştır.

-Doğu Anadolu’da bir Kürt ve Ermeni Devleti kurulmasından vazgeçilmiştir.

-Kapitülasyonlar kesin olarak kaldırılmıştır.

-Adalardan,

Bozcaada ve Gökçeada Türk Devleti’ne,Oniki Adalar İtalyanlar’a,Diğer adalar ise Yunanistan’a bırakılmıştır.

-Türk Devleti’nin sınırları içindeki Yabancı Okullar Türk kanunlarına uyacaklar, okulların öğrenimini Türk Devleti düzenleyecektir.

-Fener Rum Patrikhanesi’nin yabancı kiliselerle ilişki kurmaması şartı ile Türkiye’de kalması kabul edilmiştir.

-Azınlıklara verilen ayrıcalıklar kaldırılmış, tüm azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilmiştir.

 

ANKARA ANTLAŞMASININ BAZI MADDELERİ;

 

Madde 8: 11. maddede zikredilen yetkili memurlar, bulundukları yerlerde yapılmış olabilecek bütün yağmacılık ve haydutluk fiillerinden karşılıklı olarak birbirlerine haber vereceklerdir.

Haberdar edilecek memurlar ellerindeki bütün vasıtalarla söz konusu fiillerin fâillerinin sınırdan geçmelerine mani olmaya gayret edeceklerdir.

Madde 9: Silahlı bir veya birkaç kişi sınır mıntıkasında bir cinayet veya cürüm işledikten sonra diğer sınır mıntıkasına ilticâ ederse oranın, bu kişileri silahları ve yağma ettikleri eşya ile birlikte, uyruğu bulunduğu tarafa teslim etmesi mecburîdir.

Madde 10: Antlaşmanın işbu faslının tatbik mıntıkası Türkiye’yi Irak’dan ayıran bütün sınır ile bu sınırın iki yanında 75 km. derinliğinde bulunan mıntıkadır.

Madde 11: Antlaşmanın işbu faslını tatbik etmekle görevli yetkili memurlar şunlardır: Umumî işbirliğini tanzim ve alınacak tedbirlerin mesuliyeti kendilerinde olmak üzere; Türkiye tarafından askerî sınır kumandanı, Irak tarafından Musul ve Erbil mutasarrıfları; mahallî bilgilerin ve acil tebligatın teatisi için Türkiye tarafından vâlilerin uygun görmesi ile tayin edilecek memurlar; Irak tarafından Zaho, İmâdiye, Zibar ve Revanduz kaymakamlarıdır.

Türkiye ve Irak hükümetleri gerek on üçüncü maddede zikrolunan Dâimi Hudut Komisyonu marifetiyle ve gerek siyasî yolla birbirini haberdar ederek, idarî sebeplerden dolayı yetkili memurların listesini değiştirebileceklerdir.

 

SEVR ANLATŞMASI MADDELERİ NELERDİR?

 

1.İstanbul, Osmanlı Devletinin başkenti ola­rak kalacak, fakat Osmanlı Devleti azınlık­ların haklarını gözetmezse İstanbul, Türklerin elinden alınacaktı.

2.Boğazlar,  her zaman bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak ve “Boğazlar Komisyonu” nün idaresinde bu­lunacak.

3. Kürdistan ve Ermenistan devletleri kurulacak.

4.İzmir dahil, Ege bölgesinin büyük bir bö­lümü ile Midye-Büyükçekmece çizgisinin batısında kalan bütün Trakya, Yunanlılar’a verilecek.

5.Antalya ve Konya yöresi, İtalyanlara veri­lecek.

6.Adana, Malatya ve Sivas dolaylarını bir­leştiren bölgeler ile Suriye Fransızlar’a veri­lecek.

7.Arabistan ve Irak, İngilizlere verilecek.

8.Askerlikte, mecburi hizmet olmayacak. Ellibin kişilik bir ordu bulundurulacak. Bu ordu­nun, Tank ağır makineli tüfek, top ve uçağı olmayacak.

9.Azınlıklara   geniş   haklar   verilecek. Müslüman milletlerden de azınlık ihdas edilecek.

10.Kapütilâsyonlardan da bütün devletler yarar­lanacak.

 

Etiketler: / / / /

İsveç kralı Demirbaş Şarl’ın (1709) Osmanlı’ya borçları  ve alacaklıların İsveç macerası
Osmanlı tarihinde Kral Demirbaş Şarl’ın askerleriyle birlikte İstanbul’daki Sultan’a sığındığı ve yıllarca padişahın misafiri olduğu anlatılır. Peki kimdi bu kral?...
Kurdîyê Bidlîsî Kimdi?
  1918-1919 yılarında Kürt basınında yazılarına rastladığımız Kurdîyê Bidlîsî kimdi?                 M.MALMÎSANIJ  ...
Geleneksel Kürt Mezar Taşları – Filîtê Quto Örneği
Hançer, Kürtler arasında sıklıkla kullanılan ve taşınan bıçak çeşididir. Kürt erkekleri 1900’lerin başlarına kadar hançerleri günlük hayatında taşımış ve kullanmıştır....
160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ