Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,86
€ EURO → Alış: 4,54 / Satış: 4,55

Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası

Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası
  • 23.11.2017

 

Bediüzzaman Saidê Kurdî Henüz 30 yaşlarında Van’dan İstanbul’a gidip Fatih’te bulunan Şekirci Hanı’na yerleşiyor. Ve odasının kapısına bu yazıyı asıyor…

 

 

 

 

 

 

Bitlisname.com

 

“Mekteb, medrese mensuplarından ve feylesoflardan, dinsiz ve dindarlardan her kimin bir suali varsa, hangi ilimden ve fenden olursa olsun, benden sorabilir. Sizden sual, benden cevab… Fakat ben hiç kimseye sual sormam.”

”Bir Kürt hoca varmış! Soru sormaz ama her soruya cevap verirmiş ” diye söylenen bütün İstanbul ulemasını kapısına getirmiş. Nurs’tan İstanbul’a açık açık akıl ve mantıkta meydan okumaktır.

İmparatorluğun ortadan yavaş yavaş kalktığı bir dönemde İttihat ve Terraki ( Jön Türk ) rüzgarları esiyordu. Yeni bir kimlik yeni bir ulus inşası Jön Türkler tarafından hızla hayata geçirilirken, Kürtler bu
sert rüzgardan paylarına düşeni aldılar.

Jön Türkler ”batı modeli” üzerinde dururken uygulama ve politikaları ‘örnek’ aldıkları batı modelinin çok uzağındaydı. Üst sınıf- üst kimlik dayanatması zamanla yerini inkar ve büyük bir şiddet dalgasına bırakacaktı.

Kürt beyliklerinin dağılmasının ardından Kürt merkezlerinde ciddi eğitim problemi yaşanıyordu. Kurdistan’ın idaresi İstanbul merkezli olunca, Kürt şehirlerinde 1890-1925 arasında eğitim büyük bir sorun haline gelmişti. Özellikle modern ilimler noktasında öğretici kurumlar ‘yok’ denecek kadar azdı.

Bediüzzaman Saidê Kurdî işte tam bu sırada Jön Türklerin, yüksek ihtiraslı ‘üst kimlik’ dayatmasına aldırış etmeden ‘zamanın en iyisi’ olduğunu Şekerci Hanı’na astığı tabelayla herkese göstermek istedi.

Eğitim ipine sımsıkı sarılması kendisini doğal olarak ‘zamanın en iyisi’ yaptı. Kürtlere karşı bütün konuşmalarında ‘milliyet’ ve ‘eğitim’ odaklı nasihatleri içsel olarak yaşadığı üzüntü ve sıkıntının dile gelmiş  halidir.

‘OKUMAK-OKUMAK-OKUMAK’ diye defalarca tekrar yaparken kendi hakikatine dayalı bir okumaktan-bilinçlenmekten söz ediyordu.

Günümüzde anlaşıldığı üzere ‘Üniversite mezunu’ olmak bunun ölçüsü değil. ‘Medresetüzzehra Üniversitesi’ derken kastı sadece bir Üniversite değil, o Üniversitenin şehir ve coğrafya hakikatiyle iç içe olup milletle bütünleşmesidir.

”Modern devşirme mekteblerini” asla kastetmemiştir. Günümüzde olduğu gibi Bilimin ve Hakikatin ‘Üniversite’ adı altında ipotek edildiği akademik özgürlüğün hiçe sayıldığı ‘Eğitim’ sistemini arzu etmemiştir.

İki mesajı arasındaki ‘BAĞLANTI…’

”Her suale cevap verilir, fakat sual sorulmaz” diyerek bir çok alimi,ulemayı kapısına kadar getirip her sorularına mantıklı cevaplar vererek kendisine hayran bırakmayı bilmiştir. Burada herkese ‘Kürtleri
aşağıda görmeyin. Öyle bir akıl var ki küçük bir köyden gelir büyük bir şehre meydan okur’ mesajı verdi.

”Ben hür yaşamışım. Hürriyet-i mutlakanın meydanı olan Kürdistan dağlarında büyümüşüm. Bana hiddet fayda vermez, nafile yorulmayınız. ” Üniversite talebine karşılık Nazır’dan işittiği ”sert çıkışa” karşılık
bu sözleri dile getirmişti.

Kürtler kendi toprakları üzerinde hür ve özgür yaşadılar. ‘Yiğitlik’ konusunda Kürdistan dağlarını örnek vermesi milliyetine ne derece bağlı olduğunun en sahi örneğidir. 1907 yılında Şekerci Hanı’na astığı o
tebala psikolojik bir savaştır. En kötü şartlarda bile en iyisi ‘biziz’ demektir.

Devlet Kürtlere karşı eşit ve adil davranmadı. Günümüzde bile 100 yıllık sorunlar karşımızda bütün hakikatiyle duruyor. Kürtleri ulus/millet olarak kabul etmemek kimliklerine saygı duymamak gibi 100 yıllık
inkar politikası sürdürülüyor. Yüzeysel sözler,geçici hamlelerle insanlar üzerinde etki yaratılmaya çalışılıyor.

Kürtler açısından şiddet-savaş yerine en büyük cephe kendi hakikatleri üzerinde inşa edecekleri eğitim cephesidir. Bu cephe şiddete dayalı bütün eylemlerden kıymetli ve değerlidir. Şiddet sürdürüle bilir
bir politika olamaz.

Şiddet insanları kimliğinden ve hakikatinden uzaklaştırır. Hakikate dayalı eğitim kimliğe karşı büyük bir sevginin açığa kavuşmasına yol açar. Kimliğinizle,hakikatinizle eğitim ipine sımsıkı  sarılın! Uzun vade de karşınızda hiç bir gücün durması mümkün değildir. Aklın ışığı/nuru sahi bir eğitim ve medeniyettir.

Üstadın sözüyle kapatalım;

”Vicdanın ziyası ulûm-u diniyedir. Aklın nûru fünun-u medeniyedir.”

Etiketler: / / / /

İsmet İnönü’nün Kürt Raporu
Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan’ın kurulmasından korkarım. Van ve Erzincan’da acele olarak, Muş ovasında tedricen ve Elazığ ovasında kuvvetli Türk...
Ah Tamara…
Van’daki Akdamar Adası’na da ismini verdiği rivayet edilen Akdamar efsanesi, zamanında bu adada yaşayan baş keşişin güzelliği dillere destan kızı...
Xelil Xeyali’nin Kürt Dili Üzerine Görüşleri
“Yayın yöntemi”ne ilişkin görüşü ikinci yazıya bırakmıştım. Fakat bu yönteme ilişkin ayrıntılı bilgiler vermeden önce onun temelini oluşturan bazı işlerden...
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Kürt Şehri Bitlis
  Wilhelm Köhler/Kitap  17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan geniş coğrafyada sürüp giden yaşamla ilgili bugün elimizdeki en önemli...
Bitlis Beyliği’nin Statüsü,Rolü ve Önemi – Araştırma
Mela Mahmud Beyazidi; “Yabancı devletler, Kurdistan’ı işgal edebilmek için, herşeyden önce, Bitlis Beyliği’ni zapt etmeye yeltenmişlerdir.”        ...
1838’in Bitlis’i ve Southgate’in Kürd Şerif Bey ile tanışması
Bu çeviri, Amerikalı Misyoner rahip Horatio Southgate’in 1838 – 1839 yılları arasında Bitlis’ten geçerken tuttuğu notların İngilizce aslına sadık kalınarak...
Said Nursi’de Özgürlük Söylemi
  Gençken içine girdiği ilim dünyasında özgürlüğü bir hayat biçimi olarak benimsemiştir. İlk hayatı hocaları ile olan serüvende onun düşüncelerini...
Kırd,Kırmanc, Dımıli veya Zaza Kürtleri
Bazı illerde ise denebilir ki sadece birer ilçenin sınırları içinde Dımıli lehçesi konuşulur. Semsûr’un Alduş (Gerger), Ruha’nın Sêwreg (Siverek), Bedlis’in...
Kerkük Kan Ağlıyormuş
“Kerkük, Kürdistan´ın bir parçasıdır. Oradaki Türkmenler, Kürtlere sığınmış muhacir ve sığınmacılardır. Kerkük, Azerbeycan´da bir kent değil ki Türk´ü kan ağlasın....
Şekerci Hanı ve Said-i Kurdi’nin Dünyası
  Bediüzzaman Saidê Kurdî Henüz 30 yaşlarında Van’dan İstanbul’a gidip Fatih’te bulunan Şekirci Hanı’na yerleşiyor. Ve odasının kapısına bu yazıyı...
Pîyesa ‘Bîdlîs’ ya Wîllîam Saroyan
Ehmed Kurd nîne, ji hindikayî (kêmhejmaran) ye, ango ji tirkan. Lê ferqa wî ew e ku xwediye loqonteyek e. Ji...
Vasa’yı kurtarmak, Hasankeyf’i öldürmek
On milyonluk nüfusu ile bir İskandinav ülkesi olan İsveç’te 1700’e yakın müze bulunmaktadır. Bu müzelerden dünyanın ilk açık hava müzesi...
Tarihte Kerkük ve Kürtler
  Kerkük tarihine kısaca bir bakalım; Arkeolojik kazılar sonucunda Kerkük’te 28 bin yıl önce Neandertallerin yaşadığı kanıtlanmıştır. Şehir bir çok...
Yol Ayrımı; Askeri Uçak ve Milletin Özgür İradesi
  Irak, denilen devlet 1926 yılında Gertrude Bell’in Kral Faysal ile misterik aşkının imkansız çocuğu olarak dünyaya geldi. Irak bir...
Lozan, Ankara ve Sevr Antlaşması
    Türkiye Lozan ve Ankara kartını Uluslararası topluma ve Kürtlere gösterirken, Sevr antlaşmasından neden söz etmez? İşte, Lozan, Ankara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ