Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,92 / Satış: 5,95
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,57

Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)

Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
  • 17.04.2018

 

 

İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON – Kürdistan’ın heybetli kahraman kadın savaşçısı’ başlığıyla Kara Fatma’nın tekrar İstanbul’a geldiği haberini geçmiş ve Amerikan gazeteleri de dahil, bir çok büyük gazete bu haberi okuyucularına ulaştırmıştır.

 

Muhabir; Kara Fatma’nın daha önce 1854* senesinde, Kırım’daki Osmanlı – Rus savaşında Osmanlı’ya destek vermek için Maraş’taki aşiretine bağlı 300 Kürd süvarisi ile İstanbul’a geldiğine atıfta bulunarak, diğer önemli detaylara da yer vermektedir.

 

Bu çeviri, haberin aslına sadık kalınarak 8 ve 14 Kasım 1887 tarihli New York Times ve Daily Alta California gazetelerinde aynı içerikle çıkan haber metninin çevirisidir.

 

 

 

Çeviren ve derleyen: Baran Zeydanlıoğlu

 

 

 

KARA FATMA, AMAZON KADINI –

 Kürdistan’ın heybetli kahraman kadın savaşçısı’

Pall Mall Gazette bildiriyor.

 

 

 

İstanbul ahalisi şu an bu Türk başkentini ziyarete gelenlere çok ilgi duyuyor, ki bunlar arasında kısa bir ziyaret yapmak için gelen Kürdistan’ın heybetli kahraman kadın savaşçısı Kara Fatma bulunmakta.  Kahramanlığının ve heybetinin olmasının arkasında, liderliğini yaptığı epeyi sayıdaki gönüllü Kürd süvarileri ile birlikte, yıllar önceki Kırım Savaşı başlarında, Turkiye saflarında gözüpek ve yiğitçe savaşmış olması yatmaktadır. Bu üstün hizmetlerinden dolayı da Osmanlı hükümeti kendisine ayda 5000 kuruşluk bir maaş bağlamıştır,ki bu miktar bizim tutumluluğumuzda dahi onun iyi ve rahat bir hayat yaşaması için yeterli gelmektedir. Şahin bakışlı esmer bir yüze sahip olan Kara Fatma uzun ve ince bir fiziğe sahip. Yanakları parşömen rengine benzerken, yüzünde de yara ve kesik izleri var. Giymiş olduğu erkeğimsi kıyafetlerden dolayı, 75 yaşını hiçbir zaman göremeyecek bir kadından ziyade, 40 yaşlarındaki bir erkeğe benzemekte. Kazakların giydiği uniformaya benzeyen kıyafetinin üzerine, yanlamasına asmış olduğu süvari kılıcının kabza mücevherleri yansıyıp parlarken, üniformasının kollarının üzerindeki çizgiler, onun Osmanlı Ordusu’nda bir komutan olduğunu gösteriyor.

 

*15 Nisan 1854 tarihli L’ILLUSTRATION Gazetesi manşeti ‘Kara Fatma – Kürdistanlı kahraman İstanbul’da

 

 

Bu ilginç karakter İstanbul sokaklarından geçerken, müttefik ordularının Kırım’a varması öncesi, General Lespinasse’nin sefere çıkmasından kısa bir vakit önce, Dobruca’da olmuş bir hadise anlatıldı.

 

General, silah arkadaşları ile çadırında sigara içip sohbet ederken, çok uzaklardan gelen ve insanın içini delip geçercesine duyulan; insan bağırtıları ile karışık, davul, tamtam ve klarnetlerin çalındığı bir müzik sesi kulaklarına gelir. Peki bu saz ekibinin tuhaf müziği nereden geliyordu? Çadırdaki herkes sesin nereden geldiğini kavramak için dışarıya doğru döndüğünde, önlerinde bir kadın liderliğinde, tepelerden onlara doğru dört nala yaklaşan 300 kişilik bir süvari grubunu görürler. Bu süvarilerin liderliğindeki parlak gözlere ve kıvrımlı hatlara sahip esmer tenli kadın, tam bir Amazon kadınını andırır.

 

 

 

Atının eyerinden sıçrayarak inen bu kadın, general Lespinasse’ye yaklaşarak onu ciddi bir şekilde selamlar ve tercümanı aracılığı ile; Ruslarla çarpışmak için geldiğini, hem kendisinin hemde beraberindeki cesur Kürd süvarilerinin generalin emrine amade olduklarını bildirir. O geceyi Fransız askeri birlikleri ile aynı yerde geçirmeleri için yerleştirilen Kara Fatma’nın süvarileri, sunulan bu konaklatılma tarzından hiç de hoşnut kalmazlar. Bu insanlar özgürlüklerini isterler ve bunu hiçbir başka şeye de değiştimezler. Ne kendi eşleri nede liderleri olan kadın dahi, onların bu özgürlük şiyarlarını onlardan alıp başka birşeyle takas edemez. Günün ağarması ile bu Kürd süvariler atlarına binip, onların gelişlerini haberdar eden o tuhaf tiz müzik eşiliğinde tepelere doğru, şafağın sökmesini karşılamaya atlarını sürerler.

 

 

 

 

Kaynaklar:

 

New York Times dijital arşivi

CDNC.UCR.EDU – Daily Alta California dijital arşivi

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu – 16 Nisan 2018

 

 

 

Bitlisname.com kaynak olarak gösterilmeden yayınlanamaz

Etiketler: / / / /

En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
Fransızca Çizgi Anlatımda Bitlis ve Kürdler  
Bitlis’in tarihteki konumu ve önemi üzerine yüzlerce makale, anlatım ve arşive denk gelmişimdir. Hepsinde de özellikle iki önemli siyaset adamının...
Bir Askerin Günlüğü ‘Dersim Soykırımı’
Çalışmalarını Almanya’da sürdüren tarihçi Zeynep Türkyılmaz Dersim’de 1938’te devlet eliyle yaşatılan vahşete dair önemli bir belgeyi paylaşıyor. Harekata katılan bir...
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ – El-Hediyyetü’l-Ḥamîdiyye fi’l-luġati’l-Kürdiyye
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ, ilk meclisin her iki devre çalışmalarına aktif biçimde katıldı ve Kānûn-ı Esâsî taraftarı ve istibdat karşıtı yönelimiyle...
Nasuh Paşa Bitlislilerin damadı idi
Bitlislilerin damadı olan Nasuh Paşa’nın adının verildiği ‘Nasuh Paşa Camii, 1920’ler, Amid (Kara-Amid) Diyarbekir. Nasuh Paşa da, diğer bir çok...
İsmail Beşikçi Vakfı’nda Bitlis tarihi üzerine panel
Di vê panelê de bi riya nivîsên Baran Zeydanlıoğlu yên di derbarê bajarê Bêdlîsê û paşeroja hikumdarên wê de dê...
Bitlis evleri ve kapı-pencere çevrelerinin beyaza boyanması geleneği
’Evler kare şeklinde kesilmiş pastel kırmızımsı taşlardan ve genellikle de iki katlı olarak inşa edilmişlerdi. Büyük bir taş ustalığı ve...
Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ