Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 13,66 / Satış: 13,71
€ EURO → Alış: 15,40 / Satış: 15,46

Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)

Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
  • 17.04.2018

 

 

İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON – Kürdistan’ın heybetli kahraman kadın savaşçısı’ başlığıyla Kara Fatma’nın tekrar İstanbul’a geldiği haberini geçmiş ve Amerikan gazeteleri de dahil, bir çok büyük gazete bu haberi okuyucularına ulaştırmıştır.

 

Muhabir; Kara Fatma’nın daha önce 1854* senesinde, Kırım’daki Osmanlı – Rus savaşında Osmanlı’ya destek vermek için Maraş’taki aşiretine bağlı 300 Kürd süvarisi ile İstanbul’a geldiğine atıfta bulunarak, diğer önemli detaylara da yer vermektedir.

 

Bu çeviri, haberin aslına sadık kalınarak 8 ve 14 Kasım 1887 tarihli New York Times ve Daily Alta California gazetelerinde aynı içerikle çıkan haber metninin çevirisidir.

 

 

 

Çeviren ve derleyen: Baran Zeydanlıoğlu

 

 

 

KARA FATMA, AMAZON KADINI –

 Kürdistan’ın heybetli kahraman kadın savaşçısı’

Pall Mall Gazette bildiriyor.

 

 

 

İstanbul ahalisi şu an bu Türk başkentini ziyarete gelenlere çok ilgi duyuyor, ki bunlar arasında kısa bir ziyaret yapmak için gelen Kürdistan’ın heybetli kahraman kadın savaşçısı Kara Fatma bulunmakta.  Kahramanlığının ve heybetinin olmasının arkasında, liderliğini yaptığı epeyi sayıdaki gönüllü Kürd süvarileri ile birlikte, yıllar önceki Kırım Savaşı başlarında, Turkiye saflarında gözüpek ve yiğitçe savaşmış olması yatmaktadır. Bu üstün hizmetlerinden dolayı da Osmanlı hükümeti kendisine ayda 5000 kuruşluk bir maaş bağlamıştır,ki bu miktar bizim tutumluluğumuzda dahi onun iyi ve rahat bir hayat yaşaması için yeterli gelmektedir. Şahin bakışlı esmer bir yüze sahip olan Kara Fatma uzun ve ince bir fiziğe sahip. Yanakları parşömen rengine benzerken, yüzünde de yara ve kesik izleri var. Giymiş olduğu erkeğimsi kıyafetlerden dolayı, 75 yaşını hiçbir zaman göremeyecek bir kadından ziyade, 40 yaşlarındaki bir erkeğe benzemekte. Kazakların giydiği uniformaya benzeyen kıyafetinin üzerine, yanlamasına asmış olduğu süvari kılıcının kabza mücevherleri yansıyıp parlarken, üniformasının kollarının üzerindeki çizgiler, onun Osmanlı Ordusu’nda bir komutan olduğunu gösteriyor.

 

*15 Nisan 1854 tarihli L’ILLUSTRATION Gazetesi manşeti ‘Kara Fatma – Kürdistanlı kahraman İstanbul’da

 

 

Bu ilginç karakter İstanbul sokaklarından geçerken, müttefik ordularının Kırım’a varması öncesi, General Lespinasse’nin sefere çıkmasından kısa bir vakit önce, Dobruca’da olmuş bir hadise anlatıldı.

 

General, silah arkadaşları ile çadırında sigara içip sohbet ederken, çok uzaklardan gelen ve insanın içini delip geçercesine duyulan; insan bağırtıları ile karışık, davul, tamtam ve klarnetlerin çalındığı bir müzik sesi kulaklarına gelir. Peki bu saz ekibinin tuhaf müziği nereden geliyordu? Çadırdaki herkes sesin nereden geldiğini kavramak için dışarıya doğru döndüğünde, önlerinde bir kadın liderliğinde, tepelerden onlara doğru dört nala yaklaşan 300 kişilik bir süvari grubunu görürler. Bu süvarilerin liderliğindeki parlak gözlere ve kıvrımlı hatlara sahip esmer tenli kadın, tam bir Amazon kadınını andırır.

 

 

 

Atının eyerinden sıçrayarak inen bu kadın, general Lespinasse’ye yaklaşarak onu ciddi bir şekilde selamlar ve tercümanı aracılığı ile; Ruslarla çarpışmak için geldiğini, hem kendisinin hemde beraberindeki cesur Kürd süvarilerinin generalin emrine amade olduklarını bildirir. O geceyi Fransız askeri birlikleri ile aynı yerde geçirmeleri için yerleştirilen Kara Fatma’nın süvarileri, sunulan bu konaklatılma tarzından hiç de hoşnut kalmazlar. Bu insanlar özgürlüklerini isterler ve bunu hiçbir başka şeye de değiştimezler. Ne kendi eşleri nede liderleri olan kadın dahi, onların bu özgürlük şiyarlarını onlardan alıp başka birşeyle takas edemez. Günün ağarması ile bu Kürd süvariler atlarına binip, onların gelişlerini haberdar eden o tuhaf tiz müzik eşiliğinde tepelere doğru, şafağın sökmesini karşılamaya atlarını sürerler.

 

 

 

 

Kaynaklar:

 

New York Times dijital arşivi

CDNC.UCR.EDU – Daily Alta California dijital arşivi

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu – 16 Nisan 2018

 

 

 

Bitlisname.com kaynak olarak gösterilmeden yayınlanamaz

Etiketler: / / / /

Gravürlere Yansıyan Kürdler
Toplumların kültürel hafızasını ayakta tutan birçok faktör vardır. Güzel sanatlar, gastronomi, folklor, müzik, dans, edebiyat, sözlü anlatım, ritüeller ve mimari...
Bir Çarpıtmanın Anatomisi: Ehmedê Xasî Örneği
Ehmedê Xasî’nin 1899 yılında Osmanlı döneminin Eğitim Bakanlığı olan Maarif-i Umûmiye Nezareti tarafından Diyarbekir’de basılmış Mewlidê Kirdî adlı eseri Zazakî Kürdçesiyle yazılmış...
Katran-ı Tebrizi; Kürt Rewadi ve Şeddadi Devletlerinin Saray Şairi
Katran-ı Tebrizi, 11. yüzyılın tanınmış bir şairidir. Rewadi devletinin başkenti Tebriz’e yakın Şadiabad köyünde doğdu. Bütün yaşamını iki Kürt devletinde; Şeddadilerle Rewadilerde geçirdi. Bu...
Selçukluların Malazgirt’e ilk saldırısı ve Bitlis’ten getirtilen mancınık
Malazgirt denince akla hep Selçuklular, 1071 tarihi ve Alparslan gelir. Ancak Alparslan’ın amcası Tuğrul Bey (Sultan Tuğrul) liderliğinde, Müslümanların Malazgirt’e...
Dersim makalesinde Kürd kelimesini ‘adi’ diye çevirdiler
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik ve Doç. Dr. Sevim Erdem’in birlikte yazdıkları makalede yaptıkları bir alıntıda Kürd kelimesini ‘adi’ olarak çevirdikleri...
Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ