Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,47 / Satış: 5,50
€ EURO → Alış: 6,15 / Satış: 6,18

Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’

Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  • 09.05.2018
  • 3.667 kez okundu

 

Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…

 

 

 

 

 

 

  • N.A.Rojki

 

 

Law Reşid, Bitlis’in her bir taşı Kürtler için, bir bilgenin anısı ve acısıyla doludur.

 

 

Babasının kulaklarına fısıldadığı bu sözle büyüdü; “Kendinizi ve nereden geldiğinizi asla unutmayın!” okudu ve geliştirdi kendisini, Tıp Fakültesini bitirip Doktor kimliğiyle; Çok sevip değer verdiği milletine hizmet etti. Köy köy,kasaba kasaba,şehir şehir dolaştı. 1918-1919 yılları arasında çıkan “Jîn” (“Hayat”) dergisinde Kürt Atasözleri ve Atasözlerinin dayandığı sosyolojik olayları anlattı. Şüphesiz, bu atasözlerini insanları iyileştirmek için gittiği köylerden, misafir olduğu insanlardan dinleyip not etmişti.

“Jîn” (“Hayat”) dergisinde araştırmalarına devam etti. 1914 Bitlis Ayaklanmasını,o dönem Jîn dergisine yazdı.Seyyid Ali için “Hûtê Gewr” (Boz Ejder) tanımını yaparken, bin bir güzellikle anlatırken o mümtaz kişilikleri hissettiği acıları tahmin etmek güç değil. İnsanlar acıları biriktirerek ‘Delirir…’

Sürgünlerin,acıların,idamların coğrafyasında yaşanan tüm zalimliklere gözleriyle tanıklık yapar. Kürtlerin istikballeri, bir bir dar ağaçlarında sallanırken, bu zalimane yöntemler öyle birine denk gelecektir ki, o kişi Law Reşid’in en sevdiği insandır.

 

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson 1918’de ”Her Ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.” demişti. Buna tarihte ”Wilson Prensipleri” denilir. Kürtler de direniş ve isyanlar sürüyor; Yazgılarını bir başkasının elinden alamıyorlardı…

İşte bu trajik ‘dağınıklığın’ ardından Law Reşid’in acıları giderek daha fazla derinlik kazandı. Ve bir kış günü, kendisine bir telgraf gelir. Kardeşi, Şair ve Entellektüel Kemal Fevzi’nin ”Bölücülük” yaptığı gerekçesiyle idam edildiğini öğrenir.

Gözlerinden yaşlar süzülür; Etrafına bakmaya başlar. Çaresizliğin vermiş olduğu o yıkıcı ruh hali bütün bir bedenini yakıp kavurur… Ve ansızın aklı ve yüreği o soğuk kış gününde buz kesilir…

Kendi hikmetinden yoksun halkın arasında gidip gidip gelir. Bilge artık, halk dilinde ”Delirmiştir..” Oysa, bilgeliğin belki de en doruk noktasında;

Bitlis çarşısında, avazı çıktığı kadar bağırıyordu; ”Wilson Prensipleri! Her Ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.!” Ona bakan anlamsız bakışlara kendi hikmetlerinden ve haklarından söz ediyordu…

Kardeşinin kendisine vermiş olduğu yüzüğe o hayırsız Bitlis gecelerinde kaç defa baktı kim bilir… Ve bir sabah, tüm bilgeliğini ve acılarını alıp sonsuzluğa uzanan o yola doğru göç etti…

Bugün, Bitlis çarşısın da hala Law Reşid’in çığlıkları var; Taşlardan yankılanıp yankılanıp dolanıyor. Taş kesilenler; İşitmiyor…

Ve kim bilir Andrei Tarkovsky, Nostalji filminin son sahnesinde ”Bir Delinin Manifestosunu” Law Reşid’i tanımadan canlandırmıştır…

Hem aklımda hem de bedenimde aynı anda ayrılamam.
Bu yüzden tek kişi olamıyorum.
Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.
Fazla büyük usta kalmadı.
Zamanımızın gerçek kötülüğü budur.
Kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.

Yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz.
Okul duvarları, asfalt ve refah reklamlarının uzun kanalizasyon boruları ile dolu beyinlere böceklerin vızıltısı girmeli.
Her birimizin gözlerini ve kulaklarını büyük bir rüyanın başlangıcı olan şeylerle doldurmalıyız.
Birisi piramitleri yapacağımızı haykırmalı. Yapmamamızın bir önemi yok.
O isteği beslemeliyiz, ve ruhun köşelerini esnetmeliyiz sınırsız bir çarşaf gibi.
Dünyanın ilerlemesini istiyorsanız el ele vermeliyiz.
Sözüm ona sağlıklıları sözüm ona hastalarla karıştırmalıyız.
Siz sağlıklı olanlar!

Sağlığınız ne anlama gelir. İnsanoğlunun bütün gözleri, içine daldığımız çukura bakıyor.
Özgürlük faydasızdır,eğer gözlerimizin içine bakmaya yemeye,içmeye ve bizimle yatmaya cesaretiniz yoksa! Dünyayı yıkıntının eşiğine getirenler sözüm ona sağlıklı olanlardır.

İnsanoğlu dinle!

Senin içinde su, ateş ve sonra kül ve külün içindeki kemikler ve küller.
Kemikler ve küller!
Gerçekliğin içinde veya hayalimde değilken ben neredeyim?
İşte yeni anlaşmam : geceleri güneşli olmalı ve Ağustos’ta karlı.
Büyük şeyler sona erer küçük şeyler baki kalır.
Toplum böylesine parçalanmaktansa yeniden bir araya gelmeli.
Sadece doğaya bak ve hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin.
Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz yanlış tarafa döndüğün noktaya.
Hayatın ana temellerine geri dönmeliyiz suları kirletmeden.
Deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa ne biçim bir dünyadır burası!
Şimdi müzik.

Anne! Başının etrafında dolaşan ve sen güldükçe berraklaşan o hafif şey havaymış.
Müzik işe yaramıyor.”

Etiketler: / / / / / /

Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
Çin Seddi’nden Bitlis Kalesi’ni görmek
  Tarihine ve kültürüne değer vermeyen toplumların hallerini düşündüm.                 ‘Bitlis’in sembolü kalesidir’...
Kaniya Beqa
  Çend roj heye di êvar de heta sibê dengê beqan li kaniya beqan de dihat. Ji ber tîrsa ku...
Atatürk’e Gönderilen Raporlarda Alişer’in (Koçgiri) Şiirleri – BELGE
  Alişer, 1900-1937 yılları arasında önemli roller üstlenmiştir. Lider kişiliği yanı sıra Dersim bölgesinde halk tarafından çok sevilen bir kişi...
Bitlis’in sembolü (beş) minare değil, kalesidir
Bitlis’te beş minare olmadığı gibi, şehrin sembolü de kaledir.   Şehirlerin ya insan eliyle yapılmış yada doğal güzellikleri sayılan, bir...
Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında...
1947 Tarihli ”Bitlis’te Kürtçülük Raporu” BELGE
  17.01.1947 tarihli bu belge Bitlis Valiliği tarafından dönemin İçişleri Bakanlığına çekilmiş. İçişleri Bakanlığı ise raporu C.H.P Genel Sekreterine aktarmıştır....
Unutulmuş Bilge Bir Kürdün Hikayesi
  Onunla ilk tanışmam, Santiago de Compostela Universitesi İspanyol Dili ve Kültürü kursunda olmuştu. Kursun yaz döneminde, kurs ögrencileri birer...
Bitlis’e patates ilk kez ne zaman ve kimler tarafından getirildi?
    Bitlis denince ilk akla gelenler genellikle tütün, bal, ceviz ve Büryan kebabı olur. Ancak temel ana tüketim ürünlerinden...
Bitlis Rojkili Mir Şemseddin ve Karakoyunlu Kara Yusuf
          Bitlis Rojkili Kürd hükümdar Mir Şemseddin ve Karakoyunlu Türkmen hükümdar Kara Yusuf   Baran Zeydanlıoğlu...
Orta Asya Kürtleri – Araştırma
  Orta Asya sınırlarına Kürtlerin ilk göçü 17’nci yüzyılda Safevi hükümdarı Şah Abbas’ın Türkmenlerden gelen saldırılara karşı kalkan görevi üstlenmesi...
Mutkili Xelîl Xeyalî’nin Fotoğrafları
  Saîd-î Kurdî kendisi için ‘Milli Onurumuz’ demiştir. Jîn dergisinde yazılar yazan Xelîl Xeyalî 1900-1920 Kürd örgütlenmeleri arasında yer aldı....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ