Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,99 / Satış: 6,01
€ EURO → Alış: 6,82 / Satış: 6,85

Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’

Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  • 09.05.2018
  • 3.362 kez okundu

 

Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…

 

 

 

 

 

 

  • N.A.Rojki

 

 

Law Reşid, Bitlis’in her bir taşı Kürtler için, bir bilgenin anısı ve acısıyla doludur.

 

 

Babasının kulaklarına fısıldadığı bu sözle büyüdü; “Kendinizi ve nereden geldiğinizi asla unutmayın!” okudu ve geliştirdi kendisini, Tıp Fakültesini bitirip Doktor kimliğiyle; Çok sevip değer verdiği milletine hizmet etti. Köy köy,kasaba kasaba,şehir şehir dolaştı. 1918-1919 yılları arasında çıkan “Jîn” (“Hayat”) dergisinde Kürt Atasözleri ve Atasözlerinin dayandığı sosyolojik olayları anlattı. Şüphesiz, bu atasözlerini insanları iyileştirmek için gittiği köylerden, misafir olduğu insanlardan dinleyip not etmişti.

“Jîn” (“Hayat”) dergisinde araştırmalarına devam etti. 1914 Bitlis Ayaklanmasını,o dönem Jîn dergisine yazdı.Seyyid Ali için “Hûtê Gewr” (Boz Ejder) tanımını yaparken, bin bir güzellikle anlatırken o mümtaz kişilikleri hissettiği acıları tahmin etmek güç değil. İnsanlar acıları biriktirerek ‘Delirir…’

Sürgünlerin,acıların,idamların coğrafyasında yaşanan tüm zalimliklere gözleriyle tanıklık yapar. Kürtlerin istikballeri, bir bir dar ağaçlarında sallanırken, bu zalimane yöntemler öyle birine denk gelecektir ki, o kişi Law Reşid’in en sevdiği insandır.

 

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson 1918’de ”Her Ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.” demişti. Buna tarihte ”Wilson Prensipleri” denilir. Kürtler de direniş ve isyanlar sürüyor; Yazgılarını bir başkasının elinden alamıyorlardı…

İşte bu trajik ‘dağınıklığın’ ardından Law Reşid’in acıları giderek daha fazla derinlik kazandı. Ve bir kış günü, kendisine bir telgraf gelir. Kardeşi, Şair ve Entellektüel Kemal Fevzi’nin ”Bölücülük” yaptığı gerekçesiyle idam edildiğini öğrenir.

Gözlerinden yaşlar süzülür; Etrafına bakmaya başlar. Çaresizliğin vermiş olduğu o yıkıcı ruh hali bütün bir bedenini yakıp kavurur… Ve ansızın aklı ve yüreği o soğuk kış gününde buz kesilir…

Kendi hikmetinden yoksun halkın arasında gidip gidip gelir. Bilge artık, halk dilinde ”Delirmiştir..” Oysa, bilgeliğin belki de en doruk noktasında;

Bitlis çarşısında, avazı çıktığı kadar bağırıyordu; ”Wilson Prensipleri! Her Ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.!” Ona bakan anlamsız bakışlara kendi hikmetlerinden ve haklarından söz ediyordu…

Kardeşinin kendisine vermiş olduğu yüzüğe o hayırsız Bitlis gecelerinde kaç defa baktı kim bilir… Ve bir sabah, tüm bilgeliğini ve acılarını alıp sonsuzluğa uzanan o yola doğru göç etti…

Bugün, Bitlis çarşısın da hala Law Reşid’in çığlıkları var; Taşlardan yankılanıp yankılanıp dolanıyor. Taş kesilenler; İşitmiyor…

Ve kim bilir Andrei Tarkovsky, Nostalji filminin son sahnesinde ”Bir Delinin Manifestosunu” Law Reşid’i tanımadan canlandırmıştır…

Hem aklımda hem de bedenimde aynı anda ayrılamam.
Bu yüzden tek kişi olamıyorum.
Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.
Fazla büyük usta kalmadı.
Zamanımızın gerçek kötülüğü budur.
Kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.

Yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz.
Okul duvarları, asfalt ve refah reklamlarının uzun kanalizasyon boruları ile dolu beyinlere böceklerin vızıltısı girmeli.
Her birimizin gözlerini ve kulaklarını büyük bir rüyanın başlangıcı olan şeylerle doldurmalıyız.
Birisi piramitleri yapacağımızı haykırmalı. Yapmamamızın bir önemi yok.
O isteği beslemeliyiz, ve ruhun köşelerini esnetmeliyiz sınırsız bir çarşaf gibi.
Dünyanın ilerlemesini istiyorsanız el ele vermeliyiz.
Sözüm ona sağlıklıları sözüm ona hastalarla karıştırmalıyız.
Siz sağlıklı olanlar!

Sağlığınız ne anlama gelir. İnsanoğlunun bütün gözleri, içine daldığımız çukura bakıyor.
Özgürlük faydasızdır,eğer gözlerimizin içine bakmaya yemeye,içmeye ve bizimle yatmaya cesaretiniz yoksa! Dünyayı yıkıntının eşiğine getirenler sözüm ona sağlıklı olanlardır.

İnsanoğlu dinle!

Senin içinde su, ateş ve sonra kül ve külün içindeki kemikler ve küller.
Kemikler ve küller!
Gerçekliğin içinde veya hayalimde değilken ben neredeyim?
İşte yeni anlaşmam : geceleri güneşli olmalı ve Ağustos’ta karlı.
Büyük şeyler sona erer küçük şeyler baki kalır.
Toplum böylesine parçalanmaktansa yeniden bir araya gelmeli.
Sadece doğaya bak ve hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin.
Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz yanlış tarafa döndüğün noktaya.
Hayatın ana temellerine geri dönmeliyiz suları kirletmeden.
Deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa ne biçim bir dünyadır burası!
Şimdi müzik.

Anne! Başının etrafında dolaşan ve sen güldükçe berraklaşan o hafif şey havaymış.
Müzik işe yaramıyor.”

Etiketler: / / / / / /

Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
”Kürt Sorunu” Kiminle Başladı?
24 Haziran seçimlerinden ötürü sık sık Kürt şehirlerinde halka ‘Sorunu onlar başlattı.Biz bitirdik’ propagandası yapılıyor. AKP’nin CHP’ye yönelik propaganda temelini...
1511’de Destan Yazan Rojkiler
  Bitlisli Emir Şeref Xan Fars ülkesinde zindandadır. Onu kurtarmak için Bitlisli Rojki Aşiretinden özel bir süvari birliği yola çıkar....
24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ