Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,29 / Satış: 5,31
€ EURO → Alış: 6,00 / Satış: 6,03

Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’

Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  • 09.05.2018

 

Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…

 

 

 

 

 

 

  • N.A.Rojki

 

 

Law Reşid, Bitlis’in her bir taşı Kürtler için, bir bilgenin anısı ve acısıyla doludur.

 

 

Babasının kulaklarına fısıldadığı bu sözle büyüdü; “Kendinizi ve nereden geldiğinizi asla unutmayın!” okudu ve geliştirdi kendisini, Tıp Fakültesini bitirip Doktor kimliğiyle; Çok sevip değer verdiği milletine hizmet etti. Köy köy,kasaba kasaba,şehir şehir dolaştı. 1918-1919 yılları arasında çıkan “Jîn” (“Hayat”) dergisinde Kürt Atasözleri ve Atasözlerinin dayandığı sosyolojik olayları anlattı. Şüphesiz, bu atasözlerini insanları iyileştirmek için gittiği köylerden, misafir olduğu insanlardan dinleyip not etmişti.

“Jîn” (“Hayat”) dergisinde araştırmalarına devam etti. 1914 Bitlis Ayaklanmasını,o dönem Jîn dergisine yazdı.Seyyid Ali için “Hûtê Gewr” (Boz Ejder) tanımını yaparken, bin bir güzellikle anlatırken o mümtaz kişilikleri hissettiği acıları tahmin etmek güç değil. İnsanlar acıları biriktirerek ‘Delirir…’

Sürgünlerin,acıların,idamların coğrafyasında yaşanan tüm zalimliklere gözleriyle tanıklık yapar. Kürtlerin istikballeri, bir bir dar ağaçlarında sallanırken, bu zalimane yöntemler öyle birine denk gelecektir ki, o kişi Law Reşid’in en sevdiği insandır.

 

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson 1918’de ”Her Ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.” demişti. Buna tarihte ”Wilson Prensipleri” denilir. Kürtler de direniş ve isyanlar sürüyor; Yazgılarını bir başkasının elinden alamıyorlardı…

İşte bu trajik ‘dağınıklığın’ ardından Law Reşid’in acıları giderek daha fazla derinlik kazandı. Ve bir kış günü, kendisine bir telgraf gelir. Kardeşi, Şair ve Entellektüel Kemal Fevzi’nin ”Bölücülük” yaptığı gerekçesiyle idam edildiğini öğrenir.

Gözlerinden yaşlar süzülür; Etrafına bakmaya başlar. Çaresizliğin vermiş olduğu o yıkıcı ruh hali bütün bir bedenini yakıp kavurur… Ve ansızın aklı ve yüreği o soğuk kış gününde buz kesilir…

Kendi hikmetinden yoksun halkın arasında gidip gidip gelir. Bilge artık, halk dilinde ”Delirmiştir..” Oysa, bilgeliğin belki de en doruk noktasında;

Bitlis çarşısında, avazı çıktığı kadar bağırıyordu; ”Wilson Prensipleri! Her Ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.!” Ona bakan anlamsız bakışlara kendi hikmetlerinden ve haklarından söz ediyordu…

Kardeşinin kendisine vermiş olduğu yüzüğe o hayırsız Bitlis gecelerinde kaç defa baktı kim bilir… Ve bir sabah, tüm bilgeliğini ve acılarını alıp sonsuzluğa uzanan o yola doğru göç etti…

Bugün, Bitlis çarşısın da hala Law Reşid’in çığlıkları var; Taşlardan yankılanıp yankılanıp dolanıyor. Taş kesilenler; İşitmiyor…

Ve kim bilir Andrei Tarkovsky, Nostalji filminin son sahnesinde ”Bir Delinin Manifestosunu” Law Reşid’i tanımadan canlandırmıştır…

Hem aklımda hem de bedenimde aynı anda ayrılamam.
Bu yüzden tek kişi olamıyorum.
Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.
Fazla büyük usta kalmadı.
Zamanımızın gerçek kötülüğü budur.
Kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.

Yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz.
Okul duvarları, asfalt ve refah reklamlarının uzun kanalizasyon boruları ile dolu beyinlere böceklerin vızıltısı girmeli.
Her birimizin gözlerini ve kulaklarını büyük bir rüyanın başlangıcı olan şeylerle doldurmalıyız.
Birisi piramitleri yapacağımızı haykırmalı. Yapmamamızın bir önemi yok.
O isteği beslemeliyiz, ve ruhun köşelerini esnetmeliyiz sınırsız bir çarşaf gibi.
Dünyanın ilerlemesini istiyorsanız el ele vermeliyiz.
Sözüm ona sağlıklıları sözüm ona hastalarla karıştırmalıyız.
Siz sağlıklı olanlar!

Sağlığınız ne anlama gelir. İnsanoğlunun bütün gözleri, içine daldığımız çukura bakıyor.
Özgürlük faydasızdır,eğer gözlerimizin içine bakmaya yemeye,içmeye ve bizimle yatmaya cesaretiniz yoksa! Dünyayı yıkıntının eşiğine getirenler sözüm ona sağlıklı olanlardır.

İnsanoğlu dinle!

Senin içinde su, ateş ve sonra kül ve külün içindeki kemikler ve küller.
Kemikler ve küller!
Gerçekliğin içinde veya hayalimde değilken ben neredeyim?
İşte yeni anlaşmam : geceleri güneşli olmalı ve Ağustos’ta karlı.
Büyük şeyler sona erer küçük şeyler baki kalır.
Toplum böylesine parçalanmaktansa yeniden bir araya gelmeli.
Sadece doğaya bak ve hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin.
Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz yanlış tarafa döndüğün noktaya.
Hayatın ana temellerine geri dönmeliyiz suları kirletmeden.
Deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa ne biçim bir dünyadır burası!
Şimdi müzik.

Anne! Başının etrafında dolaşan ve sen güldükçe berraklaşan o hafif şey havaymış.
Müzik işe yaramıyor.”

Etiketler: / / / / / /

Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
Bitlis Hizanlı Law Reşid ve Kemal Fevzi
Minarelerden yükselen ezan sesi, Bitlis Çarşısı’nda tatlı bir telaşın başlamasına neden olmuştu. Orucun son günüydü. Son iftar açılmış, son şerbetler...
Zorqlu Kürd? Zorq neresi ola?
1850 sonrası Bitlis ve civarından geçmiş bazı seyyahların anlatımları ile birlikte yayımlanmış bir gravürün altında Fransızca olarak ’guerrier Kurde de...
Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
Dersimli Kürd kızı Emê  ve  Harput Misyoner Okulu
Bu çeviri, Harput Amerikan İlahiyat Okulu’nda 1857 – 1893 yılları arasında idarecilik yapmış, Amerikalı misyoner çift Bay ve Bayan Crosby...
Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ