Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 4,84 / Satış: 4,86
€ EURO → Alış: 5,68 / Satış: 5,70

Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’

Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  • 09.05.2018
  • 2.145 kez okundu

 

Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…

 

 

 

 

 

 

  • N.A.Rojki

 

 

Law Reşid, Bitlis’in her bir taşı Kürtler için, bir bilgenin anısı ve acısıyla doludur.

 

 

Babasının kulaklarına fısıldadığı bu sözle büyüdü; “Kendinizi ve nereden geldiğinizi asla unutmayın!” okudu ve geliştirdi kendisini, Tıp Fakültesini bitirip Doktor kimliğiyle; Çok sevip değer verdiği milletine hizmet etti. Köy köy,kasaba kasaba,şehir şehir dolaştı. 1918-1919 yılları arasında çıkan “Jîn” (“Hayat”) dergisinde Kürt Atasözleri ve Atasözlerinin dayandığı sosyolojik olayları anlattı. Şüphesiz, bu atasözlerini insanları iyileştirmek için gittiği köylerden, misafir olduğu insanlardan dinleyip not etmişti.

“Jîn” (“Hayat”) dergisinde araştırmalarına devam etti. 1914 Bitlis Ayaklanmasını,o dönem Jîn dergisine yazdı.Seyyid Ali için “Hûtê Gewr” (Boz Ejder) tanımını yaparken, bin bir güzellikle anlatırken o mümtaz kişilikleri hissettiği acıları tahmin etmek güç değil. İnsanlar acıları biriktirerek ‘Delirir…’

Sürgünlerin,acıların,idamların coğrafyasında yaşanan tüm zalimliklere gözleriyle tanıklık yapar. Kürtlerin istikballeri, bir bir dar ağaçlarında sallanırken, bu zalimane yöntemler öyle birine denk gelecektir ki, o kişi Law Reşid’in en sevdiği insandır.

 

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson 1918’de ”Her Ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.” demişti. Buna tarihte ”Wilson Prensipleri” denilir. Kürtler de direniş ve isyanlar sürüyor; Yazgılarını bir başkasının elinden alamıyorlardı…

İşte bu trajik ‘dağınıklığın’ ardından Law Reşid’in acıları giderek daha fazla derinlik kazandı. Ve bir kış günü, kendisine bir telgraf gelir. Kardeşi, Şair ve Entellektüel Kemal Fevzi’nin ”Bölücülük” yaptığı gerekçesiyle idam edildiğini öğrenir.

Gözlerinden yaşlar süzülür; Etrafına bakmaya başlar. Çaresizliğin vermiş olduğu o yıkıcı ruh hali bütün bir bedenini yakıp kavurur… Ve ansızın aklı ve yüreği o soğuk kış gününde buz kesilir…

Kendi hikmetinden yoksun halkın arasında gidip gidip gelir. Bilge artık, halk dilinde ”Delirmiştir..” Oysa, bilgeliğin belki de en doruk noktasında;

Bitlis çarşısında, avazı çıktığı kadar bağırıyordu; ”Wilson Prensipleri! Her Ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir.!” Ona bakan anlamsız bakışlara kendi hikmetlerinden ve haklarından söz ediyordu…

Kardeşinin kendisine vermiş olduğu yüzüğe o hayırsız Bitlis gecelerinde kaç defa baktı kim bilir… Ve bir sabah, tüm bilgeliğini ve acılarını alıp sonsuzluğa uzanan o yola doğru göç etti…

Bugün, Bitlis çarşısın da hala Law Reşid’in çığlıkları var; Taşlardan yankılanıp yankılanıp dolanıyor. Taş kesilenler; İşitmiyor…

Ve kim bilir Andrei Tarkovsky, Nostalji filminin son sahnesinde ”Bir Delinin Manifestosunu” Law Reşid’i tanımadan canlandırmıştır…

Hem aklımda hem de bedenimde aynı anda ayrılamam.
Bu yüzden tek kişi olamıyorum.
Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.
Fazla büyük usta kalmadı.
Zamanımızın gerçek kötülüğü budur.
Kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.

Yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz.
Okul duvarları, asfalt ve refah reklamlarının uzun kanalizasyon boruları ile dolu beyinlere böceklerin vızıltısı girmeli.
Her birimizin gözlerini ve kulaklarını büyük bir rüyanın başlangıcı olan şeylerle doldurmalıyız.
Birisi piramitleri yapacağımızı haykırmalı. Yapmamamızın bir önemi yok.
O isteği beslemeliyiz, ve ruhun köşelerini esnetmeliyiz sınırsız bir çarşaf gibi.
Dünyanın ilerlemesini istiyorsanız el ele vermeliyiz.
Sözüm ona sağlıklıları sözüm ona hastalarla karıştırmalıyız.
Siz sağlıklı olanlar!

Sağlığınız ne anlama gelir. İnsanoğlunun bütün gözleri, içine daldığımız çukura bakıyor.
Özgürlük faydasızdır,eğer gözlerimizin içine bakmaya yemeye,içmeye ve bizimle yatmaya cesaretiniz yoksa! Dünyayı yıkıntının eşiğine getirenler sözüm ona sağlıklı olanlardır.

İnsanoğlu dinle!

Senin içinde su, ateş ve sonra kül ve külün içindeki kemikler ve küller.
Kemikler ve küller!
Gerçekliğin içinde veya hayalimde değilken ben neredeyim?
İşte yeni anlaşmam : geceleri güneşli olmalı ve Ağustos’ta karlı.
Büyük şeyler sona erer küçük şeyler baki kalır.
Toplum böylesine parçalanmaktansa yeniden bir araya gelmeli.
Sadece doğaya bak ve hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin.
Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz yanlış tarafa döndüğün noktaya.
Hayatın ana temellerine geri dönmeliyiz suları kirletmeden.
Deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa ne biçim bir dünyadır burası!
Şimdi müzik.

Anne! Başının etrafında dolaşan ve sen güldükçe berraklaşan o hafif şey havaymış.
Müzik işe yaramıyor.”

Etiketler: / / / / / /

24 Haziran 2018 Seçimleri, Siyasi ve Toplumsal Durum
Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de düzenlenecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili seçimlerini konuşmaya devam ediyoruz…      ...
Bir Bilge Kürd’ün ‘Delirişi’
  Karanlığa hapsolmuş, üzerinden büyük bir şehrin vefasızlığı geçmiş; Yüreğimiz de yaşattığımız o kahramanlara…            ...
Kürtler, Seçim İttifakları ve  Türkiye Seçimleri
    Sosyolog Yaşar Abduselamoğlu’yla 24 Haziran 2018’de yapılacak olan Seçimleri konuşmaya devam ediyoruz…            ...
Bitlisli Musa Bey ve Misyonerler Hadisesi
1883 yılında vuku bulan ve Amerikan Misyoner Heyeti’nin İstanbul Merkezi raporlarıyla da doğrulanan olayın detaylarını, 1913’ün Nisan ayında Bitlis, Tatvan...
24 Haziran 2018 Seçimlerinde Kürtlerin Tutumu Ne Olacak?
  24 Haziran 2018 Seçimleri yaklaşırken kamuoyu Kürt siyasi partileri ve Kürt toplumunun seçimde nasıl bir tavır alacağını merak ediyor....
Derbarê Zaro Axa de Reklamek (1928)
  Li havîna sala 2001ê gava min geştekê li Amerîkayê kir, min serdana Dr. Vera Beaudin Saîdpourî kir. Li sala...
Kürd Kara Fatma, Kasım 1887’de dünya basınında (II)
    İngiliz Pall Mall Gazette adlı Londra merkezli gazetenin İstanbul muhabiri, Kasım 1887’de dünya ajanslarına ’KARA FATMA, AMAZON –...
Kürd KARA FATMA İstanbul’da (I)
Bu çeviri, 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi haberinin aslına sadık kalınarak yapılmıştır. 1853 – 1856 Kırım...
Osmanlılardan Önce Batı Anadolu’da Devlet Kuran Menteşeoğulları’nın Kürtlüğü
  Bu çalışma, Türklerin ‘Menteşe Beyliği’, ’Menteşeoğulları’, ya da ‘Menteşe Emirliği’ diye adlandırdığı beyliğin kurucu ve yönetici hanedanının etnik kökenine...
Bitlis Ayaklanması – Tarihi Araştırma
  Jön-türklerin iktidara gelişlerinin ilk yılları, Türkiye Kürtlerinin toplumsal ve siyasal yaşamlannda meydana gelen canlanmayı gösterir.        ...
1914 Bitlis Kürd İsyanı Öncesi ve Sonrası Mektupları
  Bu çeviriler, Bitlis İsyanı sırasında, şehirdeki Holyoke Amerikan Ermeni Kız Koleji’nde 1915’e kadar görev yapmış rahibe Mary D.Uline ve...
Bitlis İsyanı Sonrası Son Demler
  Hz. Peygamber (s.a.v.) ”Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” der. Haksızlık hangi dönem kim tarafından yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı sessiz...
Kürd Mona Lisa – Keça Kafroş
Özellikle Irak Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edenler, hemen hemen her evin bir odasında genç bir kız tablosunun asılı olduğunu görmüşlerdir. Genellikle...
Bitlis Ayaklanmasına Detaylı Bakış
  1914 BİTLİS İSYANI HAKKINDA 1919 YILINDA “JÎN” DERGİSİ”NDE YAYIMLANAN BİTLİSLİ “LAW REŞİD”İN YAZISI            ...
Bitlis İsyanı Mektupları 1-6 Nisan 1914
Bu mektuplar, Bitlis’teki Amerikan Ermeni Koleji’nde görev yapmış bayan Mary D.Uline’nin Boston’daki arkadaşlarına yazdıkları mektuplardır. 1-6 Nisan 1914 tarihleri arasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ