Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,77 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti

Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
  • 02.09.2018

İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında aralarında Van, Ahlat, Bitlis, Garzan, Silvan, Diyarbekir ve Harran da olmak üzere, bir çok şehir ve ülkeyi ziyaret edip, izlenimlerini ‘Sefername’ adlı ünlü eserinde yazmıştır.

Asıl adı Ebû Muîn Nâsır b. Hüsrev b. Hâris el-Kubâdiyânî el-Mervezî olan ilahiyatçı, filozof, şair ve yazar olan Nasır-i Hüsrev’in ’Sefername’ adlı eseri, Fransız yazar Charles Schefer tarafından ’Sefer Nameh relation du voyage de Nassir i Khosrau’adı ile 1881 yılında Avrupa’da ilk kez yayımlanmıştır. Bu eserin Türkçe ilk baskısı ise 1950 yılında gerçekleştirilmiştir. Türkçe çevirisinde Schefer’in açıklayıcı dipnotlarının olup olmadığını bilmiyorum. Ancak Sefername’nin 1881 tarihli Fransızca orijinal çevirisini incelediğimizde, Nasır-i Hüsrev’in anlatımlarına Schefer’in dipnotlarla aydınlatıcı ve açıklayıcı ek bilgiler de düştüğünü görüyoruz.

 

Seyyah N. Hüsrev’in Kasım 1046’da ziyaret ettiği Ahlat ve Bitlis bölümünde, Ahlat’ın bulunduğu toprakların idarecisi olarak bahsettiği emirin, Merwani Kürd devleti kurucusu Merwan Ibn Rojek’in üçüncü oğlu ‘Nasr Oud Daouleh’ Nasır-ül Devle olduğu belirtilmekte.

 

Nasır-i Hüsrev’in Bitlis’ten geçerek ’Meyafariqin’ üzeri Diyarbekir ve Harran’a geçtiğini anlattığı yazısındaki ’Meyafariqin’ günümüz Silvan şehri olup, o dönemde o bölgede hüküm süren Merwani Kürd Devleti’nin başkenti konumundadır.

 

Aşağıdaki çeviri, Nasır-i Hüsrev’in ’Sefername’sinin 1881 yılında Schefer tarafından Paris’te yayımlanan Fransızca orijinaline sadık kalınarak yapılmıştır.

 

Araştırma ve derleme: Baran Zeydanlıoğlu

 

Hoy’dan(1) otuz fersah mesafedeki Berkeri’ye (Bargiri-Muradiye) beraberimdeki bir büyükelçi (2) ile gittik.  Cemaziyelevvel ayının 12’sinde (16 Kasım) bu yere vardık. Sonrasında Van(3) ve Vestan’a (4) (Gevaş) geçtik.

Burada bizdeki koyun eti satışı gibi, domuz eti satışı yapılmaktaydı. Şehrin ahalisi olan hem erkekler hemde kadınlar, halka açık yerlerdeki banklarda oturmuş, hiçbir engel ve sıkıntı olmaksızın şarap içiyorlardı.

 1 – Hoy: İran’ın batısındaki Azerbaycan bölgesinde bir şehir

2 – Büyükelçi: Abou Ishaq Isthaqhry

3 & 4 Van ve Gevaş’ın o zamanki nüfusunun büyük çoğunluğu Ermenilerden oluşmaktaydı.

 

Cemaziyelevvel ayının 18’sinde (22 Kasım) Ahlat’a vardım. Bu şehir İslam ülkeleri ile Ermenistan sınırında yer almaktadır. Berkery’den (Muradiye) Ahlat’a ondokuz fersahtır. Bu ülke (topraklar) Nasr Oud Daouleh tarafından yönetilmektedir. Bu yaşlı adam yüz yaşını aşmış birisiydi. Çok sayıda çocuğa sahip olan bu hükümdar, herbir çocuğuna yönetmeleri için bir bölge vermişti.

 

 

 

Ahlat’ta Farsça, Arapça ve Ermenice olmak üzere üç dil konuşuluyordu. Sanırım bu şehir ismini bu özelliğine borçlu. Buradaki ticari alışveriş, bakır para karşılığında gerçekleşiyordu. Bu paranın temsil ettiği ağırlık ise bir okka üçyüz dirhem idi.

 

Cemaziyelevvel 20’sinde (24 Kasım) Ahlat’dan ayrıldık ve konaklamak için bir kervansaraya vardık. Çetin bir kış, müthiş bir kar yağışı vardı. Önümüzdeki ova (Rahva) boyunca, belirli mesafe ve aralıklarla yerlere çakılmış ağaçtan kazıklar vardı, ki bunlar karlı ve sisli günlerde buradan geçenlerin yollarını bulmalarını sağlamak için konulmuştu.

 

Bir vadide kurulmuş şehir olan Bitlis’e vardık. Buradan bal satın aldık. Bize sattıkları balı hesapladığımda, bunun yüz batmanı bir dinardan fazla etmiyordu. Bu şehirde her yıl 300 – 400 tulum bal elde eden insanların olduğunu bize teyit ettiler.

 

Bitlis’ten çıkıp, Qif Onzhor (Kefender), yani adı ’dur ve bak’ anlamına gelen bir kaleye vardık. Orayı geçtikten sonra – Yaradan ruhunu şad eylesin – Ouweis Qarany (Üveysi Karani) için geleneksel tarzda inşa edilmiş bir caminin bulunduğu mıntıkaya geldik. Bu civarların dağlarında dolaşan ve selvi ağacı gibi uzun ağaç dalları kesen adamlara rastladım. Onlara ’bu dalları ne yapıyorsunuz?’ diye sorduğumda: ’bunların bir ucunu ateşe koyuyoruz ve o diğer ucundan katran damlıyor. Bütün bu katranı bir kuyuda topluyoruz. Sonra o kuyudan çıkarıp küplere dolduruyor ve tüm ülkelere sevkiyat yapıyoruz’.

Ahlat’tan çıktıktan sonra andığım ve kısaca değindiğim tüm yerler, Meyafariqin idaresine tabidirler.

Daha sonra iyi bir nüfusa sahip ve gelişmeye yatkın olan Arzen (Garzan) şehrine geldik. Akarsuları, ağaçları, bahçeleri ve zengin çarşıları vardı. Fars takviminin Azermah ayı (Kasım – Aralık) boyunca iki yüz batmanı bir dinar olan, Rezarmanuş adındaki üzümü satıyorlardı.Daha sonrasında Meyafariqin’e geldik.

Ahlat’tan Meyafariqin’e uzaklık 28 fersah. Balkh şehrinden şimdiki bu son ziyaret ettiğimiz şehre kadar takip ettiğimiz güzergah 552 fersahtır.

Meyafariqin’e Cemaziyelevvel’in 26’sı Cuma günü 438’de (23 Kasım 1046) girdik.

 

Araştırma ve derleme: Baran Zeydanlıoğlu – 2 Eylül 2018

 Çeviri: Nadia Zidi (Fransızca’dan) – Baran Zeydanlıoğlu (İngilizce’den)

 

Kaynak: Sefer Nameh; relation du voyage de Nassiri Khosrau en Syrie, en Palestine, en Egypte, en Arabie et en Perse, par Charles Schefer

 

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

 

 

 

Etiketler: / / / / /

İsmail Beşikçi Vakfı’nda Bitlis tarihi üzerine panel
Di vê panelê de bi riya nivîsên Baran Zeydanlıoğlu yên di derbarê bajarê Bêdlîsê û paşeroja hikumdarên wê de dê...
Bitlis evleri ve kapı-pencere çevrelerinin beyaza boyanması geleneği
’Evler kare şeklinde kesilmiş pastel kırmızımsı taşlardan ve genellikle de iki katlı olarak inşa edilmişlerdi. Büyük bir taş ustalığı ve...
Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
Osmanlı’da – Bitlis Kürd Beyliği’nde Kölelik ve Köle Pazarları
Köleliğin çok eski çağlardan beri var olduğu ve hemen hemen tüm kıtalarda 1800’lerin ortalarına kadar da yer aldığı bilinen bir...
BİTLİS SANA HASRET WILLIAM SAROYAN
William Saroyan ünlü bir Amerikalı Ermeni yazar. Hem Oscar’ı, hem Pulitzer’i olan tek adam. Kendini Bitlisli ve Amerikalı olarak görüyor....
Bitlis’te de lewendî ile dolaşılırdı
Her bir coğrafyanın, milletin ve toplumun kendine göre giyim kuşamları vardır. Bölgeden bölgeye değişiklik gösterdikleri gibi şehirler arası da bu...
Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma
Yakın dönem tarih ve savaş kahramanları anlatımlarında Kara Fatma adı ile karşımıza çıkan bir çok kadın bulunmaktadır. Değişik bölge, mıntıka...
ALÎŞÊR’İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME – Malmîsanij
Koçgirili Alişêr’in iki mektubu, Vate dergisinin 59. sayısında (Zimistan 2019) yayımlanmıştı. Oradaki metinlerin Osmanlıca olan asıllarını okuyunca transkripsiyonda bazı yanlışlar,...
Bitlis’in son beş yüzyıldaki nüfusu ve sakinleri. Kürdler, Ermeniler ve diğerleri
Binlerce yıllık tarihi bir yerleşim yeri olan kadim şehir Bitlis’in nüfusuna ve orada yaşamış kavimlere dair pek çok anlatım vardır....
Li ser Betlîsê û tarîxa Kurdan kitêbeke pir hêja
Baran Zeydanlıoğlu 11 roj berê, di 5ê mehê da kitêba xwe ” Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ” ji min ra...
Bitlis’te Kitap Tanıtımı, İmza ve Söyleşi Günü Düzenlendi
Yeni çıkan ‘Seyyahların anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi’ adlı kitabın ilk tanıtım ve imza günü Bitlis’te gerçekleşti. Bitlis Düşünce ve Akademik...
Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
Prenses Tamta – Ahlat’ın Kürd – Ermeni – Gürcü Melikesi
18 Mayıs 2019 tarihinde Tel Aviv’de gerçekleşen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Tamta adlı bayan bir şarkıcı temsil etti. Bu...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ