Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,88 / Satış: 5,90
€ EURO → Alış: 6,52 / Satış: 6,55

1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali

1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
  • 12.09.2018

Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds and Kurdistan’ adlı kitabının 72-74. sayfalarının çevirisidir.

 

 

 

 

 

 

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali

Bölgedeki tekke ve medreselerin şeyhleri, Osmanlı’nın 1912-13 savaşındaki mağlubiyetini Jön Türklerin tanrıtanımazlığına ve Mason oluşlarına bağlarken, tekke ve medreselerde de ’Kürdler için Kürdistan’ söylentileri dolaşıyordu.

Ülkenin doğu bölgelerindeki Türk makamları yeni kaynaklar ve batıdaki eriyen ordularına takviye güç oluşturmak için, hem parasal hemde askeri taze destek bulmak ümidi ile eski defterleri karıştırıyorlardı. Bu makamlardan biri olan Bitlis valiliğinde de, 1913’ün baharında biraz Fransızca’sı da olan tipik bir İstanbul Türk’ü bulunmaktaydı. Vali yaptığı araştırmada, Hizanlı Kürd şeyhi ve ailesinin son yirmi senede bir kuruş vergi vermediğini ve aşiretinin yüzlerce kişilik askeri bir gücü olduğu halde, devlete asker de göndermediğini keşf eder.

 

Bu Hizan şeyhine nazikçe bir selam ile birlikte, devlete olan geçikmiş vergilerini hatırlatarak, ordu için de kaç tane adamının askere alınması gerektiğini iletir. Bitlis valisinin bu nazik mesajına karşılık, Şeyh Seyyid Ali de aynı üslup ve nezaketle, dede ve ataları gibi kendisinin de çok büyük bir bölgeye hitab eden ve sorumlusu olduğu bir tekkenin de dini bir lideri olduğunu hatırlatarak; her yıl binlerce fakir, zengin, hacı, derviş, kimsesiz, çaresiz, yardıma muhtaç, gezgin ve tüccarların kendisine ziyarete geldiklerini ve onlara tüm yeme içme konaklama ve yardım konusunda tekkesi tarafından ücretsiz hizmet verdiklerini ve bu nedenlerden ötürü de, kendisinin vergi muafiyeti olduğunu ve çevresindekilerin de bu dini hizmetleri temin ettiklerinden gerekli olduklarını valiye iletir. Şeyh Seyyid Ali üstelik bu cevabına düşüncesizce birde , Sultan II. Abdülhamid’in tahtının selameti için, bu tür talepler ile kendilerine gelmediğini de ekler. Şeyhin bu cevabı Jön Türk olan valiyi çileden çıkarmaya yeter.

Bitlis valisi hemen emrindeki büyük bir jandarma birliğine Şeyh Seyyid Ali’nin sürülerine el konulması talimatını verir. Diyarbekir’den Van’a kadar hemen hemen tüm Kürdler ve Müslümanlar Şeyh Seyyid Ali’ye büyük saygı duyup fikirlerine de sempati ile yaklaştıkları gibi, bazıları için o bir evliya konumunda bulunuyordu. Kendisine yakın kaynaklardan Bitlis valisinin gerçek niyeti ve planının haberini alan Şeyh, hemen yedi yüz cesur, çevik ve gözü kara savaşçı adamını bir araya getirtip, onları silahlandırarak Bitlis şehrini  ele geçirip yönetimde bulunan o tanrıtanımaz ‘Rumileri’* dışarı atmak için yola çıkar.

* Rumi (Romi-Romê) ismi, Marmara ve Küçük Asya’dan olan istilacı, işgalci veya o taraftan gelen her bir kişi için kullanılan bir tabirdi. Genel olarak bu sınır, Samsun – Sivas – Kilikya boylamının batısında kalan kısım için geçerliydi ve Romalılar, Bizanslılar ve hatta Türkler de dahil hepsi, hiçbir fark gözetmeden, Tanrıtanımaz anlamında Rumi olarak adlandırılırlardı.

Şeyhi ve adamlarını durdurup yakalamakla görevli jandarma birliği ile yolda karşılaşan Şeyh Seyyid Ali, tek bir kurşun sıkmadan jandarmanın kenara çekilmesi ile yoluna devam eder. Çünkü jandarmayı oluşturan askerlerin büyük çoğunluğu Kürdlerden oluşuyordu ve Kürdler de kendi şeyhlerine ateş etmezdi. Temmuz 1913’te Bitlis’e giren Şeyh Seyyid Ali ve silahlı güçleri şehri ve civarını ele geçirir. Bütün Türk resmi makamları, ki buna eğitimli vali de dahil, Şeyh ve adamları gelmeden önce şehirden kaçarlar.

Aynen prens Bedirhan, Şeyh Ubeydullah ve diğer önceki Kürd liderleri gibi, Hizan Şeyhi Seyyid Ali de detaylı ve iyi-gerekçeli bir açıklama ile tüm Ermeni, Asuri ve Keldanilere çağrıda bulunur: ’Bu Rumiler’den kurtulmak için, sizler de destek verin bize!’ diye. Ancak Kürd şeyhin bu çağrısı ne yazık ki çok vakitsiz bir döneme denk gelir. Türkiye’nin Asya tarafındaki kısmında 1908’den beri bir kalkınma havasının belirdiğini ve bu gelişmelerden ülkenin ve ülkedeki herkesin faydalanacağını öne süren Ermeniler; ülkenin doğusu olan Ermenistan ve Kürdistan bölgelerinde huzur ve sükunetin olmasını ve ayrıca ilerleme gösteren Jön Türk hükümetine, ülkenin iç kısımlarında vuku bulan zorlukların üstesinden gelebilmesi için de destek verilmesi gerektiğini açıklarlar. Buna ek olarak da; Jön Türk hükümetinin 1909 yılında Klikya’da onbinlerce Ermeni’yi katlettiği ve gelişmekte olan o bölgeyi kül yığınına çevirdiğinin bir hakikat olduğunu, ancak Kürdler ve Ermenilerin Osmanlı’nın bir parçası olduklarından, zamanla en sonunda gerçekleşecek olan bu ekonomik ve siyasi kalkınmalardan paylarını alacaklarını dile getirirler.

Hizanlı Kürd Şeyh Seyyid Ali’nin Bitlis’teki hakimiyeti bir hafta ancak sürer, çünkü Türkler Diyarbekir ve Muş’dan takviye askeri birlikler Bitlis’e getirirler. Şeyh ve ordu birlikleri arasında bir kaç gün süren çetin çatışmalar sonucunda, Şeyhin birlikleri dağılırken, Şeyh Seyyid Ali ve onun bir kaç adamı (teğmenleri), şehir merkezinde bulunan Rus konsolosluğuna iltica talebi ile sığınırlar. Aradan geçen bir kaç haftadan sonra dağlara kaçmaya çalışan Şeyh ve dört yakın komutanı yakalanıp, Bitlis’teki meydanda asılarak halka açık bir şekilde idam edilirler.

 

Kaynak: Arshak Safrastian – Kurds ve Kurdistan

Londra, The Harvill Press Ltd. 1948

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

Bitlisname kaynak gösterilmeden yayınlanamaz

Etiketler: / / / / /

Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
Osmanlı’da – Bitlis Kürd Beyliği’nde Kölelik ve Köle Pazarları
Köleliğin çok eski çağlardan beri var olduğu ve hemen hemen tüm kıtalarda 1800’lerin ortalarına kadar da yer aldığı bilinen bir...
BİTLİS SANA HASRET WILLIAM SAROYAN
William Saroyan ünlü bir Amerikalı Ermeni yazar. Hem Oscar’ı, hem Pulitzer’i olan tek adam. Kendini Bitlisli ve Amerikalı olarak görüyor....
Bitlis’te de lewendî ile dolaşılırdı
Her bir coğrafyanın, milletin ve toplumun kendine göre giyim kuşamları vardır. Bölgeden bölgeye değişiklik gösterdikleri gibi şehirler arası da bu...
Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma
Yakın dönem tarih ve savaş kahramanları anlatımlarında Kara Fatma adı ile karşımıza çıkan bir çok kadın bulunmaktadır. Değişik bölge, mıntıka...
ALÎŞÊR’İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME – Malmîsanij
Koçgirili Alişêr’in iki mektubu, Vate dergisinin 59. sayısında (Zimistan 2019) yayımlanmıştı. Oradaki metinlerin Osmanlıca olan asıllarını okuyunca transkripsiyonda bazı yanlışlar,...
Bitlis’in son beş yüzyıldaki nüfusu ve sakinleri. Kürdler, Ermeniler ve diğerleri
Binlerce yıllık tarihi bir yerleşim yeri olan kadim şehir Bitlis’in nüfusuna ve orada yaşamış kavimlere dair pek çok anlatım vardır....
Li ser Betlîsê û tarîxa Kurdan kitêbeke pir hêja
Baran Zeydanlıoğlu 11 roj berê, di 5ê mehê da kitêba xwe ” Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ” ji min ra...
Bitlis’te Kitap Tanıtımı, İmza ve Söyleşi Günü Düzenlendi
Yeni çıkan ‘Seyyahların anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi’ adlı kitabın ilk tanıtım ve imza günü Bitlis’te gerçekleşti. Bitlis Düşünce ve Akademik...
Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
Prenses Tamta – Ahlat’ın Kürd – Ermeni – Gürcü Melikesi
18 Mayıs 2019 tarihinde Tel Aviv’de gerçekleşen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Tamta adlı bayan bir şarkıcı temsil etti. Bu...
Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ