Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,36 / Satış: 6,38
€ EURO → Alış: 7,43 / Satış: 7,46

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
  • 16.09.2018
  • 2.301 kez okundu

Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve sonrasında Bitlis’e ulaştı?. Bitlis’teki tütün yetiştiriciliğine ne oldu?

 

 

 

 

 

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

İspanya kralının yardımı ile Hindistan’a denizden ulaşmak için yola çıkan İtalyan Kristof Kolomb, batıya giderek Karayipler’deki şimdiki adıyla bilinen Tobago adasına 1492 yılında tesadüfen gelir. Adaya çıkan Kolomb ve mürettebatına, adanın yerli halkı tarafından kurutulmuş halde ’tobago’ diye adlandırdıkları bitki yaprakları hediye olarak sunulur. Adanın ismini bilmeyen Kolomb, kendisine sunulan tobago bitkisinden dolayı adaya TOBAGO adını verir. Kolomb’a sunulan ve bu ’Yeni Dünya’ya ait olan bitki, biz ’Eski Dünya’ ahalisinin daha sonra tütün diye adlandıracağımız ve müptelası olacağımız bitkidir.

 

Tütün bitkisinin ilk olarak Avrupa kıtasına ulaşma tarihi ise 1559 senesinde, İspanyol kral II. Filip’in emri ile getirilir ve Toledo şehri kırsalında ekimi yapılır. Artık İspanya üzerinden tütün bitkisinin ünü yayılmaya başlar. İspanyol, İngiliz ve Venedikli tüccarlar tarafından tüm Avrupa’ya yayılan ve satılan tütün bitkisi ve yaprakları, o zaman Osmanlı idaresi altındaki, şimdiki Makedonya ve Trakya bölgesine 1500’lü yılların sonunda ulaşır, ki akabinde Ege Bölgesin’de ilk ekim gerçekleşir. Şifalı bir bitki olarak da o sağlıkta kullanılan bu bitkiye ilk önceleri, ’tabağa’ adı verilirken sonrasında ’duhan’ ve daha sonrasında da ’tüttürme’den dolayı tütün adı verilir.

 

1600’lerin ilk çeyreğinde tütüne Osmanlı padişahları tarafından yasaklar getirilir. Bunların nedenleri arasında ekonomik, siyasi, sağlıksal, tarımsal ve sosyolojik nedenler mevcuttur. Hatta 1633’teki Büyük İstanbul Yangını’na da tütün kullanımının neden olduğu belirtilmiş ve ahalinin tütün kullanımından dolayı kahvehanelerde boş zaman geçirerek tembelleşerek üretken olmamaları ayrıca gerekçe gösterilerek, IV. Murad tarafından tütün yasaklanır. Ancak yasaklamalar etkili olmadığı gibi hem üretimi hemde tüketimini kontrol altına almak üzere, Osmanlı idaresi fetva çıkartırıp 1680’lerde de statüsüne resmiyet kazandırır.

 

Bitlis ve Muş başta olmak üzere Siirt ve güneyine tütünün gelişi 1690’lardır ki, 1700’lerin ilk çeyreğinde Kürd Beyliği idaresinde olan Bitlis ve Muş da dahil olmak üzere, bir çok şehirde Tütün Gümrükleri oluşturulur, tüm Osmanlı sınırları üçerisinde tütün ekimi ve işlemesi ile uğraşan kişi sayısı ise 1800’lerin ortalarında 150 bin kişiye ulaşır.

 

Artık hem tütün yetiştiriciliği hemde tüketimi çok yaygınlaşır. Geleneksel çarşı pazarlarda tütün ve tütün mamülleri, aksesuarları satışı ve kullanımı da gözle görülebilir bir halde günlük yaşamın bir parçası haline gelir. Bitlis çarşısı da dahil, ticaretin kalbinin attığı yerleşim yerlerinde tütün, satılan ve satınalınan ilk mallar listesinde yerini alır. Halep’ten, Şam’dan, Erzurum’dan Tebriz’den gelip Bitlis’e uğrayan kervanlar her sene yüzlerce ton tütünü değişik pazar ve çarşılara taşırlar. Bitlis tütününe olan talep ve bu ürünün ünü, 1800’lere gelinildiğinde, artık hem batıda hemde doğuda çok yüksek bir mertebededir.

Bitlis tütününün Bitlis ahalisi tarafından kullanımı da, 1700’lerin oratalarında gelinildiğinde artık kültürün ayrılmaz bir parçası durumuna gelmiştir, ki Bitlis çarşısı zanaatkarları ürettikleri qelun (ince uzun Kürd piposu), gümüş tütünlükler ve diğer aksesuarlar ile namn yaparlar. Şehrin çarşısında onlarca kahvehanede mokka, şerbet ve kahvenin yanında, tütün ve qelun servisi de yapılması sıradan bir hizmet olarak yerini alır. 1838 yılında Bitlis’e uğrayan Amerikalı misyoner rahip Southgate anılarında şöyle bahseder:

’Şehrin hükümdarı olan Kürd Beyi’ni şehrin girişindeki handa buldum. Bey’in üzerinde boydan boya beyaz renkte bir kıyafet ve başında da onlarca rengarenk şalın sarılması ile oluşturulmuş bir sarık vardı. Sağlıklı, temiz ve düzgün bir yüze sahip olan bu genç Kürd Beyi beni oldukça sıcak bir şekilde karşılayarak oturmam için yanındaki bir köşeyi işaret etti.

 Bey, klasik sorular olan ’nerelisin, hangi şehirdensin, ne yapıyorsun’ gibi soruları sorarken, Bey’in adamları da hemen kahve ve qelun (Kürd piposu) getirdiler bizlere.’(Bkz. Bitlisname)

 

Osmanlı idaresi tarafından alınan bir karar ile 1862 senesinde ’İnhisar Kurumu’ yani ’Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş’ olan eski ’TEKEL’ kurulur. Daha sonra Tütün Rejisi’ne devrolan bu kuruluş, 1925’te de millileşir.

Osmanlı idaresi, 1874 yılında yayımladığı ’Duhan (Tütün) Resmi Hakkında Nizamname ile tütün fiyatı tespitini çiftçi ve tüccarın inisiyatifine bırakır.

 

Düyun-u Umumiye adına Osmanlı kentlerinin ekonomik, sosyal ve kültürel envanter çalışmalarını yapmakla görevlendirilen Fransız yazar ve araştırmacı Vital Cuinet, 1889 yılında yaptığı araştırmada Bitlis Vilayetindeki tütün üretimi için şöyle yazmıştır:

 

’Bitlis ve Muş sancaklarında tütün yetiştiriciliği çok yaygındır. 1889 yılında Muş’ta 1050 tütün tarlası 1350 dönüm üzerinden, resmi kayıtlara göre, 100.000 kilogram toplam ürün vermiş. Bölgedeki güvenilir üreticilerin kaynaklarından öğrendiğimize göre, belirtilen bu resmi verilerin gerçekte ikiye katlanarak okunması gerektiğiymiş.

Her nekadar tütün ekimi ve yetiştiriciliği çok hatalı ve düşük verimle yapılıyor olsa da ve yerel ahali tütün kalitesi ve tadından pek anlamasa da, son dönemde geliştirilen ve uygulanan yöntemlerle daha kaliteli tütün yetiştirilmeye başlandığı gözlenmekte’.

Cuinet sadece Mutki ve Hizan’ın 1889 yılında 130 bin kg tütün yetiştirdiklerini aynı raporunda belirtir.

 

1920’lerin sonuna doğru artık Türkiye Cumhuriyeti devleti tütün üretimi ve satışını kontrol altına almak için kurumlar ve şirketler kurmuş ve reklam ve kampanyalarla üretilen tütünü Avrupa’ya ve dünyanın diğer yerlerine pazarlamaya reklamları ile başlamıştır. Tütün ve sigara reklamlarında yer alanlardan biri de Bitlisli Kürd Zaro Ağa’dıri ki 160 sene yaşadığı belirtilen bu yaşlı Bitlisli’yi Türk, Macar ve İngiliz tütün ve sigara şirketleri reklamlarında kullanmışlardır.

 

 

Bitlis ve civarından tütün temin eden bir İngiliz şirketi olan Major Daykin Tobacco da, her sene geleneksel olarak ürettiği kibrit kutusu yüzü görselinde, Kürd kızlarına yer vermiştir.

1940 yılında üretime giren Bitlis’in ilk sigara fabrikası onbinlerce kişinin geçim kaynağı olan tütün yetiştiriciliği için de büyük bir adım olur. Bitlis tütününün varolan bölgesel ünü, artık bölgeler arası ve hatta yabancı şirketler aracılığı ile ihraç edildiğinden, uluslararası bir üne kavuşur. Dünyaca ünlü Camel sigara markası da çok iyi bir kaliteye sahip olan Bitlis tütününü dünya pazarlarına ’Turkish Tobacco’ ibaresi ile pazarlar. Avrupa’nın tükettiği tütütünün %90’ı Türkiye’den temin edilirken, bu oranın en büyük yüzdesini Bitlis ve civarı tütün sağlar.

Bitlis Sigara Fabrikası, 1970’ler

 

1983’te açılan ikinci fabrika ile artık bölgede 100 binin üzerinde insan tütün ve tütün mamulleri odaklı bir gelir kaynağına sahip olurlar. 1983 yılında sigara sektöründe ilk kez TEKEL haricinde, hisselerinin çoğunluğu Rothmans Şirketi’ne azınlık hisseleri ise Bitlis’teki girişimcilere ait olan ve üreteceği sigaraları ihraç etmesi şartıyla “Bitlis Entegre Sanayi AŞ-BEST”  kurulur. 1988 yılında ise TEKEL %25 hisse ile bu kuruluşa ortak edilir ve BEST tarafından üretilen sigaraların yurt içinde pazarlanmasına izin verilir.

 

Ancak bu fabrikaların varlıkları uzun sürmez ve ilk etapta Bitlis Sigara Fabrikası daha sonrasında da TEKEL (2010) ardı ardına kapatılır ve 600 işçi içsiz kalarak Bitlis’ten göç etmek zorunda kalan insanlar olur. Fabrikaların kapanması ile birlikte 30 binin üzerindeki tütün çiftçisi de büyük bir ekonomik darbeye maruz kalır. Bitlis’in ünlü sigara markalarının üretimleri durdurulup fabrikalarının da kapatıldığı gibi, tütün üreticilerine de önce kota sonra da sözleşme getirilip tek alıcıları yabancı (Amerikan) şirketleri bırakılır. Onlar da zamanla Bitlis tütününe gereken ilgiyi göstermediklerinden, tütün üreticiliği büyük bir çöküş yaşar ve hatta artık üreticiler tütün yerine başka tarım ürünleri ekmeye başlarlar.

 

Bir zamanlar Bitlis ve civarındaki en büyük tarımsal geçim kaynağı olan tütün yetiştiriciliği, artık günümüzde bütünüyle sona ermek ile yüzyüze.

 

Baran Zeydanlıoğlu, 16 Eylül 2018

 

Kaynaklar:

’The history of tobacco’

Tarih Haber – Tarihi Peçevi

’19. Yüzyıl ikinci Yarısında Bitlis ve Tütün, C. Yapıştıran

’Tekel’in Özelleştirilmesinin Düşündürdükleri, A. Atalık, Bağımsız Dergisi

’Bitlis Vilayet Raporu, 1892, V. Cuinet

Sara Distribution arşivi

Etiketler: / /

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve...
Tarihimizden Bir Portre: Mela Selim Efendi
Hizan şeyhlerinden biri olan Mela Selim Efendi***, yaşadığı döneme göre oldukça bilgili ve gelişkin biri olduğundan Hizan şeyhi Sebgetullah Hizanî’nin...
1913’ün Bitlis valisi ve Hizanlı Şeyh Seyyid Ali
Bu anlatım, 1908-9 yılları arası, Bitlis ve Van’da Britanya Konsolos Yardımcısı olarak görev yapmış Arshak Safrastian’ın, 1948 yılında yayımladığı ‘Kurds...
Bîblîyografyaya Kirmanckî [Zazakî]  1963-2017 weşanîyaye
  Bîblîyografyaya Kirmanckî I1963-2017I ke hetê Mutlu Canî ra sey xebata tezê masterî amebî amadekerdiş, hetê weşanxaneyê Vateyî ra...
“ZAZA” ADININ KAYNAĞI HAKKINDA BİRKAÇ NOT
Bir Kürt toplumsal grubu olan Zazalarla ilgili yazılan yazıların kimisinde sırf mülahaza olsun diye neredeyse içinde “z” harfinin geçtiği her...
Ahlat’ın 1046’daki Kürd hükümdarı ve Nasır-i Hüsrev’in Bitlis ziyareti
İran ve İslam dünyası edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olan Nasır-i Hüsrev, 1045 yılında çıktığı yedi yıllık seyahati sırasında...
“ŞÊX EVDIREHÎM ASLA TESLİM OLMAZ!”
  Ben 1929 yılının onbirinci ayında, Pali’nın (Palu’nun) Xoşmat köyünde doğmuşum. Xoşmat, esasen eski bir Ermeni köyüdür. Orada çok arazi...
Bitlis kralının başının kesilmesi ve Prenses Gülşenraz
Üzerinde Fransızca olarak ’bakın Bitlis kralının başını kesip bu sepet içerisinde size getirdim’ yazısı olan bu gravür için, daha önceki...
Bitlis nire Albanya nire?
1911 28 Eylülünde İtalyan-Osmanlı harbi başladı, 1912 8 Ekiminde küçük Karadağ krallığının Osmanlı devletine savaş ilan etmesiyle sona erdi. Bir...
Kızıl Meydan’ın sosyalist dengbeji: Sûsika Simo
Ayağındaki prangaları kopardı, sesini tüm Sovyet ülkesine duyurdu, Lenin’e yazdığı kılamlarla anıldı. İyi ki vardı, iyi ki yaşadı…   Elvan...
Tavernier 1660’larda Bitlis ve Tatvan’dan geçerken
‘Bitlis beyi ülkenin en güçlüsü. Diğer beyler ya Osmanlı Padişahı’na yada İran Şahı’na bağlı olup biat ederken, Bitlis Beyi kimseye biat...
Kayıp Kürt kolonileri – Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin ve Yemen Kürtleri
      Kayıp Kürt kolonileri Ortadoğu’daki Arap devletlerinde yaşayan Kürtler’in tarihi, yayılmanın efsanevi Kürt Sultan Selahaddin Eyyubi döneminde başladığını...
27 Temmuz 1655, Bitlis şehrine saldırı ve Abdal Han
‘Bitlis Kalesi’nin Osmanlı ile ne alakası ola. Bu kale Osmanlı kalesi olsa içinde Osmanlı kulu olurdu. Biz Osmanoğlu’nun kulu değil,...
Cuinet’in 1889 tarihli Bitlis Vilayeti raporu
Bu çeviri, Fransız araştırmacı yazar Vital Cuinet’in 1889 yılında Bitlis Vilayeti hakkında tuttuğu Fransızca raporun Türkçe’ye çevirisidir. Cuinet’in 1894 yılında yayımladığı...
Hırvatların Kürtlüğü üzerine
    ABDULMELİK Ş. BEKİR Hırvatların köken olarak Kürt olduğuna dair bir söylentinin zaman zaman gündeme geldiği oluyor. Halkların kökenine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ