Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,52 / Satış: 8,55
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?

Bitlis’e tütün ne zaman geldi?
  • 16.09.2018

Tütün denince akla hep Bitlis tütünü ve sigarası gelir. Peki tütün köken olarak hangi coğrafyaya aitti? Kaçıncı yüzyılda Osmanlı’ya ve sonrasında Bitlis’e ulaştı?. Bitlis’teki tütün yetiştiriciliğine ne oldu?

 

 

 

 

 

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

İspanya kralının yardımı ile Hindistan’a denizden ulaşmak için yola çıkan İtalyan Kristof Kolomb, batıya giderek Karayipler’deki şimdiki adıyla bilinen Tobago adasına 1492 yılında tesadüfen gelir. Adaya çıkan Kolomb ve mürettebatına, adanın yerli halkı tarafından kurutulmuş halde ’tobago’ diye adlandırdıkları bitki yaprakları hediye olarak sunulur. Adanın ismini bilmeyen Kolomb, kendisine sunulan tobago bitkisinden dolayı adaya TOBAGO adını verir. Kolomb’a sunulan ve bu ’Yeni Dünya’ya ait olan bitki, biz ’Eski Dünya’ ahalisinin daha sonra tütün diye adlandıracağımız ve müptelası olacağımız bitkidir.

 

Tütün bitkisinin ilk olarak Avrupa kıtasına ulaşma tarihi ise 1559 senesinde, İspanyol kral II. Filip’in emri ile getirilir ve Toledo şehri kırsalında ekimi yapılır. Artık İspanya üzerinden tütün bitkisinin ünü yayılmaya başlar. İspanyol, İngiliz ve Venedikli tüccarlar tarafından tüm Avrupa’ya yayılan ve satılan tütün bitkisi ve yaprakları, o zaman Osmanlı idaresi altındaki, şimdiki Makedonya ve Trakya bölgesine 1500’lü yılların sonunda ulaşır, ki akabinde Ege Bölgesin’de ilk ekim gerçekleşir. Şifalı bir bitki olarak da o sağlıkta kullanılan bu bitkiye ilk önceleri, ’tabağa’ adı verilirken sonrasında ’duhan’ ve daha sonrasında da ’tüttürme’den dolayı tütün adı verilir.

 

1600’lerin ilk çeyreğinde tütüne Osmanlı padişahları tarafından yasaklar getirilir. Bunların nedenleri arasında ekonomik, siyasi, sağlıksal, tarımsal ve sosyolojik nedenler mevcuttur. Hatta 1633’teki Büyük İstanbul Yangını’na da tütün kullanımının neden olduğu belirtilmiş ve ahalinin tütün kullanımından dolayı kahvehanelerde boş zaman geçirerek tembelleşerek üretken olmamaları ayrıca gerekçe gösterilerek, IV. Murad tarafından tütün yasaklanır. Ancak yasaklamalar etkili olmadığı gibi hem üretimi hemde tüketimini kontrol altına almak üzere, Osmanlı idaresi fetva çıkartırıp 1680’lerde de statüsüne resmiyet kazandırır.

 

Bitlis ve Muş başta olmak üzere Siirt ve güneyine tütünün gelişi 1690’lardır ki, 1700’lerin ilk çeyreğinde Kürd Beyliği idaresinde olan Bitlis ve Muş da dahil olmak üzere, bir çok şehirde Tütün Gümrükleri oluşturulur, tüm Osmanlı sınırları üçerisinde tütün ekimi ve işlemesi ile uğraşan kişi sayısı ise 1800’lerin ortalarında 150 bin kişiye ulaşır.

 

Artık hem tütün yetiştiriciliği hemde tüketimi çok yaygınlaşır. Geleneksel çarşı pazarlarda tütün ve tütün mamülleri, aksesuarları satışı ve kullanımı da gözle görülebilir bir halde günlük yaşamın bir parçası haline gelir. Bitlis çarşısı da dahil, ticaretin kalbinin attığı yerleşim yerlerinde tütün, satılan ve satınalınan ilk mallar listesinde yerini alır. Halep’ten, Şam’dan, Erzurum’dan Tebriz’den gelip Bitlis’e uğrayan kervanlar her sene yüzlerce ton tütünü değişik pazar ve çarşılara taşırlar. Bitlis tütününe olan talep ve bu ürünün ünü, 1800’lere gelinildiğinde, artık hem batıda hemde doğuda çok yüksek bir mertebededir.

Bitlis tütününün Bitlis ahalisi tarafından kullanımı da, 1700’lerin oratalarında gelinildiğinde artık kültürün ayrılmaz bir parçası durumuna gelmiştir, ki Bitlis çarşısı zanaatkarları ürettikleri qelun (ince uzun Kürd piposu), gümüş tütünlükler ve diğer aksesuarlar ile namn yaparlar. Şehrin çarşısında onlarca kahvehanede mokka, şerbet ve kahvenin yanında, tütün ve qelun servisi de yapılması sıradan bir hizmet olarak yerini alır. 1838 yılında Bitlis’e uğrayan Amerikalı misyoner rahip Southgate anılarında şöyle bahseder:

’Şehrin hükümdarı olan Kürd Beyi’ni şehrin girişindeki handa buldum. Bey’in üzerinde boydan boya beyaz renkte bir kıyafet ve başında da onlarca rengarenk şalın sarılması ile oluşturulmuş bir sarık vardı. Sağlıklı, temiz ve düzgün bir yüze sahip olan bu genç Kürd Beyi beni oldukça sıcak bir şekilde karşılayarak oturmam için yanındaki bir köşeyi işaret etti.

 Bey, klasik sorular olan ’nerelisin, hangi şehirdensin, ne yapıyorsun’ gibi soruları sorarken, Bey’in adamları da hemen kahve ve qelun (Kürd piposu) getirdiler bizlere.’(Bkz. Bitlisname)

 

Osmanlı idaresi tarafından alınan bir karar ile 1862 senesinde ’İnhisar Kurumu’ yani ’Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş’ olan eski ’TEKEL’ kurulur. Daha sonra Tütün Rejisi’ne devrolan bu kuruluş, 1925’te de millileşir.

Osmanlı idaresi, 1874 yılında yayımladığı ’Duhan (Tütün) Resmi Hakkında Nizamname ile tütün fiyatı tespitini çiftçi ve tüccarın inisiyatifine bırakır.

 

Düyun-u Umumiye adına Osmanlı kentlerinin ekonomik, sosyal ve kültürel envanter çalışmalarını yapmakla görevlendirilen Fransız yazar ve araştırmacı Vital Cuinet, 1889 yılında yaptığı araştırmada Bitlis Vilayetindeki tütün üretimi için şöyle yazmıştır:

 

’Bitlis ve Muş sancaklarında tütün yetiştiriciliği çok yaygındır. 1889 yılında Muş’ta 1050 tütün tarlası 1350 dönüm üzerinden, resmi kayıtlara göre, 100.000 kilogram toplam ürün vermiş. Bölgedeki güvenilir üreticilerin kaynaklarından öğrendiğimize göre, belirtilen bu resmi verilerin gerçekte ikiye katlanarak okunması gerektiğiymiş.

Her ne kadar tütün ekimi ve yetiştiriciliği çok hatalı ve düşük verimle yapılıyor olsa da ve yerel ahali tütün kalitesi ve tadından pek anlamasa da, son dönemde geliştirilen ve uygulanan yöntemlerle daha kaliteli tütün yetiştirilmeye başlandığı gözlenmekte’.

Cuinet sadece Mutki ve Hizan’ın 1889 yılında 130 bin kg tütün yetiştirdiklerini aynı raporunda belirtir.

 

1920’lerin sonuna doğru artık Türkiye Cumhuriyeti devleti tütün üretimi ve satışını kontrol altına almak için kurumlar ve şirketler kurarak; reklam ve kampanyalarla üretilen tütünü Avrupa’ya ve dünyanın diğer yerlerine pazarlamaya başlamıştır. Tütün ve sigara reklamlarında yer alanlardan biri de Bitlis Mutkili Kürd Zaro Ağa’dır, ki 160 sene yaşadığı belirtilen bu yaşlı Bitlisliyi; Türk, Macar ve İngiliz tütün ve sigara şirketleri reklamlarında kullanmışlardır.

 

 

Bitlis ve civarından tütün temin eden bir İngiliz şirketi olan Major Drapkin Tobacco da, her sene geleneksel olarak ürettiği kibrit kutusu yüzü görselinde, Kürd kızlarına yer vermiştir.

1940 yılında üretime giren Bitlis’in ilk sigara fabrikası onbinlerce kişinin geçim kaynağı olan tütün yetiştiriciliği için de büyük bir adım olur. Bitlis tütününün varolan bölgesel ünü, artık bölgeler arası ve hatta yabancı şirketler aracılığı ile ihraç edildiğinden, uluslararası bir üne kavuşur. Dünyaca ünlü Camel sigara markası da çok iyi bir kaliteye sahip olan Bitlis tütününü dünya pazarlarına ’Turkish Tobacco’ ibaresi ile pazarlar. Avrupa’nın tükettiği tütütünün %90’ı Türkiye’den temin edilirken, bu oranın en büyük yüzdesini Bitlis ve civarı tütün sağlar.

Bitlis Sigara Fabrikası, 1970’ler

 

1983’te açılan ikinci fabrika ile artık bölgede 100 binin üzerinde insan tütün ve tütün mamulleri odaklı bir gelir kaynağına sahip olurlar. 1983 yılında sigara sektöründe ilk kez TEKEL haricinde, hisselerinin çoğunluğu Rothmans Şirketi’ne azınlık hisseleri ise Bitlis’teki girişimcilere ait olan ve üreteceği sigaraları ihraç etmesi şartıyla “Bitlis Entegre Sanayi AŞ-BEST”  kurulur. 1988 yılında ise TEKEL %25 hisse ile bu kuruluşa ortak edilir ve BEST tarafından üretilen sigaraların yurt içinde pazarlanmasına izin verilir.

 

Ancak bu fabrikaların varlıkları uzun sürmez ve ilk etapta Bitlis Sigara Fabrikası daha sonrasında da TEKEL (2010) ardı ardına kapatılır ve 600 işçi içsiz kalarak Bitlis’ten göç etmek zorunda kalan insanlar olur. Fabrikaların kapanması ile birlikte 30 binin üzerindeki tütün çiftçisi de büyük bir ekonomik darbeye maruz kalır. Bitlis’in ünlü sigara markalarının üretimleri durdurulup fabrikalarının da kapatıldığı gibi, tütün üreticilerine de önce kota sonra da sözleşme getirilip tek alıcıları yabancı (Amerikan) şirketleri bırakılır. Onlar da zamanla Bitlis tütününe gereken ilgiyi göstermediklerinden, tütün üreticiliği büyük bir çöküş yaşar ve hatta artık üreticiler tütün yerine başka tarım ürünleri ekmeye başlarlar.

 

Bir zamanlar Bitlis ve civarındaki en büyük tarımsal geçim kaynağı olan tütün yetiştiriciliği, artık günümüzde bütünüyle sona ermek ile yüzyüze.

 

Baran Zeydanlıoğlu, 16 Eylül 2018

 

Kaynaklar:

’The history of tobacco’

Tarih Haber – Tarihi Peçevi

’19. Yüzyıl ikinci Yarısında Bitlis ve Tütün, C. Yapıştıran

’Tekel’in Özelleştirilmesinin Düşündürdükleri, A. Atalık, Bağımsız Dergisi

’Bitlis Vilayet Raporu, 1892, V. Cuinet

Sara Distribution arşivi

Etiketler: / /

İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ