Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,54 / Satış: 8,57
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

Bitlis Rojkili Mir Şemseddin ve Karakoyunlu Kara Yusuf

Bitlis Rojkili Mir Şemseddin ve Karakoyunlu Kara Yusuf
  • 23.09.2018

 

 

 

 

 

Bitlis Rojkili Kürd hükümdar Mir Şemseddin

ve

Karakoyunlu Türkmen hükümdar Kara Yusuf

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

1355 Erciş doğumlu Karakoyunluların hükümdarı Türkmen Kara Yusuf (En Noyan ul-azam Cemal ud-din Yusuf Bahadır), Bağdat – Şam – Kahire civarında; Çağataylara karşı ve Memlüklülerle yaptığı savaşlar ve mağlubiyetler sonrası, Diyarbekir üzeri Bitlis’e gelip sığınır. O zaman Bitlis’te hükümdar olan Rojkili Kürd Mir Şemseddin’dir. Mir Şemseddin Kara Yusuf’a büyük ilgi, alaka ve saygı göstererek, tekrar toparlanması için destek verir. Kara Yusuf’un Trabzon’un Rum hükümdarı III. Manuel’in kızı ile evliliğinden olan bir kızı ile, Bitlis hükümdarı Mir Şemseddin evlenir ve böylece Kara Yusuf’un damadı da olur.

 

Bitlis Kürd hükümdarının askeri desteğiyle birlikte, Azerbaycan’daki Moğol (Türkü) Timurlenk’in oğluna karşı 1407’de bir sefer düzenleyen Kara Yusuf, o toprakların tümünü ele geçirir.

 

Bölgede büyük bir saltanat kuran Türkmen Kara Yusuf, kendisine Bitlis Kürd Beyliği tarafından verilen bu çok kıymetli destekten ötürü bir ‘Emirname’ yayımlayarak, hem teşekkürünü, hem de takdirini dile getirerek, Mir Şemseddin’in idaresindeki toprak ve mülkiyete de atıfta bulunur:

 

‘ Aziz çocuklarım, aşiret, fırka, binler ve yüzler beyleri, komutanlar, hükümdarlar, görevliler, meslek ve zanaat adamları, diğer halk, ileri gelenler ve Kürdistan’ın bütün hükümdarları; Bedlis, Ahlat, Muş, Hınıs ve buralara bağlı olan yerlerin soyluları, tanınmışları, ünlüleri ve sakinleri!.

Hepiniz biliniz ki, en aziz, en akıllı, en saygıdeğer, beylik ve adalet sahibi hazretleri, en büyük emir Mir Şemseddin’in – yüce Allah onun devletinin zaferini ve ikbalini kıyamet gününe kadar korusun – gösterdiği mükemmel bağlılık ve birlik, sonsuz yetenek ve fedakarlık nedeniyle, onun üzerine nimetlerimizi yağdırmamız, onu yüce ilgimizin kapsamı içine almamız ve onu düşmanlarından üstün kılmamız………

Bu emirname, yüce ve kutlu Sultanlık imzasıyla imzalanıp süslenmiş olduğu için, ona güvenmek ve uyarınca hareket etmek gereklidir. 1418 senesinin Rebiyülevvel ayının 10’unda yazılmıştır’.

 

Zamanla Türkmenlerin bölgedeki hakimiyetleri azalıp kaybolduktan sonra, Mir Şemseddin tek başına kendi adına sikke kestirip hutbe okutarak tam bağımsızlığını ilan eder.  Bu konuyla ilgili Şerefname’nin yazarı ve Bitlis’in daha sonraki bir Kürd hükümdarı olan Şerefxane Bedlis-i  (1543 – 1603) şöyle yazmıştır:

‘O tarihi günün eserlerinden biri, bir miskal bir miskal ağırlığında olan altın ve gümüş karışımı, üzerinde ‘Şemseddin’ ibaresi bulunan bir paradır. Kürdistan halkı bu paranın bereketli olduğuna inanır ve onun uğurluğundan yararlanmak için hala ellerinde bulundurmaktalar. Ben de bu parayı gözlerimle defalarca görmüşümdür. Ayrıca benim gördüğüm üç dirhem para daha vardır ki Bedlis (Kürd) hükümdarları Muhammed Bin Şeref bin Muhammed ve Şemseddin bin Ebu Diyaeddin adına basılmışlardır’.

 

Lailahe illallah / Muhammed / resulullah / duribe Bidlis / (Allah’tan başka tanrı yoktur. Muhammed onun elçisidir. Bitlis’te darp edildi)

Altıgen içinde; Halledallahu / Şems el-Din bin Ziya el-Din / Mulkehu /(Ziyaeddin’in oğlu Şemseddin / Allah mülkünü devamlı kılsın)

 

 

Şerefname’de ayrıca Mir Şemseddin’in eşlerinden Türkmen olan bu eşi ile ilgili bir de bir anlatım vardır. Karakoyunlu Kara Yusuf’un kızı olan bu eşi ata binmek, ok atmak ve meclislere katılmak ister ancak Mir Şemseddin izin vermez. Konuyu Şerefxane Bedlis-i şu şekilde aktarır:

 

‘Bu hanım Türkmen aşiretinden olduğu için, yetişmesi ve tabiatının gereği olarak ata binmeye, değnek oyunu oynamaya, ok atmaya, genel törenlere ve meclislere katılmaya eğilimliydi. Bu yüzden, Bedlis’te bir kaç defa bu işleri yapmak istemiş, fakat Mir Şemseddin bazen yumuşak bazen de sert bir şekilde karşı koyarak ‘Biz Kürdler, Türkmenlerin günlük hayatlarının esası haline getirmiş oldukları bu gibi adetleri doğru bulmuyoruz, bu işleri bırakmak iyi ve gereklidir’ diyerek eşinin bu isteklerini kabul etmediğinin anlatıldığını, hatta bir rivayete göre de eşinin diretip inat etmesinden dolayı, Mir Şemseddin’in şiddete başvurduğu ve eşinin de bu durumu ‘deli ve serseri İskender’ lakabıyla bilinen Ahlat’taki kardeşi Kara Yusuf’un oğlu Mirza İskender’e anlattığı ve Mirza da bunun üzerine Mir Şemseddin’i bir gün Ahlat’ı ziyareti sırasında tuzak kurarak arkadan bir saldırı şeklinde öldürdüğüdür. Ancak Şerefxane Bedlis-i Mir Şemseddin’in Mirza İskender tarafından öldürülmesinin asıl nedeninin, onun Timurlenk’in oğlu Sahruh’un sarayına itaatini arz etmiş olması olduğunu yazar.

 

Mir Şemseddin’in mezarının Ahlat’ta mı, yoksa Bitlis Gök Meydan yakınında mı olduğunun tam olarak bilinmediğini, Şerefname’nin yazarı Şerefxan-e Bedlis-i de belirtmiştir.

 

1420 senesinde Tebriz’de hayatını kaybeden Kara Yusuf ise, doğduğu ve Karakoyunluların o zamanki başkenti olan Erciş’te toprağa verilmiştir.

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Kaynaklar:

Şerefname

Evliya Çelebi Seyahatnamesi

TDV İslam Ansiklopedisi

The Clan of Qara Qoyunlu rulers, V. Minorsky

Etiketler: / /

‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
Manuscute neresidir? Bitlis’ten üç, Diyarbekir’den beş günlük mesafededir
1600 yılının temmuz ayında, beraberindeki altı yüz kişilik bir kervan eşliğinde Halep üzeri Diyarbekir ve Bitlis yaparak yolculuğuna devam eden...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ