Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,28 / Satış: 5,30
€ EURO → Alış: 6,02 / Satış: 6,05

Bitlis’e patates ilk kez ne zaman ve kimler tarafından getirildi?

Bitlis’e patates ilk kez ne zaman ve kimler tarafından getirildi?
  • 30.09.2018
  • 2.868 kez okundu

 

 

Bitlis denince ilk akla gelenler genellikle tütün, bal, ceviz ve Büryan kebabı olur. Ancak temel ana tüketim ürünlerinden biri olan patatesin Bitlis’deki tarihçesine değinmek de faydalı olacaktır, zira bu sebzenin mutfağımıza giriş tarihi pek öyle sanıldığı gibi çok da eski değil.

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Günümüz dünyasının dört temel tüketim ürünleri olan pirinç, buğday ve mısırdan sonra gelen patates sebzesi, Güney Amerika’nın keşfi ve sonrasında İspanyolların Peru’yu işgal etmesi ile Avrupa kıtasına gelir. İspanyol Pizarro kardeşler ve mürettebatının 1531 senesi Peru’nun güneyine ayak basmaları ve Peru’nun yerli halkı İnkalar ile tanışmaları ile, onların geleneksel yemek kültürleri hakkında da bilgi sahibi olurlar.

 

 

İspanyol ordusu askerleri, tüccarlar ve seyyahlarının Peru ve Güney Amerika’nın zenginliklerini Avrupa’ya taşımalarından, patates de nasibini alır ve İspanya kraliyet ailesine 1535 senesinde takdim edilir. Her nekadar kraliyet ailesi bu bitkiyi ve patatesin kendisini sevmezeler de, Bask bölgesi patates ekimine ülkenin kuzey bölgelerinde başlar. İspanya’dan sonra Fransa’ya yayılan patates ekimi ve yetiştiriciliği, 1580’lein sonunda İrlanda’ya ulaşır,ki İrlanda halkını açlıktan kurtarır. Ancak 1840’larda Avrupa’da ortaya çıkan ve altı yıllık bir kıtlığa neden olan bir sebze (mantar) hastalığından, patates de etkilenir ve dolayısı ile yetiştiriciliği çok büyük bir darbe alır.

 

 

Özellikle İrlanda ülkesinin ana besin kaynağı olan patatesin derinden zarar görmesi nedeni ile, bir milyona yakın kişi hayatını kaybeder, ülke büyük bir ekonomik krize girer, açlık sefalet ve kargaşalar ile yüzyüze kalır. Bu çaresizlik ile başa çıkamayan yaklaşık iki milyona yakın İrlandalı, Kuzey Amerika kıtasına ve özellikle de Kanada ve New York limanları istikametine doğru kalkan gemiler ile kendilerini o yeni kıtaya atarlar. Bu İrlandalı aileler arasında ABD’de başkanlık yapacak olan Kennedy ve Reagan’ın aileleri de vardır. Her nekadar o zamanki padişah Sultan Abdülmecid 5 gemilik patates, tahıl ve diğer gıda gereksinimi yardımı ile İrlanda halkına destek çıkmaya çalışmışsa da, büyük bir takdir toplayan Osmanlı’nın bu davranışı, İrlanda tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşamasına engel olamamıştır.

 

Osmanlı’nın patates ile tanışması 1850’lerde gerçekleşir. İlk ekidiği ve yetiştirildiği mıntıka olan Sakarya civarı olurken, ardından Doğu Karadeniz ve Orta Anadolu mıntıkası gelir. Bazı tarihçilere göre patates Kafkasya üzeri Osmanlı’ya gelmiştir, ancak veriler ilk kez İstanbul’a getirilen bu bitki Marmara bölgesine ekilerek yayılmaya başlamıştır.

 

Bitlis’e patatesin gelişi İstanbul’dan yaklaşık 20 yıl sonra gerçekleşiyor, ki bitkinin tohumlarını beraberinde Bitlis’e getirenler ise batılı misyonerlerdirler. O zaman Bitlis’te kurulu olan Amerikan – Ermeni Kız Koleji’nde görevli misyoner öğretim görevlileri ve onların ABD ile olan düzenli irtibatları sayesinde Bitlis’e gelip giden misyonerler, patates bitkisinin ekilp yetiştirilmesinde öncü olmuşlardır.

 

1879 yılında Bitlis’i ziyaret eden İngiliz seyyah, araştırmacı ve yazar H.F. Tozer, Bitlis’teki Amerikan – Ermeni Kız Koleji kurucusu Knapp’ın misafiri olur ve kendisine ikram edilen patates yemeği ile ilgili anlatımını şöyle aktarır:

 

’Akşam yemeğinde bizlere ikram edilen bir tabak patates yemeği ve beraberindeki sebzeler çok makbule geçti bizim için. Zira yolculuğumuz boyunca en hasret kaldığımız şeylerden birisiydi bu. Sebzelerin yetiştirilmesi hususuna hep dikkat etmişimdir. Özellikle fazladan itina ve ilgi talep eden sebzelerin yetiştirilme tarzı, o toplumun medeniyetinin tadına varma konusunda çok önemlidir. Bu bölgede misyonerlerin yetiştirdiği ve önayak olduğu ekimin dışında patatesi bulmak çok zor, ki zaten ekildikleri yerde bolca yetişmekteler. Etrafımızı çevreleyen Kürd dağlarına karanlık çökmeye başladığından, bizler de artık misafiri olduklarımızdan izin isteyip, atlarımızla zikzaklayarak vadiye doğru yokuş aşağı inmeye başladık’.

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu – 30 Eylül 2018

 

 

 

Kaynaklar:

History of Potato

Wikipedia

Turkish Armenia and Asia Minor, H.F. Tozer (1881)

Anadolu’da Yemek

Osmanlı’nın İrlanda’ya Yardımı , NTV

 

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayınlanamaz

 

 

Etiketler: /

Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
Osmanlı Söylemi ve Bir Hegemonyayı Aklama – Kürdistan Sorunu
‘Tarihi, işlemediği biçimde yargılamak hakkına sahip değiliz ve böyle bir tavır bizi fazla bir yere ulaştırmaz. Ancak “olguların” oluş biçimleri...
Lord Kinross’un 1951 Bitlis ziyareti – Ahlat, Tatvan ve Deli Mito
‘Lord Kinross – Kutsal Anadolu Toprakları’ adı ile 2003 yılında Türkçe’ye çevirilmiş bir kitabı okurken, hem dili hem de tanımlamaları...
Silêmanê Kurd li Swêdê – Rohat Alakom
            Xebata lêkolerê kurd Rohat Alakom di derbarê yekem penaberê kurd ku di sala 1929an...
İsmet İnönü’ye Gönderilen Dersim-Ovacık Kürt Raporu
  Jön Türklerle başlayan ‘tek tipleştirme’ politikası Cumhuriyetin ilanıyla beraber ‘Kemalizm’ kimliği altında bütün Kürt coğrafyasını etkisi altına aldı.  ...
Sultan II.Abdulhamid’e Yönelik Suikast’e Karışan Bitlisli Ermeniler
  Sultan II.Abdulhamid’e karşı 21 Temmuz 1905 günü ‘Ermeni Devrimci Federasyonu’ tarafından Hamidiye Camii önünde bombalı suikast düzenlendi.    ...
Çin Seddi’nden Bitlis Kalesi’ni görmek
  Tarihine ve kültürüne değer vermeyen toplumların hallerini düşündüm.                 ‘Bitlis’in sembolü kalesidir’...
Kaniya Beqa
  Çend roj heye di êvar de heta sibê dengê beqan li kaniya beqan de dihat. Ji ber tîrsa ku...
Atatürk’e Gönderilen Raporlarda Alişer’in (Koçgiri) Şiirleri – BELGE
  Alişer, 1900-1937 yılları arasında önemli roller üstlenmiştir. Lider kişiliği yanı sıra Dersim bölgesinde halk tarafından çok sevilen bir kişi...
Bitlis’in sembolü (beş) minare değil, kalesidir
Bitlis’te beş minare olmadığı gibi, şehrin sembolü de kaledir.   Şehirlerin ya insan eliyle yapılmış yada doğal güzellikleri sayılan, bir...
Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ