Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,31 / Satış: 5,33
€ EURO → Alış: 6,03 / Satış: 6,05

Bitlis’e patates ilk kez ne zaman ve kimler tarafından getirildi?

Bitlis’e patates ilk kez ne zaman ve kimler tarafından getirildi?
  • 30.09.2018

 

 

Bitlis denince ilk akla gelenler genellikle tütün, bal, ceviz ve Büryan kebabı olur. Ancak temel ana tüketim ürünlerinden biri olan patatesin Bitlis’deki tarihçesine değinmek de faydalı olacaktır, zira bu sebzenin mutfağımıza giriş tarihi pek öyle sanıldığı gibi çok da eski değil.

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Günümüz dünyasının dört temel tüketim ürünleri olan pirinç, buğday ve mısırdan sonra gelen patates sebzesi, Güney Amerika’nın keşfi ve sonrasında İspanyolların Peru’yu işgal etmesi ile Avrupa kıtasına gelir. İspanyol Pizarro kardeşler ve mürettebatının 1531 senesi Peru’nun güneyine ayak basmaları ve Peru’nun yerli halkı İnkalar ile tanışmaları ile, onların geleneksel yemek kültürleri hakkında da bilgi sahibi olurlar.

 

 

İspanyol ordusu askerleri, tüccarlar ve seyyahlarının Peru ve Güney Amerika’nın zenginliklerini Avrupa’ya taşımalarından, patates de nasibini alır ve İspanya kraliyet ailesine 1535 senesinde takdim edilir. Her nekadar kraliyet ailesi bu bitkiyi ve patatesin kendisini sevmezeler de, Bask bölgesi patates ekimine ülkenin kuzey bölgelerinde başlar. İspanya’dan sonra Fransa’ya yayılan patates ekimi ve yetiştiriciliği, 1580’lein sonunda İrlanda’ya ulaşır,ki İrlanda halkını açlıktan kurtarır. Ancak 1840’larda Avrupa’da ortaya çıkan ve altı yıllık bir kıtlığa neden olan bir sebze (mantar) hastalığından, patates de etkilenir ve dolayısı ile yetiştiriciliği çok büyük bir darbe alır.

 

 

Özellikle İrlanda ülkesinin ana besin kaynağı olan patatesin derinden zarar görmesi nedeni ile, bir milyona yakın kişi hayatını kaybeder, ülke büyük bir ekonomik krize girer, açlık sefalet ve kargaşalar ile yüzyüze kalır. Bu çaresizlik ile başa çıkamayan yaklaşık iki milyona yakın İrlandalı, Kuzey Amerika kıtasına ve özellikle de Kanada ve New York limanları istikametine doğru kalkan gemiler ile kendilerini o yeni kıtaya atarlar. Bu İrlandalı aileler arasında ABD’de başkanlık yapacak olan Kennedy ve Reagan’ın aileleri de vardır. Her nekadar o zamanki padişah Sultan Abdülmecid 5 gemilik patates, tahıl ve diğer gıda gereksinimi yardımı ile İrlanda halkına destek çıkmaya çalışmışsa da, büyük bir takdir toplayan Osmanlı’nın bu davranışı, İrlanda tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşamasına engel olamamıştır.

 

Osmanlı’nın patates ile tanışması 1850’lerde gerçekleşir. İlk ekidiği ve yetiştirildiği mıntıka olan Sakarya civarı olurken, ardından Doğu Karadeniz ve Orta Anadolu mıntıkası gelir. Bazı tarihçilere göre patates Kafkasya üzeri Osmanlı’ya gelmiştir, ancak veriler ilk kez İstanbul’a getirilen bu bitki Marmara bölgesine ekilerek yayılmaya başlamıştır.

 

Bitlis’e patatesin gelişi İstanbul’dan yaklaşık 20 yıl sonra gerçekleşiyor, ki bitkinin tohumlarını beraberinde Bitlis’e getirenler ise batılı misyonerlerdirler. O zaman Bitlis’te kurulu olan Amerikan – Ermeni Kız Koleji’nde görevli misyoner öğretim görevlileri ve onların ABD ile olan düzenli irtibatları sayesinde Bitlis’e gelip giden misyonerler, patates bitkisinin ekilp yetiştirilmesinde öncü olmuşlardır.

 

1879 yılında Bitlis’i ziyaret eden İngiliz seyyah, araştırmacı ve yazar H.F. Tozer, Bitlis’teki Amerikan – Ermeni Kız Koleji kurucusu Knapp’ın misafiri olur ve kendisine ikram edilen patates yemeği ile ilgili anlatımını şöyle aktarır:

 

’Akşam yemeğinde bizlere ikram edilen bir tabak patates yemeği ve beraberindeki sebzeler çok makbule geçti bizim için. Zira yolculuğumuz boyunca en hasret kaldığımız şeylerden birisiydi bu. Sebzelerin yetiştirilmesi hususuna hep dikkat etmişimdir. Özellikle fazladan itina ve ilgi talep eden sebzelerin yetiştirilme tarzı, o toplumun medeniyetinin tadına varma konusunda çok önemlidir. Bu bölgede misyonerlerin yetiştirdiği ve önayak olduğu ekimin dışında patatesi bulmak çok zor, ki zaten ekildikleri yerde bolca yetişmekteler. Etrafımızı çevreleyen Kürd dağlarına karanlık çökmeye başladığından, bizler de artık misafiri olduklarımızdan izin isteyip, atlarımızla zikzaklayarak vadiye doğru yokuş aşağı inmeye başladık’.

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu – 30 Eylül 2018

 

 

 

Kaynaklar:

History of Potato

Wikipedia

Turkish Armenia and Asia Minor, H.F. Tozer (1881)

Anadolu’da Yemek

Osmanlı’nın İrlanda’ya Yardımı , NTV

 

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayınlanamaz

 

 

Etiketler: /

Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
Bitlis Hizanlı Law Reşid ve Kemal Fevzi
Minarelerden yükselen ezan sesi, Bitlis Çarşısı’nda tatlı bir telaşın başlamasına neden olmuştu. Orucun son günüydü. Son iftar açılmış, son şerbetler...
Zorqlu Kürd? Zorq neresi ola?
1850 sonrası Bitlis ve civarından geçmiş bazı seyyahların anlatımları ile birlikte yayımlanmış bir gravürün altında Fransızca olarak ’guerrier Kurde de...
Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
Dersimli Kürd kızı Emê  ve  Harput Misyoner Okulu
Bu çeviri, Harput Amerikan İlahiyat Okulu’nda 1857 – 1893 yılları arasında idarecilik yapmış, Amerikalı misyoner çift Bay ve Bayan Crosby...
Gürcistan’ın Kürt Asıllı Prensesi, Eyyubilerin Ahlat Melikesi Tamta’nın Maceraları
  Kürt asıllı bir Ermeni-Gürcü prensesi olan Tamta (1195?-1254) 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın ilk yarısında yaşamış, ömrünün son...
Bitlis Kürd Hanı’nın 1655’deki dillere destan kütüphanesi ve akıbeti
‘Ey vilayet halkı, kaçan hanın bu Van kuluna 200 kese borcu vardır ve 40 bin koyun Malazgird Beyi Mehmed beye...
Della Valle’nin 1617’deki mektubunda Bitlis Beyi ve Kürdler
  Bitlis tarihi içerikli yazılarda, yabancı batılı seyyahların bu şehre dair izlenim ve anlatımlarına hep değinilir. Yazdığı eserlerde Bitlis’e değinen...
Kürt-Osmanlı İttifakı Bağlamında; İdris-i Bitlisi
  İdris-i Bitlisî, 1452 (bazı kaynaklar da 1457) yılında Rojkan Kürt (Bitlis Hükümdarlığının) idari merkezi olan Bitlis şehrinde Hüsameddin Bitlisi’nin...
AHLAT’I YÖNETEN ”SÖKMENOĞULLARI” KÜRT MÜYDÜ?
  Daha Türkler gelmeden önce Azerbaycan’da, Kürdistan’da, Ermenistan ve Gürcistan’ın doğu ve güney bölümlerinde Rewadi, Merwani ve Şeddadi Kürt devletleri...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ