Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,85 / Satış: 6,87
€ EURO → Alış: 7,73 / Satış: 7,76

Bitlis’e patates ilk kez ne zaman ve kimler tarafından getirildi?

Bitlis’e patates ilk kez ne zaman ve kimler tarafından getirildi?
  • 30.09.2018

 

 

Bitlis denince ilk akla gelenler genellikle tütün, bal, ceviz ve Büryan kebabı olur. Ancak temel ana tüketim ürünlerinden biri olan patatesin Bitlis’deki tarihçesine değinmek de faydalı olacaktır, zira bu sebzenin mutfağımıza giriş tarihi pek öyle sanıldığı gibi çok da eski değil.

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Günümüz dünyasının dört temel tüketim ürünleri olan pirinç, buğday ve mısırdan sonra gelen patates sebzesi, Güney Amerika’nın keşfi ve sonrasında İspanyolların Peru’yu işgal etmesi ile Avrupa kıtasına gelir. İspanyol Pizarro kardeşler ve mürettebatının 1531 senesi Peru’nun güneyine ayak basmaları ve Peru’nun yerli halkı İnkalar ile tanışmaları ile, onların geleneksel yemek kültürleri hakkında da bilgi sahibi olurlar.

 

 

İspanyol ordusu askerleri, tüccarlar ve seyyahlarının Peru ve Güney Amerika’nın zenginliklerini Avrupa’ya taşımalarından, patates de nasibini alır ve İspanya kraliyet ailesine 1535 senesinde takdim edilir. Her nekadar kraliyet ailesi bu bitkiyi ve patatesin kendisini sevmezeler de, Bask bölgesi patates ekimine ülkenin kuzey bölgelerinde başlar. İspanya’dan sonra Fransa’ya yayılan patates ekimi ve yetiştiriciliği, 1580’lein sonunda İrlanda’ya ulaşır,ki İrlanda halkını açlıktan kurtarır. Ancak 1840’larda Avrupa’da ortaya çıkan ve altı yıllık bir kıtlığa neden olan bir sebze (mantar) hastalığından, patates de etkilenir ve dolayısı ile yetiştiriciliği çok büyük bir darbe alır.

 

 

Özellikle İrlanda ülkesinin ana besin kaynağı olan patatesin derinden zarar görmesi nedeni ile, bir milyona yakın kişi hayatını kaybeder, ülke büyük bir ekonomik krize girer, açlık sefalet ve kargaşalar ile yüzyüze kalır. Bu çaresizlik ile başa çıkamayan yaklaşık iki milyona yakın İrlandalı, Kuzey Amerika kıtasına ve özellikle de Kanada ve New York limanları istikametine doğru kalkan gemiler ile kendilerini o yeni kıtaya atarlar. Bu İrlandalı aileler arasında ABD’de başkanlık yapacak olan Kennedy ve Reagan’ın aileleri de vardır. Her nekadar o zamanki padişah Sultan Abdülmecid 5 gemilik patates, tahıl ve diğer gıda gereksinimi yardımı ile İrlanda halkına destek çıkmaya çalışmışsa da, büyük bir takdir toplayan Osmanlı’nın bu davranışı, İrlanda tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşamasına engel olamamıştır.

 

Osmanlı’nın patates ile tanışması 1850’lerde gerçekleşir. İlk ekidiği ve yetiştirildiği mıntıka olan Sakarya civarı olurken, ardından Doğu Karadeniz ve Orta Anadolu mıntıkası gelir. Bazı tarihçilere göre patates Kafkasya üzeri Osmanlı’ya gelmiştir, ancak veriler ilk kez İstanbul’a getirilen bu bitki Marmara bölgesine ekilerek yayılmaya başlamıştır.

 

Bitlis’e patatesin gelişi İstanbul’dan yaklaşık 20 yıl sonra gerçekleşiyor, ki bitkinin tohumlarını beraberinde Bitlis’e getirenler ise batılı misyonerlerdirler. O zaman Bitlis’te kurulu olan Amerikan – Ermeni Kız Koleji’nde görevli misyoner öğretim görevlileri ve onların ABD ile olan düzenli irtibatları sayesinde Bitlis’e gelip giden misyonerler, patates bitkisinin ekilp yetiştirilmesinde öncü olmuşlardır.

 

1879 yılında Bitlis’i ziyaret eden İngiliz seyyah, araştırmacı ve yazar H.F. Tozer, Bitlis’teki Amerikan – Ermeni Kız Koleji kurucusu Knapp’ın misafiri olur ve kendisine ikram edilen patates yemeği ile ilgili anlatımını şöyle aktarır:

 

’Akşam yemeğinde bizlere ikram edilen bir tabak patates yemeği ve beraberindeki sebzeler çok makbule geçti bizim için. Zira yolculuğumuz boyunca en hasret kaldığımız şeylerden birisiydi bu. Sebzelerin yetiştirilmesi hususuna hep dikkat etmişimdir. Özellikle fazladan itina ve ilgi talep eden sebzelerin yetiştirilme tarzı, o toplumun medeniyetinin tadına varma konusunda çok önemlidir. Bu bölgede misyonerlerin yetiştirdiği ve önayak olduğu ekimin dışında patatesi bulmak çok zor, ki zaten ekildikleri yerde bolca yetişmekteler. Etrafımızı çevreleyen Kürd dağlarına karanlık çökmeye başladığından, bizler de artık misafiri olduklarımızdan izin isteyip, atlarımızla zikzaklayarak vadiye doğru yokuş aşağı inmeye başladık’.

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu – 30 Eylül 2018

 

 

 

Kaynaklar:

History of Potato

Wikipedia

Turkish Armenia and Asia Minor, H.F. Tozer (1881)

Anadolu’da Yemek

Osmanlı’nın İrlanda’ya Yardımı , NTV

 

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayınlanamaz

 

 

Etiketler: /

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ