Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,73 / Satış: 5,75
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?

Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  • 05.10.2018

 

Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında ‘İslam Fetihleri’ esnasında onlarca ‘El-Ensari’ diye türbe veya mezar bulunmaktadır. Bunların, fetih sırasında şehit oldukları ‘rivayet’ edilir.

 

 

 

 

N.A.Rojki

İşte bahsetmiş olduğumuz bu isimlerden biri de Feyzullah El-Ensari’dir. Feyzullah Ensari’nin ‘rivayet’ edilen türbesi günümüz Bitlis Alemdar Camii’sinin yerleşkesinde bulunmaktadır.

Eyup Sultan’ın mezarı nasıl bulundu?

Rivayet edilir ki, Fatih, 1453 tarihinde büyük Osmanlı Ordusuyla İstanbul önüne geldiği zaman Ebu Eyyub’un kabrini bulmak istiyordu. Yine rivayet edilir ki, Fatih hocası Mehmed Şemseddin (Akşemseddin olarak biliir) ile sohbet ederken, “Ebu Eyyub’un mezarı nerededir, mezarı nasıl buluruz” diye sorar. İstanbul’un fethine yaklaşılan günlerde bir akşam, Mehmed Şemseddin Fatih’e müjdeyi verir:”Şu karşı yakadaki tepenin eteğinde bir nur görüyorum. Orayı kazacağız, bir beyaz mermer çıkacak. Eyüp Sultan orada olmalıdır.”Ve Orası kazılmaya başlanır ve toprak altında yazılı mermer parçaları bulunur. Mehmed Şemdeddin’in dediği gibi beyaz mermer meydana çıkar, mermerin üzerinde “Haz-a kabri Halit İbni Zeyd” ibaresi yazılıdır.. Bu rivayetler herhangi tarihi bir belgeye dayanmamaktadır. 1453 tarihinden itibaren Ebu Eyyub’un türbesi çeşitli padişahlar tarafından restore edildi. Bu rivayetin altında yatan başka bir gerçeğin ise, Hz.Muhammed (S.A.V) tarafından söylendiği iddia edilen “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” sözüne dair meşru bir zemin hazırlamaktı. Böyle bir hadisin ‘sahi’ olup olmadığı günümüzde tartışılırken İslam Alimlerinin ağırlıklı olarak hadisin ‘Sahi’ olmadığı yönündedir. Osmanlı çoğu zaman kendisine meşru bir zemin hazırlamak için veyahut tehditleri bertaraf etmek için bu tür yollara başvurduğu bilinmektedir. Bunun en bariz örneği, ‘Tarihçilerin Kutbu’ olarak bilinen Prof.Halil İnancık’ın ”Osmanlı Kayı Boyundan Değildi” diye ileri sürdüğü tezlerdi. Osmanlı kendisine ‘KAYI’ diyerek Orta Asya’dan gelecek olan tehditleri bertaraf etmek istiyordu. İnalcık, bunun yalan olduğunu bilim hayatı boyunca dile getirmiştir.

Ebu Eyyub’un kardeşi olduğu söylenilen Feyzullah EL-Ensari başlıklı konumuza geri dönelim…

İyaz bin Ganem komutası altındaki İslam Ordusu, Diyarbakır’ı (639-640) fethettikten sonra Bitlis’in kuzeyine doğru ilerlemiştir. Bu ilerleme sırasında Diyarbakır,Bitlis (641) ve Siirt civarlarında herhangi bir çatışmanın yaşanmadığını İranlı tarihçi Belâzürî (MS 806 – MS 892 ) yazdığı,Futuh al-Buldan adlı kitabında belirtmiştir. Futuh al-Buldan’da Hamedan (İran) civarında bir çatışmanın olduğu belirtilirken bölgenin ekseriyetle o dönem Kürt olduğunu düşünürsek (Hamedan Kürtlerin en eski şehirlerinden biridir.) bunun dışında ciddi denilecek bir çatışmanın olduğuna dair tarihi bir kaynak bulunmamaktadır. Çatışmadan ziyade, Diyarbakır ve Bitlis gibi şehirlerin ‘Barış’ içinde fethedildiği bilinmektedir. Futuh al-Buldan’ı incelediğimiz de Kürt Coğrafyasında savaşların yaşanmaması, Kürtlerin İslamiyet’le ilişkisinin HZ.Ömer devrinden önce başladığı tezlerini güçlendirmektedir. Van Gölü’nün Güney kesiminde Kürtler Kuzey kesimlerine doğru ise Ermeniler yoğunlukta yaşardı.

Bitlis şehri tarihte ‘İlim-İrfan’ yuvası olarak adlandırılırdı. Bitlis sınırları içerisinde bir çok bilge ve alim yetişmiştir. Bu sebeple Bitlis’te çok sayı da bilge ve alime ait türbeler bulunurken, bir çoğunun tarihi açıdan referansları da (kaynak) olarak bulunmaktadır.

 

Bitlis Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî tarafından 1597 yılında kaleme alınan ve Kürtlerin tarihini anlatan Şerefname isimli kitabın ‘Bitlis Hükümdarları’ bölümünde Bitlis şehrine dair çok detaylı bilgiler verilmiştir. Şehrin demografik yapısından imar durumuna, ulemadan eğitim yuvalarına kadar her şey şeffaf bir şekilde kaleme alınmıştır. Şerefname’de İslam ordusunun Bitlis’e geldiği sıralar da şehrin hakiminin Servend Bin Yunus olduğu belirtilirken yukarı da dediğimiz gibi herhangi bir çatışma olmadan sulh ile meselenin çözüldüğünü bu tarihi kitaptan da görmekteyiz. Şerefname’de alimlerden sıkça söz edilirken bu alimlerden biri Şeyh Ebu Tahir-i Kurdi’dir. (Günümüz türbesinde Gürgi yazılmıştır. Bu durum ayrıca ele alınacaktır.) Şeyh Ebu Tahir-i Kurdi’nin türbesinin halk tarafından yoğunlukla ziyaret edildiğini aktaran Şerefxan, türbenin gece gündüz ziyaretçilerle dolup taştığını da belirtmektedir. Şerefname’de belirtilen ve türbesi sıkça ziyaret edilen diğer bir alim ise; Mevlana Abdülhellak’tır.

Türbesinin Gökmeydan’da olduğunu belirten Şerefxan kendisi için ”Onunla dualar kabul olunur” ifadesi düşmüştür. Bu sebeple, halk gece gündüz demeden bu türbeyi ziyaret etmiştir. Şerefxan’ın hayatta olduğu dönemde Bitlis sınırları içerisinde bulunan medreselerin ünlü hocaları; Xıdıre Hizani, Şeyh Şemseddin Mevlana
Muhammed Şeranşî, Mevlana Muhammed Zırkî, Melaye Reşık (Mevlana Abdurrahman) gibi dönemin en iyi alimleri Bitlis’te bulunmaktadır. Burada dikkat çekici husus; hiç birinin Feyzullah Ensari’den söz etmemesidir. Şerefxanê Bedlîsî’nin, Feyzullah El-Ensari’yi ”bildiği” halde kayıtlara almadığını düşünmek komik bir iddia olur.

 

Bitlis Yabancı ve Müslüman seyyahların gezip gördüğü önemli bir şehir olmuştur. Özellikle, Osmanlı Seyyahı Evliya Çelebi, 1655-1656 yılları arasında gezmiş olduğu Bitlis’i çok detaylı ve teferruatlı bir şekilde anlatırken, yine bu türbeden söz etmemiştir. Feyzullah EL-Ensari’nin Ebu Eyyub’un (Eyüp Sultan’ın) kardeşi olduğunu ”bildiği” halde Evliya Çelebi’nin bunu kayıtlara düşmemesi trajik olurdu. Çünkü o dönem Ebu Eyyub’un (Eyüp Sultan’ın) popülerliği çok üst seviye de olup herkes tarafından bilinmektedir. Böyle bir zat’ın kardeşi en az o zat kadar değerli olur… Fakat düşündürücüdür kendisinden söz etmemiştir. Yine önemli Seyyahlar Katip Çelebi ve Nasır-i Hüsrev’de Bitlis’i ziyaret etmiştir. Bu ziyaretlerin tamamı tarafımca incelenmiş ve okunmuştur. Bu seyyahların notlarından yine anlaşıldığı üzere Feyzullah Ensari’ye yönelik herhangi bir vurgu yoktur. Bu önemli gezgin ve tarihçilerden biri de Ebu’l Fida’dır.

(1271-1331) Büyük bir bilgin tarihçi ve coğrafyacı dır. Ebul Fida İsmail Hamavi Kürt filozof, komutan, İslam tarihçisi, coğrafyacı ve döneminde Eyyubiler Hama(Suriye) Hükümdarıdır. Ay üzerindeki Abulfeda krater’inin adı, O’na ithafen verilmiştir. Ebu’l Fida künyesiyle ünlüdür. 1200’ler de Bitlis’i ziyaret eden Ebul Fida’nın notlarında yine böyle bir vurgu bulunmamaktadır.

Alemdar Cami, 1783-1784 yılları arasında inşa edilmiştir. Cami’nin adının ”Alemdar Baba” yani Feyzullah EL-Ensari’den geldiği yönündeki tezler bilimsel olmamakla beraber tarihi referanslarla da çelişmektedir. Bu cami ismini Bitlis’in meşhur köprülerinden biri olan Pira Alemdar’dan (Alemdar Köprüsünden) almaktadır. Cami Osmanlı Valisi Maksut Paşa tarafından inşa edilmiştir. Evliya Çelebi bu köprülerin güzelliğinden söz etmektedir. Köprü, Cami’den çok eski bir tarihe sahiptir.

Bir başka değinmemiz gereken isim Müştak-i Bitlisi (Müştak Baba)’dır. Kendisi Bitlis’in bilge bir ailesinden yetişmiş olup, zamanının en iyi şairlerindendir. Müştak Baba, 1759-1832 yılları arasında yaşadığı için konumuz açısından önemli bir kişiliktir. Divanı bir birinden güzel şiirlerle dolu olan Müştak Baba’nın Bitlis şehri üzerine yazdığı ‘methiye’ günümüzde hala popülerdir. Müştak Baba uzun bir süre Eyüp Selâmi Efendi dergahında kalmıştır. Eyüp Sultan civarında belirli bir süre yaşamını sürdürmüştür. Şair kimliğiyle beraber ‘kahin’ kişiliğiyle de bilinen Müştak Baba için ”Ankara’nın başkent olacağını” önceden tahmin ettiğini şiirlerine bakıp iddia edenler de olmuştur. Müştak Baba’nın divanında Feyzullah Ensari’ye dair bir vurgu bulunmamaktadır. Müştak Baba’nın Eyüp Sultan’da yaşaması ve Feyzullah EL-Ensari’nin kabrinin Bitlis’te olduğunu ”bilmemesi” düşündürücüdür.

Feyzullah El-Ensari türbesi hakkında ”Kendisi İslam’ın sancaktarıydı. Bu sebeple Alemdar Baba olarak adlandırılmıştır” cümlesinden öte bir bilgi yoktur. ‘Alemdar’ Farsça’da ‘Sancaktar-Önder’ anlamına gelmektedir.

Şehir Efsanesi mi, Gerçek mi?

Türbe konusu oldukça sıkıntılı bir konudur. Bunun en büyük örneği; Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Ziyaret’te bulunan Veysel Karani türbesidir. Veysel Karani adına Suriye-Rakka, Yemen Meşhed-i Şerif, Beyrut ve Hicaz’da türbeler bulunmaktadır.

Tarihi referanslardan yola çıktığımız da Feyzullah Ensari’ye dair herhangi bir bilgiyle karşılaşmamaktayız. Şehir Efsanesi nedir? Şehir efsanesi (İngilizcesi: urban legend veya urban myth), modern çağın kulaktan kulağa yayılan, doğruluğu şüphe götürür, uydurma folklorik hikâyelerine verilen addır.

Feyzullah El-Ensari konusu karşı tezlere açıktır.

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayımlanamaz…

DİPNOTLAR;

Futuh al-Buldan
Şerefname
Evliya Çelebi – Bitlis
Katip Çelebi
Müştak-i Bitlisi
Ebul Fida
Nasır-i Hüsrev

Etiketler: / / / / / / / / / /

Nasuh Paşa Bitlislilerin damadı idi
Bitlislilerin damadı olan Nasuh Paşa’nın adının verildiği ‘Nasuh Paşa Camii, 1920’ler, Amid (Kara-Amid) Diyarbekir. Nasuh Paşa da, diğer bir çok...
İsmail Beşikçi Vakfı’nda Bitlis tarihi üzerine panel
Di vê panelê de bi riya nivîsên Baran Zeydanlıoğlu yên di derbarê bajarê Bêdlîsê û paşeroja hikumdarên wê de dê...
Bitlis evleri ve kapı-pencere çevrelerinin beyaza boyanması geleneği
’Evler kare şeklinde kesilmiş pastel kırmızımsı taşlardan ve genellikle de iki katlı olarak inşa edilmişlerdi. Büyük bir taş ustalığı ve...
Bitlis – Kürdlerin tarihteki Buhara ve Semerkant’ı
16. ve 18. yüzyıl arasında Bitlis’in ilim irfan merkezleri olan medreseleri, aynı dönemde büyük bir şatafata sahip olan Semerkant ve...
İsmail Beşikçi Bitlis ve Ahalisi adlı kitabı yorumladı
Bitlis’in 19. yüzyıldaki toplumsal, ekonomik ve kültürel durumunu anlatan bir kitap var. Bitlis ve Ahalisi İsmail Beşikçi ‘Seyyahların Anlatımlarıyla Bitlis...
Osmanlı’da – Bitlis Kürd Beyliği’nde Kölelik ve Köle Pazarları
Köleliğin çok eski çağlardan beri var olduğu ve hemen hemen tüm kıtalarda 1800’lerin ortalarına kadar da yer aldığı bilinen bir...
BİTLİS SANA HASRET WILLIAM SAROYAN
William Saroyan ünlü bir Amerikalı Ermeni yazar. Hem Oscar’ı, hem Pulitzer’i olan tek adam. Kendini Bitlisli ve Amerikalı olarak görüyor....
Bitlis’te de lewendî ile dolaşılırdı
Her bir coğrafyanın, milletin ve toplumun kendine göre giyim kuşamları vardır. Bölgeden bölgeye değişiklik gösterdikleri gibi şehirler arası da bu...
Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma
Yakın dönem tarih ve savaş kahramanları anlatımlarında Kara Fatma adı ile karşımıza çıkan bir çok kadın bulunmaktadır. Değişik bölge, mıntıka...
ALÎŞÊR’İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME – Malmîsanij
Koçgirili Alişêr’in iki mektubu, Vate dergisinin 59. sayısında (Zimistan 2019) yayımlanmıştı. Oradaki metinlerin Osmanlıca olan asıllarını okuyunca transkripsiyonda bazı yanlışlar,...
Bitlis’in son beş yüzyıldaki nüfusu ve sakinleri. Kürdler, Ermeniler ve diğerleri
Binlerce yıllık tarihi bir yerleşim yeri olan kadim şehir Bitlis’in nüfusuna ve orada yaşamış kavimlere dair pek çok anlatım vardır....
Li ser Betlîsê û tarîxa Kurdan kitêbeke pir hêja
Baran Zeydanlıoğlu 11 roj berê, di 5ê mehê da kitêba xwe ” Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ” ji min ra...
Bitlis’te Kitap Tanıtımı, İmza ve Söyleşi Günü Düzenlendi
Yeni çıkan ‘Seyyahların anlatımlarıyla Bitlis ve Ahalisi’ adlı kitabın ilk tanıtım ve imza günü Bitlis’te gerçekleşti. Bitlis Düşünce ve Akademik...
Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ