Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,85 / Satış: 6,87
€ EURO → Alış: 7,73 / Satış: 7,76

Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?

Ebu Eyyub (Eyüp Sultan) Kardeşi Feyzullah Ensari’nin Türbesi Bitlis’te mi?
  • 05.10.2018

 

Feyzullah EL-Ensari, Eyüp Sultan (Ebu Eyyûb Halid bin Zeyd veya Ebu Eyyûb El-Ensarî)’nin kardeşi olduğu ‘rivayet’ edilir. Kürt Coğrafyasında ‘İslam Fetihleri’ esnasında onlarca ‘El-Ensari’ diye türbe veya mezar bulunmaktadır. Bunların, fetih sırasında şehit oldukları ‘rivayet’ edilir.

 

 

 

 

N.A.Rojki

İşte bahsetmiş olduğumuz bu isimlerden biri de Feyzullah El-Ensari’dir. Feyzullah Ensari’nin ‘rivayet’ edilen türbesi günümüz Bitlis Alemdar Camii’sinin yerleşkesinde bulunmaktadır.

Eyup Sultan’ın mezarı nasıl bulundu?

Rivayet edilir ki, Fatih, 1453 tarihinde büyük Osmanlı Ordusuyla İstanbul önüne geldiği zaman Ebu Eyyub’un kabrini bulmak istiyordu. Yine rivayet edilir ki, Fatih hocası Mehmed Şemseddin (Akşemseddin olarak biliir) ile sohbet ederken, “Ebu Eyyub’un mezarı nerededir, mezarı nasıl buluruz” diye sorar. İstanbul’un fethine yaklaşılan günlerde bir akşam, Mehmed Şemseddin Fatih’e müjdeyi verir:”Şu karşı yakadaki tepenin eteğinde bir nur görüyorum. Orayı kazacağız, bir beyaz mermer çıkacak. Eyüp Sultan orada olmalıdır.”Ve Orası kazılmaya başlanır ve toprak altında yazılı mermer parçaları bulunur. Mehmed Şemdeddin’in dediği gibi beyaz mermer meydana çıkar, mermerin üzerinde “Haz-a kabri Halit İbni Zeyd” ibaresi yazılıdır.. Bu rivayetler herhangi tarihi bir belgeye dayanmamaktadır. 1453 tarihinden itibaren Ebu Eyyub’un türbesi çeşitli padişahlar tarafından restore edildi. Bu rivayetin altında yatan başka bir gerçeğin ise, Hz.Muhammed (S.A.V) tarafından söylendiği iddia edilen “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” sözüne dair meşru bir zemin hazırlamaktı. Böyle bir hadisin ‘sahi’ olup olmadığı günümüzde tartışılırken İslam Alimlerinin ağırlıklı olarak hadisin ‘Sahi’ olmadığı yönündedir. Osmanlı çoğu zaman kendisine meşru bir zemin hazırlamak için veyahut tehditleri bertaraf etmek için bu tür yollara başvurduğu bilinmektedir. Bunun en bariz örneği, ‘Tarihçilerin Kutbu’ olarak bilinen Prof.Halil İnancık’ın ”Osmanlı Kayı Boyundan Değildi” diye ileri sürdüğü tezlerdi. Osmanlı kendisine ‘KAYI’ diyerek Orta Asya’dan gelecek olan tehditleri bertaraf etmek istiyordu. İnalcık, bunun yalan olduğunu bilim hayatı boyunca dile getirmiştir.

Ebu Eyyub’un kardeşi olduğu söylenilen Feyzullah EL-Ensari başlıklı konumuza geri dönelim…

İyaz bin Ganem komutası altındaki İslam Ordusu, Diyarbakır’ı (639-640) fethettikten sonra Bitlis’in kuzeyine doğru ilerlemiştir. Bu ilerleme sırasında Diyarbakır,Bitlis (641) ve Siirt civarlarında herhangi bir çatışmanın yaşanmadığını İranlı tarihçi Belâzürî (MS 806 – MS 892 ) yazdığı,Futuh al-Buldan adlı kitabında belirtmiştir. Futuh al-Buldan’da Hamedan (İran) civarında bir çatışmanın olduğu belirtilirken bölgenin ekseriyetle o dönem Kürt olduğunu düşünürsek (Hamedan Kürtlerin en eski şehirlerinden biridir.) bunun dışında ciddi denilecek bir çatışmanın olduğuna dair tarihi bir kaynak bulunmamaktadır. Çatışmadan ziyade, Diyarbakır ve Bitlis gibi şehirlerin ‘Barış’ içinde fethedildiği bilinmektedir. Futuh al-Buldan’ı incelediğimiz de Kürt Coğrafyasında savaşların yaşanmaması, Kürtlerin İslamiyet’le ilişkisinin HZ.Ömer devrinden önce başladığı tezlerini güçlendirmektedir. Van Gölü’nün Güney kesiminde Kürtler Kuzey kesimlerine doğru ise Ermeniler yoğunlukta yaşardı.

Bitlis şehri tarihte ‘İlim-İrfan’ yuvası olarak adlandırılırdı. Bitlis sınırları içerisinde bir çok bilge ve alim yetişmiştir. Bu sebeple Bitlis’te çok sayı da bilge ve alime ait türbeler bulunurken, bir çoğunun tarihi açıdan referansları da (kaynak) olarak bulunmaktadır.

 

Bitlis Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî tarafından 1597 yılında kaleme alınan ve Kürtlerin tarihini anlatan Şerefname isimli kitabın ‘Bitlis Hükümdarları’ bölümünde Bitlis şehrine dair çok detaylı bilgiler verilmiştir. Şehrin demografik yapısından imar durumuna, ulemadan eğitim yuvalarına kadar her şey şeffaf bir şekilde kaleme alınmıştır. Şerefname’de İslam ordusunun Bitlis’e geldiği sıralar da şehrin hakiminin Servend Bin Yunus olduğu belirtilirken yukarı da dediğimiz gibi herhangi bir çatışma olmadan sulh ile meselenin çözüldüğünü bu tarihi kitaptan da görmekteyiz. Şerefname’de alimlerden sıkça söz edilirken bu alimlerden biri Şeyh Ebu Tahir-i Kurdi’dir. (Günümüz türbesinde Gürgi yazılmıştır. Bu durum ayrıca ele alınacaktır.) Şeyh Ebu Tahir-i Kurdi’nin türbesinin halk tarafından yoğunlukla ziyaret edildiğini aktaran Şerefxan, türbenin gece gündüz ziyaretçilerle dolup taştığını da belirtmektedir. Şerefname’de belirtilen ve türbesi sıkça ziyaret edilen diğer bir alim ise; Mevlana Abdülhellak’tır.

Türbesinin Gökmeydan’da olduğunu belirten Şerefxan kendisi için ”Onunla dualar kabul olunur” ifadesi düşmüştür. Bu sebeple, halk gece gündüz demeden bu türbeyi ziyaret etmiştir. Şerefxan’ın hayatta olduğu dönemde Bitlis sınırları içerisinde bulunan medreselerin ünlü hocaları; Xıdıre Hizani, Şeyh Şemseddin Mevlana
Muhammed Şeranşî, Mevlana Muhammed Zırkî, Melaye Reşık (Mevlana Abdurrahman) gibi dönemin en iyi alimleri Bitlis’te bulunmaktadır. Burada dikkat çekici husus; hiç birinin Feyzullah Ensari’den söz etmemesidir. Şerefxanê Bedlîsî’nin, Feyzullah El-Ensari’yi ”bildiği” halde kayıtlara almadığını düşünmek komik bir iddia olur.

 

Bitlis Yabancı ve Müslüman seyyahların gezip gördüğü önemli bir şehir olmuştur. Özellikle, Osmanlı Seyyahı Evliya Çelebi, 1655-1656 yılları arasında gezmiş olduğu Bitlis’i çok detaylı ve teferruatlı bir şekilde anlatırken, yine bu türbeden söz etmemiştir. Feyzullah EL-Ensari’nin Ebu Eyyub’un (Eyüp Sultan’ın) kardeşi olduğunu ”bildiği” halde Evliya Çelebi’nin bunu kayıtlara düşmemesi trajik olurdu. Çünkü o dönem Ebu Eyyub’un (Eyüp Sultan’ın) popülerliği çok üst seviye de olup herkes tarafından bilinmektedir. Böyle bir zat’ın kardeşi en az o zat kadar değerli olur… Fakat düşündürücüdür kendisinden söz etmemiştir. Yine önemli Seyyahlar Katip Çelebi ve Nasır-i Hüsrev’de Bitlis’i ziyaret etmiştir. Bu ziyaretlerin tamamı tarafımca incelenmiş ve okunmuştur. Bu seyyahların notlarından yine anlaşıldığı üzere Feyzullah Ensari’ye yönelik herhangi bir vurgu yoktur. Bu önemli gezgin ve tarihçilerden biri de Ebu’l Fida’dır.

(1271-1331) Büyük bir bilgin tarihçi ve coğrafyacı dır. Ebul Fida İsmail Hamavi Kürt filozof, komutan, İslam tarihçisi, coğrafyacı ve döneminde Eyyubiler Hama(Suriye) Hükümdarıdır. Ay üzerindeki Abulfeda krater’inin adı, O’na ithafen verilmiştir. Ebu’l Fida künyesiyle ünlüdür. 1200’ler de Bitlis’i ziyaret eden Ebul Fida’nın notlarında yine böyle bir vurgu bulunmamaktadır.

Alemdar Cami, 1783-1784 yılları arasında inşa edilmiştir. Cami’nin adının ”Alemdar Baba” yani Feyzullah EL-Ensari’den geldiği yönündeki tezler bilimsel olmamakla beraber tarihi referanslarla da çelişmektedir. Bu cami ismini Bitlis’in meşhur köprülerinden biri olan Pira Alemdar’dan (Alemdar Köprüsünden) almaktadır. Cami Osmanlı Valisi Maksut Paşa tarafından inşa edilmiştir. Evliya Çelebi bu köprülerin güzelliğinden söz etmektedir. Köprü, Cami’den çok eski bir tarihe sahiptir.

Bir başka değinmemiz gereken isim Müştak-i Bitlisi (Müştak Baba)’dır. Kendisi Bitlis’in bilge bir ailesinden yetişmiş olup, zamanının en iyi şairlerindendir. Müştak Baba, 1759-1832 yılları arasında yaşadığı için konumuz açısından önemli bir kişiliktir. Divanı bir birinden güzel şiirlerle dolu olan Müştak Baba’nın Bitlis şehri üzerine yazdığı ‘methiye’ günümüzde hala popülerdir. Müştak Baba uzun bir süre Eyüp Selâmi Efendi dergahında kalmıştır. Eyüp Sultan civarında belirli bir süre yaşamını sürdürmüştür. Şair kimliğiyle beraber ‘kahin’ kişiliğiyle de bilinen Müştak Baba için ”Ankara’nın başkent olacağını” önceden tahmin ettiğini şiirlerine bakıp iddia edenler de olmuştur. Müştak Baba’nın divanında Feyzullah Ensari’ye dair bir vurgu bulunmamaktadır. Müştak Baba’nın Eyüp Sultan’da yaşaması ve Feyzullah EL-Ensari’nin kabrinin Bitlis’te olduğunu ”bilmemesi” düşündürücüdür.

Feyzullah El-Ensari türbesi hakkında ”Kendisi İslam’ın sancaktarıydı. Bu sebeple Alemdar Baba olarak adlandırılmıştır” cümlesinden öte bir bilgi yoktur. ‘Alemdar’ Farsça’da ‘Sancaktar-Önder’ anlamına gelmektedir.

Şehir Efsanesi mi, Gerçek mi?

Türbe konusu oldukça sıkıntılı bir konudur. Bunun en büyük örneği; Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Ziyaret’te bulunan Veysel Karani türbesidir. Veysel Karani adına Suriye-Rakka, Yemen Meşhed-i Şerif, Beyrut ve Hicaz’da türbeler bulunmaktadır.

Tarihi referanslardan yola çıktığımız da Feyzullah Ensari’ye dair herhangi bir bilgiyle karşılaşmamaktayız. Şehir Efsanesi nedir? Şehir efsanesi (İngilizcesi: urban legend veya urban myth), modern çağın kulaktan kulağa yayılan, doğruluğu şüphe götürür, uydurma folklorik hikâyelerine verilen addır.

Feyzullah El-Ensari konusu karşı tezlere açıktır.

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayımlanamaz…

DİPNOTLAR;

Futuh al-Buldan
Şerefname
Evliya Çelebi – Bitlis
Katip Çelebi
Müştak-i Bitlisi
Ebul Fida
Nasır-i Hüsrev

Etiketler: / / / / / / / / / /

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ