Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,06 / Satış: 6,09
€ EURO → Alış: 6,78 / Satış: 6,81

1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek

1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
  • 01.01.2019

Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız Koleji’nde 1912’den 1915’e kadar görev yapmış Bayan Uline’nin yazdığı bu mektup, 1913 yılında The Missionary Herald adlı gazetede yayımlanmıştır. Çeviri, mektubun İngilizce aslına sadık kalınarak yapılmıştır. Bayan Uline’nin mektubunda bahsettiği yaz kampı, Bitlis’in hemen dışındaki Sindiyan Dağı’nda bulunmaktaydı. Bitlis’te varolmuş Amerikan kız kolejinin ABD’deki arşivinden temin ettiğim, 1885 tarihinde çekilmiş bu yaz kampına ait fotoğrafı da ayrıca paylaşıyorum.

 

 

 

 

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

 

Musa’nın kız çocuğu çok hastaydı. Güneşli bir Ekim sabahı dağda bulunan okul kampımızdan dönerken bana kızından bahsetti. Okul başladığından beri, havanın daha temiz olduğu ve geceleri daha iyi uyuyabildiğim bu dağdaki kamp ile şehir arasında gidip geliyordum. Kürd bir muhafız olan Musa bana hep eşlik ediyordu. Güneş ışınları o kadar muhteşemdi ki, kendimi o gün alışılmadık derecede mutlu hissediyordum. Bu güzellikler içerisinde, kimsenin üzülmesi için hiçbir neden yoktu. Musa’ya uzakta ince bir sis perdesi ile örtülü olan o güzel  dağlara bakmasını söyledim. Şehrin evlerinin bacalarından kıvrılarak yükselen mavi duman ile yeşilin yoğun olduğu tarafa bakarak, dağ eteklerinde yeni ekilmiş üzüm bağlarının olduğu tarafa odaklandı Musa sessizce. Zira hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu. ‘Küçük kızım çok hasta’ dedi birden. Onu ilgilendiren yegane şeydi çünkü bu husus.

 

Bitlis Amerikan Kız Koleji mensupları yaz kampında – Sindiyan Dağı, Bitlis, 1885

 

Şehre vardığımızda, çocuğu en kısa sürede gelip göreceğimi söyledim Musa’ya. Onun bir kız çocuğuna karşı olan tutumu olağanüstü idi.  Zira Doğu’da hiç kimse, kızların yaşaması ya da yaşamamasını pek umursamaz ve çok kız çocuğuna sahip olan bir baba da, kendisinin bu kadar cezalandırılmak için ne tür bir günah işlediğini düşünür.

 

O gün çok yoğun geçen bir gün olduğundan, Musa’nın evine ancak gün batımından sonra gidebildim. Başka bir muhafız olan Krekor da benimle oraya geldi. Üstü başı yırtıp pırtık olan bir çocuk, küçük bir kızın öldüğü haberini bağırarak koşar adımlarla sokaktan geçti. Birkaç taş basamak çıktıktan sonra dar bir avluya girdik ve orada, tek odalı olan evin dışarısında, bazı kadınlar küçük bir beden üzerine su atıyorlardı. Çocuk herhangi bir Amerikan bebeği kadar beyaz ve o kadar da tatlıydı. Cansız bebeğin yüzündeki gülümseme o kadar tatlıydı ki, onun artık ölmüş olduğuna inanamıyordum. Bu küçük bedeni düzgün bir şekilde yerleştirmeyi ve üzerine ince beyaz bir elbise giydirmeyi çok isterdim, ama böyle bir şey söz konusu olmazdı, zira burada duyulmamış ve alışılmadık bir çıkış olurdu bu. Onun yerine, bebeğin vücudu kalın bir bezle dar bir tahtaya sıkıca sarılarak, koyu bir şal ile de örtüldü. Adı Mazzes olan bu küçük bebek Kürd olduğu için, bir  imam çağırıldı.

 

Yerde yatan cansız küçük bedenin yanına gelen imam, kollarını açarak büyük bir içtenlikle  Allah’a dua ederek, çocuğun ölümünün Allah’ın bir takdiri olduğunu söyledi. İmam geldiğinde tüm kadınlar içeri girerken, ben, Musa, Krekor ve diğer erkeklerle birlikte dışarıda kaldım. Duadan sonra, çocuğun annesi ve Musa’nın sekiz yıllık eşi olan geç kızın yanına gitmek için, ben de evin içine girdim. Bu genç kadın on beş veya on altı yaşından büyük olmayan saf bir çocuktu aslında. Kürdler arasında bebeklerin sözlendirilmesi ve çocukların da erkenden evlendirilmesi çok yaygındır. Birkaç dakika içeride yerde oturduktan sonra tekrar avluya çıktım.

 

Mazzes’in ölümünün üzerinden yirmi dakika bile geçmemişti ki, her şey bitmiş ve onun gömülmesi hazırlığına karar vermişlerdi. İmam, o küçük bedeni yerden kaldırıp kısa bir mesafe boyunca  taşıdı. Musa, Krekor, Musa’nın yaşlı ve nazik olan Kürd babası ve ben de takip ettik onları. Çocuğu mezarlığa götürüyorlardı. Daha doğrusu devrilmiş mezar taşları ve kemiklerle dolu olan tepeye, ki bu tür alanlara Türkiye’de mezarlık diyorlardı.

Birkaç dakika yürüdükten sonra, küçük bir çarşıya ulaştık ve oradan kürek taşıyan üç adamı da alıp devam ettik. Bu adamlar cenazeyi izleyen küçük topluluğumuzun önünde yürümeye başladılar. İmam, küçük ölü bebeği Musa’ya verdi ve o da kendi çocuğuna ait olan bu bedeni, yolun geri kalanını kısmı boyunca taşıdı. Hava kararmıştı. Şehrin ışıkları,  ki Sultan’ın doğum günü kutlama ışıklarıydı bunlar, tepedeki mezarın kazılacağı yerin kasvetini daha da kapkara bir hale getiriyordu. Bu durum, bizlerin Amerika veyahut diğer başka uygar toplumlardaki çocuk cenazesi defnetme merasimlerimizle kıyaslanınca, o kadar acıklı ve hazin bir durum olarak kalıyordu ki. Tek bir çiçek veya ona benzer herhangi bir renkliliği andıracak bitki dahi getirilmemişti bu zavallı Müslüman bebek Mazzes için. Fakirlik içerisinde yaşayan bu toplumlar için, böyle durumlarda bir tabutun olmasını düşünmek dahi lüks olurdu.

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

Bitlisname kaynak gösterilmeden yayımlanamaz

Etiketler: / /

Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
1914 Tarihli Bitlis İsyanının Osmanlı Arşiv Belgelerindeki Yansımaları – Cezalar, Mükâfatlar
1914 yılının ilk aylarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı Bitlis’te bir isyan meydana gelmişti. Ayaklanmanın liderleri, Hizan bölgesinin tanınmış dini...
Kürt Şarkılarında Ermeni Dostluğu / Gülizar’ın Feryadı
Kürt ve Ermeni ilişkileri tarihinde dikkat çeken önemli olaylardan birisi de 1889 yılında Ermeni kızı Gülizar’ın Kürt aşiret lideri Hacı...
Nivîskarno! Zarokên Me Heyf in
Ji ber ku min çîrokeke zarokan a sosret xwend, mecbûr mam ku vê gotarê binivîsim. Lewra zarokên me heyf in,...
Malazgirt savaşı ve Kürtler
Bu Savaş, Türklere Anadolu’nun kapılarını açmak için değil, amacı Malazgirt ve Ahlat’tan Rey ve Hemedan’a kadar olan İslam topraklarını ele...
1510’ların Bitlis’ini, Van Gölü çevresini ve Van’ı anlatan İtalyan tüccar
İtalyan bir tüccarın 16. yüzyılda kaleme aldığı anlatımından, kendisinin 1507 yılında Şah İsmail’in ordusu ile birlikte Erzincan’a geldiğini öğreniyoruz. Kırk...
Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı...
Şerefxanê Bedlîsî – Yaşamı ve Eserleri
Şerefxanê Bedlîsî, 25 Şubat 1543 yılında Mir Şemseddin’in oğlu olarak İran’ın Kerehrud şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Safevi devletinde geçti....
Selahaddin Eyyubi’nin kendi kaleminden Kürdler ve hayatı
İskenderiye Kütüphanesinde bulunan Selahattin Eyyubi’nin el yazması günlüğü, Fransız kadın yazar Genevieve Chauvel tarafından romanlaştırılmış. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin...
Bitlis’te konuşulan dillerin tarihçesi, inkar ve asimilasyon
Bir çok kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Bitlis, hem mimari hem de kültürel olarak muazzam bir geçmişe sahiptir....
Antik Çağ’da Kürdler
Kürtler, Ortadoğu’nun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve Hint-avrupa dil grubuna ait bir...
Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ