Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,44 / Satış: 5,46
€ EURO → Alış: 6,20 / Satış: 6,22

1882’deki Büyük Bitlis Yangını

1882’deki Büyük Bitlis Yangını
  • 06.01.2019

Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik, 1907 Bitlis depremi, Rus işgali gibi. Kimisi somut veri ve bilgilere dayalı olarak tarihe not düşülmüş, kimisi ise sadece sözlü anlatımlarla günümüze kadar gelmişlerdir. Bunlardan bir tanesi de 11 Ekim 1882 tarihinde Bitlis çarşısının neredeyse tamamını kül eden Büyük Bitlis Yangını’dır. Bu yangın felaketinden çoğu Bitlisli habersiz olurken, bazıları kulaktan duyma ‘şehir efsanesi’ demiş, kimisi ise ‘basit bir yangın olup fazla zarar vermemiştir’ demişse de, bu felaket zamanının en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Bitlis’e çok büyük bir darbe vurmuştur.

 

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

Yakın zaman içerisinde yaptığım arşiv taraması sırasında denk geldiğim bu İngilizce belgeden de anlaşılacağı üzere, yangının boyutu, etkilediği alan ve zarara uğrattığı ticari işletme sayısı açısından, bu hadisenin Bitlis şehir merkezini derinden sarstığı aşikardır. Toplamda 1258 dükkanın yangından zarar gördüğünün belirtilmesi ise, tarih boyunca tüccarlar, kervanlar ve tacirlerin uğrak yeri olan Bitlis’in I. Dünya Savaşı öncesi ne boyutta bir zenginliğe ve birikime sahip olduğunun delilidir. Ne yazık ki I. Dünya Savaşı sonrası şehir her anlamda 4/3’ünü kaybetmiştir ve bir daha da toparlanamayacak şekilde ufalıp, köhneleşmiştir.

 

Yangına dair felaketin detaylarını, Bitlis’teki Holyoke Amerikan İlahiyat Kız Koleji kurucusu ve o dönem idarecisi de olan Bay Knapp’ın, ABD’de periyodik olarak çıkan The Missionary Herald mecmuasına yazdığı bir mektuptan öğreniyoruz. Ocak 1883 sayısında mektupla birlikte bir adet Bitlis genel görünüşü gravürü de yayımlanmıştır. Bitlis’in güneydoğu tarafından yüksek bir tepeden bakılarak çizilen bu gravür üzerinde, 1 (misyonerlerin rezidansı), 2 (kale) ve 3 (Ermeni manastırı) noktaları da belirtilmiş, ki şehir, Knapp ve misyonerlerin hizmetleri hakkında kısa bilgi de verilerek bu gravür gazetede yer almıştır. Bu çeviri, The Missonary Herald’ın 1883 Ocak ayı sayısındaki anlatımının aslına sadık kalınarak yapılmıştır.

 

 

 

Bitlis’te yangın – Türkiye’nin Doğusu

 

‘Yirmi dört seneden beri Bitlis’te bulunan Bay Knapp’ın bu yangın felaketine dair gazetemize gönderdiği detaylar, 17 Ekim tarihli mektubunda şu şekilde yer almaktadır:

 

Bitlis çok büyük bir facia ile karşı karşıya kaldı. Bitlis’in ticaret merkezi olan çarşısının büyük bir kısmı alevler içinde kaldı. Ben her zaman, toprak damlı ve 15 inçlik (38cm) taş duvarlarla inşa edilmiş bu şehrin herhangi bir yangına maruz kalamayacağını düşünürdüm. Ancak daha öncesinde burada hiç duyulmamış olan bu ani hadise, geçtiğimiz Çarşamba ayın 11’inde vuku buldu. Anlatılanlara göre yangının çıkış nedeni, çarşının pamuk pazarında yakılan bir tütün çubuğundan (qelun piposu/uzun tütün ağızlığı) kaynaklanmış.

 

Bu çarşının sokakları çok dar ve 30 santimetreyi geçmeyecek büyüklükte dağınık bir şekilde açılmış havalandırma deliklerine sahip toprak damlar ile kaplı. Bundan dolayı yangın başlar başlamaz bir alev topu gibi çarşının sokaklarını dükkanları ile birlikte önüne katarak ilerledi ve dükkan sahiplerinin mallarını kurtarmalarına da fırsat vermedi. Yangından kurtarabildikleri yüzeysel ve çok az şeyler oldu, ki mallarının çoğu da askerler ve başkaları tarafından ya taşındılar yada yağmalandılar. Yangın, şehrin batısında yani çayın sağ yakasındaki mıntıkada kapalı kalarak vuku buldu.

 

 

 

Yangından zarar gören kısım, kale ile çayın arasında kalan tüm dükkanları kapsarken, pamuk pazarının güneyinden dere üzerindeki taş köprüye kadar uzanmakta. Bana dün ulaştırılan bilgiye göre toplamda 1258 dükkanın yangından zarar gördüğüdür. Çarşının bu kısmında olan ve Hristiyanlara ait olan yüz işletmeden 35 dükkan zarar görmüştür. Esnafın bazıları, sahip oldukları mallarının hepsini kaybettiler ve tekrardan dükkanlarını ayağa kaldırmaları için sermayeleri de yok. Toprak ve arsaların çoğu da zaten idareye ait, aynı kilisenin malı gibi, ki onlar da Bâb-ı âli’den talimat beklediklerinden,  dükkanını tekrardan inşa etmek isteyenleri engellemekteler. Genel niyet daha büyük dükkanlar ve daha geniş sokakların inşa edilmesi yönündedir’.

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

 

 

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayımlanamaz.

 

Etiketler: /

1510’ların Bitlis’ini, Van Gölü çevresini ve Van’ı anlatan İtalyan tüccar
İtalyan bir tüccarın 16. yüzyılda kaleme aldığı anlatımından, kendisinin 1507 yılında Şah İsmail’in ordusu ile birlikte Erzincan’a geldiğini öğreniyoruz. Kırk...
Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı...
Şerefxanê Bedlîsî – Yaşamı ve Eserleri
Şerefxanê Bedlîsî, 25 Şubat 1543 yılında Mir Şemseddin’in oğlu olarak İran’ın Kerehrud şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Safevi devletinde geçti....
Selahaddin Eyyubi’nin kendi kaleminden Kürdler ve hayatı
İskenderiye Kütüphanesinde bulunan Selahattin Eyyubi’nin el yazması günlüğü, Fransız kadın yazar Genevieve Chauvel tarafından romanlaştırılmış. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin...
Bitlis’te konuşulan dillerin tarihçesi, inkar ve asimilasyon
Bir çok kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Bitlis, hem mimari hem de kültürel olarak muazzam bir geçmişe sahiptir....
Antik Çağ’da Kürdler
Kürtler, Ortadoğu’nun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve Hint-avrupa dil grubuna ait bir...
Seyyahların gözüyle  Bitlis ahalisi ve giyim kuşamları, 1600 -1900
‘Bitlis çarşısının üzeri örgülü hasır halılar ve kuru dallarla örtülmüş dar sokaklardan oluşmakta. Tezgahlar çok zengin meyve ve sebze çeşitleri...
Bitlis’in Deliklitaş’ı
’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı...
Şerefxanê Bedlîsî ve Osmanlı Padişahı III.Murad minyatürü
Bitlis’in Kürt Hükümdarı Şerefxanê Bedlîsî (sağda ayakta) ve Osmanlı Padişahı III.Murad’ı gösteren minyatür.   ‪Şerefxanê Bedlîsî’nin babası Mir Şemseddin, Osmanlı’yla...
Bitlis Hizanlı Law Reşid ve Kemal Fevzi
Minarelerden yükselen ezan sesi, Bitlis Çarşısı’nda tatlı bir telaşın başlamasına neden olmuştu. Orucun son günüydü. Son iftar açılmış, son şerbetler...
Zorqlu Kürd? Zorq neresi ola?
1850 sonrası Bitlis ve civarından geçmiş bazı seyyahların anlatımları ile birlikte yayımlanmış bir gravürün altında Fransızca olarak ’guerrier Kurde de...
Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’...
1882’deki Büyük Bitlis Yangını
Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik,...
1913 – Bir Bitlisli Kürd Bebek
Bu çeviri, rahibe Mary D. Uline’in Bitlis’ten Amerika’ya göndermiş olduğu bir mektubun içeriğine aittir. Bitlis Amerikan – Ermeni İlahiyat Kız...
1810’ların Bitlis’i ve Rahip Giuseppe Campanile
Bu çeviri, 1802 yılında Vatikan tarafından Musul’a gönderilen İtalyan rahip Giuseppe Campanile’nin (1762 – 1835), Kürdistan coğrafyasındaki onüç yıllık görevi...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ