Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,57 / Satış: 6,59
€ EURO → Alış: 7,21 / Satış: 7,23

1882’deki Büyük Bitlis Yangını

1882’deki Büyük Bitlis Yangını
  • 06.01.2019

Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik, 1907 Bitlis depremi, Rus işgali gibi. Kimisi somut veri ve bilgilere dayalı olarak tarihe not düşülmüş, kimisi ise sadece sözlü anlatımlarla günümüze kadar gelmişlerdir. Bunlardan bir tanesi de 11 Ekim 1882 tarihinde Bitlis çarşısının neredeyse tamamını kül eden Büyük Bitlis Yangını’dır. Bu yangın felaketinden çoğu Bitlisli habersiz olurken, bazıları kulaktan duyma ‘şehir efsanesi’ demiş, kimisi ise ‘basit bir yangın olup fazla zarar vermemiştir’ demişse de, bu felaket zamanının en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Bitlis’e çok büyük bir darbe vurmuştur.

 

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

Yakın zaman içerisinde yaptığım arşiv taraması sırasında denk geldiğim bu İngilizce belgeden de anlaşılacağı üzere, yangının boyutu, etkilediği alan ve zarara uğrattığı ticari işletme sayısı açısından, bu hadisenin Bitlis şehir merkezini derinden sarstığı aşikardır. Toplamda 1258 dükkanın yangından zarar gördüğünün belirtilmesi ise, tarih boyunca tüccarlar, kervanlar ve tacirlerin uğrak yeri olan Bitlis’in I. Dünya Savaşı öncesi ne boyutta bir zenginliğe ve birikime sahip olduğunun delilidir. Ne yazık ki I. Dünya Savaşı sonrası şehir her anlamda 4/3’ünü kaybetmiştir ve bir daha da toparlanamayacak şekilde ufalıp, köhneleşmiştir.

 

Yangına dair felaketin detaylarını, Bitlis’teki Holyoke Amerikan İlahiyat Kız Koleji kurucusu ve o dönem idarecisi de olan Bay Knapp’ın, ABD’de periyodik olarak çıkan The Missionary Herald mecmuasına yazdığı bir mektuptan öğreniyoruz. Ocak 1883 sayısında mektupla birlikte bir adet Bitlis genel görünüşü gravürü de yayımlanmıştır. Bitlis’in güneydoğu tarafından yüksek bir tepeden bakılarak çizilen bu gravür üzerinde, 1 (misyonerlerin rezidansı), 2 (kale) ve 3 (Ermeni manastırı) noktaları da belirtilmiş, ki şehir, Knapp ve misyonerlerin hizmetleri hakkında kısa bilgi de verilerek bu gravür gazetede yer almıştır. Bu çeviri, The Missonary Herald’ın 1883 Ocak ayı sayısındaki anlatımının aslına sadık kalınarak yapılmıştır.

 

 

 

Bitlis’te yangın – Türkiye’nin Doğusu

 

‘Yirmi dört seneden beri Bitlis’te bulunan Bay Knapp’ın bu yangın felaketine dair gazetemize gönderdiği detaylar, 17 Ekim tarihli mektubunda şu şekilde yer almaktadır:

 

Bitlis çok büyük bir facia ile karşı karşıya kaldı. Bitlis’in ticaret merkezi olan çarşısının büyük bir kısmı alevler içinde kaldı. Ben her zaman, toprak damlı ve 15 inçlik (38cm) taş duvarlarla inşa edilmiş bu şehrin herhangi bir yangına maruz kalamayacağını düşünürdüm. Ancak daha öncesinde burada hiç duyulmamış olan bu ani hadise, geçtiğimiz Çarşamba ayın 11’inde vuku buldu. Anlatılanlara göre yangının çıkış nedeni, çarşının pamuk pazarında yakılan bir tütün çubuğundan (qelun piposu/uzun tütün ağızlığı) kaynaklanmış.

 

Bu çarşının sokakları çok dar ve 30 santimetreyi geçmeyecek büyüklükte dağınık bir şekilde açılmış havalandırma deliklerine sahip toprak damlar ile kaplı. Bundan dolayı yangın başlar başlamaz bir alev topu gibi çarşının sokaklarını dükkanları ile birlikte önüne katarak ilerledi ve dükkan sahiplerinin mallarını kurtarmalarına da fırsat vermedi. Yangından kurtarabildikleri yüzeysel ve çok az şeyler oldu, ki mallarının çoğu da askerler ve başkaları tarafından ya taşındılar yada yağmalandılar. Yangın, şehrin batısında yani çayın sağ yakasındaki mıntıkada kapalı kalarak vuku buldu.

 

 

 

Yangından zarar gören kısım, kale ile çayın arasında kalan tüm dükkanları kapsarken, pamuk pazarının güneyinden dere üzerindeki taş köprüye kadar uzanmakta. Bana dün ulaştırılan bilgiye göre toplamda 1258 dükkanın yangından zarar gördüğüdür. Çarşının bu kısmında olan ve Hristiyanlara ait olan yüz işletmeden 35 dükkan zarar görmüştür. Esnafın bazıları, sahip oldukları mallarının hepsini kaybettiler ve tekrardan dükkanlarını ayağa kaldırmaları için sermayeleri de yok. Toprak ve arsaların çoğu da zaten idareye ait, aynı kilisenin malı gibi, ki onlar da Bâb-ı âli’den talimat beklediklerinden,  dükkanını tekrardan inşa etmek isteyenleri engellemekteler. Genel niyet daha büyük dükkanlar ve daha geniş sokakların inşa edilmesi yönündedir’.

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

 

 

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayımlanamaz.

 

Etiketler: /

Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
Fransızca Çizgi Anlatımda Bitlis ve Kürdler  
Bitlis’in tarihteki konumu ve önemi üzerine yüzlerce makale, anlatım ve arşive denk gelmişimdir. Hepsinde de özellikle iki önemli siyaset adamının...
Bir Askerin Günlüğü ‘Dersim Soykırımı’
Çalışmalarını Almanya’da sürdüren tarihçi Zeynep Türkyılmaz Dersim’de 1938’te devlet eliyle yaşatılan vahşete dair önemli bir belgeyi paylaşıyor. Harekata katılan bir...
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ – El-Hediyyetü’l-Ḥamîdiyye fi’l-luġati’l-Kürdiyye
YÛSUF ZİYÂ el-HÂLİDÎ, ilk meclisin her iki devre çalışmalarına aktif biçimde katıldı ve Kānûn-ı Esâsî taraftarı ve istibdat karşıtı yönelimiyle...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ