Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,05 / Satış: 8,08
€ EURO → Alış: 9,65 / Satış: 9,68

1882’deki Büyük Bitlis Yangını

1882’deki Büyük Bitlis Yangını
  • 06.01.2019

Bitlis şehir merkezinde vuku bulmuş bir çok doğal felaket, sosyolojik ve siyasi hadiselere dair anlatımlar hep var olmuşlardır. Kıtlık, muhacirlik, 1907 Bitlis depremi, Rus işgali gibi. Kimisi somut veri ve bilgilere dayalı olarak tarihe not düşülmüş, kimisi ise sadece sözlü anlatımlarla günümüze kadar gelmişlerdir. Bunlardan bir tanesi de 11 Ekim 1882 tarihinde Bitlis çarşısının neredeyse tamamını kül eden Büyük Bitlis Yangını’dır. Bu yangın felaketinden çoğu Bitlisli habersiz olurken, bazıları kulaktan duyma ‘şehir efsanesi’ demiş, kimisi ise ‘basit bir yangın olup fazla zarar vermemiştir’ demişse de, bu felaket zamanının en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Bitlis’e çok büyük bir darbe vurmuştur.

 

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

Yakın zaman içerisinde yaptığım arşiv taraması sırasında denk geldiğim bu İngilizce belgeden de anlaşılacağı üzere, yangının boyutu, etkilediği alan ve zarara uğrattığı ticari işletme sayısı açısından, bu hadisenin Bitlis şehir merkezini derinden sarstığı aşikardır. Toplamda 1258 dükkanın yangından zarar gördüğünün belirtilmesi ise, tarih boyunca tüccarlar, kervanlar ve tacirlerin uğrak yeri olan Bitlis’in I. Dünya Savaşı öncesi ne boyutta bir zenginliğe ve birikime sahip olduğunun delilidir. Ne yazık ki I. Dünya Savaşı sonrası şehir her anlamda 4/3’ünü kaybetmiştir ve bir daha da toparlanamayacak şekilde ufalıp, köhneleşmiştir.

 

Yangına dair felaketin detaylarını, Bitlis’teki Holyoke Amerikan İlahiyat Kız Koleji kurucusu ve o dönem idarecisi de olan Bay Knapp’ın, ABD’de periyodik olarak çıkan The Missionary Herald mecmuasına yazdığı bir mektuptan öğreniyoruz. Ocak 1883 sayısında mektupla birlikte bir adet Bitlis genel görünüşü gravürü de yayımlanmıştır. Bitlis’in güneydoğu tarafından yüksek bir tepeden bakılarak çizilen bu gravür üzerinde, 1 (misyonerlerin rezidansı), 2 (kale) ve 3 (Ermeni manastırı) noktaları da belirtilmiş, ki şehir, Knapp ve misyonerlerin hizmetleri hakkında kısa bilgi de verilerek bu gravür gazetede yer almıştır. Bu çeviri, The Missonary Herald’ın 1883 Ocak ayı sayısındaki anlatımının aslına sadık kalınarak yapılmıştır.

 

 

 

Bitlis’te yangın – Türkiye’nin Doğusu

 

‘Yirmi dört seneden beri Bitlis’te bulunan Bay Knapp’ın bu yangın felaketine dair gazetemize gönderdiği detaylar, 17 Ekim tarihli mektubunda şu şekilde yer almaktadır:

 

Bitlis çok büyük bir facia ile karşı karşıya kaldı. Bitlis’in ticaret merkezi olan çarşısının büyük bir kısmı alevler içinde kaldı. Ben her zaman, toprak damlı ve 15 inçlik (38cm) taş duvarlarla inşa edilmiş bu şehrin herhangi bir yangına maruz kalamayacağını düşünürdüm. Ancak daha öncesinde burada hiç duyulmamış olan bu ani hadise, geçtiğimiz Çarşamba ayın 11’inde vuku buldu. Anlatılanlara göre yangının çıkış nedeni, çarşının pamuk pazarında yakılan bir tütün çubuğundan (qelun piposu/uzun tütün ağızlığı) kaynaklanmış.

 

Bu çarşının sokakları çok dar ve 30 santimetreyi geçmeyecek büyüklükte dağınık bir şekilde açılmış havalandırma deliklerine sahip toprak damlar ile kaplı. Bundan dolayı yangın başlar başlamaz bir alev topu gibi çarşının sokaklarını dükkanları ile birlikte önüne katarak ilerledi ve dükkan sahiplerinin mallarını kurtarmalarına da fırsat vermedi. Yangından kurtarabildikleri yüzeysel ve çok az şeyler oldu, ki mallarının çoğu da askerler ve başkaları tarafından ya taşındılar yada yağmalandılar. Yangın, şehrin batısında yani çayın sağ yakasındaki mıntıkada kapalı kalarak vuku buldu.

 

 

 

Yangından zarar gören kısım, kale ile çayın arasında kalan tüm dükkanları kapsarken, pamuk pazarının güneyinden dere üzerindeki taş köprüye kadar uzanmakta. Bana dün ulaştırılan bilgiye göre toplamda 1258 dükkanın yangından zarar gördüğüdür. Çarşının bu kısmında olan ve Hristiyanlara ait olan yüz işletmeden 35 dükkan zarar görmüştür. Esnafın bazıları, sahip oldukları mallarının hepsini kaybettiler ve tekrardan dükkanlarını ayağa kaldırmaları için sermayeleri de yok. Toprak ve arsaların çoğu da zaten idareye ait, aynı kilisenin malı gibi, ki onlar da Bâb-ı âli’den talimat beklediklerinden,  dükkanını tekrardan inşa etmek isteyenleri engellemekteler. Genel niyet daha büyük dükkanlar ve daha geniş sokakların inşa edilmesi yönündedir’.

 

Derleyen ve çeviren: Baran Zeydanlıoğlu

 

 

 

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayımlanamaz.

 

Etiketler: /

Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
‘Mewlidê Kirdî’ adı üzerine
İnternet ortamında menşei belli olmayan birçok saçma dezenformasyon her gün dolaşıma giriyor. Elbette dikkate alınmamalı, ama kimi temel noktalarda cevap...
Ekim 1881- Kürd kumandanın top güllesi ile infazı
‘İnfazın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi, ağzı havaya doğru kaldırılmış o büyük kalibreli demirden yapılma top meydana kurulmuştu. Şafağın sökmesiyle...
Manuscute neresidir? Bitlis’ten üç, Diyarbekir’den beş günlük mesafededir
1600 yılının temmuz ayında, beraberindeki altı yüz kişilik bir kervan eşliğinde Halep üzeri Diyarbekir ve Bitlis yaparak yolculuğuna devam eden...
Aşkın ve İmanın Şairi: Fethi
Kalemin ve kelamın gücünü simgeleyen, ona hayat katan, yüreğinin çığlıklarını korkusuzca bütün renkleriyle ortaya koyabilen Kürt coğrafyasının edebi hafızasında unutulmuş,...
İsveç kralı Demirbaş Şarl’ın (1709) Osmanlı’ya borçları  ve alacaklıların İsveç macerası
Osmanlı tarihinde Kral Demirbaş Şarl’ın askerleriyle birlikte İstanbul’daki Sultan’a sığındığı ve yıllarca padişahın misafiri olduğu anlatılır. Peki kimdi bu kral?...
Kurdîyê Bidlîsî Kimdi?
  1918-1919 yılarında Kürt basınında yazılarına rastladığımız Kurdîyê Bidlîsî kimdi?                 M.MALMÎSANIJ  ...
Geleneksel Kürt Mezar Taşları – Filîtê Quto Örneği
Hançer, Kürtler arasında sıklıkla kullanılan ve taşınan bıçak çeşididir. Kürt erkekleri 1900’lerin başlarına kadar hançerleri günlük hayatında taşımış ve kullanmıştır....
160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ